CLICK HERE FOR BLOGGER TEMPLATES AND MYSPACE LAYOUTS »

20 Ağustos 2008 Çarşamba

neler yaptık


evim evim güzel evim ... kızım evinde ve bebeğini sallıyor beşiğinde biz yemek yerken eylüş gene bişi yemezken

dişi çıktı ama hala kızım dişini kaşıyoken


ya baba ya versene makinayı bende çekicemmm





veee havuzda eylüşşş




o gün kızımın dişi yüzünden ateşi vardı ve keyifsizdi baksanıza duruşa.



düğünde eylüş pozları:))

ve gecenin şık-ı eylüş sultan:))

düğün sırasında ne olduğunu anlamayan kızım bi süre çubuk krakerle oyalanırken

kına gecesinde imdadıma yetişen çook sevgili arkadaşım hale,iyiki geldin bi sürü konuda elim ayağım oldun ve bi yerlere yetişmemi sağladın gene .
düğünden geldikten sonra yatağımızın üzerinde annesinin onun üzerini değiştirmeyi bekleyen tatlı kuzu eylüş

19 Ağustos 2008 Salı

anlatabildiğim kadarıyla

içimdekileri,düşüncelerimi yazıya dökme konusunda çok başarısızım bu nedenle böyle bi başlık attım.aslında anlatılacak, daha sonra hatırlanası öyle çok şey varki düğünle ilgili ama ...

cuma günümüz çook hareketli geçti çünkü yapılması gereken bir sürü işimiz vardı. filizin ve benim elbiselerimiz için terziye gidildikten sonra kızılaya geçti kızlar bende eve geldim kayınvalidem,eşimin kızkardeşi alev ve çocukları gelmişti çünkü,onları ve kızımı alıp eve çıktım ama gelinlik provası ve slayt gösterisi için tekrar kızılaya çıkmam gerektiğinden akşamüzeri alevle beraber dışarıdaydık ve gelinimizle buluştuk,filiz elbise işini halletmek için tekrar terziye geçti. gelinliğimizin son detayları için bekledik ve teslim aldık, düğünde takmak için inci kolye takımımızı aldık bu sırada. eve geldik ve hemen hazırlanıp ortaya çıktık. bizde düğün öncesinde aile ve yakın akraba eğlenir, kendi aramızda söyleyip oynadık ve kınaya hazırlandık.ertesi gün öğleden sonra hazırlı olsuna erkek evine gitmek için hazırlandık,hayırlı olsuna giderken erkek evine bişeyler götürülür,bizde çörekler,tatlılar,tavuk vs vs hazırlayıp gittik ve orada yemeğimizi yeyip biraz oynayıp geri geldik evimizdeki misafirlerimizi ağırlamaya.

babam ve eylüş hayırlı olsuna gitmeye hazırlanmış bizi beklerken:)

kız anası ve erkek anası farkı:) erkek annesi gülüyor kız anası mahsun:)))

teyzem ve yengem oynarlarken.



ve mükocanım babasının yokluğunu aratmayarak oynarken . canımmm şişeler çıkınca elindeki şişeyi ortaya dikip etrafında dönerek oynadı,hiç tanımadığı halde bi insan bu kadarmı babaya benzer. çünkü oynadıktan sonrada kızlar topluluğunun arkasından gitti dana:))

damat ve sadıçın kollarında kızım,tamer çok koşturdu düğünde özellikle kayın geldiğinde ona yaptırmışlar bi çok şeyi e ama sadıç çekecek:))


vee tüm kızlar benim evde son detayları yaparken

babası ve eylüş kınada

kınadan

anne kız son gece...

filiz ve bahar kaşıkla yöresel türkülerimizle oynarlarken

ve o türküleri söyleyen teyzoşum ve halakızı fadime. ellerdeki bardak altlarına dikkat:) ritim tutmak için
en sevdiğim bu manilerden
altınım turalıdır, sevdiğim buralıdır
geçme yarim kapıdan,yüreğim yaralıdır


ve üç kız kardeş



kına yakılırken baharım. hem giderim hem ağlarım durumunda...
iki kadın yöresel makamla bu türküyü söylerler ve kızı ağlatırlar,ve kına yakılır,kızın avucuna altın konulur ve açtırmaya çalışırlar, açarsa kız evine açmazsa erkek evine bağlı olacağı anlamına gelir.
Çattilar ocak basini
Kurdular dügün asini
Verdiler kizin basini
Kiz anam kinan kutlu olsun
Sonunda agzin tatli olsun.....
erkek kınasını yakmak için haydarlara baskına gittiğimizde

ortaokuldan beridir ayrılmaz üçlü gonca,bahar ve tuğçe(omuz atan gonca hiç vazgeçmiyo resimlerde bu hareketten kaç defa uyardım . kikiki)


ve kuaförde hazırlanırken bahar ,evren ve ebru
aslında kına gecesinin en önemli olaylarından biriside kayın gitmektir ama bu adet erkekler arasındadır ve bende bu nedenle resimleri yok bu olaya ait resim varmı onuda bilmiyorum :)) kayın gitmeyle ilgili anıları hep dinlerim ve bayılırım bu sırada yapılanlara çünkü erkek tarafına kız evinden yakın akraba erkekler giderek onlara istediklerini yaptırılar sanırım kız evi naz evi olarak son gece diye. kayın gitmede en çok sevdiğim olay dokuz butlu tavuk istenmesidir, amaç o anda yapamayacakları şeyleri istemektir zaten. birde damat en başta olmak üzere hepsine türkü söyleterek dışarıdan getirmeleri vardır. bizim düğündede yasakçıları(düğünde hizmet eden gençleri) yanyana dizip ellerindeki kadehleri aynı anda içmeleri istenmiş ve bunu yapmaya çalışmaları görülmeye değermiş.
köyümüzün(aslında kasaba ama dilimizde köy:)) sitesinden daha fazla bilgi bulabilirsiniz

teyzemizin düğünü

eylüşünde içinde bulunduğu düğün hazırlıklarımız bitti ve düğün günümüz geldi, işte düğünümüzde kareler. gelin ve damadımız gel gelinim eşliğinde düğün salonuna girerlerken
kızım gelin odasında teyzesini yanlız bırakmadı yine:))
gelinin etrafında damat ve arkadaşları oynarlarken

ve damat halayı çekilirken:)




11 Ağustos 2008 Pazartesi

vee




sadece kınadan ve kızımızın evden çıkmadan önceki hazırlanışından bi kare şimdilik sonra yollayacağız hepsini....

7 Ağustos 2008 Perşembe

eylüşten kareler


kızıma teyzesinin kınasında giymesi için aldığım eteğin üzerine hale teyzesinin aldığı takımlardan birinin üzerini uydurdum ve altınada bi ayakkabı,denemek için sabah mahmurluğundan yararlandım kızımın çünkü artık kıyafet giydirmek iyice zorlaştı, vıyak vıyak bağırıyo anlamadığım bi şekilde. kızımın dudağına diikat. benim çok sık yaptığım bi dudak hareketidir bu şekilde kuş sesi gibi yapmaya bayılırım ve öpücük atmaya kızımda benden kaptı ve uzunca bi süredir yapıyodu ama tesadüfen yakalayabildim ve bir diğer detayda ojelerimiz, ilk derya teyzesinin geçen hafta sürüğü ojeyi bu haftada bahar teyzesi yenilemiş:))

ve kızım uyuma alışkanlığını değiştirdi, elinde bardak ve kaşıkla , kaşığın bardaktaki sesi ile uyuyor, erdinin kucağında ve en son elinde soda şişesine sarılarak uyuyor gerçi bi arada biberona sarılarak uyumayı adet edinmiştik ama:)) ben gelmeden bu şekilde uyuyan kızım.
zaten artık kendi odasında yatıyo,ağladığında su yada emzirerek yerine koyuyorum bazanda yanımda kalıyor. bunun dışında artık evin içinde ve özellikle ikimiz iken heryeri yürüyerek turluyor ama kalabalıkda daha az ve daha temkinli sanırım aaa yürüyo eylüle bakın diye milletin panik yapmasından rahatsız oluyor kızım, e bu kadar kalabalıkda normal aslında:))

düğün öncesi



teyzemizin düğünü yaklaştıkça koşturmacamız çoğalıyor,düğün hazırlıkları ve gelen misafirlerimiz e bide annenin işe gitmesi nedeniyle bloğa yazma işimizi yavaşlattık mecburen.geçen gün geç kalma telaşı ile işe koştururken yolda bi amcanın tahtadan beşik sattığını gördüm bi kaç farklı tahta oyuncak arasından beşik dikkatimi çekti çünkü benim çocukluğumdaki beşiklerdendi ve hemen geç kalma pahasınada olsa durup aldım(para bozdurma olayından dolayı geç kalma sorunu yaşadım bozuğum olmadığı için) amca beşiği elime tutuşturup para bozdurmaya çalışırken bende diğer oyuncaklara baktım bi tanesi çok şekerdi çekmeli bi oyuncak ve çelikdikçe tıkır tıkır bi ses mekanizması var. kızım beşiği görür görmez ee eee diye salladı tabiki:) içine bir döşek yapmak lazım ve birde bebek tam olur o zaman beşiğimiz.

salı günü izinli idim ,teyzem geldi hollandadan ve güzel bir kahvaltı yaptık meral yengemlerde(düğünü olan kızı yakın akraba yemeğe çağırır bizde,hani eskiden kız gelin olunca eskisi kadar sık gelemezmiş ya ondan sanırım, e şimdi eskisi gibi değil ama adet :))ebuşlarda geldiler ve iki cadı perişan etti bizi.

ve annemin kıyafet işini hallettik, filizede kıyafet baktık ama istediği gibi bişey bulamadık,akşam eve geldiğimizde herkes dayımlarda idi ve dayımların balkonda cümle ahali keyifde iken.


holladadan gelen dayımlar izmirden sonra kırşehire gittiler ve sonrada dün gece bizdelerdi,yarın alinin annesi,kızkardeşi ve çocukları ve erkek kardeşi geliyor. yani bizim ev kalabalık düzeninmi koruyor yaklaşık iki haftadır. haftasonu rahatsızlanan damadımız hala atamadı üzerinden kırgınlığını dün gene kötü idi ve bizde kaldı. dün akşam erdinin yağtığı şaklabanlıklardan bi kare:)

fenerbahçe o kadar gol atınca koyu fbli kuzenim sevincinden şaşırdıda biraz. ve sonra gezmeye çıkıp gece 03 civarlarında geldiler.zehra yengem kızıma çok hoş bir kıyafet getirmiş hollandadan ve onada telekkür ederiz.

3 Ağustos 2008 Pazar

pazarımız






ve annenin tatil gününde, sabahımız erken başladı kızımla, haydar rahatsız olduğundan bizde kalıyordu iki gecedir ve bu sabahta kızım onu erken uyandırdı,önceki sabah ise ben ateşini ölçtükten sonra yüksek olduğu için duş alması için kaldırmıştım. kahvaltıdan sonra haydarı iğneye götürdü babamız ve bizde ananede muhabbet ettik ve evimize gelip eylüşü uyandırdıktan sonra evimizde değişiklik yaptık,artık bizim odamızda yatağı yok eylüşün kendi odasında uyuyacak kızım. değişiklikleri yaptıktan sonra uyanan kızıma yemek yedirdim ve makarnayı içine çekerek öyle tatlı yediki gene eylüş, dün akşamda bu haline hepimiz ölmüştük gülmekten.filiz teyzemizin telefonu ile ananeye indik gene çünkü izmirden nazan teyzeler gelmişti ve düğün için kırşehirden gelen akrabalarla epey kalabalık bi sohbet ettik kızımla bol bol turladık ve merdiven çıkıp indik, en çok sevdiği şeylerden biri merdivenj çıkıp inmek ve zile basmak kızımın. ve yine haydar ve dayımın oğlu erdi ile evimize çıktık, eylüş hemen uyudu beyler ps keyfi yapıyorlar dondurma,karpuz cips vs vs eşliğinde ve annede blog yazıyor.

günlerimiz




günlerimiz hala fazlası ile koşturmaca ile geçiyor bahar teyzemizin düğününden dolayı. cuma günü ananemize kıyafet bakmaya,babamıza ve esatla erdeme ayakkabı almaya kızılaya çıktık, ananemizin dışında herkesin istediklerini aldık,biz alışverişte iken kızıma derya teyzesi ve çiğdem baktı saatlerce saolsunlar. kızım onları hiç üzmemiş yemeğini ve uykusunuda aksatmamış. cumartesi günüde kuzenimin mağazasına indik anneme kıyafet bakmaya ama ordada beğenemedi annem.ilk resimde kuzenimin mağazasında turlarken kızım ve sonrada selma annesinin dükkanından iki bonibon alıp kaçan ve sonrada arabasında hala elinden bırakmayan kızım ama onların sesi hoşuna gidiyor yoksa açıp yedirmiyorum zaten, dükkana her gittiğinde onların olduğu bölüme gidip alıp sallamak hoşuna gidiyor, o gün ise iki taneyi alıp resmen kaçtı dükkandan kendi başına koşarak:)

doktor kontrolümüz

geçen hafta gittiğimiz sami beyin yazdığı idrar kültürü için idrar vermemiz epey uzun sürdü çünkü kızım hep kaydırdı idrar poşetlerini, zar zor verdiğimiz idrar sonucumuz temiz çıktı ve içim rahatladı ve sonra kızımı ve kendimi göz doktoruna götürdüm yine ada hastanesine ama ben muayene olamadım sadece kızım ilk göz muayenesini oldu ve doktorumuz çok tatlı çok anlayışlı çıktı. arada dışarı çıktığında eylülü severken onun muayene olacağını öğrenince o zaman ben önlüğümü çıkarayım dedi ve önlüksüz muayene etti eylüşü belki doktor korkusu vardır diye ama eylülün sami beye olan sevgisini bilmiyordu tabi:)) eylül en son sami beye gittiğinde ona bi sevgi bi alaka bi öpücükler yolladıki, bu sevişmeleri sami beyin asansöre binmesiyle zar zor son buldu en son hala ona cee diye gülücükler yolluyordu,sami beyde ona asansörden cee ler yapıyodu tabii:)) ilk göz taramamızda herşeyin yolunda olduğunu,retinamızın sağlamlığını ve gözlerimizin biraz badem olmasından dolayı kayma yanılsaması yaşayabileceğimizi(ki ben yaşamıştım) ama böyle bir şeyin olmadığını gayet sağlıklı gözlerimiz olduğunu,takip vs gibi durumları kontrol etti doktorumuz.

2 Ağustos 2008 Cumartesi

ben ve eylüş



annemdeki resimlere bakarken küçüklük resimlerimden bunları ayırdım çünkü kızımın dudak hareketleri özellikle bu iki resimde bana çok benziyor yada bana öyle geliyor :))

1 Ağustos 2008 Cuma

ve perşembemiz




ertunun günlüğüne tubanın yazdığı bir yazıya yorum yapmıştım ve oradada söylemiştim dün kendi çocukluğum geldi aklıma eylülü anneme götürürken mahallemi gördüğümde ve kızımın benim yaşadığım gibi bir çocukluk yaşamasını geçirdim içimden; ve bunun üzerine mahalleden eski komşularımızla meloşta buluştuk yıllardır gitmek istememize rağmen ilk defa kısmet oldu benim meloşa gidişim. orada eski komşularımızla eskiden olduğu gibi çiğköfte yaptık, ama ben çocuk değildim artık kızım çocuktu ve abla ve abileriyle oynadı. daha dün gibiydi hatibenin "perihan yenge yimon vecen,yimon yoksa yimon tuzu vecen" deyişi ama hatibe koca kız olmuş liseyi bitirmişti,döner yengenin oğulları büyümüş ve onların çocukları olmuştu,daha dün gibiydi meloşun uzun zamandan sonra olan kızı özlemin ilk doğumgününü kutlayışımız ve onu kızılayda gezmeye çıkarma hayallerimiz ki özlemde lise sona geçmişti... ben tam bir mahallede büyüdüm,tam bir mahalle nasıl bir anlam benim için söyle anlatayım. bizim mahallede eskiden kadınlarla dombik oynardık ki kendi aramızda oynadığımızda bu kadar keyif almazdık çocuklar nedense bilmem,yakartop oynarken yakaladığımız canlar ne tatlı idi allahımm, akşama kadar zaten sokakta olurduk ve buna rağmen biz eve geldikten sonra kar yağarsa annelerden kaçarak sokağa çıkar kartopu oynar kayardık geceyarısına kadar ve sonra annelerde çıkardı bazan kaymaya allahım ne güzel olurdu ne gülerdik eğlenirdik, bu kaymalardan birinde ayakkabım güzel kaymadığı için kardeşime sümerbanktan alınan ayakkabının arkasını kesip kaymış ve ne dayak yemiştim annemden:)) kayarken altımıza poşet yada abartıp naylon leğen ve hatta bi seferinde filiz bavul bile almıştı:)) ha bide iki elimzie çubuk alıp onları ittirerek kayardık,arka arkaya oturup tren kayardık vs vs mahalleye çok eskiden kalaycılar,macuncular ve hatta çok az da olsa ayı oynatıcılar gelirdi, hepsi giderek azaldı ve sonra hiç kalmadı. kalaycılar nefes almadan izlediğim bi şölendi benim için,macunların rengi ve limon tadını unutamam .bunun dışında üst mahalle ile devamlı bi nasıl denir kavga değil ama bi takılma içindeydik hep, herkese lakap takardık hatta liseyi bitirip işe başladıktan sonra otobüste karşılaştım çocukla ama adını hatırlayamadım ve muhabbet arasında çocuğa kertenkele demiştimde nasıl kahkahalar atmıştık otobüste:) bi sürü oyunumuz vardı aniden yarattığımız.çamurlardan evler yapardık taşları dizerek arasına çamurdan sıva yaparak,yada şeker kaplarından kemer ve çerçeveler yapardık.hatta şeker kabı sıkıntımız olduğunda bayramlarda şeker kabı toplamak için şeker kabı ile girilen tiyatrolar oynardık ki tiyatronun konusu tamamen kendimiz tarafından doğaçlama olurdu.kadınlar işini bitirince sokağa oturmaya çıkardı ve bizde meraklı meraklı yanlarına girerdik ama bizi bi şekilde bi yerlere yollarlardı, komşuların dallarından bişeyler aşırırdık meyva zamanları, şimdi anlıyorumki bize kızmalarının nedeni meyvalarını esirgemek değil bizim ağaçtan düşmememiz bi yerimize bişey olmaması imiş ama o zamanki aklımız ne pis kadın derdik bizi yakalayıp bağırınca ama o meyvalar ne tatlı idi yarabbimm. hergün mutlaka öğle yemekleri beraber yenirdi,herkes neyi varsa getirir, evdeki bi kap olurdu beş-on kap,çoğunlukla çiğköfte yapılırdı(hep orhan anne gidelim derdi ve son anda gelirdi uzun hatice:)) kavurga kavrulurdu,kışın pekmezle kar yenirdi....
nerelere gittim kızımın bloğunda:))

emirhanımız geldi










ve çarşamba günü bizim düğün hazırlıklarından yanlarına gidemediğimiz emirhan bize geldi annesi ve ablası cerenle::)) çook sevindik biz hemde nasıl oynadık onunla. kızım uykudan uyanmasına rağmen hemen onun yanına gidip salladı onu hemde eee eee diyerek,hatta abarttığından yanından almak sorun bile oldu malesef.

düğün hazırlıkları












bahar teyzemiz ve haydarın düğünü için yaptığımız tüm hazırlıklarda kızımda yanlarındaydı,evin baştan başa dizilmesinde hep eylülünde eli değdi:)) ve sonunda evde çook küçük bi kaç detay kaldı e zaten düğünede bir hafta kaldı ve gelinimiz cuma sabahı bursaya arkadaşının düğününe gidiyor ve damadımızda pazar ona katılacak, pazar günü düğün salonu detaylarını hallettikten sonra migrosa gittik bi kaçdetay için ve kızıma çook güzel bir etek aldım. pazartesi teyzemizin son gelinlik provasına gittik ve sonra bikaç işimizi hallettik.ve dünde teyzemizin çeyizi çıktı ve sandığa eylüş oturdu ama merdan dedesi onu çikolata ile kandırmış:)) ucuza gitti çeyiz:)))

24 Temmuz 2008 Perşembe

düşmeee

dün yazılarımı yazdıktan sonra filiz teyzesi tarafından eve bırakılan kızımla öpüşüp koklaştık ve sonra kızım bilgisayara gitti herzamanki gibi ve koltukta klavye ile oynarken çok ani bir hareketle tepe üzeri düştü, bu kazadan sonra çok ağlamadı sadece bizim kafasına buz koyma girişimlerimize ağladı fazlaca ve sonra dudağını farkettim dudağıda şişmişti çünkü. iki defa öğürür gibi olduğundan hastaneye gittik düşmek olayından 15 dk kadar sonra ve ankara tıp acilinde gündüz prick testimizi yapan doktor nöbetçi imiş ona muayeneden sonra filmimiz çekildi biraz zorda olsa ve filmde görünürde bişey olmamasına rağmen önlem olarak ibni sina beyin cerrahisi bölmüne gittik ve gösterdik kızımızı ve filmimizi,oradaki doktorda bişey olmadığını ama 24+12 gözlem altında tutmamızı(24 saat içinde uyuduğunda tabiki uyuyacağını ama iki saatte bir kontrol etmemizi +12 saatte ise bunu 3 saatte yapmamızı istedi) ve hareketlerinde yavaşlama yada kusma gibi durumlarda getirmemizi istedi. sabaha kadar kızımı aralarda uyandırıp kontrol ettim ve sabah işi aradım ama ulaşamadım ne cepten takım liderime nede sabitten,ve işe gidip geldim 1 saatliğine,bu sırada kızıma babası ve sonra ananesi baktı ve ben geldim babası işe gitti.eylül aynı eylül,yaramazlık peşinde hiç durmuyo,allahıma binlerce şükür ediyorum.

eylülle düşme,doktor,gözlem olaylarını yaşarken yaşadığım hisleri anlatmanın bi yolu olmalı,çok isterdim içimdekileri yaşadıklarımı anlatabilmeyi ama onun bana kattıklarını, beni ne kadar mutlu ettiğini,bi gülüşün bile herşeye bedel olduğunu anlatamıyorum,yada bunu anneler anlar ben yazamasamda...

23 Temmuz 2008 Çarşamba

pazartesi-çarşamba

pazartesi bahar teyzemizin işleri için dışarı çıktık,migrosta aradıklarımızı bulamadık ama yemek yedik ve kızım burada bi tavuk yediki akıllara zarar:) sonra antaresi dolaşıp tefalden alınacaklarımızı aldık ve evimize geldik gecenin bi yarısı. salı günü sabahtan hollandada yaşayan mehmet dayım ve erdinin gelmesinden dolayı annemlere indim ve sonra baharla beraber önce çıkrıkçılar yokuşundan kına malzemelerimizin kalan kısmını aldık ve bakacaklarımıza baktık ama beğenemedik sonra banyo malzemelerimizi aldık ve sonra avizelerimiz derken saatler akıp geçmişti gene, bu hafta gündüz 09:00-14:30 çalışmama rağmen bir günlüğüne değiştiğim vardiyama yani saat 17:00-22:30 vardiyama gidip çalıştım. bugün ise sabah çalışıp öğleden sonra kızımı doktora götürdüm ve sonra bahar teyzemizin mutfak masası ve aksesua işlerini hallettik sitelerden ve sonra çiftlikte yemek yedik ve bahçeliye çıktık. teyzesi,babası ve haydar özsütte otururken biz anne kız caddeyi turladık ve karadut dondurması yedik kızımla,hatta kızımın heryerine o kadar dondurma bulaşmıştıki sokakta karşılaşıp muhabbet ettiğimiz tülay alerji olmuş sandı eylüşü:)) tülayın nazik ve yakışıklı oğlu boran ise kızıma oyuncaklarından birini verdi,çok teşekkür ederiz. ve şimdi biz eve çıktım kızım ise hazine halasıgile gitti teyzeleriyle,çünkü orada halalar toplantısı var. ama annenin pili bitti artık çok yoruldu e saat 22:41 :))

doktor kontrollerimiz

salı günü akşam kızımı özel ada hastanesindeki doktrorumuz sami beye götürdüm ve kızım ne kadar büyüdüğünü kanıtladı bize,artık bebek tartısında yatarak değil ayakta tartıldı kendi başına durarak,ben bu kadarını beklemiyordum aslında hemşire ayakta duruyomu dedi bende evet ama dedim ama kızım sanki bana "ne var anne ya" der gibi baktı ve durdu ayakta öylece ve tarttı hemşire ablasıda.tabi ben o ara gene duygu+sevinç karmaşasında bi garip halde kalakaldım.ah be kuzum ne çabuk büyüyosun ve ne mutlu ediyosun beni her halinle annem.kilomuz 9.4 ve boyumuz 76 cm olmuş.sami bey genel konuşma+muayeneden sonra idrar tahili ve kültürü yazdı ama anne zaten poşet bağlatmıştı hemşireye :))

bugün ise tatilden dönen alerji doktorumuz aydan hanıma gittik çünkü prick testi için gün verilmişti,kızımın kolunun iç kısmı silinip damlalar damlatılıp sonra derisine çektirildi bir yöntemle,15 dk beklendikten sonra kabaran maddelerin mm olarak ölçümleri yapıldı, kızım kan testlerinde non alerjik çıkmıştı ve prick testindede non alerjik çıktı yani kokrktuğum gibi olmadı allahtan. sadece yüzümüzde şimdilerde çok az kalan bir atopik dermatitimiz var çok öpülmekten çoğalan. aydan hanımla konuşmalarımız sonucunda demire başlamamızı tavsiye etti gene doktorumuz, aydan hanımın bana söylediği ilk şey şu idi ona gittğimde siz bana alerji için geldiniz ama ben ilk olarak bir çocuk doktoruyum ve alerjiden önce genel durumu önemli ve bu nedenle onunlada boy,kilo,beslenme,aşı vb konularında konuşuyoruz, ama oda sami beyin yöntemlerini gayet iyi seçilmiş bulduğundan bir sorun yok. kızım prick testi yapılırken doktor ablası onu gördüğünde "aa bumu zeynep çok küçük ya,işimiz zor olacak" demesine rağmen kızım onu yanılttı ve ayak ayak üstüne atarak bu testi yaptırdı ve özellikle bekleme aşamasında annesini çok üzmedi.

20 Temmuz 2008 Pazar

mahalleden kortej geçti:)




evde geçirdiğimiz bir pazar gününden sonra akşam mangala annemlerde idik misafirlerimizde vardı.meral yenge ve ceren ile ahmet abi ile döndü yenge ve bizim kalabalık ailemiz çok keyifli bi akşam geçirdik.tam semaverde çay keyfimizi yaparken büyükşehir belediyesinin düzenlediği eğlence kapsamında normalde 23 nisanda sokaklardan geçen kortej mahallemizde idi, kızım çok büyük bi ilgi ile hatta bazan eli ağzında "aa" yaparak izlesede ejderhadan korktu sadece.işte bu anlardan mümkün olduğubca kareler.