CLICK HERE FOR BLOGGER TEMPLATES AND MYSPACE LAYOUTS »

19 Haziran 2009 Cuma

haftasonumuz

bugün haftasonuna giriyoruz ama geçen haftasonu yazısını yeni yazıyorum ben işlerden.







geçen cumartesi iş arkadaşlarımla beraber pikniğe gittik ailece ve kızım o kadar eğlenip o kadar koşturduki eve geldiğimizde saatlerce uyudu ve sonra gecede kesintisiz uyudu. zaten uykusu çok sorunlu değildir ama kesintisiz uyuması güzeldi.



kızımı günlerde aç bırakıp piknikte yemek depolattım:)) domates yerken kendini kaybetmiş eylüş bu nedenle herkes bu resme bakıp çok gülüp bana bu çocuğu açmı bırakıyorsun diyor. zaten yemesi iyi olan eylüş piknikte 2 köfte,2 domates,8 mantar,yarım kilo kiraz,yarım muz ve hatırlamadığım bi sürü şey yedi:))


murat,ali,hakan ve burcu masada yemek sonrası:) aslında arif'de vardı ama o an yakalayamamışız...



ve kızım tabiki bebeğinide gtürdü pikniğe ve ona ilgi alaka sonsuzdu. burada altını değiştirirken. ben kesinlikle dokunmuyorum alıyo, altına bişeyler seriyo altını açıp değiştiriyo ve sonra kucağına alıp çarşafa sarıp ninnilerle uyutuyo bebeğini.

ve anne kız salıncakta...

18 Haziran 2009 Perşembe

canım sıkkın

canım sıkkın...
insanların bazı şeyleri neden yaptıklarını anlamakta zorlanıyorum en çok canım buna sıkkın...
bunun dışında yaptığım bütün planların tepetaklak olması ve iskenderuna gidemememden dolayı çok gerginim...
gelecek haftanın ilk günü en sevdiğim şehirlerin başta geleninde,istanbulda, olacağım bu beni azıcık mutlu etse de ...yetmiyor. .

12 Haziran 2009 Cuma

bi sürü hediye

halişkom taşındığı için zaten öncedende bi sürü verdiği kıyafet ,oyuncak yada ne kadar çocuk malzemesi varsa ayırmış gene kızıma.eylüş en çook bu minik bisiklete ve arabaya bayıldı.


aslında dün gidecektim perinin yanına ama işimi halledemeyip vakitte kalmayınca bugün yemekte görüştük peri ile.çok tatlı,şepşeker,kısacık ama vakit yetmeyerek bir yemek yedik beraber. gelirken öyküye bebek alırken eylüşe de almış kızım gelince hemen anne aç aç dedi ve açtırdı ve oynuyor hala:)) çok sevdi pericim çokk. saol düşüncen için.


işte iki arkadaşımdan gelen hediyelerle eylüş

10 Haziran 2009 Çarşamba

lelüşe doğumgünü hediyelerimiz









sonunda beklediğim kitaplar geldi . . .

Aslında kızıma doğumgünü hediyesi olarak istemiştim bu kitapları ama kargonun azizliğine uğrayarak gecikmeli olarak gelmesine rağmen ilk görüşümde heyecanlandığım kadar güzeller. görür görmez doğumgünü hediyesi olarak karar kılıp siparişimi verdim ve onaylar onaylamaz, kahraman ve arkadaş ismini aynı yazdığımdan Karga Medya yetkilileri tarafından arandım ve hatanın kendileri tarafından düzeltileceğini ismin ne olmasını istediğimi sordular. kargoda ne kadar sorun yaşasamda gerektiği zamanlarda beni aramalarından ve bir sorun anında orada olup çözeceklerini bilmemden içim hep rahattı. bu arada kargo sorunu kesinlikle ve kesinlikle Karga Medya ile ilgili değildi ve daha sonraki gönderilerinde hemen ertesi gün elime ulaştı kitaplarım. Böyle yaratıcı ve güzel bir fikrin kitapta buluşması beni daha çok mutlu etti.

9 Haziran 2009 Salı

büyüdü-kocaman oldu

kızım artık büyüdü kocaman oldu...
özellikle yatağın içinde uzanmış hallerinde o kocaman kız bana ne kadar mutluluk versede o kadar şaşkın ve yabancı bakıyorumki ona, sanki el kadar doğan minicik şeker şey sen değildin ne çabuk bu kadar büyüdün kızım... eylül ve ebru ilk doğduklarında ,mükremin'i kucağıma alınca mükremin bana o kadar kocaman gelmiştiki,oysaki daha 15 gün kadar önce küçücük hafif gelen, hoplata zıplata kucağımıza aldığımız mükreminin yaşattıklarını kızım şimdiden bana yaşatıyorki, efe doğup onu kucağımıza aldığımızda eylül'ün ne kadar büyüdüğünü daha iyi anlayacağımı da biliyorum aslında.

peki bu büyüyen eylüş neler yapıyor,

*elbiselerini kendisi seçiyor-giyiyor

*ingilizce "hi baby", "hello", "how are you" diyebiliyor, hemde ağzını bükerek :)

*az tv izlesede sevdiği programlar var ve bu yönde tercihlerini belirtmiyor dayatıyor:) özellikle uykusu geldiğinde, yumurcak tv deki mohikan adlı çizgifilmi izlemek istiyor ama bu aralar yayında yok yada saati değişti, bu nedenle arada bir ağlama krizlerine giriyor kızım"anni koikan koikan " diye:)

*hala banyo en çok sevdiği şey,banyodan her çıkmamız olay

*filiz teyzesinin odası ve eşyaları bol makyaj malzemesi içeridğinden ilgi odağı

*nerde resim görse tek tek herkesi tek tek tanıyıp anlatıyor

*kitaplara çok meraklı kızım,devamlı oyuncak dolabının raflarındaki kitaplarını alıp inceliyor,okutuyor

*resim yapması için eline verdiğim parmak boya,kalem kağıdı çok düzenli kullanıyor. parmak boya ile resim yaptıktan sonra ellerini havaya doğru tutup beni çağırıyor hiçbiyere dokunmadan:)

*ritim duygusu hep çok gelişmiş olan kızım şarkılara çok güzel eşik ediyor,dansediyor,oynuyor ve kendi başına şarkı söylüyor.hele bir ara bol düğün zamanlarında bizde meşhur olan kaşık oyununu bol gören kızıma" eylül hadi kaşık oyna" dediğimizde tam bizim gibi kaşık oyunu oynuyordu döne döne ki görülmeye değer(videosunu bulup yükleyeyim ben en iyisi :))

*tam olmasada çok tatlı bir konuşmaya sahip kuzucum,tam herşeyi kaydedip sonra dinleme zamanı...

sade bir kahvaltı,keyifli bir haftasonu


cumartesi günü işe gitmem gerekli idi amaaa ...
geçen hafta içi yaşadığım rahatsızlık ve işlerin yoğunluğundan dinlenememem sonucu iyileşemediğimden cumartesi günü olan eğitim planlarımı iptal ettim ve işe gitmedim. sabah, herzaman çok fazla uğraşarak bi sürü detaya dikkat ederek hazırladığım kahvaltı yerine, sade bir kahvaltı hazırlayıp üstelik bunu yemek masasına değilde kızımın getir götürleriyle kızımın masasına hazrıladık ve çok şeker bir kahvaltı yaptık. sonra evde vakit geçirdik, yemekler yaptık. teyzelerimizle oynadık. filiz teyzemizle yumurta ve kartonlarla bebekler, resimler yaptık . pazar akşamüzeri ise bahar ve filiz teyzemizle tülaylara gittik ve böylelikle çok güzel bir haftasonu geçirmiş oldukk. bu pozu görünce gene aklıma bale kursu geldi. kızım hala parmak uçlarına basarak yürümeyi ve dansetmeyi çok seviyor ama bale kursuna götürecek vakit bulamıyorum :((
filiz teyzesiyle elişi yaprken eylüşş
filiz teyzesi kızıma Öykü'nün annesi Peri'nin aldığı Cemile kitaplarını okudu, kızım çok sevdi Cemileyi ve defalarca okuttu o akşam bize.
ve efeyi severken kızım:)

efeyi kıskanıyoruz

evet malesef daha doğmadan efeyi kıskanmaya başladık çoktan. efenin yatağını kurduktan sonra hemen yatağına atlayan kızım, ona yapılan döşek,yastık,yorganıda sahiplenmeye çalıştı bi süre. başlarda efeee canımm, bebeimm diye karnını seven kızım şimdi efe denildiğinde daha gergin farkındayım. efe bebek, çok tatlı diye şimdiden alıştırmaya çalışsamda bakalım efe gelinde neler olacak. işte efenin yatak yorganında eylüşş

antalyadan dönüş


dönmek istemesekte:) pazar günü kahvaltı sonrası yol hazırlıklarına başladık. şehir merkezine inip şehri dolaşmak istedik çünkü volkan daha önce hiç antalya merkeze gelmemişti. biraz dolaşıp dondurma keyfi yapıp arabamıza atladık ve antalya dışındaki alinin dayısı ve akrabalarına uğradık, onlarda da çok uzun kalmadık yolumuza devam edip erken eve gelme telaşından. güzel bir yolculuk sonrası afyonda sucuk ekmek eydik tabiki:) ve ankaraya saat 22:00 civarları ulaştık.

6 Haziran 2009 Cumartesi

serra tuğçe-özgür'ün düğünü



düğüne gelmeden önce resim çektirmek için otelimize gelen arkadaşımın gelin arabasına takılıp evlerine gittik . gelinle beraber ben eve girdim alilerde erkek evine aman oteline :) 15 dk sonra gelin almaya gelindi ve arkadaşımı baba evinden uğurladık. konvoya takılıp minik bir lara turundan sonra düğünün olacağı otele gelip masamıza oturduk ve bu sırada farkettikki fotoğraf makinamızın pili bitmiş. zar zor sadece bir tanecik gelin damat resmimiz var :( tuğçeden alana kadar bunu koyacağım siteye. arkadaşım çok güzel bir gelin olmuştu ve gelinle damat çıkarken ben gene bir iki damla yaş akıttım:) kızım gece boyunca yakından geçen uçaklara deli oldu, 15 dk sonra uçak gelmeyince "anni uçak gesin "dedi durdu. güzel bir düğün sonrası gecenin ilerleyen saatlerinde otelimize gelip uyuduk. düğün tam bitmeden kalktık çünkü kızım bir düğün klasiğini yaşattı bize uyudu ve bizde onu iki sandalye birleştirerek yatırdık:)

antalya




geçen hafta bugün sabah antalyadaydık. konya yolundan ankara-antalya'ya ilk gelişimdi ve saat 07:30 civarları ilk durağımız manavgat şelalesi oldu. çok önceden gitmiştim manavgat şelalesine, sene 1993 falandı sanırım. kızım gece boyunca sadece su içmek için uyandı ve arabada olduğunu bile hissetmden uyudu ama manavgata gelmeden 10 dk önce uyandı :) beraber şelaleyi gezip biraz dolaştıktan sonra ona biraz kahvaltı yaptırdım ve gene uyudu kuzucum.

antalyaya şehir merkezinde serra ile buluşup ona vermemiz gereken şeyi verip laradaki yel değirmeninde kahvaltımızı yaptık ve otelimize yerleştik.hemen üzerimizi değişip otelimizin benim çok sevdiğim aquaparkına geçtik:) kızım "anni suu" diye hemen havuzlara attı kendini. anne kız çok eğlendik, volkanla, ali ise daha çok uzanıp uyumayı tercih etti. kızım çocuk havuzunun içindeki kaydıraklardan kaydı, oynadı durdu bende onu izledim , beraber yüzmediğimiz zmanlarda. beraber yüzdüğümüzde eylülün kollarının altından tutup hadi kızım yüz dediğimde ayaklarını ellerini çırpması süperdi, gerçektende ikimzide çok eğlendik. kızıma bişeyler yedirdikten sonra oynadık çimlerin üzerinde ve dut ağacından meyva ziyafeti çektik:) kızımın uyumasıyla onu babası ve volkiye emanet edip kendimi su kaydıraklarına attım ve uzun uyuyan kızıma bol bol teşekkür ederek bi sürü kaydım.

5 Haziran 2009 Cuma

katılıyorum + deliyim

takipçisi olduğum iki arkadaşımın bloglarındaki yazılarına tamameeeeeen katılıyorum . o kadar güzel o kadar benden yazmışlarki. hatta bi süredir yazmak istediğim kafamdaki bi çok şeyi yazıya ben değil onlar dökmüş o kadar yani. hangi yazılarmı?
minenin "niye blogda güncelleme yok?" ve neslihanın " I have a dream" ve "Anne ya da Değil? Annelik Etme Meselesi Üzerine "

işlerim çok yoğun ne zamandır ve blogda baya geriden geliyor bu nedenle, hatta bloga eylüş neler yapıyor yerine anne neler yapıyoru yazıyorum hep. çünkü gerginim, garibim içimden bişi gelmiyo gibi ama bi gelir gibide:) dengesizim... sanırım bahar sendrumu, bahar depresyonu neyse işte öyle bişi. bi çok şeyi yapmam gerektiği için yapıyorum keyif alamıyorum, ama yapmam da lazım.
özellikle dün çok komiktim. hastayım ve işyeri hekimimiz 4 tanecik ilaç verdi. dün akşam eğitimim var ve sabahtan erken kalkıp annemi doktora götürdüm ama eve geldiğimde bayıldım çok fena oldum ,kahvaltı sonrası annemlerde yattım sonra eylülü uyutup annem yanıma verdi. ben uyandım işe gelme kaygısı ile ama kötüyüm , arayıp eğitimi iptal ettim sonra direktörümü aradım ve gelemeyeceğimi bildirdim,tamam dedi. eylül uyurken eve çıkıp maillerime bakma deliliğini gösterdim ve sonra maillerimde işle ilgili aşırı sorunlardan dolayı saat 17:00'dakalkıp işe geldim :(

3 Haziran 2009 Çarşamba

kolyelerim



cuma günü, antalya öncesi kendime minicik bi hediye vermek istedim ve öğlen arasında işyerimin çok yakınında olan suluhana(ankaranın boncuk merkezi) gidip zincirler, kolye uçları ve taş oncuklar aldım ve gecenin bi yarısına kadar, antalyaya yola çıkmadan önce, bi kaç kolye yaptım. aslında çok basit bi kaç boncuğu zincire dizmek ama hem çok keyif alıyorum hemde çok rahatlıyorum bunları yaparken. eskiden çok daha profesyonel şeyler yapıyordum ama şimdi vakit bulamıyorum. antalyadan dönüşte ve sonra haftaiçi işyerime gelirken taktım yaptıklarımdan ve çok beğenildi. gümüş zincirli olan taşlı ve kolye uçlu olanlar tek bir kolye, diğerlerinin hepsi tek tek ama beraber takınca da çok şeker duruyorlar.

mobilyada kurarım:)


geçen hafta içinde bahar teyzemiz ve haydarın oğluşları efemiz ve evleri için alışveriş günleri yaptık ve sonrasında ise aldığımız mobilyaların kurulumunu. kızkardeşime daha uygun fiyatlı diye portatif adldırğım vestiyerin kurulumunu kim yaptı? tabiki ben:) iki saat kadar uğraşarak,bi nevi yap boz gibi eğlenerek ara sıra puff layarakda olsa dileğin de yardımıyla kurduk vestiyeri başarıyla. bazıları bu kadar parçalı ve büyük şeyi kuramassın mobilyacı çağıralım desede benim elimden ne kurtulmuşki:))


sonrada efeye aldığımız park yatağı kurduk ve kızım hemen yattı ve hatta uyuyacaktı neredeyse. renklerine bayıldım taa alırken, hele bide açınca daha bi içimize sindi.

meyveci eylüş


eylül küçüklüğünden beri meyvayı ve meyva suyunu çok seven bir çocuk ve mevsimine göre bol bol meyva yiyor ve hatta alınmazsa kıyameti koparıyor. işte kiraz mevsiminde kirazlı eylüş

eylüşümün doğumgünü fotoları

sonunda en azından resimleri yükleyebiliyorum.ebuş gelir gelmez,eylüle doğumgünü hediyesini verdi ve işte kızların hediyeyi açma girişimleri. eylül benim giydirdiğim kıyafetle ama sonra nazife yengesi hediye ettiği kıyafeti giydirdi ben pastayı getirmeye gittiğimde:)


kızıma sabahtan akşama "mutlu yıllar eylül" " iyiki doğdun eylül" şarkıları söylediğimden kızım akşama kadar gülümseyerek ve ne olduğunu anlayarak dolaştı ve pasta kesilirken çok mutlu idi.pastayı nazife yengemizin hediyesi kıyafetle üfledik.

özoş ve halişko


off offf diye bunalımla başlamak sevgili arkadaşlarımın yazısını yakışmıyor ama... işlerimdeki yoğunluğa birde hastalık eklendi ve bu nedenle yazamıyorum.

hale ve özlemle buluştuk anlayacağınız üzere. özlemin yalovadan geldiğini bize söylemeden sürpriz yapması hale ve benide buluşturdu aylar sonrası ve biz çok eğlendik hemde çokk. iyiki varsınız ,sizi çok seviyorumm.

29 Mayıs 2009 Cuma

antalyaya gidiyoruz

bu akşam Serra Tuğçemizin düğünü için Antalyaya yola çıkıyoruz. Bu akşamki kınaya yetişemiyorum ama arkadaşımın yarınki düğününde yanında olacağım kısmetse. HEnüz Ali ve Eylülün gelme konusuna karar verilemedi Alinin işlerinden dolayı. Eğer babamız gelebilirse kızımda yanımızda olacak,gelemezse kızımı yıpratmamak için ananesine bırakacağım. Antalyaya gitme nedenim arkadaşımın bu mutlu gününde yanında olmak, uzun zamandır bunun planını yaptım ve inşallah bir aksilik olmadna bu planı gerçekleştireceğim. Yasemin de serranın düğününe geleceği için hem uzun zmandır görmediğim alalayı hemde hamile yasemini göreceğim.
Antalyadan istekleriniz varsa yazınız lütfen.
Sevgiyle kalınız...

28 Mayıs 2009 Perşembe

dudan


ebuşun doğumgününden sonra 10 mayıs akşamı kızımın çok özleidği sultanlara gittik. hazine abla herzamanki gibi yemek,tatlı,çay,kuruyemiş derken tıka basa doldurdu bizi, yani benim kilolar boşa değil:)) kızım dudan ve umutla oynadı bi sürü,yemek yedi, bayram dedesine şirinlik yaptı,kucağında yattı. ama en çok sultanın minik ütü masasını sevdi ve onunla oynadı.10 mayısın anneler günü olması ve sultanın bebekliğinde yanında olmam ve bana anne demesi sebebiyle ,sultan kızım bana anneler günü hediyes bir çiçek almış,ama resimlemeyi unuttum. çok teşekkür ederim tatlışkom..

unutttum

geçen haftalardan birinde pazar günü babamız ve biz yemeğe dışarı çıktık ama net hangi gün olduğunu unuttum işte orada babakız fotoğaflamışım...
kızım teyzesinin odasında yine yaramazlık peşinde. teyzesi olsun olmasın o odaya girip karıştırmaya bayılıyor. pantololunu değiştirmek için üzerini çıkarıp yenisini getirmek için odasına gittiğimde,baktım gene bizimkinin sesi gelmiyor girdim içeri bi baktım giymiş ayakkabıları yürüyor bi güzel:))

27 Mayıs 2009 Çarşamba

ebuşun doğumgünü



yoğunluktan 3 hafta kadar geriden yazıyorum hala. işte 10 mayıs 2009 Ebuşumuzun ikinci yaş günü. halalarımız ve biz kutladık kuzunun doğumgününü. çok mutlu idi hem ebuş hem eylüş.


25 Mayıs 2009 Pazartesi

mi+ne-na'dan


periden sonra mi+ne-na'dan,istanbuldan kargo ile geldi doğumgünü hediyemiz. çok güzel bri elbise ve bu elbise için tasarlanıp üretilmiş bir toka:)) o kadar güzellerki söyleyecek ne varki teşekkürden başka. çok teşekkür ederim arkadaşım,düşünüp kutlaman yeterli idi ama sen inceliğini gösterdin yine. ve herzamanki gibi güzel dileklerini,güzel yazın ile eklediğin notun içinde ayrıca teşekkürler. her seneninkini ayrı saklıyorum haberin ola:))

anni benim yataam

dün akşam fatma ve emir baharı ziyarete gelmişler ama bahar teyzemiz bizde olduğundan bize geldiler, çok mutlu olduk çook. kızım emire ne yapacağını nasıl oynayacağını şaşırdı ama sonra kıskandı. saat epey geç olmuştu ve emirin uykusu fazlasıyla gelmişti ben fatmaya "eylülün yatağına yatırsana " demiş bulundum. fatma emiri uyutup yatağa yatırdı ama kızım kıyameti kopardı "anni benim yataa,benim yataam" ve ben ne kadar kızımı konuşarak ikna etmeye çalışsamda olmadı ve biz malesef emiri alıp filiz teyzemizin yatağına yatırdık...

23 Mayıs 2009 Cumartesi

rabia ve satı halamız


bir mayısın tatil ve cuma olması sebebiyle halalrımız ve eşleri istanbuldan bizi ziyarete geldiler, satı halamız torunu sertanıda getirdi ve hepberaber ankarada vakit geçirdik ama resim yok çübkü fotoğraf makinamız kayıptı o hafta ve sertanın makinadakileri alamadık.satı ve rabia halamız gelirken elleri dolu dolu geldiler yine. kızıma bi sürü kıyafet getirmişler. özellikle aldıkları panço çok favorizmiz ve devamlı onu giydik havalar ısınana kadar. çok teşekkür ederiz. ve işte resmimiz...

20 Mayıs 2009 Çarşamba

bir peri'nin öykü'sü



uzun zamandır planladığımız buluşma gerçekleşti ikimizde bir nefeste bi sürü şey konuştuk, zaman yetmedi... yazısı sonra -iş yoğunluğundan

ve saolsun peri kuzuma hediyeler almış,işte onlar.

19 Mayıs 2009 Salı

çocuk da yaparım kariyer de

iki gündür deli gibi çalışıyorum yine, hatta şimdi gözlerim ağrıyor çok ve yoğun çalışmaktan... ama bunlardan çok beni rahatsız eden kızımla geçireceğim zmandan çalmak. dün normal çalışıp, 19 mayıs içinde saat 16:00 ve 18:00 e eğitim planlamış ve böylelikle kızıma vakit ayırmış olacaktım ama dün sabah bu haftalık bütün iş planları iptal edildi yapılacak sınav nedeniyle, ve harala gürele sınav soruları, sınav organizasyonları sonra değerlendirmeleri(daha %70 i değerlendirilmedi) derken iki günde bir haftalık çalıştım ve bittim. dün 15 saat çalıştım ve kızım eve gittiğimde uyuyordu, o uyurken gittiğimin ertesi günü erken kalkıp benle vakit geçirir mutlaka ve bugün sabahta öyle yaptı erken uyandı ama onunla çok fazla vakit geçiremedim hazırlanma telaşından. iş bu nedenlerden bugün koşturm arasında gene düşündüm gerçekci mi "çocukda yaparım kariyerde" sözü? ve bu sırada yıpranan kim oluyor, anne mi çocuk mu?
canım kızım seni çok seviyorum ve herşeyi senin için yapıyorum. artık hiçbişey kolay değil, sana daha iyi imkanlar için hadi daha çok çalışmaya...

17 Mayıs 2009 Pazar

izmir



üniversiteyi okuduğum, bi çok şey yaşadığım, keyif aldığım,bi, sürü şey öğrendiğim,çok sevdiğim izmire de gittik kızımla. asparandaki kahvaltı sonrası izmire geldik, erkekler işe kızlar alışverişe... haydar, ali,murat menemene arkadaş ziyaretine biz ise alsancağa attık kendimizi, aslında gelmeden bi sürü plan yaptık ama yetmediki, kısacık geldi saatler, çabucacık geçti izmirde zaman. bu nedenle sadece alsancakta yemek ve alışveriş ve sonra kahve falı yaptık. bahaın üniversiteden arkadaşı ışınla buluşup yemek yedik ve sonra Erbil Süelde kendimizi kaybettik, hangi ayakkabının hangi rengini alacağımızı şaşırdık ve filiz teyzemiz iki, ben bir ,bahar teyzemiz bir,ışın bir olmak üzere 5 ayakkabı aldık. beni bıraksalar 15 çift alabilrdim(inanın abartmıyorum) ama istanbuldan da bi sürü ayakkabı aldığımdan kendimi frenledim(nasıl yaptım hala inanmıyorum ama:) kızım alsancakta gezerken ve özellikle biz erbil süelde ayakkabılara dalmışken dışarda whisky'i sevdi bol bol. Whisky izmirli bir bayanın köpeği ama saolsun o kadar canayakın bir bayandıki kızım sokakta ne zaman görse(bi kaç defa karşılaştık) hiç bıkmadan bekleyip eylül sıkılana kadar sevdirdi whisky'i, kızımda hayvanları çok sevdiğinden neredeyse hiç bıkmadı. bu arada biz ayakkabı seçerken kızımla ilgilenip,onunla oyunlar oynayan ve dışarıda whisky'i sevmesini bekleyen Erbil Süel çalışanlarınada teşekkürler,sayelerinde istediğimiz gibi dolaştık mağazayı hatta sanırım iki saat sırf mağazada kaldık ve halada doyamadık:) kızıma izmirden kalıcı bir hatıra almak istedim benim gençliğimin geçtiği şehir olduğu için, hatta bi ara kulaklarını izmirde deldirelim unutulmaz olsun dedim ama cesaret edemedim evimizden ayrı bir yerde geceyi geçireceğimizden, ve sadece bi kaç parça kıyafet aldım. sonra kahve falı baktırmak için bir kafeye gittik, izmirde okuyan halamın kızı gonca ile orada buluşacaktık. ışın ve filiz kahve falı baktırdılar bizde muhabbet ettik bol bol. sonra erkeklerle buluştuk ve özsütte tatlılarımızı yedik saat 22:00 civarı. yatma vakti gelmişti ve yatmak için didime yola koyulduk. bi kaç saatlik yolculuk sonrası diideme muratların yazlığına gittik, aslında izmirdede evleri vardı ama didimi görmemiştik :) gece biraz daha muhabbetten sonra yatıldı çünkü saat 03:00 olmuştu. ve sabah kalkıp kahvaltı yapıp altınkumu dolaştık ve ankara için yola koyulduk. gece geç saatte ankaraya gelip evimizde uyuduk ve ertesi günm işe gittik.

mutlu yıllar eylül

daha bi çok şeyi yazamadan kızımın doğum günü geldi.

hayatın anlamını seninle öğrendim ben eylülüm, her şeyi o kadar güzel o kadar neşeli yaptın ki... bir küçük surata bakıp her şeyin bu kadar değişeceğini söyleseler inanmaz, bu küçük surata bakmaya doyamayacağım aklıma bile gelmezdi. kocaman oldun, anlamadım ki nasıl geçti gitti iki koca yıl, her anımız dolu dolu, her anımız mutlu idi. HEr anında bi sürü şey öğrendiğim iki yıl oldu senin sayende. Hayatımın baharı, iyi ki varsın, mutlu, keyifli,sağlıklı,huzurlu yıllara bebeğim...