16 Eylül 2008 Salı
kızımın marifetleri
Gönderen emel zaman: 16.9.08 2 yorum
konu neler yapıyoruz
14 Eylül 2008 Pazar
haftasonumuz
şepşeker hacer ve eylüş.
ve bütün masa yada "ankara için iftar vakti assistt için iftihar vakti":))) (ramazan sloganımız:PPPP )
sağdan say olarak başlıyorum iftarımızdaki arkadaşlarımı. oğuz,recep,onur,fatih,apdullah,babamız
ve güzel assistt kızlarımız:)) kırmızılı olan yani hacer,ilknur,esra ve ayşe
ve iftar sonrası metro grosmarkete geçip ilknura laptop baktık işte kızım oradaki koltukların birinde. aslında odasına alsammı diye düşündüm çünkü o kadar rahattıki o koltukta ama odasında çöp koyacak yerimiz yok:))
ve pazar sabah işyerine gittiğimde hala uyyordum ve günü işyerindeki tüm yoğunluğa ve ne kadar abuk adam varsa aramasına rağmen uyuyarak geçirdim,bu uyuma eylemi ilknur ve esradada farklı değildi herkes bi uyurgezerlik eşliğinde hizmet verdi. ve iş çıkışı iftar için kardeşimlere iftara gittik ve nazifenin fazlaca güzel yemeklerinden gene fazla kaçırdık. ebuşla eylüş gene delirdiler,bol bol oynadılar,birbirlerinin ellerindekini aldılar,ebuş eylüşü iteledi durdu,eylüş ananeyi kıskandı vs vs .sonrada celalettin abimlere çaya gittikki yan dairede oturan sultanlara geçmekti niyetimiz ana onlar oraya gelince hepberaber orda muhabbet ettik. içerde durmaktan sıkılan kızımı dışarı sultanımla gezmeye çıkardığımda kızım sokakta oyuncak satan bi tezgahtan elinde itekleyerek sürülen ve bu sırada ses çıkaran bi oyuncağa yapıştı ve bırakmadı bende aldım tabi ve kızım devamlı onunla oynadı. ilerleyen saatlerde acıkmış olmalıki yemeklerin yanında dolaştı durdu ve ıh ıh dedi.ben nezifelerde yedi diye yiyeceğine ihtimal vermesemde biraz makarna yoğurt ve sonra tatlı olarakta kadayıf yedi ayşe yengesinin ellerinden . fotoğra makinamızı unuttuğumuzdan bu akşama ait resimler yok ama özellikle hazine annesinin mandallarla kızımın saçını yapması görülmeye değerdi:) saçları uzamışta bide mandallarla süper saç modelleri yapılırmış artık.
12 Eylül 2008 Cuma
resimli neler yaptık:)
ve işte babalar ve kızları
salı günü bahar ve tuğçe bize kahve içmeye geldiler ama evde kahve kalmadığından içemedik sadece muhabbet ettik ve zeynebin kitap defterlerini kapladık,eylüşten kurtarabildiğimiz naylon kaplarla. çünkü kızım kapları kapıp kapıp kafasına örtüp bizi korkuttu:))
ve perşembe anne işyerinin verdiği iftara gitti iş arkadaşlarıyle ve çook güzel bir iftar geçirdi kızından ayrı kalsada. merit altınel otelde verilen yemekte süper bir masamız vardı çok özeldik o gece hepimiz:) bütün masa arkadaşlarıma bir kez daha teşekkür ediyorum.özellikle çay servisi süperdi bunun için murata fazladan bi teşekkür :)))


ve perşembe iftar dönüşü kızım,annem ve ali beni haydarın dükkanda beklediklerini söylediler bi gittimki kızım ve müko kuduruyorlar, beraber dansetmeler,dükkandaki eşyaları alıp geri yerine koymalar,çekirdek kavurma makinasını etrafında dönmeler, baktım olacak gibi değil ellerine eti cin verdim ama eylüş bu tarz yiyecekleri çok sevmediğinden elinde durdurup sonra bana yedirdi evimize gelirken. mükoyla yerlerde süründüklerinden hemen banyo ve sonra yatak yaptık.
haftaiçi yaptıklarımız
Gönderen emel zaman: 12.9.08 0 yorum
konu neler yapıyoruz
8 Eylül 2008 Pazartesi
yaptıklarımız
*anni en sık kullandığı kelime ama bunun dışında bu,veh,geh,anane gibi kelimeleride söylüyor anlaşılabilir şekilde
*eğer bişey istiyorsa bunu ııh ıhh diye onun yanına götürüp parmak uzatarak anlatıyor
*özellikle evde kalmayı sevmediğinden beni devamlı kapıya çekiştirip ııh ıhh diyor yani dışarı gidelimm,hep dışarda olsak baya mutlu kızım:)
*üzümü salkımıyla eline verdiğimde baya bi süredir kendisi kopartarak yiyor ve bittiğinde gene ııh ııh diyor
*ayakta dururken çömelip istediğini alıp kalkıyor yada öylesine oturup kalkıyor
*bardaktan kendi kendine içebiliyordu zaten ama en önemlisi artık üzerine dökmeden içebiliyor
*özellikle çocukların yanına gittiğinde ardı arkası kesilmeksizin konuşuyor tabi biz anlayamıyoruz dediklerini ama kafası ve ellerinide katarak öyle bi konuşuyorki neler anlatıyor kimbilir.
*iki elindede oyuncak vs varken o kadar güzel yürüyor ve birine verip geri geliyor hele hele birde yürürken telefonla konuşuyorki en sevdiği şey bu gene neler anlatıyor karşısındakine
*kitaplarını kendisi çevirebiliyor ama kitapla uzun zman geçirdiğini söyleyemem, çabuk sıkılıyor,gerçi oyuncaklarlada çok oynamıyor kızım
*kendisi yemek yemeye heleki tabaktaki şeye elindeki ekmekten kopartarak onu batırıp yemeye bayılıyor ve bide özellikle boş ekmek yemeyi seviyor.bugün sabah elimde ekmekle anneme kahvaltıya giderken o kadar acıkmışki kızım ıh ıh diye ekmeği istedi bende koparıp eline verdim ve yedi onu gidene kadar sonra ben mutfaktayken gene annni sesi ile yanına gittiğimde ekmeği gösterip istedi .
*eylüş burnun nerde,eylüş saçın nerde gibi sorularımıza tek tek gösteriyor hele dilin nerde dediğimzide ağzını bi açıp kapaması varki sesli sesli şirinemmm
*devamlı beni taklit ediyor kızım. dün halıya bişey döküldüğünde halıyı sildiğimde illa elimdekini alıp silmek istedi bende ona ıslak mendil verdim sildi durdu halıları:) eline bez yada ıslak mendil aldığında hadi kızım sil diyorum gösterdiğim yeri siliyor. yupppi küçük bi yardımcım var artık işler vız gelir bize:)))
*taklit olayımızın en güzellerinden biride çorap giydirme ben eylüşe giydiriyorum o ayağındakini çıkarıp bana giydirmeye çalışıyor:)))
Gönderen emel zaman: 8.9.08 0 yorum
konu neler yapıyoruz
5 Eylül 2008 Cuma
kızılderilimm
4 Eylül 2008 Perşembe
iftar misafirlerimiz
ve sultanla oynadılar bol bol,sultan artık kocaman bir abla olduğundan kızımla çok güzel ilgilendi ve bende bu sırada çay,tatlı,meyva olaylarını daha rahat hallettim, gerçi saolsun hazine ablam bana iş bırakmadı desem yeridir,hatta çok güzel yaptığı kadayıftan bi tepsi yapıp getirmişki büyük bir zevkle mideye indirdik:))
üniversiteyi artvinde okuyan emre kızımı daha az gördüğünden en çok o ne kadar büyümüş dedi devamlı hele yaptıklarını görünce allahım ya dedi durdu. neyseki emre ramazan bayramından sonra gidecek ve bikaç defa daha görüşüp eylüş depolatacağız kendisine.
1 Eylül 2008 Pazartesi
hoşgeldin ramazan
ben çocukluğumda tuttuğum tekne oruçlarıyla,annemin dayısı yusuf dayımın oruç tuttum gece çok yoruldum diyerek orucu sanki kapı arkasına yada somya altında yakalanan bişey bi oyunmuş gibi göstermesiyle ve hatta daha büyüdüğümüzde oruç tutta senden satın alayım diye bizi cesaretlendirmeleriyle hatırlıyorum şimdi ramazanı, büyükbabamdan dolayı hiç teravih namazına gitmediğimden okulda ve mahallede arkadaşlarımın anlattıklarıyla, birbirlerine yaptıkları şakalarla biliyorum teravih namazını,ve bir heyecanla beklediğimiz bayramlarıyla hatırlıyorum, yeni kıyafetler ve ayakkabılar,bol şeker, herkesin evine gidilip gezmeler ve verilen harçlıklarla hatırlıyorum ramazanı ve bol bol gülümsüyorum her yazdığım detayda aklıma gelen anılar ve bu anıları yaşatan çoğu şimdi aramızda olmayan ama çocuk sevindirilsin diye neler yapan insanlarla hatırlıyorum ramazanı....
30 Ağustos 2008 Cumartesi
meyva keyfimiz
28 Ağustos 2008 Perşembe
neler yapıyoruz
*artık tam olarak yürüyor eylüşüm,yaşıtlarına göre geç kendine göre tam vakti:)) en sevdiği şey evin içinde dolaşmak bi yere kadar gidip oraya dokunmadan gidip gelince nasıl gülüyor, kendi kendini takdir ediyor sanırım, ananesi ve ben alkış yaparak yada öperek yapıyoruz bunu tabi:))
*insanı bir öpüşü varki allahım bu nasıl bi öpüşdür kendimi kaybediyorum, içinden geldiinde "annii geh" deyip yapıştırıyor sesli ve sulu öpücüğü:))
*anniii demek en sevdiği ve en çok söylediği,bunun dışında ge ge, bişey istediinde ve, suya bu,anane hatta işene geldiinde ananemm, dede,teze diyor
*elimden tutup istediği yere götürüyor,en çokda kapıya gidiyoruz evde durmak ne mümkün,oyuncaklarla oynamayı sevmiyor kızım,
*malına çok sahip,gözlüğünü ise kimseye vermiyor,üzerindeki bişeyi yada ayakkabısını çıkarırlarsa anni deyip bana veriyor,başkası alırsa ıhh ıhh diye elinden alıp illa bana veriyor,
*teyzem gitmeden kızıma hoşgeldin demeyi öğretti daha önceden öğrenip unutmuştu ve şimdi elimizi uzattığımızda hodedin e benzer bişiler deyip sallıyor
*meyva yemeye bayılıyor hele üzüm görmesin yeter,bunun dışında şeftali ve muz favorileri ama diğer meyvalarıda hiç kaçırmıyoruz
*yemek konusunda ben olduumda daha az yiyor ama ben yokken gayet iyi yediğini söylüyor annem. sanırım ben olunca memeye güveniyor
*ben işe giderken ananesinde kalan kızım artık benim işten dönmemi beklemiyor,babası saat 21:00 gibi kızımı alıp evde beraber vakit geçirip sonra uyuyor,uyku düzeninin bu şekile girmesi benide rahatlattı. geceleri emmelerimiz hastalıktan sonra azaldı ve artık bırakmaya çalışacağız gece emmesini inşallah.
*müzik duyar duymaz oynamaya başlıyor kızım nerdeyse kapı gıcırtısına oynayacak:) geçen gün neşet ertaş çıkınca omuz sallayarak oynadı ki ben hayretler içinde kaldım,pop tarzı şarkılarda böyle oynamıyor sallanıyor:))
*kalem alıp yazmaya çalışıyor,eşleştirme oyununa her daim bayılıyor, kapaklar olacak; kavanozlarla,tencerelerle yada su şişeleriyle eşleştirip kapatıp açacak.
*minik bi civcivi var alttan kurunca tıkır tıkır yürüyen ve aynı şekilde birde muzu onları benim kurmamdan öğrenip kendi kurmaya çalışıyor.
*ağlarken "eylül lütfen ama sus " dediğimde hemen susuyor inşallah sonrasındada böyle devam eder. neden ağlamaması gerektiğini anlatıyorum sonrasında genelde devam etmiyor. ama çok hırslı bi çocuk bazan ağlarken ellerini ısırıyor.
*ısırmaya bayılıyoruz malesef, derya gittikten sonra filiz teyzesi kızıma vurarak sonra onun elini ısırmasını sağlıyor ben istemsemde
Gönderen emel zaman: 28.8.08 1 yorum
konu neler yapıyoruz
bikaç günümüz
salı günü sabah sami beye kontrole gitmeden önce ekmek yapan ananemize gidip ekmekçilere kahvaltı hazırlayıp anca doktora yetiştik ama kızıma kahvaltı yaptırdım tabiki, öyle bi katmer ve sac böreklerinden yediki ama aceleden resimleyemedim, bir elinde katmer bi elinde içecek süperdi pozları. sami bey şükür hastalığının geçtiğini ve hiçbi ilaç kullanmamamızı istedi. onada böreklerden ve aylar öncesinden sözümüz olduğu halde unuttuğumuz reçeli götürdük. eylüşün istediği şeyi yaptırması konusundaki hırsından bahsettim "bendede var bitane unutmayın" diyerek bunun normal olduğunu söyledi. çünkü kızım istediği şeyi eninde sonunda yaptırıyor, sabahtan akşama kadar unutmuyor vallahi. ananemize geldik ve yardım ettikten sonra ekmekten kalktıktan bi süre sonra ben işe geldim teyzemle vedalaşıp ama kızım teyzemi havaalanına kadar yolcu etmiş ve orda gene koştırmuş bi sürü, çocuklarla elele tutuşup ordan oraya eğlenmişler anlattıklarına göre ve teyzem giderken ha bire "kız sana bakmayacağım" demiş durmuş, sanırım ağlamamak için
çarşamba günümüzde rutin şeyleri yaptıktan sonra halılarımızı yıkamaya verme telaşımız nedeniyle kızımı ananesine erken bırakıp bu işimi hallettim ve sonra işe gittim.gece ise uzun zamandır gidemediğim letoma gittik hepberaber. kızım orda ne şirinlikler yaptı gene. arabada çok terlediği için ve bende işten haydarın dükkana inip ordan gittiğimizden hazırlıksızdım ,leto teyzesi üşütmesin diye bodysini çıkarıp kendi penyelerinden birini giydirdi ve bodysini ütü ile kuruttu ama kızımın bu haliyle etrafta dolaşması çok şekerdi.leto teyzesi kızına bir kazak işlemiş(yani örmüş ama letolar işledik diyorlar:))) çook beğendik çok teşekkür ederiz teyzesi,seni çok seviyoruz...
25 Ağustos 2008 Pazartesi
pazarımız
pazar günümüz filiz teyzemizle yapılan kahvaltıdan sonra tülaya bebek görmeye gitmeye karar vermemizle ani hareket ederek dışarı çıkmamızla başladı. ananemiz ve teyzem kırşehire gittiler cumartesi günü kışlık kurutmalıkları ve buzluğa konacakları almak için bu nedenle bu haftasonu onlarsız plan yaptık. cebeciden ankaraya binecekken filiz teyzemizin direksiyon hocası aradı ders için ve bizi aldı arabayla,yani kızım teyzesinin kullandığı araçla gitti tülay teyzesine, biz kızımla emirhanı sevdik bol bol ve tülayın yaptığı nefis yemeklerden yedim ben kızımda tülay teyzesinin eylüş seviyor diye haşladığı mısırdan yedi cerenin elinden. ve kızım bebeklik zamanlarını özlemiş olacakki ana kucağına oturup sallandı bi süre.
ve sonra önce ege sonra karadeniz turu balayısından dönen bahar teyzemize gittik. kızım orda şükran teyzesinin yaptığı gibi lavaboya oturup suyla oynadı bol bol bizde üç kızkardeş muhabbet ettik.
deryam...
ziyaretçi defterine yazdığın mesajın ardından buda msnime ben yokken yazdığın bir mesaj ve ben bunu yeni aldım. bu sabah annemlerde hepberebaer kahvaltı yaparken kızım senin yokluunu filizle doldurdu , derya olsaydı şimdi böyle vururdu diye kızıma vurmadan gösterirken eylüşde ıh ıhh yaptı:)) oda seni çok özlüyo emin ol teyzesi ve bugün annene dedim al götür derya özlemiştir diye ama o yok napıcam dedi:PPP annen senden beter durumda o burda ağlamaya başladı "çok alıştım, ben bu kadar olacağını düşünmemiştim" diyor devamlı. eve gelmek için kapıda iken eliyle eylüşe su atıyo eylüşde ona atıyoduki bi baktım gene gözleri doldu, ama napalım tatlım hasret heryerde...
"eylusumm bitanemmm ayrilali on gun olduu ve ben seni inanilmaz osllleedimmmm. bunlari yazarken bile gozumden yas geliyooo.keske yanimda olsan da isirsan kavga etsek yinee.seni de teysenle gondersinler"
22 Ağustos 2008 Cuma
bu sabah kahvaltıda ebuşlarda vardı,ebuş devamlı etrafda koşturdu eylüş ise sakin sakin oturdu
ve kızımı banyo sonrası giydirmeye ebuşa gidicez diyerek sakinleştirdim,iki kuzen gene nasıl özlemişler birbirlerini bol bol oynadılar ama sonrasında gene kıskançlık başladı tabi.iki minişde davamlı su içmeye çabalayıp suyla oynadilar
20 Ağustos 2008 Çarşamba
eylüşten haberler
geçen salı kızımın yedinci dişi çıktı ve bu nedenle bi süre ateş sorunumuz oldu yani ben dişe yormuştum ama dişimiz çıkıncada geçmedi ateşimiz ve götürdüğümüz doktor faranjit dedi, daha sonra pazartesi günü kendi doktorumuza götürdüğümüzde bronşlarının iltihaplandığını öğrendik malesef ve hemen hastanemizde buhar verdiler kızıma ve evdede gece sabaha kadar buhar makinamız açık ve gün içindede 3-4 defa buhar veriyoruz,hırıltıları geçti kızımın ve öksürüğüde düzeldi iki günde. kızımın bu sırada bol bol ateşini ölçtüğümüzden eylül derece ile oynamaya başladı ve dereceyi eline aldığında benim alnıma sürüyor haliyle,kızım bir hafta boyunca neredeyse hiç yemek yemedi ama zaten çok sevdiği meyva suyu içmeyide abarttı,çok nazlı idi bu hastalık sırasında ve yürümeyi bırakın benim kucağımdan inerek yanımda oturmayı bile reddetti,hep kucağımda boynuma yatar vaziyette idik ve meme olayını abarttık mümkün olduğunca,sami beye bırakmayı düşündüğümü söyledim ama o hastalığının geçmesini beklememi istedi. kızım benimle olduğunda devamlı beni tırmalayıp "annii annii mem mem " yapıyor ve benden bişey yemiyor ama annemlerde o kadar çok yiyormuşki teyzem ve annem hayretler içinde kalıyorlar.ve kuzenimin sözünün takılması için sedaların evinde iekn kızım onların köpeği ghost'a bayıldı ,ghostda eylüşe bayıldı ve ona camdan ne şirinlikler ne hareketler yaptı. eylüş su ile oynamaya bayılıyor bu nedenle gün içinde iş yapacağım zaman küvetine su koyup oynamaya bırakıyorum arada kontrol ederek,hele teyzemle su oyunları daha güzel, teyzem çeşmeyi açıyor eylüşde lavaboda oturuyor ve su ile oynuyor:))teyzem ben napıcam orda, çok özleyeceğim diyor devamlı. deryada giderken illa eylüşüde götürücem diye tutturmuştu zaten ama :))
Gönderen emel zaman: 20.8.08 0 yorum
konu neler yapıyoruz
düğünde eylüş pozları:))
ve gecenin şık-ı eylüş sultan:))
düğün sırasında ne olduğunu anlamayan kızım bi süre çubuk krakerle oyalanırken
kına gecesinde imdadıma yetişen çook sevgili arkadaşım hale,iyiki geldin bi sürü konuda elim ayağım oldun ve bi yerlere yetişmemi sağladın gene .
düğünden geldikten sonra yatağımızın üzerinde annesinin onun üzerini değiştirmeyi bekleyen tatlı kuzu eylüş
Gönderen emel zaman: 20.8.08 0 yorum
konu eylüşün pozları
19 Ağustos 2008 Salı
anlatabildiğim kadarıyla
içimdekileri,düşüncelerimi yazıya dökme konusunda çok başarısızım bu nedenle böyle bi başlık attım.aslında anlatılacak, daha sonra hatırlanası öyle çok şey varki düğünle ilgili ama ...
cuma günümüz çook hareketli geçti çünkü yapılması gereken bir sürü işimiz vardı. filizin ve benim elbiselerimiz için terziye gidildikten sonra kızılaya geçti kızlar bende eve geldim kayınvalidem,eşimin kızkardeşi alev ve çocukları gelmişti çünkü,onları ve kızımı alıp eve çıktım ama gelinlik provası ve slayt gösterisi için tekrar kızılaya çıkmam gerektiğinden akşamüzeri alevle beraber dışarıdaydık ve gelinimizle buluştuk,filiz elbise işini halletmek için tekrar terziye geçti. gelinliğimizin son detayları için bekledik ve teslim aldık, düğünde takmak için inci kolye takımımızı aldık bu sırada. eve geldik ve hemen hazırlanıp ortaya çıktık. bizde düğün öncesinde aile ve yakın akraba eğlenir, kendi aramızda söyleyip oynadık ve kınaya hazırlandık.ertesi gün öğleden sonra hazırlı olsuna erkek evine gitmek için hazırlandık,hayırlı olsuna giderken erkek evine bişeyler götürülür,bizde çörekler,tatlılar,tavuk vs vs hazırlayıp gittik ve orada yemeğimizi yeyip biraz oynayıp geri geldik evimizdeki misafirlerimizi ağırlamaya.
babam ve eylüş hayırlı olsuna gitmeye hazırlanmış bizi beklerken:)
kız anası ve erkek anası farkı:) erkek annesi gülüyor kız anası mahsun:)))
teyzem ve yengem oynarlarken.
ve mükocanım babasının yokluğunu aratmayarak oynarken . canımmm şişeler çıkınca elindeki şişeyi ortaya dikip etrafında dönerek oynadı,hiç tanımadığı halde bi insan bu kadarmı babaya benzer. çünkü oynadıktan sonrada kızlar topluluğunun arkasından gitti dana:))
damat ve sadıçın kollarında kızım,tamer çok koşturdu düğünde özellikle kayın geldiğinde ona yaptırmışlar bi çok şeyi e ama sadıç çekecek:))
vee tüm kızlar benim evde son detayları yaparken
babası ve eylüş kınada
kınadan
anne kız son gece...
filiz ve bahar kaşıkla yöresel türkülerimizle oynarlarken
en sevdiğim bu manilerden
ve üç kız kardeş


