CLICK HERE FOR BLOGGER TEMPLATES AND MYSPACE LAYOUTS »

16 Ocak 2009 Cuma

istanbul

cuma günü mine ile buluştuktan sonra karşıya alinin halalarına gittim, saolsunlar çok güzel ağırladılar ve hastalığımıda iyi ettiler.




ilk akşam satı halada kaldım, ben gittiğimde herkes ordaydı,benim yemek yememden sonra sohbet edip sonra sertanla ikimiz ders çalıştık herkes gidince, ertesi sabah satı halam haşhaşlı sacüstü yaptı nefis olmuştu gene bi sürü yedim ve birde sabahın erken saatinde kalkıp aşure pişirip dağıttı herkese.
cumartesi günü öğlen rabia halamlarla esrayıda alıp alışverişe vurduk kendimizi:) efenin doğumgünü için kırmızı papyon ve pantolon askısı aradık ama gittiğimiz palladium alışveriş merkezinde bulamadık malesef, akşama şadıman halaya balık yemeye gitmeden alışveriş sonrası çok acıktığımızdan rabia halamlara gelip yemekteyizden alınan tariflerden yapılan yemekler yedik:)) patates çorbası, soslu et ve profiterol yedik bol bol hele efe nasıl yedi ...pendiğe gittiğimizde eve girmeden pendiktede aradık papyon ve pantolon askısını ama herkes ağızbirliği etmişcesine getirmemişti bizim istediğimizi.nefis balık ve salata sonrası esra ve efeyi bırakıp rabia halamlara geldik ve orda kaldım o gece, ertesi sabah erkenden kalkıp bulduğumuz tüm açık mağazalarda kırmızı papyon ve pantolon askısı arayıp gene bulamamanın sonucunda kozyatağı carrefoura gittik ve ordan tam istediğimiz gibi olmasada birbirine uyumlu olarak papyon ve askıyı aldık. benim efeye doğum günü hediyem biraz olaylıda alınmıştı ve artık yola çıkabilirdim. rabia halam eylüşe çok güzel mont ve bot takımı almış bunlar için tekrar teşekkürler ediyoruz. saat 16:00 gibi sultanahmette kaldığım yere geldiğimde bizimkilerin gezmede olması sebebiyle bende münire teyzeme pazar akşamüzeri gitmeye karar verdim ve hemen eminönüne inip otobüse bindim,yaklaşık 40 dk sonra annemin teyze kızının evindeydim.
herzamanki canayakınlığı ile beni ağırlayan teyzem, çocukları ve eşiyle muhabbet ve yemek sonrası sultanahmete geri döndüm. çünkü ertesi gün eğitimin son günü idi ve çalışılacak çok dersim vardı. salı günü sınavıda atlattıktan sonra evimize dönüş için yola koyulduk. çoğu zaman hasta olsamda istanbul hep güzeldi....

12 Ocak 2009 Pazartesi

mine ile görüştük

daha önceki gelişimde yoğun olduğunu bildiğim mine ile görüşememiştik ve geçen hafta içi planımızı yaparak cuma günü öğle yemeğinde buluştuk,aslında neslihanda planımıza dahil olacaktı ama işgezisi için şehirdışından dönüüşü ve bulunduğumuz yerin uzaklığı nedenlerinden bize katılamadı. minenin ofisi ile thy genel müdürlük binasının yakın olması işimi kolaylaştırdı ve yemek arası verir vermez taksiye atlayıp arkadaşımın yanına gittim. nefis bir öğle yemeği eşliğinde bol sohbet ettik ama ikimizde resim çekmedik meraklılarına duyrulur:) benim yemek saatimin kısalığından dolayı kısacık bir zamanda keyifli vakit geçirdik arkadaşımla. eylüle aldığı kitap için çok teşekkür ediyorum,seni tanıdığım için çok mutluyum.

8 Ocak 2009 Perşembe

istanbulda 7 kişi

ankaradan "thy eğitimcinin eğitimi" için takım liderleri ve eğitmenler olarak geldik bu defa istanbula, genelde hepberaber dolaştık,yemek yedik alışveriş yaptık... salı günü binbir zorlukla ,yaklaşık 2,5 saat trafik çilesi çekerek cevahir alışveriş merkezine gittik, önce yemek sonra alışveriş faslından sonra 15 dakikada eminönüne geldik ki buna çok şaştık, ama e5 kabus istanbul için bunuda anlamış olduk. galatayıda arkamıza alıp hatıra fotoğrafımızı çektirdik.soldan sırayla ayşe,senem,türker,şilen,ebru, serkan ve bende resmi çeken:))

her ne kadar beraber olsakta ankaradan sevdiklerimizden uzak olmanın verdiği garip bi his var hepimizde ve her boş anımızda telefonlarımıza yapışıyoruz,şekil 1a:))
bizim hiltonda:)) yemek çıkmadığından dolayı yemeklerimizi dışarda yiyoruz, zaten dışarda yemeyi sevmediğim için bu pek kolay olmuyor, hergün ne yesek derdimiz var. ilk gün karar verir ıslak hamburgercide iken...


ebru ve ayşeyi istanbul manzarası ile çekmek isterken serkanın koşarak resme atlaması durumunda yakalanan bir poz:))

kızımı özledim

istanbuldayım,kızımdan ayrı ...
aslında istanbulu çok severim ama ,kızımdan ayrı kalmak özellikle telefonda yaptıklarını duyup yanında olamamak çok dokunmaya başladı bana.

3 Ocak 2009 Cumartesi

ve yine istanbul


anne yine istanbula gidiyor pazar saat 13:30da. bu defa yapılacaklar listem var ve bu listeye çoğunlukla uymak istiyorum. mine ve neslihanla görüşülecek, karşıya rabia halaya gidilecek, münire teyzeme gidilecek,mümkün olursa özleme-yalovaya gidilecek, eyüp sultana gidilecek,ikeaya gidilecek cek cek cek:))bile bile bu resmi koydum ,herzaman gözümün önünde olan gözbebeğim ,bitanem kızım hep aklımda ....

anne istanbulda

eğitim birimine geçtikten sonra, thy projesi eğitimlerine yönlendirildim ve bu proje kapsamında eğitimi biten bir grup ve takım liderleri ile thy dinleme ve daha başka bir eğitim için istanbula geldik 28 aralık pazar akşamı. kızımdan ayrılmak çok zor oldu tabi benim için, hatta filiz teyzesi onu alıp ananeye götürdü ben evde hazırlanayım diye işte o an nasıl ağladım nasıl, of çok zor kızımdan ayrılmak ama çalışmak lazım çünkü bunlar kızıma yatırım.


işte istanbula gitmek için evden çıkarken uyuyan kızım, kuzumm...

istanbula gidilirde gezilmezmi, tabiki gezdik ama soğuk,kar ve eğitim çıkışı ne kadar gezilebilrise o kadar gezdik.elimdeki poşette kızıma aldığım bebeği var, ilk geldiğim gece kızım bebeği görünce nasıl mutlu oldu ve hala o bebeği görünce yüzüne çok tatlı bir gülümseme yayılıyor.

istanbulda vaktimin çoğunu geçirdiğim ayşe ve ebru hanımlarla galatada balık ekmek yerken.

ben istanbuldan 1 ocak sat 00:45de döndüm,yani yeniyıla yolda girdim ama ilk saatlerde kızımla olabilmek için bu gerekli idi,onunla olabilecek vaktimdem çalmamak için eğitim biter bitmez yetişebildiğim ilk otobüsle geri döndüm ve kızıma kavuştum. bu arada annemle planladığımız üzere ayrılık emme olayımızı bitirmek içinde bir fırsattı ama döndüğümde eylüş hala unutmamıştı, ama vermedim meme,kızım hala istiyor ama konuşarak anlatıyorum kabul ediyor ama bi süre sonra gene istiyor, aslında o kadar tatlı bakıyorki versemde emse diyorum ama bırakmanında zamanı geldi ,hem bu ayrılıklarla bendeki sütün ona yararı değil zararı var biliyorumda. sanırım diğer istanbul dönüşümde tamamen unutmuş olur.

ebuşla-eylüş


geçen cumartesi yani anne istanbula gitmeden önceki gün ebuşla eylüş buluşması yaşandı ve iki kuzen delirdiler gene, başta sarılıp koklaşmalar ve sonrasında gene itişip,kavgalar.

tuğçe teyzemiz




istanbula gitmeden gelen tuğçeye ait fotoları anca koyabiliyorum. deli arkadaşım sanki eylüşe hiçbişi almamış gibi gelriken gene elbise getirmiş. kızım yeter yahu artık koyacak yerimiz kalmadı vallahii:))kızım o gün akşam tuğçeden inmedi hiç,devamlı onun elinden yemek yedi(mahsuscuktan ) ve gideceklerini anladığında yaygarayı kopardı.

27 Aralık 2008 Cumartesi

anne-kız bi süre ayrı

yoğun bir hafta geçirdik yine ve aslında bir sürü şey yaptık ama yzmaya vaktimiz olmadı,şimdi yazmaya oturdum ama bu defada makinamızı ananede unutmuşuz sadece özet geçeceğiz. anne yarın 4 günlüğüne istanbula gidiyor thy eğitimi için, dünden önceki gün kızım bahar teyzesine gelen nisaya bayılmış, nisa henüz 4 aylık-bahar teyzemizin arkadaşı tuğçenin yeğeni,ogün herkes eylüşün nisaya olan sevgi ve ilgisine bayılmış çok sevmiş kızım nisayı çok ve dün serra teyze geldi ve eylüş onada bayıldı resmen... şimdilik bu kadar gerisi dönünce ,herkese mutlu yıllar şimdiden....

23 Aralık 2008 Salı

işte eylüş


çok güzel bir haber

bugün doktor kontrolü olan kızkardeşim arayarak bebeğin büyük ihtimalle erkek olduğunu söyledi,yani tülin hanım net konuşmamış ama büyük ihtimalle erkekmiş... sağlıklı olması tabiki öenmli olan ama haydar hep erkek istediği için bu habere çok sevindik, allah tamamına erdirir inşallah sağlıkla kucağımıza alırız

lidya

kenanla kezbanın kızları lidyayı görmeye gitmiştik bayramda ama lidya daha küçük olduğu ve biz orada olduğumuzda uyuduğu için ben lidyanın resimlerini çekemedim güzel olarak ama saolsun kenancım lidyanın resimlerini yolladı ve işte minik tatlış lidya....

kaaker

bu aralar kızımla yaptığımız şeyler eskisi kadar çok değil. anne işten gelince sarılıp koklaşmak,ananede yemek yedikten sonra eve gelip biraz oyun,parmak boyası,ahşap oyuncaklarımızdan bebeklere kıyafet giydirme olanla oynama,kovalarımızla kuleler yapma ,meyva yeme,süt içme ve kızımın bayıldığı ağzı kapaklı bardağında karekerlerimizi çıkarıp yemek.... eylüş hanımın öyle tatlı bir kraker demesi varki ne kadar yazsamma anlatamam ama kaaker gibi bişi diyor, ananesi anne sana ne aldı dediğindede bu cevabı veriyor,oysaki işten gelirken hiçbişey almıyorum kızıma. hem alışkanlık edinmesin hemde sanki kendimi bişeyle affettirecekmişim gibi düşünmesini istemiyorum. kızım kocaman oldu artık herşeyi biliyor ve cevap veriyor yada yapıyor,hadi banyo yapalım diyorum anni bıcı bıcı deyip soyunmak istiyor mesela. kızım gezmeye gideceğimiz zaman yürümek istiyor haliyle ama biz yorgunsak "eylül bak arabaya bineceksin yürümek yok tamammı" dediğimizde bizi üzmeden arabasında oturuyor ve yürüme konusunda ısrar etmiyor. hala çok taklitçi eylüş hanım herşey ama herşey taklit ediliyor. "ebuş nasıl ağlıyor" "ebuş nasıl zıplıyor" "bebek nasıl hapşuruyor" "tvdeki köpek napıyor" hepsi ama hepsi taklit ediliyor.çok güzel halay çekiyor,tempo tutuyor ve daha unuttuğum bi çok şey var.

19 Aralık 2008 Cuma

neler yapıyoruz

aslında eylülün artık yapmadıklarını saymak daha kolay sanırım, herşeye bir cevamızı var ve istediklerimizi gayet net anlatıyoruz, yapılmasını istiyoruz,yapılmassa sinirleniyoruz, herşeyi çoook iyi anlıyoruz hemde çoook, taklit hala çok belirli bir şekilde yapılıyor ama annenin işlerinin yoğun olması ve özellikle yeni başlayan kalabalık bir eğitim grubumuzun sabah eğitimlerine girmemden eve erken gelsem bile kızımla vakit geçiriyorum sadece bol bol. sabah 07:00de başl0ayan, bir eğitim için hazırlanıp şirkete gitmem için sabah 05:30da kalkıyorum ve saat 16:00 gibi eve geldiğimde çok yorulmuş oluyorum ve sadece kızıma yetebiliyorum(bu gün uyuklayarak ona bile yetemedim) neyseki annem çok yakın ve saolsun yemek vs olaylarınıda annemde atlatıyorum yoksa hayatta ayakta duramazdım.eğitim cumarteside var sadece pazar günü izinliyiz ve pazar günü izmir-çeşmede maçı olan babamız cumartesi akşamı yola çıkacak maç için ve pazartesi akşama onu anca görebilecek eylüş. şimdilik bizden bu kadar sonra uzun uzun yazabilirim umarım eylüşün yaptıklarını...

15 Aralık 2008 Pazartesi

bavul kuzusu


kızım dün gece filiz ve bahar teyzesiyle resmen kudurdu, filiz teyzesi oje sürerken durmadı ve teyzeside onada oje sürdü ve sabah annem kim sürdü diye sorduğunda piiz demiş:)) sonunada tezee diye ekleyerek. akşam eve gittiğimde bi iiikii üüs diye saydı durdu . bu sabah iş için antalyaya gidecek olan filiz teyzemiz dün eylülün yanında hazırlamak istedi bavulunu ama eylüş buna fırsat vermedi tabiki, işte bu zmanlardan bi kaç kare...(resme bilerek yaz kızı başlığı attım, bu bavulla yaza geri döneriz belki diye )

12 Aralık 2008 Cuma

son bayram günü


son bayram günü yaptığım planlara sadık kalamadık sadece yeni doğum yapan halamın kızı fatmaya cümbür cemaat geçmiş olsun ve bebek görmeye gidebildik kısa bir ziyaret olarak.sonrasında evde idik, saat 21:00 gibi özgür geldi ve kızım ona kolonya ve çikolata tuttu evin genç kızı olarak

bayramın üçüncü günü

üçüncü bayram günü gündüzünde emine ablamlar önce annemlere akşamüzeride bize geldiler,beratla eylüş oynadılar bende rahatça soframı kurup misafirlerimi ağırlayabildim akşam saat yedi gibi ise babamın amcasının oğulları mustafa ve kahraman abimler eşleriyle geldiler,kızım uykudan uyandığı için havasındaydı ve bütün marifetini gösterdi onlara

11 Aralık 2008 Perşembe

babakız


bayramlaşmak üzere annemlere çıkarken süslenen kızımla babası kapı önünde poz verdi...

sultandaydık

bayramın ikinci günü lidyalardan dönüşte sultanlara gittik bayramlaşmaya ve orada emre,sultan ve umutla oynadı kızım bol bol.bizde akşam yemeği keyfi yaptık hazine ablanın ellerinden çıkan yemeklerle ve sonra evimize geldik çünkü bütün kuzenler bizde toplanmıştı ama ben yoktum:) reyhanigonca,bahar ve filiz ben gittiğimde yemek yemiş, çay keyfini bile bitirmişti ünkü eve geldiğimizde gece 24:00 a geliyordu saat. kuzenlerle yapılan sohbet,eylüşün sevilmesi,oynanmasından sonra uyuduk ,yeni bayram sabahına uyanmaz üzere...



lidyaya gittik

bayramın ikinci günü uzun zamandır istediğimiz ama bi türlü fırsat bulamadığımız,çok sevdiğimiz arkadaşlarımız kezban ve kenanın kızı lidyayı görmeye gittik saadet ve alperle, arabaya biner binmez tunayı karşımda koca bir delikanlı olarak görünce şok oldum, hele birde bu yakışıklılık allahım ne tatlı olmuş maşallah. kenanlarda bol bol doğum anılarımızı paylaştık aynı doktora giden üç bayan. elif teyze ve mahmut amcayı uzun zamandır görmediğimden onlarıda çok özlemiştim ve elif teyzenin elinden nefis yiyecekler yedik gene ve özellikle kalburabastının tarifini almadan yapamadım ve bu kadar güzel şeyin üzerine lidyanın aşırı güzelliği ve şirinliğide eklenince süper bir akşam geçirmiş olduk. herşey için çok teşekkür ederim