CLICK HERE FOR BLOGGER TEMPLATES AND MYSPACE LAYOUTS »

18 Kasım 2007 Pazar

dr kontrolümüz




bir ayımız daha geçti nasıl geçtiğini anlamadan. bu ayki dr kontrolümüz dündü ve 3 hafta içinde hiç kilo almamışsın. sami bey yani doktorun 6 aylık bir bebeğin doğum kilosunun iki katı olması gerektiğini ve buna göre senin bir kilo önde olduğunu söylesede neden kilo almadığını kafama taktım dünden bu yana. kahvaltı, meyva, çorba,muhallebi ve aralarda emzirme yapmama rağmen neden kilo almadığına sami beyin açıklaması vücudunun kendi kilo dengeni kurması,ama işte annelik delilik bugünlerde favori lafım ve ben gerçekten delirdim ve başım ağrıyo düşünmekten. herşeyini kendim yapıyorum hatta artık kahvaltına tereyağ ekleyeceğimi söyleyince ananen kendi yaptığı tereyağını verdi sana ama genede kilo almıyosun ya,hayır bide yemek yemeye bayılıyosun yemesen anlayacağım. 7 sene kadar önce haleyi her aradığımda hale ağlardı "ya amel bu kız yemiyo yemiyo deliricem diye" şimdi bende ağlayacak gibi olduumda haleye " ya kızım acıksa yer " demelerim geliyo aklıma ve ağlayamıyorum sadece dudaklarım büzülüyo. yiyosun şükür.sanırım sami beyin dediği gibi kendi kilo dengeni kuruyosun ve evet zayıf bi bebekte değilsin.hastaneye ebuşla beraber gittiniz bu ay ve anannen ve nazife yengende bizimleydi haliyle. idrar testinde lokosit çıktı bu nedenle idrar kültürü sonucunu bekliyoruz inş temiz çıkar bide onun sonucu kötü çıkarsa tam depresyona girerim sanırım.dr benim temizliğimle alakalı olmadığını söylüyo ama artık ne yapacağımı şaşırmış haldeyim idrar yolları enfeksiyonu için. tam olarak 7 kilo,64cm ve baş çevren 42,6 cm. ebuşla ikiniz olunca ve ikinizdende idrar alacağımızdan korkmuştum açıkcası hastanede saatlarce bekleriz diye ama hemen verdiniz hiç üzmediniz bizi. siz uyuyunca odaya çıktım orda yattın sen ve bizde sonucu bekledik ve alıp sami beye gösterdik. ebuşun kanınada bakıldı idrarla beraber herşeyi iyi şükür. sonra senin hepatit aşın için sağlık ocağına gittik ve aşını yaptırdık sorunsuz bi aşı neyseki hepatit. sonra evimize geldik ve anne başağrısından kıvrandığı için anca yazabiliyo hastane yazısını. daha önceden neler hazırlasada 6. ay resimlerin ve yazılarında 18 ine kaldı kuzum kusura bakma.

canımmm

albüm kızı

6 aylığız

17 Kasım 2007 Cumartesi

6. ayda fotoğraflarımız

Click to play emel
Slide shows and scrapbooks - Powered by Smilebox
Make a slide show, scrapbook or ecard

15 Kasım 2007 Perşembe

anıl geldi


babamla ali yemek yedikten sonra çayımızı içerken hülya aradı ve bize yani annemlere geleceklerini söyledi. bu sene okula başlayan anılın öğretmeni raporlu olduundan ve erken kalkmaya alışan anılımız evde sıkıldıından soğukta olsa geldiler. ama kızların uyku saatleri yaklaştığı için çok çok sevemediler kızları. anıl kıskanıyo hala kızları çünkü bizim eve geldiinde tad amcası ve peyan onla ilgilenirdi hep ama iki mamun var evde artık ona sıra gelmiyo.onlar gelmeden babam kızlarla yerde oynarken nasıl şekerdi bende habersiz resim çektim hemen:)) biraz oturduktan sonra onları çay ve kestane keyfi ile başbaşa bırakıp evimize geldik.kızım 3 gündür adet haline getirdi ananeden eve gelirken yolda uyumayı bende buna çok sevindirik oluyorum. ama bugün eve geldiğinde uyandı emdi ve işedi ama sonra hemen uyudu. inşallah huzurlu bi gece geçirir çünkü dün baya huzursuz idi ve benide uykusuz bıraktı. yarın doktor kontrolünde bi sorun çıkmaz inşallah diyerek uyumayı düşünüyorum eylüşüm uyumuşken.son olarak baba kızın resmine bakıp yorumları bekliyorum çünkü bu ara herkes alinin kopyası olmuş bu diyor.

öğleden sonramız


öğleden sonra iki arkadaşımla msnde deli gibi yazışırken annem aradı ve çiğköfteye davet etti beni, e hayır demedim tabiki. ebuşlarda aşı için buradaydılar ve bi güzel yedik sonra kızlarla oynadık özellikle annem iki şekerparesini kucağına aynı anda almaya bayılıyo. eskiden pek birbirlerine bakmayan hatunlar bu aralar birbirlerini inceliyorlar ve bugün ilk kavgalarınıda ettiler anane kucağında hele akşam ebuş dedesinin eylüş babasının kucağındayken eylüş ebuşun kulağını fena çekti,ebuşumda küpede olduundan canı çok yandı kuzumun,oysaki annem saniyeler önce babamla aliyi uyarmıştı kulağını çemesin dikkat edin diye sanki duydu ve çekti kızım. kızımın resimlerde farklı kıyafetle olmasının sebebi kesinlikle süslü olmasından diil,şebelek öyle bi işemişki ilk defa bodysine kadar çıkmıştı bende hepsini değiştirdim bu yüzden. sonrada su içerken üzerini ıslattı ve bidaha değiştirdim. evimin karşısında oturan anneme bi bavul niteliğindeki çantamı götürme sebebim bu işte bebekli olmak ve bi bebeğin ne yapacağını kestirememek:)ha bu arada yemek fotoğrafını siteye koymamın nedeni o msnde yazıştıım arkadaşların ankaraya gelmelerini sağlamak,bakın gelirseniz benim yapacaklarım bi yana annem neler yapar size.

banyo sonrası


dün gece kızım çıkardı ya çok yediğinden yada başka bi sebepten bilemiyorum ama bugünde idrarında pembelik farkettim ve yarın için doktora gitmeye karar verdik ve hemen aradık. ebuşunda 6 ayı bittiği için oda kan ve idrar tahliline gidecek yarın bizimle ama önce sağlık ocağına gidip hepatit aşımızı yaptıracağız. güne biraz erken başlıyoruz yani bi akslik olmassa. dün gece üzerini batırdığı için gece banyoya girdik kızımla banyo sonrası pek bi şen pek bi güleşendi kızım. üzerini giydirmek istediğimde saklandı yorganın altına şebek ama yemedim tabi ve giydirdim. bayılıyo çıplak olsun öyle oynasın,altını açıncada hemen ayaklar havada ama fazla kalamıyo öyle ev sıcakda olsa üşütür diye korkuyorum çünkü. işte banyo sonrası şebek kızımın fotoğrafları.

öğünlerimiz

tam kahvaltıya başlamadık yani tam kahvaltı dedimse yumurta vermeye başlamadım demek daha doğru,ama kendi sütüme peynir,zeytin ekleyip bebe bisküvisi,ekmek yada hazır karışım kahvaltı ile veriyorum.özellikle ekmekle hazırladığımı daha çok seviyor.cumartesi kızımın aydönümü ve dr a gidebilirsek yumurta olayını konuşacağım,alerjik olduğumuz için korkuyorum aslında biraz başlamaya ama eninde sonundada başlayacağım,hergün erteliyorum yarın yarın diye bitirsin 6 ayı sonra başlamaya karar verdim. peynir olarak bi gün suda tuzu alınmış beyaz peyniri bi gün labneyi veriyorum.kahvaltıdan 1 saat kadar sonra meyva sonra uyuyoruz kalkınca emiyoruz sonra yoğurt (ama genelde yoğurt olayını atlıyoruz çok sevmediğimizden)sebze çorbasına bayılıyo kızım hele içine brokoli katmışsam, karnıbahar katıncada seviyor ama özellikle brokoli olsun değme keyfine. değişmez sebzelerimiz ise patates kabak ve havuç(patates almayı unuttuğum zaman pirinç ekliyorum) daha hiç irmikle yapmadım çorbayı ama deneyeceğim yarın,yarının çorbasını bugün gece yapacağımdan bu gece denerim yani. bugün ise ananemizin kızlara özel yaptığı tarhanadan pişirdik umarım sever kızım. akşam yatmadan ise muhallebi yiyoruz, eğer meyvamızı atlamışsak gün içinde akşam muhallebinin içine meyva katıyorum.aralarda emme gece ise emme var zaten kızıma.ha bide akşamları bi çay kaşığı pekmez veriyorum kızıma,unutmadığım zamanlar:) bakalım bu ay ne kadar kilo almış dombiliğim.

meyvalarımız


kızım dün bir trabzon hurmasını yedi tek başına,daha önceden çeyreğini vermiştim ama dün karnı çok açtı ve hurmada çok güzeldi rendeden geçirdim kalanını ben yerim dedim ama bana bırakmadı yedi hepsini bi güzel.ama favori meyvalarımız hala armut ve üzüm,bugün siyah üzüm suyunu bardaktan içti yarım çay bardağı kadar. sevdiği bişey olunca hiç ısrara gerek yok sevmediklerini ise annesini üzmeden yiyor ama diğerleri gibi değil.

14 Kasım 2007 Çarşamba

koskoca bi gün


koskoca bi gündü sabahtan akşama koşturulan ama bi o kadar güzel ve bi o kadar zevkli. çok seviyorum ben ekmek yapmayı,mantı kesmeyi,turşu yapmayı yani tüm kış hazırlıklarını,e yazın herşey bol olduğu için yaza hazırlık yapılmıyo zaten:) bi gece önceden böreklikleri hazırladı annem bende yardım ettim ama bebekli olunca olmuyo eskisi kadar,sonra sabah eylüş hanım geç kalktı sanki iş var diye inat edercesine hatta kalkmadıda annem telefon edince telefonun sesine uyandı minişim,hazırlanıp indik ve kahvaltı yaptık sacda pişen sıcak böreklerle bi güzel. sonra onlar ekmek yapmaya devam etti bende içerdeki işlerle,bebeklerle ve yapılan ekmekleri yukarı dizmekle falan uğraştım yani ara işi deriz biz. ebuşda eylüşde bugün işimizin olmasından dolayıdırki hiç uyumadılar bide yedir yedir doyuramadık hatunları,meyva,çorba,yoğurt vs vs ha bire yediler,oynadılar ama uyumadılar,bu yüzden nöbetleşe kaldık hanımların yanlarında neyseki fatmada geldiği için oda yardım etti nazife ve bana,gerçi hamile diye biz kendisine bişey yaptırmak istemedik ama en son bulaşığa girdiler dilekle beraber dilek akşama anca gelebildi kurs dolayısıyla. bi defa daha öğrendikki bu kızlarla bişeyler yapmak gitgide daha zorlaşacak.

12 Kasım 2007 Pazartesi

interaktif letoda buluştu


bu gün anlatılmaz yaşanır aslında:) o kadar kalabalık ve o kadar güzeldiki. kapanalı bir yıl olan şirket çalışanlarımızın çoğu biraraya gelmiştik letoda ve çok güzel sohbetler edildi,bi sürü bebek vardı ,bi sürü resim çekildi,filizle cansel bi sürü bulaşık yıkadı:)) bu günle ilgili sadece eylüşle olan resimleri koydum şimdilik sonra uzun bir yazı ve resim eklemesi yapacağım.

fulsenimiz


letoya kadar gelmişken ve hazır eylüşde uyumuşken hamileliğinin 33. haftasınıda bitiren ama hamileliğini yatarak geçirdiği için interaktif ailesi toplantısına katılamayan fulsenede gitmek istedik ve hemen tuğçeyle yola koyulduk. fulsene gider gitmez harala gürele sohbete kaptırdık kendimizi ve vaktin nasıl geçtiğini anlamadık,telefonum çaldı ve telefonda haydar aşağı kapıyı açın dedi bana :)) letoya beni almaya gelmişlerdi aliyle ama ben orda değildim,letoya telefon ettik ve onlara kapıyı açtı (haydar letonun kapı numarasını bilmediinden aşağıdan beni aramıştı bende letoyu)biz vedalaşmadan sonra kalktık tabi hemen.

kızımın haydar ve leto keyfi


fulsenden letoya geri geldik ama kar yağdığı için hemen eve gitmek isteyen tuğçe yukarı çıkmadan eve yola koyuldu. ben yukarı çıktığımda kızım uyanmıştı ama hala yatıyodu minderde,çay keyfi yaptıktan sonra haydar kızımla oynadı yanına yatarak sonrada letonun ankara manzaralı evinden ankarayı izledi kızım leto teyzesinin kucağından ve biz ev için yola koyulduk kalabalık bir gezintinin ardından.

selma annemiz geldi



bayramdan sonra antalyaya giden selma annemiz haydarın yoruldum anneee diye ağlamaları sonucu geldi oğluşunu dinlendirmeye,o dükkanda duracak haydarda sabah geç kalkacak biraz gezecek dinlenecek. hem selma annemiz eylüşü hemde eylüş onu nasıl özlediyse epey bizi umursamadan gülücüklerle oynadılar. sonrada her defasında sen dağıt ben toplarım kuzum diyen selma annesinin bu sözüyle gene başladı çikolataları yağmalamaya kızım,tabi kabını çıkarmak ve yemek yok asla sadece oyun amaçlı yapılıyo bunlar.bugün kızıma yener abisinin yeni mağazasının açılışından bodyler aldım çok güzel ama resimlemedik vakit bulunca yaparız.

10 Kasım 2007 Cumartesi

didem ve damla


dünden geleceklerinden haberliydik devlet abi-çiğdem abla ve iki kızlarının. damla eylüşden 4 ay büyük yani 10 aylık,allahım onu öyle görünce eylüşün o zaman neler yapabileceğini düşünerek delirdim gene mutluluktan ve damlayı kucağıma alınca eylüş nasıl küçük geldi bana:) damlada abla edalarıyla eylüşele konuşup gel gel yapıyodu (konuşuyo dedimse kendi dillerinde:) eylüşde ona karşılık verdi bol bol hiç dururmu. oyuncakları serdik oynadılar ama biz yemek yerken yanımızdaydılar,damla eylüşüm mama sandalyesinde sofradakilerden yedi eylüş kucakta şaklabanlık yapıp anneyi sevip okşadı,öptü. genel olarak çok fazlaca güleryüzlüydü kızım sanırım kendi yakın yaşında birilerinin gelmesi hoşuna gitti. didem onların ablası tabi ve tam ablalık yaptı saolsun,bana yardım etti,annesi damlanın neyini istediyse getirdi. sabah elektriklerimiz yoktu öğleden sonrada sigortamız attı ve sorunu çözemediimizden çok fazla bişey yapamadım misafirlerime,zaten onları malesef elektirik olmadıından yarı karanlık ve biraz soğuk bi evde karşıladık,sonra çözdük sorunu ve güzelce muhabbetimizi yaptık masabaşında. dün öğleden beri kasımın negatifliği yok artık üzerimde,yeneceğim seni nefret kasım huzursuzluğu diyorum hep kendime ve yarında letoya gidiyoruz eski şirketten arkadaşlarla toplanmak üzere.

9 Kasım 2007 Cuma

aile keyfi










inanilmaz keyifli bir öğleden sonra ve özellikle akşam geçirdim. ebuşlar annemlere gelmişti ve sonrada müko ve halam bende inip onlara katıldım. iki bebek ve birde 27 aylık erkek çocukla yemek yemeye çalışmak inanılmaz zor ve eğlenceliydi,hele çay faslımız görülmeye değerdi valla. sonra akşamüzeri nazife ve ben kızlara kahvaltılık almaya markete gidip geldik , annem harala gürele ebuşa başladığı hırkayı bitirmeye uğraşıyodu evde iki bebekle:) hırka bitti babam geldi eve,annem o sırada benim fikrimle hırkanın ceplerinin üzerine göz ve ağız işlemekteydi,biraz sonra alide geldi ve yemeğe ısrarlarla orda kaldık ama biz hatunlar zaten aç değildik :) erkekler yemeklerini yedikten sonra ali ortaya bi kestane fikri attı ve babamda üşenmedi gitti aldı geldi. allahım nasıl bir kestane pişirmeydi anlatamam,bu kadar yıl boyunca bu kadar gülerek kestane pişirildiğine şahit olmadım çünkü ali yılbaşı çekilişinde çıkacak ikramiye ile ilgili hayallerini anlatıyodu bizimkilere, 7 trilyonla bi bina var onu alıyo 3 le restore ettiriyo çünkü tarihi bi bina,5ini merdan abiye verip inşaat işine ortak oluyo ,haydarı antalyaspor başkanı yapıyo, nazifelere(kardeşimin eşine-yani kardeşime)bi audi alıyo ama bakımı çok tutar bakım parasına karışmam diyo nazifede o zaman bakımı ucuz olan bi araba alalım diyo, erdekte yazık alınıyo biz cümbür cemaat annemler,ebuşlar vs orda yaşıyoz,kalan 10trilyona naaptıımızı unuttum.ha bu arada ali bakan oluyo onun şoförü falan konuşuldu,biri danışman yapıldı resmen koptuk. bu sırada babam ve nazife kestaneyi kesip sobanın üzerine diziyorlardı ve annem aliye ali bi daha anlat ya deyince ali başa sardı babamda çabuk pişsin diye sobanın altını açmış kestaneler pat pat mısır gibi patlayıp evin heryerine saçıldı nazife almaya çalışırken gözüne sıçradı vs sonra ben çözdüm olayı üzerine tepsi kapattim ve pişirdim bi güzel. bu sırada nazife kardeşimi aradı gelde gidelim diye oda bu gece annemlerde kalalım dedi ve orda nazife bi şey dediki allahım hepimiz bi kere daha yerlere serildik ." burası soğuk ben terliyorum" allahım dakikalarca güldük buna bundan öncede babam kestaneler patlıyo baba dediğimde "sobanın üzerindekiler patlıyo" demesinden yerlere serilmiştik alinin hayallarinden sonra. e baba zaten kestanelerin hepsi sobanın üzerinde ya :)) sonra kestanelerimizi yedik ve eylüş kucaımda uyuduğu için eve geldik. çok keyifliydi çook. resimlerde eylüşün başındaki saç bandını mine yollamıştı yazmıştım zaten hemen kargodan sonra resimledik ve taktık başımıza çok yakıştı çok tekrar teşekkür ederiz. toplu resimde babannem ,halam,müko,kardeşimin eşi nazife, annem, eylüş ve ebuş tabiki:) diğer resimde kızım mükonun yanına yatıp onun kulağıyla oynadı,o büyüdüya bebeğe ses çıkarmadı saolsun ama laf aramızda inanılamz kıskanıyo kızları,arada bir gönlünü alıp ağam paşam demessek surat yerlerde ilgi çekmeye çalışıyo,bu aralar favorisi küfür o küfrettiğinde halam kendine engel olamayıp güldüğü için hoşuna gidiyo. ebuş inanılmaz dil çıkarıyomuş bi haftadır,nazife "emel abla eylüşe çok gülmüştüm ha bire dili dışardeyken şimdi ebuş yapıyo "diyo:) ee gülme komşuna gelir başına ama dimi. kesteneler tam kuzuydu valla ve çok tatlıydı yada o tatlı sohbetle bize çok tatlı geldi. ha bu arada kestaneden sonra annem uzun zamandır canımızın çektiği sütlü türk kahvesi yaptı allahım nasıl özlemişim çocukluğumun yasağını:)) bu arada kızım dayısının beyaz türkü,teyzesinin beyaz gülü,dedesinin ise yumurta beyazı.kızıma hitapları bunlar hele ki bugün tam beyazlar içinde idi.of çok yazdım gene ama çok keyifliyim.en kötü günümüz böyle olsun inşallah.

canım arkadaşım



bazan deli gibi ve hızla konuşsamda bazanda bi dururum konuşamam, bu aralar sana karşı böyleyim ama inan senle ilgili değil. kasım ayını çok sevmem ben yaşadığım kötü olaylardan dolayı,bi sıkıntı bi gerilim çöker bana bu ayda,işte bu yüzdende yazamamam,ifadesizliğim ama sen beni anlarsın,uzakta olsakta ,birbirimizin gözünün içine bakamasakta beni anlayacağını biliyorum. gönderdiğin herşey çok güzel,hele o mina kokulu bluz ve saç bantları,biliyomusun ne zamandır dışarı çıkıp bu bantlardan alacaktım:) ama işte bi kasvet var çöktü üzerime bi hüzün bi gariplik hiçbişey yapasım yok,çıkamadım ama sen yolladın. iyiki varsın iyiki arkadaşlarım var.hepiniz bana çok şey katıyosunuz çok çok teşekkürler(yaseminin deyimiyle) bitimsiz teşekkürler.anlamayanlar olabilir bunları kimin yolladığını ben açıkça yazayım:) akıllıbebek sitesi aracılığıyla tanıştığım çok çok değerlim minemden geldi hediyeler. minanın bu yaz giydiği şimdiden eylüşün üzerinde düşünüp sırıttığım acaba nasıl olurki dediğim inanılmaz güzel bir bluz,saç bantları,tavşancıklı çerçeve,makalesini okumamı istediği için yollanan bir dergi ve mis kokulu,sevgi dolu ,üşenmeden el yazısıyla yazdığı bir mektup.

8 Kasım 2007 Perşembe

mamma


bugün kızıma çorba yaptım gene değişiklik değil bu ikimiz içinde zaten hergün yapıyorum çünkü. sabah kahvaltısını yaptı labne ile,öğleden sonra çorbasını içti ve hiç adetim olmamasına karşı sona yoğurt kaldı, aslında muhallebi veririm akşam ama yoğurdu ihmal ettiğimizi düşündüğümden bugün yoğurt verdim. biraz oynadıktan sonra uyumuştuki yazımı yazarken uyandı ve su içti,uyuyacak gibi şimdi ama ben ses yapmayayım.

7 Kasım 2007 Çarşamba

teyzesinin beyaz gülü


kızıma şapka örmek için ipleri karıştırıken rabia halasının ördüğü şapka geldi aklıma ve teyzeside burdayken denedik ve işte görüntüleri. zaten beyaz gülüm diye seviyodu filiz teyzesi,beyazlar içinde işte kızım:)

rabişle oyun zevki




kızım kendi boyuna yakın arkadaşlarla oynamayı daha çok seviyor hatta onlara bakışı bile farklı. komşumun ve aynı zamanda kızkardeşim filizin adaş arkadaşının kızı rabişde geldi kızımın teyzesiyle bize. teyzesiyle oynadıktan sonra rabiş legolarla eylüşde zıp zıp zürafalarıyla oynadı. bu arada bu legolar bu hafta kurtarıcım oldu:) eve gelen çocukların sıkıldığında hemen legoları seriyorum oynuyolar bi güzel bende ne yapacağımı şaşırmıyorum.rabişle oyun ve teyzesiyle biraz daha sevişmeden sonra uyudu kızım inşallah uzun bi uyku olur.

salı günümüz


evdeydik bişey yapmadık,günlük oyunlar ağlamalar. kızımın gece beni uykusuz bırakması nedeniyle yorgunluk had safhada idi ama dışarıda çıkılması lazımdı. eylüş ananeye bırakıldı ve ben geldiğimde anane dışarı çıktı hemen işi olduğu için bizde evde benim babannem yani seboş ve eylüş kaldık. sonra evimize geldik. gece eylüşe gazdan dolayı metsil verdik ve bu gece uyudu şükür kızım rahat bi şekilde ama benim yatmam gene 3 ü buldu sanırım alıştım artık bu tempoya uyuyamıyorumda yatınca:) ananesi kızıma ördüğü kazakla beraber birde atkı yapmış bende gece onun bademlerini ve çiçeğini yaptım. aslında çiçek fikri yoktu ama ip azıcık artınca atmaya kıyamadım ve çiçek yapıp ekledim atkısına.şirinde durdu bence.

5 Kasım 2007 Pazartesi

pazar akşamımız






dün akşam ateşi olan kızımın gündüz bişeyi yoktu ve baya uzun uyudu hatta,ananesi kazağını bitirip getirmiş kapı ziline uyandı.ananesiyle oynadı sonra yemeğini yedi anneyle oynadı kızım ama ateşi çıkıyordu gene yavaş yavaş. babası maçtan gelince calpol verdik kızıma ve uyudu ama çok sürmedi uyuması ter içinde uyandı gene,üzerini değiştirdik oynadık.uyutmak için çabalamadım çünkü zaten biraz huzursuzdu. sonra haydar amcası geldi merak etmiş ateşi var dediğimiz için,öptü kokladı kızımı bol bol.biraz geç uyudu bugün tontişim bakalım ne kadar uyuyacak ve inşallah ateşi çıkmaz gene.

4 Kasım 2007 Pazar

hakem babamız


haftasonları hep babamızın hakem eğitimine gittiğinden bahsediyoruz,artık hakem eğitimleri bitti çünkü lig başladı.bugün Orta Doğu Teknik Üniversitesi-Başkent Üniversitesi maçında görevli babamız ve sabah hazırlanıp çıktı.kızım babasını o halde görünce güldü:)ama beraber resim çekmedim bu defa.ilk resim bu sabaha diğerleri ise geçen seneki selçuk ve daü maçından.

yan gülüşlüm


resimdeki mükomuz canımız ve 2 sene önce bugün hayatın acımasızlığının yüzümüze vurulduğu en acı günlerden biri. keşke gülüşünü aldığında yanımızda olsaydı kuzum...

teyzesinin güzeli


bugünde evdeydik. babası evde olduğu için babası baktı kızıma öğleden sonraya kadar sonra uyuyakaldı:) bizde eylüşle oynadık bi sürü baba uyurken. sonra baba kalktı kızım uyudu.babası haydar amcasının yanına gidince ise filiz teyzesi geldi çok özlemiş kızımı " ya abla ya nasıl burnumda tütüyo,beş dk diye geliyorum saatlerce kalıyorum "diyo:) oynaştılar kızımla,ayrı gülüyo filiz teyzesine özellikle büyüde sosyete pazarına gidip kıyafet alalım değişiklikler yapalım dediinde ayrı bakıyo. kızımla ilgilenirken ateşinin çıktığını farkettim ve ölçtüm 38,5 idi hemen tek kata indirdim üzerindekileri ve bi süre sonra atesi 38 oldu sonra poposunu yıkadım 37,7 ye düştü ve az önce ölçtüğümde 37,1 idi. ben dişe yoruyorum çünkü artık eylüşün diş kaşıma olayı aştı . ellerini,benim ellerimi,dudaklarını ,dilini kullanıyo kaşımak için ama dişlikle aramız yok hele havuç verdiğimde hiç hiç tutmuyo.

3 Kasım 2007 Cumartesi

turan amcamız


fatma ve serdarla tülin hn a gittiğimiz akşam daha önceden ankarada avukatlık yapan ama eylüşün doğumundan önceki haftasonu evlenerek istanbula yerleşen arkadaşımız turanımızın ankarada olduğunu söyledi ali ve bizimle dra gelmeyerek turanla buluştu,aslında bende onlara katılıp turanla fıstık yemek isterdim shadow da ama bi dahaki sefere. turan bir tanıdığımızın avukata ihtiyacı olduğunda aradığımız bize 24 saat telefonla destek veren süper bir arkadaşımızdır. aslında çokda güzel börek yaparmış ve bizi defalarca çağırdı ama gidemedik bi türlü malesef.biz diğer hastalardan sonra tülin hnın yanına girmeyi beklerken turan ve ali geldi,eylüşü görmek istediğinden üşenmemiş ve oturdukları yerden kalkarak yanımıza gelmişler. buna çok sevindik tabi ve hemen resimledik. eylüş hn turan amcasını sevdi hatta:) bu arada en yakın ankara gezisinde kendisini bizim eve bekliyoruz ve börek yaptırıyoruz tamam turancım:))

2 Kasım 2007 Cuma

yağmur


bugün kızımla evdeydik sadece akşam üzeri dedesi özlediği için dedesine indirdim kızımı. biraz fazla yedirdim sanırım kızıma çıkardı ve üzerimiz battı banyo yaptık bi güzel. uzun zamandır bu kadar güzel yağmur yağmamıştı ankaraya balkona çıkıp yağmuru kokladım ve uzun uzun nefes aldım.

1 Kasım 2007 Perşembe

nazan teyzem


nazan teyzemin kızıma ördüğü tulumla bi fotosunu çektim eylüşümün. nazan teyze izmirde okurken ev tutana kadar yanında kaldığım ikinci annem. ev tutuncada hemen dikiş makinasını getirip perdeleri eve uyarlamıştı. çok beceriklidir. doğan amcada evimin boya badanasını tamiratını yapmıştı ben taşınmadan. gerçekten ikinci ailem dediğim kadar herşeyime yardım ederler herzaman. kızları deniz ablada her başım sıkıştığında dr konusunda destek verir bana. deniz abla halk sağlığı konusunda doçent ve tereddütsüz arayabileceğim,her zaman candan bir yakın bana. reşit ise yani nazan teyze ve doğan amcanın tek oğulları ben izmire gittiğimde lise öğrenciydi en haylazından:) ağustosun sonunda evlendi ama hala baktığımda o munzur ve her sabah annesine patates kızarttıran ,okula giderken kıyafet konusunda haylazlıklar yapan reşit gelir aklıma.:)

dünümüz






kızım gece huzursuzluk yaptı biraz ve bu nedenle sabah geç vakit yani 9 gibi hala uyurken telefonum çaldı ve ben telefona kalktım,çocukluk arkadaşım amcasının vefat ettiğini ve oğlunu bana bırakabilirmi diye sordu. e tabiki hemen evet dedim ve yakında olduklarından aldım içeri beratı ve emine eve girmeden gitti. aslında emine abla derim benden 3 yaş büyük olduğu için. beratın karnı tok olduğu için bişiler yemedi ve bilgisayarda oyuna oturdu bende eylüşle biraz daha uyudum fırsattan istifade. berat 5 yaşında uslu bi çocuk.sonra annem geldi ebuşa süt almaya ve bizi kahvaltıya çağırdı çok niyetim olmasada gözüm kahvaltı hazırlamayı bile kesmediinden tamam dedim.bugünlerde bi uyku bi uyuşukluk, yorgunluk,halsizlik dizboyu zaten bende. kahvaltıdan sonra berat annemlerin bahçede top oynadı eylüş ananeye kaldı bende eve gelip evi topladım tam mutfağa girmişken su kesildi anneme indim tekrar. eylüş biraz uyumuş ama uzun değil. eve çıktık gene üçümüz ve yere legoları sererek oyun oynadık beratla. eylüş o sırada üstünde dilek ablasının aldığı takımla zıp zıp zürafalarıyla oynadı. bu aralar eylüşe zıp zıp zürafaları ver geri dur zaten:) berat ağlayarak gitti akşam tekrar bırakıcam diye razı edilerek.akşam bi haftadır süren bacağımdaki kaşıntılar nedeniyle hastaneye acile gittim,hiçbi hastane almadı beni gerçi ibni sina yoğunluktan hastaları almıyordu ve 2 saat beklerseniz bakarız diyordu. özel ada hastanesine ise çıkmadan telefon edip durumu bildirdiğimizde cildiyemiz yok acilde demişti ona rağmen gittik amaç kızarıklıklar akşam arttığından kana bakılsındı ama onada bakmadılar kanda çıkmaz diye ve eylüşü halamlarda olan anneme bıraktığımdan bende oraya gittim. zaten babam götürdü beni hastaneye ve hepberaber orda çay meyva faslı yapıp eve geldik. bi günümüz böyle geçti yani oyunlar ve kaşıntılar eşliğinde:)

31 Ekim 2007 Çarşamba

akşam gezmemiz



serdar ve fatma ile tülin hn a gidip eylüşle resim çektirdik. tülin hn gittiğim andan itibaren hala gittiğime çok sevindiğim drlardan biridir.benden 6 ay büyük hamile olan saaadetin önerisiyle gitmiştim ve hep saadete dua ederim beni ona yolladığı için.ilk gittiğimde benimle kilolarımdan dolayı açık açık konuşup herşeyi bir bir anlatmıştı tülin hn" bakın emel hanımcım kilo nedeniyle yüksek tansiyon ve şeker sorunu yaşayabilirsiniz ve bunlar bizim istemediğimiz şeyler bu nedenle çok dikkat edeceğiz ve 4 en fazla ise 6 kilo alacağız" bunu arkadaşlarıma söylediğimde hamilelikte 4 kilo almak ha bence sen o dr u değiştir diyen çok oldu bana ama ben değiştirmedim drumu çünkü daha önce yapılan testlerimi götürdüğümde başka drların söylemediği bi çok şeyi tek tek anlattı bana tülin hn. mesela kızamıkçık geçirmemişim ve bunu hamile olmadan önce bilseydim önlemimi alırdım.yada ilk gebeliğimde bana hiç bahsedilmeyen çiğ et yememe olayını her gittiğimde hatırlattı bana tülin hn.biz onunla baştan anlaşmamızı yaptık ve ben hep bu anlaşma için elimden geleni yaptım. özellikle "emel hanımcım bakın ne kadar çok yürürseniz o kadar rahat doğum yaparsınız" derdi tülin hn bana ve ben günlük bir saat yürüyüşümü hiç aksatmadım.havalar güzelken yürüyüşe gittik annemle,halamlara,yada hülya ablalara,gitme mesafemiz yarım saat idi ve oralarda biraz oturup sonra eve dönüşle bir saati tamamladım.hep onlara gitmedik tabi:) hava soğuyup kış geldiğinde ise filizin koşu bandını bizim eve tv odasına taşıdık(şimdi orası kızımın odası) ve ben orada yaptım yürüyüşümü ama koşu bandında yürümek sıkıcı olduundan bazan o bi saati üçe bazan dörde böldüm ama yürüdüm hep.hamileliğimin sonlarında tülin hn bana hazırlık sancılarından ve doğumdan bahsetti hep detaya inerek.tülin hanımı çok sevmemin en büyük nedenlerinden biride sezeryan değilde normal doğum yanlısı olması,hep bi sorun olmadığı sürece normal doğum yaptırıyor hastalarına,hastane konusundada özel hastane diye ısrar eden bir dr değil ve ben özel hastane düşünmediğimi söylediğimde "bizim hastanenin(yani zekai tahir burak ) vip serviside çok güzel ordada yapabilirsiniz" demiş ve son ayda sorumlu hemşireyi organize ederek doğumhaneyi gezmemi sağlamıştır.up uzun ve sonu gelmeyecek bir yazı yazmamdan tülin hn ı en çok sevdiğim anlaşılmıştır sanırım. aslında anlatacağım o kadar çok şey varki daha:) onun en sevdiğim huylarından biride ne zaman arasam sevecen bir sesle açması ve sonra kontrole gittiğimde aradığım konu hakkında bana tekrar bilgi vermesidir. bunu ve daha önce anlattığım bi çok şeyi daha önce gittiğim bi çok dr da göremedim malesef ve işte bu nedenle tülin hn benim vazgeçilmezim:)bu arada ben hamileliğimde 4 kilo bile almadım. şeker yükleme testinde şeker çıktığı için diyetisyene yönlendirdi tülin hn beni ve ben o diyete ve yürüyüşümede sadık kaldım. arada tülin hn ın emel hncım siz haftada bir sütlü tatlı yiyebilirsiniz demsinden dolayı tatlı kaçamağı yaptım ve sonuç olarak hamileliğimi normal kilomdan 10 kilo eksik tamam ladım:))

fatma ve serdar


fatmanın hamile olduğunu öğrendiğimiz günden sonra mutlu mutlu günler geçirdik. ve geçen hafta onlar için benim dr umdan yani tülin hn dan randevu aldık. tülin hn ın şehir dışında olması ve pazartesi gününde 29 ekim nedeniyle tatil olmasından dolayı bir hafta sonraya gidilebildi doktora,gittiğimizde acil ameliyatlar nedeniyle geç geldiğini öğrendik tülin hn ın ve randevu saatimizden daha geç girdik kontrole. tülin hn beni ve eylüşü görünce o kocaman güzel gülümsemesini gösterdi ve hemen aa emel hanımcım dedi:) bayılırım onun bu emel hanımcım demesine o kadar içten ve tatlı söylerki.biraz konuştuk ve eylüşle resmini çektik sonra fatma ve serdarla yanlız bıraktım onları çünkü eylüşü doyurmam gerekliydi.ama sonradan akılsızlığıma yandım çünkü serdar ve fatmanın bebeği ilk gördüğü andaki ifadelerini fotoğraflasaydım ne güzel olurdu.serdar cebinde ultrason kağıdıyla çıktı dışarı,7 haftalıkmış minişimiz ve kalp atışlarınıda duymalarına çok sevindim.sonra yemeğe gittik ciğerci aydına ,serdar çok acıkmıştı ve fotoğraf çekerken bile dürüm yapıyodu:) gerçi o dürümü fatmaya yapmıştı ama olsun. sonrada künefe yemeye edesaya gittik ama murat çıkmıştı,aslında edesaya gitme sebeplerimizden biri künefesinin güzel olması ve diğeride eylüşü muratında görmesi idi ama sadece künefe yeyip çıktık ve evimize geldik.

30 Ekim 2007 Salı

halalarımızın doğum günleri




küçük halamız esra ve onun küççüğü(bilerek iki ç ile yazdım eda bilir nedenini:)) nazar boncuumuz göz nurumuz edamızın( böyle yazıncada esra alınırmıki,ama alınmaz alınmaz onuda çok seviyoruz biliyo zaten,eda küççük diye) doğumgünü arka arkaya. dün esramızın yani kamile küçük halamızın doğumgünü idi. aldık haberini ormantik ormantik yürümüşler yasinle:)) edamızı aramadık daha akşam arayacağız abiside gelince diyecektimki aklıma geldi akşam biz fatmalarla dr a gideceğiz. uzun lafın kısası ;canlarımmm sizi çok seviyorum irili ufaklı,hamile yada kıvırcık,gözlüklü yada gözlüksüz halalarımız:)))

battaniyem


yasemin yazınca aklıma geldi. benden kalan ve kızımın kullandığı tek şey benim bebeklik battaniyem. biz üç kızkardeş olduğumuz için benim kıyafetlerimi onlarda giymişler ve bişi saklanmamış ama battaniyemi kullansalarda saklamış annem ve bana verdi taa evlendiğimde sandığıma koymuştum. eylüş doğmadan çıkardım ve bi kaç defa kullandım ama havalar soğuduğu için battaniye rafımızın en altına koydum ve o nedenlede unutmuşum. kızıma dün gece çorba yaparken dereotu koydum ve bugün içerken baya severek içti. aslında aklımda dere otu koymak yoktu hem besleyici bi özelliği varmıdır bilmiyorumda. kızıma çorba bizede kabak yemeği yaparken farkettimki brokolimiz yokmuş ve çorbayı patates,kabak,havuçtan yaptık kendi yemeğimize dereotunu eklerken acaba denesemmi dedim ve ekledim kızımın çorbasınada.

29 ekim


çok yorgunum ve çok uykum var ama yatamam. gecenin 1 i ve ben yarın için yemek pişiriyorum ve eylüşüm için çorba yapıyorum. gün içinde kızıma yetişmekten bu saatlerde işlerle ilgilenebiliyorum ancak. kızıma bu sabah ilk defa tam olarak bi kahvaltı vermeyi planlıyorum bunun için tuzu gitsin diye suya peynir ve zeytin koydum. sabah bakacağım eğer istediğim gibiyse vereceğim. bu sabah filiz teyzesi çok güzel bir kahvaltı hazırlamıştı bize,mükremin,sevgi halam ve reyhan filizin sayesinde güzel bi kahvaltı yaptık. halamın kucağında devamlı sofraya atlayan kızıma halam dayanamadı ve zeytin emdirdi.bizimki bayıldı gene,yeterki bizim yediklerimizden bişi gitsin hemen açıyo ağzını kuzucuk.kahvaltıdan sonra evimize geldik ve oynadık bol bol çünkü kızım hiç uyumadı bugün, bi ara babasına bırkıp alışverişe indim ergun amcamız gelecek diye yapılacak yemekler için ama ergün amcamız gelemedi malesef, babamız onunla görüşmek için dışarı çıktı annede gene kızıyla oynadı:) ananemiz geldi kırşehirden,kızımı çok özlemiş hemen sevdi,öptü kokladı ve daha 2 gün önce başladığı kazağı bitirmek üzere ama denemeye getirmiş,sadece tek kolu kalmış ama o halde bile çok beğendik biz.29 ekim olması sebebiyle balkonumuza büyük bayrağımızı astık gene ama dışarıdan resim çekmek aklıma gelmedi açıkcası.