antalyada iken kızımı delice özleyen haydar bizi otogardan almaya gelmiş ve eylüşü sevmişti bol bol ama hala doyamadı kızıma haydar ve her bulduğu fısatta öpüp kokluyo eylüşü bu fotoğafı pazar günü çekmiştim ama antalya yazılarından koyamamıştım. ve yine pazar günü hazine halamlara gitmiştik kışehirden feride halam geldiği için ama onlarla foto çekmemişim niyeyse. bu resimdede kızım yengesi nazife ve halamın torunu gökhanla.
23 Ocak 2008 Çarşamba
haydarla buluşma
22 Ocak 2008 Salı
günümüz
kızım artık diş sancısını atlattığı için erken uyuyup erken uyanıyo. güne erken başlayınca ha bire peşinden koşturmak,ona bi sürü yemek hazırlamak,evi toplamak derken ben dağılıyorum.sabah kalkıp kızıma kahvaltısını yaptırdıktan ve oynaştıktan sonra annem arayıp kahvaltıya çağırınca işime geldi açıkcası hemen hazırlanıp indik anneme ve bi güzel kahvaltı yaptık. eylüşü anneme bırakıp evi topladım,çamaşır attım hazırlandım çünkü bankalarda işim vardı bi sürü. ulusa gidince toptancılardan bi sürü şey almışım farkında olmadan.ama en çok en ucuz olana seviniyoum hala. idilin alaranın diş buğdayındaki saçını toplama şekline bayılmıştım ve ne zamandır o minik lastik tokalardan alıp eylüşünde saçlarını idilden kopya çekerek öyle toplama heveslisi idim :)) bankalarda işimi hallettikten sonra artık çalışmaya karar verdiğimden bi süredir iş başvurularına başlamıştım,bugünde bi başvuru yapmam gerekliydi ve başvurumu yapıp eve geldim. annem kızımla çok güzel vakit geçirmiş ve bi ara kızım ve adaşı dayımın kızı zeynep ve yengemle diğer dayımın torunu 20 günlük yağmuru görmeye gitmişler. iki adaş ve arkadaş zeynepler orda çok güzel oynamışlar. makina bende olduğundan resimleyemesekte akşam çektim resimleri ama bu defada çantamı annemlerde unuttuğumdan makinadan resimleri pc ye atamadım. annemlere geldikten bi süre sonra telefonum çaldı ve daha bi saat önce başvurduğum işyerinden beni görüşmeye çağırdılar yani sabahtan olmayacağız kızımla gene. kızım ananede ben görüşmede.
alaranın diş buğdayı
çok uzun bir yazı yazıp taslak olarak kaydetmiştim ama bi sorun oldu gene ve kayboldu, bu blogcuların bana bi kastı var bence. neyse kendimi toparlayınca yazacağım gene ama yeni yazı yazdığım için antalyadaki ilk günümüz en sona gelmiş oldu ve sıra hatası oluştu diye açıklama gereği duydum.
Gönderen emel zaman: 22.1.08 0 yorum
konu şehir dışı
21 Ocak 2008 Pazartesi
ikinci dişimiz
kızımın ikinci dişini az önce babası gördü:)bakalım ne alacak kızıma babası kikikiki ben bile bile bakmıyorum ağzına :PP. saat 20:20
Gönderen emel zaman: 21.1.08 0 yorum
konu neler yapıyoruz
yolculuk
antalyaya gideken çok huysuzlanmayan kızım dönüş yolunun son zamanlarında ağlayarak huysuzluk yaptı,bisküvilerle oyalamaya çalıştık kendisini ama çokda fayda etmedi.
Gönderen emel zaman: 21.1.08 0 yorum
konu şehir dışı
limon bahçesi
bloga yazarken
yas bloga yazarken bi yandanda bana "ay sen ne gamsızsın yazsana sende" derken:)) ama içimden yazmak gelmeyince yazamıyorum ben. kızım alaranın top havuzuna bayıldı oraya bıraktığımda uzun süre kendi kendine oynayıp oyalandı.sonra cuma sabah istanbul üzerinden italyaya fuara giden yaseminin eşi ömer geldi,kızların ikiside uyuyordu ama ömer alarayı çok özlediği için uyandırdı ve sevdi bol bol. sıra eylüşe gelmişti ısrarla sordu ne zaman uyanır diye ama uyanmazdıki eylüş artık. ertesi gün seversin dedim ve ne zaman kalkar sorusuna büyük konuşarak 9,30-10:00 gibi dedim. kızım beni yalancı çıkarırcasına 07:00de uyandı ve ses yaptı bol bol. yaseminde alıp onu ömer sevsin diye götürdü ömerin yanına. hepberaber güzel bi kahvaltıdan sonra ömeri işe uğurlayıp evde vakit geçirdik biraz ve sonra ne yapsak telaşına düştük gene:) migrosa gidip aldığımız kırmızı bluzu değiştirme kararı aldık ama tam evden çıkarken ebru pizza söyledim deyince karar değiştirip ebruya gidip pizza keyfi yanında ebrunun yaptığı kabak tatlısından yedik. kızlar yaşıtlarıyla olmaktan çok memnun bi halde oynadılar daha az huysuzluk yaparak. ebruda tahmin ettiğimizden daha uzun kaldığımızdan ve akşam ömerin mangal istemesinden canetten etleri alıp eve geldik migrosa uğramadan. ömer gelip mangalı yaktı ben eylüşü uyuttum biraz zorda olsa ve o sırada denizlerde mangala geldiler eşi uğur ve kızları ırmak ile. güzel bir akşam geçirdik.ben antalya akadaşlarımın hepsini çok sevdim çokkk .
mangal keyfi
eve geldikten biraz sonra yasemin ve nesrin beni almaya geldi ama mangal hazırdı ve hepberaber mangalımızı yaptık yani merdan abi mangal başında biz ise etleri yemekle yaptık mangalı:) inanılmaz lezzetli bir mangaldı ellerine sağlık herkesin. sonra yola çıktık nesrini eve bırakıp migrostan kızıma sonunda o kırmızı bluzu aldım, kahve içip eve geldik.esimlerde eylüş ve alara yemek yerken ve yerde oynarlarken.
balkonda kahvaltı
selma ablanın eylüş üşür diye çok çok ısrarlarına rağmen 4 e bir kaldı selma abla ve balkona hazırladık kahvaltıyı. hava o kadar güzeldiki eylüşün üşümesi mümkün değildi bence ve gerçektende üşümek şöyle dursun gözleri kamaştı kızımın güneşten. kahvaltımızı yaptık bu arada masadaki böreklere dikkat ben yaptım:)kızım kahvaltıda bol bol taze tatlı biber ve salatalık dişledi ve koparttıklarını yedi,e artık dişi var dimi ama kuzunun:)) annem elişi yapmadan duramadığı için antalyada da hızını kesmedi ve geldiğinin ertesi alınan iplerden ördüğü iki kazağı bitirdiğinden ona ip almaya çıkıldı oradan selma ablaların bir akabasına geçmiş olsuna gidildi,eylüşe bez alındı gelindi.
deepo günü
pazartesi sabah kalkıp kahvaltımızı yaptık ve sonra napalım napalım demeye başladık:) ankaradan antalyaya sık gelen tuğçe mutlaka deepoya git dediği için ve bende bunu yas a söylediğim için onun içinde dert oldu biliyorum ve deepo planı yapıldı. ebru ve denizle konuşuldu. denizi almaya gittiğimizde çok güzel ikramlarla karnımız doyuruldu,ırmak abla olduğu için alara,idil ve eylüşe oyuncaklar döküldü, çilekli labneler yedirildi:)) sonra deepoya gittik ve orda hepberaber bir mısır yenildiki sormayın çok eğlenceliydi. kızıma oradan en sevdiğim renk olan fuşya bir bluz aldım,inatla kırmızı arasamda fuşyanın güzelliği beni cezbetti gene. sonra yas bizi eve bıraktı çünkü bizimkiler ha bire eylüşü özlediklerine dair duygu sömürüsü yapıyorlardı,eve getirdim kızımı ve yediler eylüşü nasıl özlemişle sanki aylardır ayrı kaldık.
pazar gezmemiz
pazar günü kızım dilekle bol bol seviştikten sona yesemin gelip bizi aldı ve migrostan kızıma yeni kaşıklar ve emzik aldık (bi umut emziği tutarsa diye ama gene tutmuyo ve benim kızım emziksiz büyüyecek:)) sonra yaseminin daha önceden planladığı gibi ortaokul akadaşlarıyla buluştuk samanyolu pastanesinde ama kızlarla çok rahat edemeyince eve geldik hepberaber iki kızla misafir ağırlamak zor olsada genede iyi idare ettik:)) yasemin beni paspal halde çeker ve o resmide siteye koyarsa bende onu yer silerken çeker ve o resmi siteye koyarım dimi ama:)) diğer resimde samanyolu pastanesinde kızlara yemek yedirmeye çalışırken.yaseminin ortaokul arkadaşlarıyla çok güzel sohbet ettik özellikle muratın bitmek bilmeyen topçam anıları:)) kendimi hiç yabancı hissetmedim açıkcası ve bol bol murata takıldım ama anlaştık biz onla anlaştık :))
13 Ocak 2008 Pazar
ilk dişimiz
antalyadayız ...
ve ilk dişimizi burda gördük. merdan abi ile şakalaşa şakalaşa ilk dişimizi o gördü gene:) devamlı takılıyoduk birbirimize bugün öğlen "kaşık verinde şu kızın dişini arayalım bi" demiş ve annemle aramışlar ve şıkırdamış sonunda dişimiz. bu gece yasemindeyim daha doğrusu öğleden sonradan beri onlayız güzel bir gündü ama detayları sonra yazarım resimler eşliğinde.ama şunu yazmadan geçemeyeceğim bugün migrosta dolaşırken 5 yaşlarında bir erkek çocuğu alara ve eylüle kesik attı buda kızıma atılan ilk çapkın bakış olarak tarihe aman bloga geçti:))
10 Ocak 2008 Perşembe
bi sürü resim
kızım artık bi süredir koltuklardan tutunup uzun süre ayakta durup bi kaç adım ilerleyebiliyor.
annem baya kötüydü bugün,ona gidip bişeyler yedirdim ilaçlar verdim biraz düzelince onuda alıp eve geldim mecburen çünkü uzun süredir bize gelmek isteyip kısmet olmayan çocukluk arkadaşım ama benden büyük olduğu için abla dediğim(mahalleden öyle alışkanlık:)) emine ablam ve meloş yani meliha abla ve çocukları geldiler.
dün dr a gittik bi süredir huzursuz olan kızımı kontrole erken götürdüm allaha şükür bi sorun yok,idrar tahlili temiz kültürü yarın alacağız.sami beyle gene güzel sohbetler ettik.mantar verip veremeyeceğimi sordum.geçen gün mantar çorbası yaptığımda yedirip yedirmeme tereddütü yaşayıp hastaneyi arayıp kendisine ulaşamamıştım ama hemşiremiz verebileceğimizi söylediği için zaten içirmiştim çorbadan kızıma ve oda bayılarak içmişti. sami beyde sorun olmayacağını söyledi zaten.kontrolden sonra bizi almaya gelecek olan babamızı ve haydarı beklerken kızım hastanenin çocuk oyun odasında file binerken ama arkasında destek olan annesi kendini sakladı :)
salı gecesi bizde kalan filiz teyzesiyle kızım uyku öncesi tepişerek seviştiler bol bol.bi ara ısırdı burnunu filiz teyzesinin ama teyzesi onu o kadar özlüyoki herşeyine göz yumuyo:))
8 Ocak 2008 Salı
ananemden inciler:)
kalabalık bir gündü . sabah 11:30 gibi haber verdiler bize geleceklerini misafirlerimiz ve kapı zilimiz ve gelenimiz hiç durmadı bugün (gelenimiz hiç eksik olmasın inşallah). sevgi halam torunu mükoyla,hazine halam,gelini selma ve oğlu gökhan,sevgi halamın gelini fatma ve oğlu yunus,gene sevgi halamın gelini eda karnındaki bebeğiyle,dayımın karısı meral yengem, annem , annanem, kardeşimin karısı nazife ve ebuşumuz,babannem,ben ve eylüşle 17 kişiymişiz:) bi sürü çocuk olunca ve yemek telaşına düşünce resim falan çekemedim açıkcası. kızım bi sürü oynadı yaşına yakın arkadaşlarıyla. herkes gittikten sonra uykusu gelen kızıma yemek yedireyim dedim ama o uykuyu tercih etti tabi ananemde ona
karnım acıktı katığı nidiyim
uykum geldi yastığı nidiyim
diye mani söyledi gene. zaten onun her konuşması bi mani ile. kızımı severken söylediklerinden biride şu
kız gibi kız
milyarlar az
--
hoppala yavrum yaz geldi
çarşıya kiraz geldi
aldım on-onbeş kilo
oda eylüle az geldi
7 Ocak 2008 Pazartesi
4 kuşak
ananem yani zaydoşum bende kalıyo 2 gecedir.küçükken ben baya bi köyde ananemle kalmışım,hala ona söylediklerimi eylüşe söyleyip sende diyecekmisin bana büyüyünce diyo."zaydam anne zaydam anne arıcına yat" dermişim ben küçükken. kırşehirli olmayanlar biraz zor anlayabilirler ama :) yani tarlada beni kenara bırakıp bende sıkılınca ona kızarmışım.bide heybenin bi gözüne seni koyardım bi gözünede mısır yada artık tarladan
ne gelecekse diye anlatır:)bu sabah mutfakta ben yemek yaparken ve eylüşle ananem oynarken kızım hapşurdu ve zaydoşum kızıma
çok yaşa,mutlu yaşa
çorun dağlardan aşa
kocalar ölsün sen yaşa
sen büyü abanın eteğine işe
diye bi mani söyledi. tam aklımda kalmadı birazını uydurdum ama zaydoş gelince doğrusunu yazıcam buraya:) e napim yemek yanardı gelip bi yere kaydetsem. ha bide çor hastalık,aba anne demek. resimde ben yokum çünkü kızıma yetişmek için öyle fena dağıldımki resimlere çıkacak halde diilim. ha bide arkadaşın biri bana takıldı "eylüşün sitesi ama hep senin resmin var" diye o nedenle kendimi göstermicem artık. yazıya sonradan eklemeler yapıyorum aklıma geldikçe. ananem eylüşe ninni söylerken aslında bildiğim bi ninniye başladı ama sonunu değiştirdi bende ben biliyorum onu sen söyle kızmam ben deyince onu söylüyo artık eylüşe diğerleriyle beraber.işte o ninni. yumaz yıkamaz demek . kendimi tdk gibi hissettim ama:)
haynini kızıma haynini
sıçan yemiş burnunu
bir kötüce anası yumaz başını
sallar saçını
elektirik kesilince
cumartesi akşamı elektrik kesilince kızım iyice huysuzlandı ve ben eskiden annemin yada halalarımın bize yaptığı gibi gölgelerden hayvanlar yaptım kızıma elimle. tek elimle kızımı tutup tek elimle figürü yapmak zor oldu baya ama kızım çok sevdi gölgeleri,özellikle kendi gölgesini kovaladı durdu:) resimde zafer işareti yapıyor gibi dursamda aslında gölgeden köpek çıkıyo baya baya .
5 Ocak 2008 Cumartesi
3 Ocak 2008 Perşembe
msn kızı
ilk kar
gece uyumamanın acısını çıkaran eylüşcan 12:40 a kadar uyudu ve kahvaltı yapmak istemedi(mamayı sevmeyen inatla reddeden kızıma uykunun en tatlı yerinde verdiğim 30 cc onu tuttu sanırım:)) bende çok zorlamadım 2 kaşıktan sonra ve giyinip aşıya gittik.pnömokok aşımızın ilk dozunu yaptırdık ama dün öğleden sonra yağmaya başlayan senenin ve eylüşün ilk karı yerleri incede olsa kaplamıştı ve biz gidip gelirkende yağıyordu.fotoğraf makinasını almadığımdan cep telimle çektim eve gelincede camın önünde bi tane daha çektim hemde lapa lapa yağıyordu resimde çok belli olmasada. kızım karı mama sandalyesinde kahvaltı ederken izledi gülücükler atarak ve sanırım ikimizin gelecek sene yapacağı kardan adamları hayal ederek:)
2 Ocak 2008 Çarşamba
balonlara bayılıyoruz
biraz daha yazmasam sadece resimlerin olduğu bi site haline gelecek kızımın sitesi ama elimde değil eylüşe yetişmek artık o kadar zorki. dün sabahtan bugun öğleden sonraya kadar devam eden bir ağlamamız vardı gaz nedeniyle,dün akşam bi ara metsil verdim sona ateşi 37,5 olunca calpol verdim ama genede kızım tüm gece uyumadı ve uyutmadı ve dün gündüzde bu haldeydik.bugün sabah biraz çok uyudu şükür ve kalkınca daha iyiydi.bu arada dişleride çok çok sertleşti ve sanırım artık çok geç olmadan gelecekler bu nedenle salyamızda çok akıyo ve devamlı ıslanan kıyafetlerini değiştiriyorum. haydarın dükkandan gelen balonlara bayılıyor ve 2 gündür oyuncaklarımız yerine onlarla oynuyoruz.
yeni yıl
yılbaşı akşamı haydarlardaydık ama onların işi gereği geç gittik,biz evde hazırlıkları yaparken yani çoğunu selma abla ve dilek yaparken haydar ve ali ise dükkanda idiler hala,sofrayı kurup onları bekledik e onların gelmesi 1 e doğu oldu anca,bu sırada kızım bol bol şahende,dilek ve fatma ile vakit geçirdi sevinerek. nazife yengesinin aldığı şapka ve evdeki yılbaşı süsleri ile bi yılbaşı ağacına benzedi kuzu ama olsun:) 23:40 gibi uyuyan kızım sanki anladı uyursa tüm yılı uyuyarak geçireceğini ve 23:50 de kalktı ve saat 03:00 e dek uyumadı nasıl olduysa. ali ve haydar gelince sofraya oturduk muhabbetler edildi sonra merdan abinin yaşgünü pastası geldi,yani çok eğlendik ve sonra evimize geldik.
31 Aralık 2007 Pazartesi
satı halalardayız
istanbula ait o kadar resim varki aslında ama seçme yaparak koydum. bu resimlerimiz satı halamıza gittiğimizde çekilenlerden. babannemizin yedisi bittikten sonra zaten rabia halalara çok yakın oturan satı halamızda kaldık iki gecede. kazım enişte,satı hala ve sertanla bol bol vakit geçirdik,hatta bi gün sertanı okula bırakmaya gittik ve ordanda merzifonlu hemşerilerimizden alışveriş yaptık,onların evinde hazırlanan ıspanaklı börek içinden yedi kızım :)sertan eylüşle oynadı bol bol,satı halası ve eylüş yatakta gülücükle attılar.
bayramda
bayramın birinci günü sabah en büyük olması sebebiyle satı halalardaydık. satı halanın kızı şule ve eşi serdar oğulları sertanla,rabia hala eşi aslan enişte ve kızları eda,şadıman hala (oğlu celal akşama doğru gelebildi) hepberaber güzel bi kahvaltı yaptık,rabia hala ve aslan enişte kurbanlık için gittiler biz ise evde gelenleri kaşıladık. o gün kurban telaşı ile geçti tabiki .
bayramda
bayamın birinci günü sabah eda ile kızım süslenip indi satı halalara e en küçük onlar ailede haliyle onlar süslendi. birinci gün akşamı küçük hala esra ve eşi yasin geldiler. kızımın barış ve dürdoşlada resmi var ve rabia halaların alt kiracısı gülsümlede.yasinin kucaında iki kızı gören ve karnında efeyi taşıyan esra "napalım oğlanı bulana kadar yaptık" diye bi espride patlattı:)
küçük hala esra
satı halalarda kaldıktan sonra küçük hala esralara gittik cumartesi,yasin gecede olduğundan evde uyuyordu o nedenle ses yapmamak için yemeği dışarda yemeye karar verdik ve ayazmaya gittik. çok güzel bi yer çok beğendim ama kızım üşümesin diye içeriyi tercih ettik burada ayazmadan resimler yok çünkü edanın cep telinde kaldı ben makinayı evde unuttuğum için.arefe gününe kadar esralarda kaldık ve pazartesi günü tek başıma pendik çarşısına inip kızıma,ebuşa ve alaraya bişeyler aldım. salı günü ise esra,ben ve eylüş indik pendiğe ve esraya bayram için ve doğum sonası için alışveriş yaptık. arefe günü yasin bizi rabia halalara götürdü sonrada babamızı almaya gittik ordanda tatlı ve su böreği için siniye uğradık,eve gelip bayram için yapılacakları yaptık.bu defa kızımı arefe suyuyla yıkayamadım çok istesemde kısmet değilmiş.
ilk gittiğimiz zamanlar çektiğim fotoğraflarda kızım aslan eniştesi ile elinde kumanda ile ama bu kumanda çocuk kumandasıymış yani eski kullanılmayan bi kumanda, eve gelen çocuklar oynasın diye saklıyorlar ve gayette iyi yapıyorlar çünkü kumanda ve cep telefonuna bayılmayan çocuk yok sanırım.ve kızım esralarda kalırken yağız efenin odasında yattı hatta o kadar keyif aldıki ayak ayak üstüne atarak poz verdi.
30 Aralık 2007 Pazar
istanbulda alınan hediyelerimiz:)
istanbula gezmeye değil zoraki gitsekte kızımı ilk defa görenler ona bişeyler aldılar pardon bişeyler deyince haklarını yemiş oluyorum bi çok şey demeliydim sanırım:)) yeşil montu küçük halamızın kayınvalidesi fatma abla aldı ve onun eşi muzaffer amcamızda kızıma bayramda harçlığını verdi. sarı takımı küçük halamız esra, yanyana olan fıstık yeşili ve pembe takımın pembesini dürdoşum,yeşilini ise alışveriş yaptığımız yerden hemşerilerimiz,fil şeklinde kırmızı kirli yada oyuncak sepetini ve şemsiyeyi nazar boncuğu edamız,atkı bere eldiven takımı ,kadife pantolon ve şapkaları rabia halamız ve en alttaki hırka,bluz ve işlemeli penyemizi satı halamız aldı.hepsini tek tek yazıyorum çünkü kızıma hatıra kalsın istedim ilk istanbula gidişinden. herkese teşekküler
cumartesimiz
dün annem geldi ve beni dışarı çıkardı açılırsın diye,hastalıktan evden dışarı çıkmadığımdan herkes beni zorla dışarı çıkarıyo ama benim halim yokki yürümeye. hazine abla ve sultana gittik sonrada ebuşun dişi çıkmıştı ve ona uğradık. sultan delirdi eylüşle kızımda devamlı sultanı aradı bize bakmadı bile. sandalyede o kadar güzel oturduki fotoğaflamadan yapamadım.ve nazife yengesi eylüşe ebuşa yılbaşı şapkası almış:))
28 Aralık 2007 Cuma
bloğa ilk yazı:)
20:00 gibi uyuyan kızım uyandı 22:20 civarı ve uyutamadım ne yaptımsa ve inanılmaz hareketli idi oynamadığım oyun kalmadı ama sıkıldı hepsinden pc başına gelince ben bloğa yazı yazdığımdan yeni yazıyıda eylüş yazsın istedim işte eylüşün kaleminden, neler demek istedi kimbilir:))
20
tvc vç fcşçp
206,0303450
;
,,,,,,,,,
054
41045215445788
7
051,00/0//1
+0/
0nb y*-ççöu*öç*m öu
alışveriş kızı
hala hastayım işin ilginç tarafı iyileşme yok daha kötüye gidiyorum. dr a gitmedim emziriyoum nasılsa ilaç verecek ve kullanamayacağım diye ama keşke gitseydim. dün haydar dışarı çıkarken gel açılırsın dedi bende ona uydum ve çıktım real ve migrosu dolaştık. mehtaba uğradık migrosa gitmişken inanamadı tabi eylüşü böyle görünce. eylüş onun kucağında hiç sesini çıkarmadan oturunca daha bi hoşuna gitti tabi mehtabın . sonra reale gidip alacaklaımızı aldık ve eve geldik. gece haydar bizde kaldı çünkü onların ev daha yüksek olduğu için daha çok sallanıyo depremde ve annesi ve dilek dedesigilde kalınca oda bizde kaldı tek kalmak yerine, baya muhabbet ettik ve 2 yi geçiyodu yattığımızda. işte kızımın mehtapla ve alışveriş arabasında fotoları.
27 Aralık 2007 Perşembe
istanbula gidiş
istanbula gitmek için gece 00,30 da bindik otobüse kızım ve ben,ali ise 00,00da amasyaya gitmek üzere bindi otobüse çünkü cenaze amasyada kalkacaktı. istanbulda sadece küçük halamız esra vardı herkes cenazeyi amasyaya götürüyordu. gece yolculuğunu tercih ettim kızım gece çok uyanmıyo diye ama saolsun uyandığında bastığı yaygara sayesinde bi daha gece yolculuğumu asla dedim. otobüs hareket ettikten 5 dk sonra uyudu kızım oh ne güzel dedim içimden 2 saat uyur ama yok bi saat sonra cıyak cıyak uyandı ama nasıl bağırıyo susturmak imkansız her yolu denedimsede yatağını aradığını açıkca belli etti kızım ve sonra nasıl oldu anlamadım uyudu kendi kendine ama yarım saat sonra gene aynı ve 1 saat sona gene çığlık çığlığa uyandı bi süre sonra otobüsün tüm ışıkları yandı eyvah rezil oldum dedim sonra farkettimki molaya gelmişiz:) molaya inerken tüm otobüsün bana dik dik bakmasınıda asla unutmayacağım. molada uyudu minişim ve istanbula gelene kadar çok bi sorun olmadı 05,30 da istanbuldaydık ve bizi 06,00 da bekleyen küçük halamızın eşi yasini uyandırıp bekledik bekleme salonu diyemeyeceğim minicik yerde diğer insanlarla.otobüste toplanırken ve indiğimde eşyalarımı taşıyan yanımda oturan bayanada teşekkür etmeden geçemeyeceğim ama adını bile bilmiyoum eylüşün telaşından.ve sonra yasin ve esra gelip bizi aldı eve gidip 1 saat kadar uyuduk.yedi gün boyunca ikindi ile akşam namazı arasında kuran okundu ve buda kızımın kapalı hali:)
26 Aralık 2007 Çarşamba
çirkin kızım
bu aralar eylüşün hızına yetişmek zor ve bende unutkanım ama aklıma geldikçe yazacağım. kızımın dünden beri yaptığı bişi çirkin ol dediğimizde dudaklarını büzerek burnuna doğru çekmesi ve çirkin olması ve çok komik oluyo bunu yaparken bayılıyouz gülmekten . odadan çıkacağımızı anladığında ağlamaya başlaması,özellikle işte kuzu kuzu geldim diye şarkı söylediğimde dansetmesi bu aralar yaptıklarından önekler.ha bu arada istanbulda küçük hala esrada kalırken ve esra öksürdüğünde eylüşünde öksürmesi ama ankaraya geldiğinde unutmasıda var. artık eskisi kadar sık yazamıyorumda çünkü beni pcye oturtmuyo hatta mümkünse kendisi oturucak :)
aslında bu resim istanbuldan dönüşte otobüste çekildi ama kızım çirkin ol dediğimizde yaklaşık böyle yapıyo ama daha şekerini:))
dr kontrolümüz
pazartesi sabahtan gittik sami beye ama ben hasta olduğumdan elimi kaldıracak kuvvet bulamadım yazmak için ve kendimi biraz toplayıp yazdığımda eylüş kucağıma gelmek istedi ve klavyeye saldırınca yazdıklarım gitti ne yaptıysa kıpırcan.aslında uzunda bi yazı idi ama olsun bakalım, hadi sil baştan başlıyoruz.
sami beyin yanına gider gitmez bizi kapıda görünce aldı içeri sevgili doktorumuz. hemen yanağındaki kızarıklık çekti dikkatini, ne yaptıksa tekarlamasına engel olamadığımız sanki ısırılmış gibi bi kızarıklık var yanağında,sami beyin atopik dermatit dediği.bununla ilgili biraz konuşup rutin kontrolünü yaptı ve idrar yolları enf. hakkında konuştuk vs. kızım kilo konusunda ne sevindirdi beni nede üzdü 500 gr almış bu ay ve 7,500gr olmuş,ama boy konusunda resmen dumur oldum normalde ayda 2cm uzayan kızım bu ay 6cm uzayarak 70 cm olmuş. sami beye kızı zeynebi sorduğumda ii naapsın işte ben bayramda nöbetçiydim 24 saat çalışıp 24 saat bayıldım bi ara kızın elinde salatalık vardı bak nasıl kemiriyo dedim eşime oda tabi kemirir dişi çıktı dedi nasıl yani ne zaman dediğimde 3 gün oluyo dedi yani siz düşünün :)) sonra idrar vermek için beklerken ben haydar ve ali kahvaltı yapalım dedik kendimize poaça ve grefurt suyu aldık ama eylüş bardağa öyle atıldıki bi kaç atılmasından sona dayanamadım verdim ve şapur şupur içti bir sürü,oysaki baya ekşiydi bana bile ama sevdi sanırım o ekşiliğini. akşamüzeri idrar sonucumuz temiz çıktı ve bugünde idrar kültürü sonucumuz temiz çıkmış,çok sevindim enfeksiyonun tekrarlamadığına. eylüşe hastalığım bulaşmasın diye annemde eylüş, bi ara durmayınca inip emme olayımızı yaptık ve uyudu,kızıma bulaştırmadan atlatmak için çabalıyorum. istanbul resimlerimizide yükleyeceğim iyileştiğimde ama önemlisi kızım sağlığının iyi olması .
24 Aralık 2007 Pazartesi
ankaradayız
cumartesi akşam ankaradaydık ama bişeyler yazmaya fısat bulamadım bi türlü bayramlaşma ve gezme telaşından ve fotoğafları pc ye aktarmak için kullandıım aparatta kayıp olduu için resimleri atamayınca çokda bişiler yazmak gelmiyo içimden açıkcası. hemen yeni bi tane alıp yazılarıma hız vermem lazım yoksa o kadar resimden sonra yenileride eklenince hepsine yazı yetiştiremem:)
14 Aralık 2007 Cuma
kısacık bir merhaba
herkese merhaba
hala istanbuldayız ama iyiyiz demek için kısacık bir yazı yazmak istedim merak edenlere.istanbulda olduğumuz süre içinde genellikle evdeydik iki defa dışarı çıktık birisi küçük halamıza gitmek için diğeri ise kızımın ihtiyaçları için. küçük halamıza gidiş gelişimiz çok eğlenceliydi daha doğrusu gelişimiz daha eğlenceliydi sabahın 06,30unda:) neyse sonra uzun uzun detayları ve resimleri görürsünüz. biz iyiyiz eylüş hanım büyüyor bu yazıda mektup gibi oldu ama kabulünüze.
sevgiler
6 Aralık 2007 Perşembe
Başınız Sağolsun
istanbuldayız

büyük babannemiz vefat ettiği için bu akşam 00:30 'da istanbula yola çıkıyoruz kızım ve ben , bu nedenle bir süreliğine bloğumuza yazamayacağız.büyük ihtimalle bayrama kadar istanbulda olacağız.e-maillerime bakmaya çalışacağım ama cevap yazamayabilirim…
O yüzden müsadenizle diyorum…
Şimdilik…
Kendinize iyi bakın!
Sevgiyle…
çarşamba akşamımız
çok iyi olmadığımdan tam bi organizasyon yapamadık haydarın doğumgünü için,dilek zaten eylüşü görmek istediğinden gelmiş bize hemen bişiler hazırladık ve haydarıda çağırdık yemeğe afiyetle yemek yedik sohbet ettik. masaya kuruyemişi tabaksız öylesine döküp yerken eski düğün salonu anılarını canlandırdık:) dilek gene eli boş gelmemiş ve kızıma çok hoş bi kaban almış pembe yanında eldivenleride olan çok beğendik çok teşekkür ettik.kızım uyurken dileğin eline makinayı verdim oda güzel resimler çekmiş işte resimlerimiz..
5 Aralık 2007 Çarşamba
4 Aralık 2007 Salı
3 Aralık 2007 Pazartesi
sondalı film
sabah erken kalktık sondalı film için, yani babamız erken kalktı sadece anne zaten uyumamıştı kızımızda uyanmadı uyku arasında giydirip ana kucağında götürdüm hastaneye. biraz erken gittik hastaneye doktorların gelmesini falan bekledik ve çağatay bey taktı sondayı ben o sırada odada değildim hastane işleriyle uğraşıyordum aslında aklımada geldi o sırada yapacakları ama geç geldi. geldiğimde eylüş hiç ağlamamış sadece uyanmıştı sonra sıra asıl hünere geldi hüner sonda taktırmakta değil sonda takıldıktan sonra ilaç verilirken eylüş hanımı o film masasında sakin yatırmakta imiş. zaten başta ağladı teknisyenler bu duruma alışık olduklarından bize bütün şaklabanlık marifetimizi sergilememiz konusunda ısrarlı davandılar zaman kısıtlaması olmadan. söylemediim ninni türkü kalmadı tabi öncesinde acı çekecek diye düşündüğümden bi tedirginlik ve endişe haliyle kızı sakinleştiremedim ama sonra alıştım. kızım gel teyzesi dediğimde ellerini gel gel yaparak sakinleşmeye başladı sonra bi küçücük eylüşcük varmış vs diye devam ettik bi yarım saat kadar,ilaç verildi film çekildi ve eylüşü giydirip evimize geldik öğleden sonraya kadar sabrettik sonucu aldık ama içinde rapor yok sadece film var ve ben filmden anlamıyorum tabiki koştur koştur sami beye gittim ama o yenidoğan yoğun bakımda imiş ve yarım saat daha işkence çektim bekleyerek,sami beyin odasına girdim bana söylediği şey "bu defa ifadenizden anlayamadım sonucu" gülümsedim ve " rapor yok içinde sordum ama rapor vermiyorlarmış bende filmden anlamdıımdan" dedim "aa rapor yokmu" deyip filmleri aldı ışığa koydu ve zarfı çevirdi şakacıktan rapor aradı:) "bende ifadesiz olurmuşum filmi anlamayıp ne komik olur" diye beni rahatlatmaya çalıştı ve asıl sonucu söyledi ve rahatladım üzerimden dünya kalktı ne bi ton yükü. bi sorun yokmuş yani böbeklere kaçak yomuş sadece enfeksiyona yatkın bi bünyesi varmış onuda bezden kurtulunca atlatırmış.bizim için önemli olan bu filmdi ama önlem olarak sonra sintigrafide yapıcaz biraz damar yolu palazlansın şimdi yazık kızıma dedi. alerjisinden konuştuk ve duşu sıklaştırmamı söyledi bende 2 günde yaptırıyoum dedim hadi ya o zaman gayet ii ben geçen gün bizim kız niye pastırma kokuyo dedim bizimkiler haftada bir yıkıyorlamış sizide öyle sandım dedi:) bizimle yakından ilgilenen Sami beyin Ankara Dışkapı Çocuk Hastanesindeki arkadaşı Çağatay beye ve kızına sevgilerimizi sunarak sami beyden ayrılıp evimize yani ananede olan kızımın yanına geldim.öptüm kokladım sevdim. kızım iki gündür ben geldiğimde beni özlediğini gösteren davranışları abartmış durumda hatta dün bizi kapıda görünce ağlamaya başladı annemle babam şok oldular sabahtan beri gayet iyiydi siz gelince böyle yaptı diye. bügünde eve geldikten sonra yemek hazırlamak için mutfağa giderken ananesinin yanında idi ve ben kapıdan çıkarken ağlamaya başladı. artık gideceğimizi anlıyor kesin olarak.ananeden yemekten sonra evimize geldik ananeside bizimle geldi kızımızı yıkamaya eşlik etmek istediğinden. bi güzel yıkandı paklandı ve ananesi tarafından giydirildi sultanım ve az önce uykuya daldı.çok çok mutluyum bi sorun olmadığı için.allahıma binlerce şükürler olsun.
2 Aralık 2007 Pazar
pazarımız
pazar sabahı saatin hayli ilerlemesine rağmen hala uyuyan babasını uyandırmaya çalıştı eylüş resimdeki gibi:)) çok güldüm bu hallerine,aliyi uyandırmak kolay değildir öyle ama eylüşe dayanılacak gibide değil hemen kalktı ali ve günümüz başladı ben gergindim haftasonu pazartesi yapılacak sondalı film nedeniyle. kızımla vakit geçirdik sonra önemli bir iş için optimuma gittik filiz,ben ve ali, istediğimizi aldık yanındada eylüşe oyuncak aldık tabiki:) aç pelikan oyuncağın adı ve çok şeker bişi, bu oyuncak filiz teyzesinden hediye beyaz gülüne. aslında fil vardı bi tane ve filize fili dediğimiz için onu alalım dedi fili,kullanım açısından baktığımızda bu oyuncak daha ilgisini çekecekti bunu aldık.kocaman bi pelikan ağzını açıp içine yanında olan ve farklı şekillerde ve farklı sesler çıkaran minik oyuncakları atıyosun karnından geri alıyosun.bundan sonraki hedefimiz yaramaz toplar ve ı am the boss.
cumartesi neler yaptık
evdeydik aslında anlatılacak çok bişeyimiz yok .sabahtan tülayla ceren geldiler, tülay teyzesi kızımın çeyizine tülbent yapmış bitane onu bıraktı bide bana turşu yapmış saolsun. sonra halamlara gitmek için hazırlandık edanın aldığı pembe elbisemizi giydik saçımıza mineden gelen bandı taktık ama uyuduk ve gidemedik:)
1 Aralık 2007 Cumartesi
İdrar Yolları Enf.
idar kültürü sonucumuzu telefonla öğrendik temizmiş. üremenin olmaması beni rahatlattı ama genede sondalı film yapılacak böbreklere kaçak vamı diye. bu konu ile ilgili bir yazıyı alıntı yapma gereği duydum.Yazı bebekkokusu sitesinden alıntıdır.
http://bebekkokusu.ekolay.net/news/templates/konular.aspx?articleid=463&zoneid=40
"İdrar yollarının böbreklerden mesaneye kadar olan bölümü normal olarak sterildir. İdrar yollarının sterilliğini koruyan mekanizmalardan bazıları idrarın asitliği ve serbest akışı, boşaltım mekanizmasının normal olması, sistemin bütünlüğü, vücut savunma sistemleridir. Bu mekanizmalardan herhangi birisindeki anormallik ve idrar tutukluğu, idrar yolu enfeksiyonu açısından başlıca hazırlayıcı faktörlerdir.
Yenidoğanların %1-2’sinde idrar yolu infeksiyonu gelişir, erkek kız oranı 5:1’dir. Erkeklerdeki infeksiyonlar genellikle bakteriyel infeksiyonlardır. Hazırlayıcı faktörlerden bazıları idrar yolunun şekil bozuklukları, prematurelik, vücuda yerleştirilen sondalar ve sünnet yapılmamasıdır. İdrar yolu infeksiyonu olan yenidoğanların %20-40’ında majör böbrek anormallikleri vardır.
Yenidoğan döneminin ardından küçük çocukların %2-5’inde ve okul çağındaki çocukların %5’inde idrar yolu infeksiyonları görülür. Kız erkek oranı yaşla birlikte yükselir ve dört yaşından sonra 10:1’den yüksektir. Kızlarda belirgin olarak daha fazla görülmesi kızlarda üretranın daha kısa olmasına bağlanmıştır. Bu yaş gurubunda diğer hazırlayıcı faktörler vücuda yerleştirilen sondalar, kabızlık, idrar yolunun anotomik anormallikleridir.
Belirtiler :
Yenidoğanlarda belirtiler çok belirgin değildir. İyi beslenememe, ishal, gelişme geriliği, kusma, hafif sarılık, bebekte gevşeklik, ateş veya beden ısısı düşüklüğü idrar yolu infeksiyonunu düşündürebilir.
Tedavi :
İdrar yolu infeksiyonlarında tedaviye cevap genel olarak iyidir. Doğru tedavi edilmiş hastalarda genellikle düzeltilemeyen bir idrar yolu anormalliği yoksa böbrek yetersizliği gelişmez. İdrar Yolu İnfeksiyonlu hastaların yaklaşık %50’sinde tekrarlama görülse de ürolojik anormallikleri olanlarda daha sıktır.
Tedavinin amacı böbrek sağlığını korumak ve herhangi bir sekel kalma olasılığını en aza indirgemektir.
İdrar yolu infeksiyonu tanısı konan bütün çocuklarda, karında kütle, böbreklerde büyüme, üretrada anormallik olup olmadığına bakılması gereklidir.
Vezikoüreteral Reflü
İdrar yolu infeksiyonu tanısı konan bütün çocuklarda idrar yolu anormalliklerinin saptanması gerekir. Bu çocukların %25-50’sinde bulunan Vezikoüreteral Reflü, infekte olmuş idrarın böbreğe geri kaçmasıdır. Bu reflü sonucunda böbreğin gelişmesi engellenebilir, böbrek hasar görebilir veya böbrek yetersiliği oluşabilir.
Vezikoüreteral Reflü Evreleri :
Evre I : Yalnızca üreterlerde (böbrekle mesane arasındaki idrar yolu) reflü vardır.
Evre II : Reflü böbreğin toplayıcı kanallarına kadar ulaşır.
Evre III : Üreterler ve böbrek pelvisi genişlemiştir.
Evre IV : İdrar kanallarında genişleme artar, Böbrek içindeki fornikslerin keskin açıları kapanır.
Evre V : Üreter, pelvis (Böbreğin altında çanak şeklinde olan toplayıcı sistem) ve kaliksler çok genişler. Papillaların izleri silinir.
Vezikoüreteral Reflü tanısı konan çocuklarda, tanı konduktan sonraki ilk yıl boyunca 3-4 kez ve bundan sonraki 2 y da 3 yıl boyunca (ya da çocukta İYE semptomları geliştiği zaman) en az yılda iki kez yeniden idrar kültürü yapılmalıdır. Tekrarları azaltmak ve böbrekte hasarın önüne geçmek için evre II ya da daha ileri reflu olan çocuklarda koruyucu antibiyotik tedavisi gerekir.
Vezikoüreteral Reflü evresine göre tedavi edilmelidir. Röntgeni normal olan veya evre I reflü olan çocuklar periyodik idrar kültürü yapılarak izlenebilir. Evre II veya III reflü olan çocuklar koruyucu antibiyotik tedavisi adayıdırlar. Evre IV ya da V reflü ya da majör bir böbrek anormalliği saptanırsa ameliyat gerekebilir."
30 Kasım 2007 Cuma
neler yapacağız daha
ananeye indik bugün hemen çünkü hastaydı dünden,düne göre toparlamıştı ama genede evle ilgili toplamalar yaptım ben onlarda torunuyla seviştiler zaten "ilacımda sensin doktorumda " diyo dünden beri kızıma ananesi. sonra haydar geldi ve biz haydarla dışarı çıktık saolsun beni gideceğim yere bırakıp o bankaya gitti.eylüşe sondalı film çekilecek hastaneye gidip sami beyin akadaşı doktoru buldum ve pazatesi sabah 8:30 da gitmek üzere aldık randevumuzu. ben hala tedirginim kızımın, canımın ,bitanemin canı yanacak diye ama yaptırmamak daha kötü,hüff annelik nasıl bişey düşünmediğim bi dakika yok ya canı acırsa.
bugünlerde eylüş hanım çok hareketli ve devamlı yeni şeyler öğeniyo bugün ananesi kızıma gel teyzesi gel gel i öğretti tabiki söyleyemiyo sadece biz gel teyzesi gel dediğimizde elini açıp kapatıyor ama öyle hızlı ve bi kaç kere değil. e yavaş yavaş herşey tabiki:) favori hareketimiz ise yüzünü yüzümüze sürtüp kendisini öptürmek ve geri çekmek ve sonra geri yüzünü uzatıp kendini defalaca öptürmek ve bunu sırıta sırıta öyle tatlı yapıyorki. yüzünü uzatmassa elini yanağımıza uzatıp bizi seviyo ve öptürüyo elini sonra geri çekiyo geri getiriyo derken kendi kendine ne oyunlar yapıyo.en sevdiğimiz şeylerden biriside ellerinden tutunca yürümek tatlı minişim nasılda ayaklarını bi tay edasıyla kaldırıp yere koyuyo deliriyorum sırıtmaktan. yemek yerken mam yapıyo sonra eylüş sultan hemde o kadar tatlı yapıyoki anlatamam.yemek demişken dün akşam aynurlarla yemek yerken kızımı kucağıma aldım koltukta sıkıldığı için ve herzamanki gibi ben yemek yerken kaşığı ağzıma götürdüğümde ağzını açıyordu ve bende bi cesaret pilav verdim kızıma nasıl afiyetle yedi hemde baya baya yedi, gecede daha çok su içti.yemekleri tuzsuz denecek kadar az tuzla yapıyoruz bu nedenle vermekte çok tereddüt etmedim. kızım yan dönme ve emekleme konusunda biraz tembel ama çok tatlı benim kızım çoooooooooook.


