CLICK HERE FOR BLOGGER TEMPLATES AND MYSPACE LAYOUTS »

25 Kasım 2013 Pazartesi

Birgülcük,

Şimdi biz yazmaya ve okumaya başladık  ya yavaş yavaş. İşte bu okuma ve yazma anılarından biri kızım virgül yerine birgülcük diyor ve ben her seferinde kendimi zor tutuyorum. İlk defasında düzeltmeye çalıştım ama sonra nasılsa düzeltecek şimdilik böyle kalsın:))

8 Kasım 2013 Cuma

Vee öğretmenimizden şikayet...

Eylül Hanımın maceraları biter mi? Okula başladık diye durulacak değiliz elbet. Evde iki sene önce başlayan makas yaramazlıklarımız durmak bilmedi aslında ve bu konuda sıkı sıkı tembihler, kızmalara  rağmen malesef devam etti. İlk vukuatımız Ebru ile birbirlerinin saçlarını kesmekte ve bu yaklaşık bir yıl boyunca her saç taramamızda konuştum kızımla yapma etme diye, ama dinler mi.  Annem bir gün eteğini kesilmiş gördü bir gün kırlenti ve konuştuğumuzda hep aldığımız cevap "Sihirbazlık denemeleri yapıyorum." oldu. Dün okula Eylül'ü almaya giden anneme öğretmen iki Eylül'ün velisi kalsın demiş ve sonrasındaki konuşmada malesef yine makas vukuatı yüzünden şikayet edilmişiz. Öğretmen tahtaya yazı yazarken makasla tüm sırayı çiz sen! Tabi öğretmeni konuşmuş ve hatta kızmış . İnşallah bir daha yapmaz :( 
 

21 Ekim 2013 Pazartesi

Aslında uzun zamandır yazmayınca çok şey var gibi görünüyor ama toparlaması da zor oluyor:)

Hayatımızdaki en büyük gelişme tabiiki okula başlamamız...

Okul hayatı anlatılmaz yaşanırmış. Okula alışma, alışveriş, defter-kitap kaplama, her gün çanta kontrolü-  ıslak mendil, peçete tamamlaması, ödevler ve öğretmenin notlarının kontrolü ve en en en anlatılmazı ise ödevleeeeeeeeeeeeeeeerrrrr:) 

Aman tanrım nasıl bir dert bizim için ödev yapmak....

Şimdilik bu kadar, sabah İstanbul için erkenden yola çıkmak lazım...

26 Ekim 2011 Çarşamba

Eylüş'ün vesikalık halleri







Yazmıyorum uzun zamandır. Gezmekten,işyerindeki yoğunluk ve gerginlikten ,bayramdan :) Ararsam bahane çook... Kısacası içimden gelmiyo. Ama resimlerimiz var :)Herkese sevgiler.

2 Aralık 2010 Perşembe

yüzük!!!

lelüşümle konuştuk bugün uzun uzun ve sevgi gösterileri ile bi sürü... annee seni seviyorumm, bebeğim, canımm diye diye.. ve sonra annem aldı telefonu ve gene eylüşün bombalarından birini patlattı bana. Eylüş hanım yüzük istemiş kendisi ve mükremin için , yüzük takacaklarmış ... ve hatta çarşıya indiklerinde hatırlatmış " ananeee hani yüzük alcaktın mükmeninle bana " diye. Ne olacak bu kızın mükreminle evlenme sevdası bi türlü unutmuyor... Benden de istedi ve sonra " söz müü" diyor bide...Oysaki ondan önce yüzük takması gerekenler var... anlayana!!!

20 Kasım 2010 Cumartesi

Uyurken...

Dün gece sabaha karşı anca rahata erip uykuya dalan kuzum o kadar tatlıydı ki resim çekmeden yapamadım....

Bayramda Eylül

Kızımla 8 gün geçirdik bayram ziyaretleri dışında evden çıkmadan :) Valla benim bünyeme baya ters bi olaydı ve bugün bunu kıracaktık ki Eylüş dün gece midesini üşüttüğü için bugün halsizdi ve evden çıkamadık...

Kızımla yemek yaptık bol bol:) Özellikle dün ve bugün hasta yemekleri. Bugün zor yedi hatta ananas dışında bişey yemek istemediği için işin içine onu daha fazla kattım ve o zevkle yemek yedi kuzucum... Bu arada dün yoğurtlu havuçtan o kadar çok yediki acaba o mu dokundu diye hala düşünmekteyim...


18 Kasım 2010 Perşembe

istanbul öncesi ve sonrası


6 günlüğüne istanbul'a gittim geldim, bir hafta öncesinde Konya Beyşehir' e düğüne gittik geldik Serkan Hoccayı everdik:) İstanbul'a gittiğimin günü Ankara'da nihakını yaptık. İstanbul'da tek bi foto çekmemişim çünkü sadece hatta fazlasıyla iş vardı. İşyerinde olmadığım zamanlarda otel odasında çalıştım gece 3 'e kadar ama oldu mu evet oldu ve İstanbul'u hiç gezmeden hiç foto çekmeden hiiiiç karşıya geçmeden gittim geldim. Beyşehir'e giderken Burak efe nikahta ise kızımın en sevdiğiii Asu ilgilendi onunla bol bol ve ona çok güzel bir etek ve bluz almış, giydirdiğimizde herkes bayıldı eteğe.Geldiğim haftasonu kızımla bol bol gezdik,bir hafta geçirdik bayramı ettik...

28 Ekim 2010 Perşembe

iki dumur anne:))

Bugünün yarım gün çalışılması nedeniyle dünden kızlarla alışverişe gitme kararı alınca kuzuyu da işe getirmeye karar verdim ve dün akşam dolabından kıyafet seçerken gene beni dumura uğrattı...

- Eylüş hangi kıyafetini giyelim? Immm bu olur mu?
- Yok olmaz
-Peki bu
- Olmazz onu düğünde giymiştim
-Hı!!!

Cumartesi günü Beyşehirdeki düğünde aynısını giydi diye giymek istemedi....

24 Ekim 2010 Pazar

bir dumur anne...

odasında arkadaşı/kuzeni ebru ile oynayan eylül sultan , dolabından şapkaları çıkartıp birini kendine birini ebuşa takar. Yanlarına gittiğimde ise bana
-anni ya sen git biz küçük sırlar oynıycaz " demezmi... Tam dumur oldum ama genede sordum
-peki senin adın ne?
- Su !!!!

1 Ekim 2010 Cuma

SADECE VAZGEÇMEYİ BİLDİM

Asla sevmediğim birine seni seviyorum demedim,

Ya da asla birini severken karşılığını beklemedim.

Dostluğuma değer biçmedim,sevgime ise hiçbir zaman sınır çizmedim.

Sevdiysem sonuna kadar gittim, bitirdiysem öldürse de hasreti geriye dönmedim.

Bazen çok kırıldım, bazen belki de kırdım.

Ama hata insana mahsustur dedim.

Affettim, af diledim.

Kimileri birden fazla kırdılar kalbimi ama ben onları yinede affettim.

Onlar belki beni saflıkla yargıladılar.

Belki de içten içe sinsice güldüler.

Ama asıl unuttukları şuydu;

Ben aldanmadım..!

Aldanan her zaman kendileri oldular ama bunu anlayamadılar.

Bir insan kaybının ne olduğu bilemedikleri için,

Kaybetmek onlar için bir alışkanlık haline geldiği için.

Oysa ben hiç insan kaybetmedim.

Sadece zamanı geldiğinde vazgeçmeyi bildim o kadar..

CAN YÜCEL

11 Ağustos 2010 Çarşamba

118 18 Uzungöl'de idi:))




Hani reklamlarda çıkıyoruz ya balık ayhanlı tıngırı mıngırı:) Erzincan lokasyonu olarak bütün birimler toplandık toplandık ve Uzungöl'e gittik daha doğrusu Genel Müdürümüz götürdü bizi.Ankara ve İstanbul ise 3 haftadır üst üste Akçakoca'da buluşuyor haftasonları... Her birimden 3 kişi katıldığımız organizasyonda gezerek, oyunlar oynarak, genel müdürümüzün hayatla iç içe geçmiş Yönetim Becerileri Seminerine katılarak, oyunlarda yenilenlerin masa hazırlayıp, servis yapmasıyla , tavlayla okeyle güzel bir haftasonu geçirdik. Kızımdan ayrıyım ama madem buradayım tadını çıkarayım mantığındayım....


Aklımda kalanlar;
** Muhteşem manzara
**Muhteşem ötesi ağaçlar
**Göl e girip serinlemek:)
**Kısa bi süre de olsa su bulamamak:)
**Yumurta projesi( allahım süperdi çok eğlendik)
**Takım halinde ıslandığımız kova oyunu
**Şişe ve poşet oyunu
**Ödüller:)) Ben yönetim kadrosunda olduğumdan bana ödül verdirdiler , ödül alamadım:))
**İki defa gezmeye çıktığımda yanıma cüzdan almayı unuttuğum için alamadığım yeşil küpe ve kolye :(
**Aksi mia ksi otel sahipleri,bu ne aksilik anlamadım yafuu...

9 Ağustos 2010 Pazartesi

Canım kızım

Televizyonda Erzincan-Tunceli yolunu kesen terör olaylarını duyan kuzu
"Baba Ezincan diyoo" demiş ben buradayım diye .... Canım bebeğim ....

2 Ağustos 2010 Pazartesi

tatil ve sonra yine Erzincan




Bi daha gelmeyeceğim diye uzun uzun yazmıştım oysaki. Sevmediğimden değilde , işte öyle Neyse Erzincandayım ama önce tatildeydik kızımla Marmaris'te. İnternetsiz, denize sıfır, dipdibeydik ana kız her an, çok güzeldi hemde çoook... Hiç gereksiz bişilerle uğraşmadım, hep kızım ve deniz ,uyku, dinlenme, keyif vardı....

6 Temmuz 2010 Salı

Emel'in Erzincan günlüğü:)







Aslında apar topar geldim bu defa, Cuma izinliydim ve düğün vardı saat akşam 19:00 civarı Pazar Erzincana gidiyosun denildi, peki dedim ve geldim... Yoğun çalıştım ilk hafta açılışa kadar, hep istediğim açılışı görmek kısmet oldu ama ilgilenmedim çok... Cumartesi bi kaç saat ara verip Neslihanlara gittim bahçede erik,kiraz,kayısı yedim nefis nefis sohbet ettim, Hatice falıma baktı:) Ve pazar Erzincan THY ekibi olarak Kemah a gittik gezdik . Çok güzeldi hemde çoook....
Erzincan'da en çok ne yedim: Kiraz(hayatımda yediğim kirazların toplamı kadar)
Erzincan'da en çok ne yaptım: Çalıştım:)
Erzincan'da en çok neyi özledim: Eylüşümü
Erzincan'da en çok ne gördüm: Assistt açılış ilanları:)
Erzincan'da en çok ne yaptım : Gezdim,mutlu oldum:)) Erzincan' ı seviyorummm(kızımdan ayrı olsam da:( )
Erzincan' a gelirseniz:
**Un - kesme çorbası için
**Taleks yeyin(Işıkpınar-giderken dikkatli olun:))
**Ekşisu için hemde mutlaka
**Bayırbağ'da piknik yapın
**Çimin(Üzümlü) de Ali Usta'da köfte yeyin, matarada demlenmiş çay için( yemezseniz hakkımı helal etmem, zaten yerseniz de bi tane kesmez :))
**Çimin'de mevsimine göre bağa dalıp kiraz, kayısı , üzüm ne bulursanız yeyin:)
**Kemah'a gidin, giderken Soğuk Sular'a , Saklı Cennet'e, Melik Gazi Türbesi'ne uğrayarak, kaleyi gezmek için 1 saate yakın zamna ayırın. Kale için yürüyüş malzemeleriniz hazır olsun ve el feneriniz de:)
** Bakırları çok güzel ,mutlaka çay kaşığı vs alın
**Peynir ve tereyağı süper , anneme kilolarca aldım hala doymadı:))
**Gümüşhane üzerinden Karadenize açılın. Giderken Gümüşhane'de Kral kömeye uğrayıp mutlaka köme ve kral tatlısı alın, paranız yksa bile uğrayın veriyolar ve sonra yollayın diyolar:)) Zigana'da et yeyin ve üzerine Hamsiköy'de sütlaç yeyin.Sümela'yı gezin, Trabzon'dan Ardeşen üzeri Ayder'e çıkın, çıkarken arabayı heryerde durdurup resim çektirin ve sonra nefesiniz kesilsin güzellik karşısında , saatlerce yürüyün ama yorulmayın, Ayder'de kuymaklı kahvaltı yapın,yürüyün yine yürüyün tadını çıakrın bu güzelliğin.Of, Sürmene vs vs üzerinden Akçaabat'a gidin Nihat Usta'da köfte siparişi verin ama kiloyla:) ardından laz böreği yemeyin( ben sevmedim) Geri dönerken geri kalan yerleri resmedin...
Yapmadıklarım-Önerilenler:
**Yamaç paraşütü -10 tl (çok pahalı olduundan yapamadım:PP
**Rafting
**Kemaliye gezisi-yol uzun ve haftasonum bi tane:)

4 Temmuz 2010 Pazar


Teyzesinin balısıı,, bugün 1. yaş günün ve yanında değilim ama geldiğimde telafi edicem balküpüm benim..... Nice mutlu yaşlara bebeğim .........

22 Haziran 2010 Salı

patlak ağacı



siz hiç patlak ağaçlarında saatlerce patlak patlattınız mı?




Evet çocukluğumun en zevkli oyuncaklarından biri ile tanıştı kızım köye gidince; patlak ağacı ile... Ananemi gezdirmeye köye gittik annemle taa ben Erzurum'a gitmeden ve tabiki bağa gittim ve orada saatlerce bi patlak ağacından bi başkasına atladık ananem, Eylüşün ananesi- annem, Eylüşün annesi- ben ve eylüş. Kaç kuşak oluyor:)) Allahım ne özlemişim ya ben bu patlak ağacını.




Diğer gitmemde kaya kınası yakacağım avucuma....




Siz hiç kaya kınası yaktınızmı elinize???

13 Haziran 2010 Pazar

babalar ve mezuniyet günü:))



11 Haziran 2010 Cuma

yaşar'ın dünyası:)


Yaşar benim doğum günü hediyem. Eylem ve Apo'dan ben Erzincan'dayken masama bırakılan ve yaklaşık bir ay Asu'mun baktığı balığım... Telefonda duyduğumda çok mutlu olmuş ama orkmuştumda ya bişi olursa diye ama maşallahı var Yaşar'ın alıştı hareket bile öğrettik:PPP Az önce Asu'm "Hocam Yaşar'ın suyunu değiştirdim. Pavlov'un köpeği gibi artık Yaşar, cama tıklatınca zıplayıp yeme geliyor" diyor:)) Gelmeden önce özlerim diye resmini çekmiştim,iyi yapmışım ve işte karşınızda Yaşar :) Yaşar'ın isim annesi Asu, ben yokken bişi olursa diye korkmuş oda o nedenle Yaşar ismini koymuş ve avaviumunada Yaşar'ın Dünyası ismini yapıştırmış. Geldiğimde çok hoşuma gitti hala duruyor isimliği..
Bu arada masamı bile özlemişim. Erzincan'da bir ay, 20 gün Ankara ve sonra iki hafta Ersuum olunca:)) Masamda mavi çiçeğim 10 yıl önceden Tansaş hatırası ve kaktüsümüzde genel müdürümüzün tüm çalışanlara hediyesi...

özledim bu kızı ben yaa

Kızımla bol bol telefonda konuşuyorum ve tabiki annemlede. Annem bol bol kuzunun neler yaptığını anlatıyor . Hollandadaki teyze kızısı Derya kızıma keçeli boya kalemleri ve saç olarak çıkan oyun hamuru ve makas getirmiş. Kızım bol bol keçeli kalemlerle resim yapıyor ve ananesinin evindeki odasına asıyorlarmış.Annemin gülerek anlattığı resim ise kızımın turşu resmisi:)) E bu kadar turşu seven birinin sevdiği bişeyi resimlemesi gayet normal. Deryanın getirdiği oyun hamurunu oyuncağın içine itince oyuncağın saçları çıkıyor ve sonra kuzusu makasla kesip kuaför oluyormuş.
Dün akşamki konuşmamızdan sonra ise Mükremini istedim ve onunla konuştum kızımla knuştuktan sonra. Eylül mükremine telefonu al annem sene konuşurken mükmenin abi anneme selam söle dedi:)))Sanki az önce benimle konuşmadı.
Erzurum'daki eğitimlerim Sağlık Bakanlığı MHRS için verdiğim eğitimler yani THY eğitimlerine göre daha kısa, evime hastaya salı dönmüş olacağım bir sorun olmazsa. Bir sorun olmazsa diyorum çünkü İstanbul içinde randevuların MHRS üzerinden verilmesi için çalışmalar bitmek üzere , kısa bi süre içinde İstanbul çağrıları da bize akacak ve çok yoğun olacak burada çağrı alan asistanlarımız. İstanbul çağrıları biz gitmeden gelirse , yoğunluktan burada bi süre daha kalırız kaygısı yaşamıyor değilim. Erzurum'u ve operasyonu seviyorum ama kızımı özlediiiimmm....