15 Temmuz 2009 Çarşamba
eylüşten haberler
Gönderen emel zaman: 15.7.09 0 yorum
konu neler yapıyoruz
12 Temmuz 2009 Pazar
haftasonu keyfi ve limonata
aslında bir önceki yazı yazaılmayacak haftasonu temizlik ve yorulmayı barındırsada keyifle sona erecekti benim için ve dün limonları aldığımdan beri bu haftasonu ile ilgili başlığı bu şekilde koymuştum bile:) ama olmadı. limonatam süper olsada tadı damağımda kalsada koltuk talihsizliği bu haftasonunu düşüncelerle kapatmama neden oldu. acaba çıkacakmı. çıkmassa kaplatsammı, kaplatsam ne renk olsa:)) koltuklarımın kenarları koyu kahve deri içine ne renk gider şu anki kremden başka ? derileride kaldırtıp tamamen kırmızı koltuk hayalimi uygulasam evin herşeyi değişir ve zaten o zman yeni koltuk takımı alınır... bu düşünceleri bırakıp bu haftabaşından beri hayalini kurduğum ama içmeyi haftasonuna sakladığım limonatama geliyorum. haftabaşından beri hayalini kurup neden içemedim çünkü izinli iken başladığım küçük check-up sonucunda şekerim yüksek çıktı ve malesef daha öncede bulunan şeker hikayem yüzünden şeker ilacı başladı doktor, bu nedenle hazır limonata almak istemedim ve ben tatlandırıcılı içecekler içemediğimden(bikaç saat sonra ve özellikle ertesi günün tamamını damağımdaki garip tadla dolaşmak zorunda kalıyorum) diyet olanları da tercih etmedim. iş dönüşü akşam yada gündüz de yapamadım çünkü tüm eğitim sınıflarımız dolu olduğundan kendi eğitim grubumu akşama kaydırdığımdan gece 23:15 civarları eve geliyordum ve gündüzde efe ve eylüşün doktor işleriyle ilgilendim bu hafta içinde. neyse bu sabah limonlarımı sıkıp içine az miktarda şeker ve bol miktarda nane yaprağı atarak dinlenmeye bıraktım dolaba. akşam ütü yaparken bolca soğuk suyunu ekleyip servis yaptım ve nefis olmuştu. kesinlikle ev yapımı daha güzel(ben yaptım diye değil:))
pazar-kahvaltısı,temizliği,ütüsü ve mahvolan koltuklar
cumartesi ve pazar izinliyim ve babamızda evde olduğundan iki günde de çok güzel kahvaltı yapıp vakit geçirdik, pazar kahvaltımıza evde olan fşlşz teyzemiz de eşlik etti. cumartesi bol bol oyun oynayıp dinlendik ve efeyi sevmeye gittik. eylüşün triplerinden çok kalamasakta kocaman olan efeyi ve istanbul,izmir ve bursadan gelen bahar teyzemizin üniversiteden ev arkadaşları evren,ışın ve betülü de görmüş olduk. pazar günü dip köşe temizliğimizi yapıp, ananemizle dedemize inip karpuzumuzu yedik ve eve gelip ütümüzü yapmaya başladık, kızımla bu akşam karadeniz turuna giden filiz teyzesi ilgilenip vakit geçiriyordu ki eylüş benim çantamdan yeşil kalemimi alıp oynamaya başladı ve kaşla göz arasında kalemi açıp boyasını koltuğun minder ve yastıklarına döktü... babamız çok sinirlendi hemde çook. ben hemen eylüşü alıp kol, el ve bacakları boya olan zuzudan boyanın çıkması için duşa soktum ve hala küvette su ile oynuyor. bu sırada koltukların yastık ve minderleri,ni bilimum malzemelerle silsemde şu an fayda etmiş görünmüyor. minder ve yastıkları çıkarıp çamaşır makinasına atacağım. yani çıkardım atması kaldı ama korkum boyanın bu defada heryana dağılması:) güldüğüme bakmayın tamamen sinirden....
bu olayla birlikte yeni bir başık açmış olduk;eylüşün yaramazlıkları...
8 Temmuz 2009 Çarşamba
efe çılgınlığı
şu an herşeyimiz efe odaklı haliyle. hayatımıza yeni biri katıldı ve o daha minicik ve 9 aydır beklediğimiz şirincecik bi bebek. eylül devamlı teyzesinin karnını sevdiğinden ve efe ismine alışık olduğundan teyzesi hastaneden eve gelirken bile sabırsızlanmış efeyi görmek için. ben işe gidince dilekle kalan kızıma dilek haydar efeyi getirecek dedikten sonra evde "hadaa efe getir" diye dolaşılıp durulmuş, balkonlarda, kapılarda dolaşılmış. efe gelince kızım ogün devamlı efenin yanından ayrılmadan onu öpüp, oyuncakları önüne yığmış yada battaniye getirmiş, yemek yerken efe mama diye efeyede yedirmeyi teklif etmiş annemlere ve daha onların bana anlatmadığı yada benim unuttuğum bi çok şey. yanlız efeyi öperken o kadar nazik o kadar inceyizki(zaten kibardır kızım ama:) bebeği incitebileceğinin bilince olmayan bir yaşta aslında eylül ama biz o bebek annem çok yaklaşma diyoruzya devamlı sanırım ondan. allahım elinden yada yanağından öyle tatlı,yıpratmadan öpüşü yada cici yapışı varki. işte böyle geçirdiğimiz bir günümüzün gecesi 2 defa " efee, efe menimm" diye uyku arasında bağırarak geçti ve sabah uyanma şeklimiz olan " anni, anniimm, canımm, bebeim" yerini " efe, bebek, anni efe" olarak yerini aldı:))
Gönderen emel zaman: 8.7.09 1 yorum
konu neler yapıyoruz
7 Temmuz 2009 Salı
ONA BİR DAHA SARILIN!
mailime çiğdemden geldi. teşekkür ederim çiğdem....
1 yaşınızdayken sizi elleriyle besledi ve yıkadı. Bütün gece ağlayıp onu uyutmayarak teşekkür ettiniz.
2 yaşınızdayken size yürümeyi öğretti. Size seslendiğinde odadan kaçarak teşekkür ettiniz.
3 yasınızdayken size özenle yemekler hazırladı. Tabağınızı masanın altına dökerek teşekkür ettiniz.
4 yaşınızdayken elinize rengârenk kalemler tutuşturdu. Evin bütün duvarlarına resim yaparak teşekkür ettiniz.
5 yaşınızdayken sizi cici kıyafetlerle süsledi. Gördüğünüz ilk çamur birikintisine atlayarak teşekkür ettiniz.
6 yaşınızdayken okula kadar sizinle yürüdü. Sokaklarda 'GITMIYCEEEEEEEM' diye ağlayarak teşekkür ettiniz.
7 yaşınızdayken size bir top hediye etti. Komşunun camini kırarak teşekkür ettiniz.
9 yaşınızdayken size dualar öğretti, siz her seferinde unutarak teşekkür ettiniz.
11 yaşınızdayken sizi arkadaşınızla sinemaya götürdü 'Sen bizimle oturma' diyerek teşekkür ettiniz.
12 yaşınızdayken zararlı TV programlarını seyretmenizi istemedi. O evde değilken hepsini izleyerek teşekkür ettiniz.
19 yaşınızdayken okul masraflarınızı karşıladı, sizi arabayla kampusa götürdü ve eşyalarınızı taşıdı.Arkadaşlarınız alay etmesin diye kampus kapısında vedalaşarak teşekkür ettiniz.
21 yaşınızdayken iş hayati ve kariyerinizle ilgili size fikir vermek istedi. 'Ben senin gibi olmayacağım' diyerek teşekkür ettiniz.
22yaşınızdayken kep giyme töreninizde size gururla sarıldı. Avrupa seyahati için para isteyerek teşekkür ettiniz.
25 yaşınızdayken düğün masraflarınızı karşıladı, sizin için hem mutlu oldu hem çok duygulandı. Siz dünyanın bir ucuna taşınarak teşekkür ettiniz.
30 yaşınızdayken bebek bakimi hakkında size akil vermek istedi. 'Artik bu ilkel yöntemleri bırak' diyerek teşekkür ettiniz.
40 yaşınızdayken sizi arayıp bir akrabanızın doğum gününü hatırlattı. 'Anne işim başımdan aşkın' diyerek teşekkür ettiniz.
50 yaşınızdayken o çok hastalandı, hafta sonunda onu görmeye gittiğinizde mutlu oldu.Ona yaşlıların çocuk gibi nazlı olduğunu söyleyerek teşekkür ettiniz.Derken bir gün..... o öldü.O güne kadar onun için yapmadığınız ne varsa, o anda kalbinize bir yıldırım gibi duştu....
VE BİR HİKAYE:
'Evin telefonu sabaha karşı üç buçukta çaldı. Uyku sersemi adam telefonu açtı.Telefondaki ses annesine aitti.Telaşlandı, korktu başlarına bir şey mi gelmişti?Annesi 'nasılsın oğlum iyi misin?' diye sordu.Oğlu şaşkın bir ifadeyle 'iyiyim anne hayırdır bir şey mi oldu siz iyimisiniz?' dedi.Annesi 'biz iyiyiz bir şeyimiz yok sadece sesini duymak istedim' dedi.Oğlu da 'anne bunun için mi aradın saat sabahın üçbuçuğu yarında konuşabilirdik' diyince annesi de 'rahatsız mı ettim oğlum?' dedi.Oğlu 'evet anne rahatsız ettin' diyince annesi'30 sene önce sen de beni bu saate rahatsız etmiştin, doğum günün kutlu olsun'
EĞER HALA SİZİNLEYSE, ŞİMDİ ONU HER ZAMANKİNDEN DAHA COK SEVİN....UNUTULMAMAK DİLEĞİYLE...
6 Temmuz 2009 Pazartesi
vee teyze oldum
cumartesi günü izinde olmam sebebiyle doktor işlerimi halletmek istediğimden, arkadaım süreyyanın yardımlarıyla medicana ankarada küçük bir check-up yaptırdım:) benimle beraber baharıda kontrol ettirdik ve oradaki doktor çok ilgilenerek doğum yapmasının uygun olacağını bildirdi. 42. haftaya gelinmiş ve kilo olarak 4011 gr olmuştu efe... kendi dr u izinli olduğundan pzartesiye kadar beklemeyi düşünen bahar sonradan tülin hanımı arayarak onunla konuştu ve hastaneye giderek yatışını istemesine karar verildi. akşam üzeri hastaneye gidip yatışımızı aldık ve vip girşimizi yaptırmıştıkki bebek iri olduğu için sezaryen kararının alındığı bildirildi ve kızkardeşim 20:41 de 3750 olarak efeyi dünyaya getirdi. çok tatlı, çok şeker bir bebek bütün bebekler gibi.... hoş geldin efe teyzen seni çooooooooook seviyooo.....
sabah acil, akşam yemek
2 Temmuz 2009 Perşembe
ankara da neler yaptık
Gönderen emel zaman: 2.7.09 0 yorum
konu neler yapıyoruz
bebet bak uçat
Gönderen emel zaman: 2.7.09 0 yorum
konu gezmelerdeyiz
ve arsuza veda
son günün sabahı daha doğrusu gece saatleri kızım ağlayarak uyandı ve hiç susmadı. zaten zor bela uyutmuştum. huyu tamamen değişen kızım daha ankaradan otobüse biner binmez baba- babaa diye ağlamaya başlamıştı ama baba sevgisinin bu kadar baskın olduğunu hiç ummazdım. hep huysuz,hep beni isteyen,yemek yemeyen,devamlı beni çekiştiren, kimseye gitmeyen, mızır mızır bir eylüşle çok zorlandım ve son gece uyumadan önce iyice sinir krizi yaşadı kızım ve telefon açık babasının sesi kulağında 1.5 saat sonra uyudu ve saat 3.5 da tekrar uyandı. ne yaptımsa çare bulamadım , tv açtım, ninni söyledim,cemile okudum, bebeklerle oynadım vs vs ama olmadı. sabah saat 7 civarlarında ev ahalasinin kalkıp hazırlanmadıyla iskenderuna doğru yola koyulduk eşyalarımızı da alarak. eylüş hala ağlıyor,hala mızırdanıyordu bitmez enerjisiyle. özel bir çocuk sağlığı merkezine gittik hemen ama dr gelmemişti. dr un geleceği saate randevu alıp mustafanın ofisine gittik ki biraz bişeyler atıştırsın dı eylüş, ama ne mümkün. orada yatıp biraz uyuma, bi,raz mızırdanma, biraz ağlama devam etti. benim kucağımdan alan serap ı reddedip aynuru istedi ve onun kucağına geçer geçmez çıkardı, aradan biraz vakit geçti meyva suyu içti ve içer içmez benim üzerime çıkardı. doktorun gelme vakti olduğu için hemen alıp doktora gittik ve dr biraz dinleyip anlattıklarımızı da ekleyerek bronşit olduğunu söyleyip iğne yazdı ve buhar vermemizi istedi ama eylüşü buhar makinasında tutmak mümkün olmadı,yine olanca kıyamatei kopardı kızım bütündenemelerimizde ve bende pes edip sadece iğnesini yaptırdım. akşama acil adanadan uçak bileti alındı ve o vakte kadar mustafanın ofisinde uyudu eylüş hanım. taaki serabın aldığı bebeği görene kadar. o bebek bizim için kurtarıcı oldu desem yeridir. bebekle gözünü açan kızım gelene ve geldikten sonrada hala elinden o bebeği düşürmüyor. yürüyerek şarkı söyleyen çok tatlı bir bebecik. eğer bir bebeğin eylüşü böyle cana getireceğini bilseydim ben ona 30 tane bebek alırdım dedi mustafa ve kaşla göz arasında kzıkardeşi ve yeğenini yollayarak bi sürü bebek aldırdı ki bunları koyacak bavukumuz olmadığı için birde bavul:) şaka gibi ama gerçekten bir bebek eylüşü kendine getirdi. ve yarı hasta veda ettik iskenderuna....
Gönderen emel zaman: 2.7.09 1 yorum
konu gezmelerdeyiz
arsuz da pazar
Gönderen emel zaman: 2.7.09 0 yorum
konu gezmelerdeyiz
30 Haziran 2009 Salı
iskenderun 2. gün
naim, eylüş ve efe. bu arada başta beni taşımayacağını düşünüp oturmasamda (ki muhteşem keyifli zmanlardan çalmışım:)) salıncak keyfi çok güzeldi,
Gönderen emel zaman: 30.6.09 2 yorum
konu gezmelerdeyiz
iskenderun-arsuz 1. gün
amca ve halamızı yolladıktan sonra tekrar mustafanın ofise dönüp orada uyuyan kızımı ve mustafanın işlerinin bitmesini bekledik. kızım koltukta uyudu ve uyuduğu kolyuğun olduğu odada mustafanın iş görüşmesi vardı buna rağmen uzunca uyudu hiç istifini bozmadan. hatta biz aynurla gene dışarı naime bişey almaya dışarı çıktık geldik gene uyuyordu eylüş hanım. biz ofiste yokken orada uyuyan kızıma hep mustafanın kızkardeşi serap, yeğeni ebru ve işyeri çalışanlarından tonya baktı, hemde çok ilgili ve sevecen bir çekilde. bu nedenle onlara çok teşekkür ederiz. eylüş uyanıp mıstafanın da işi bitince arsuza yola çıktık. yazlığa gidince hemen kızımın üzerini değiştirip yüzmeye indik. Kızım naim ve mustafa ile biraz denize girse de ben olmadığım için çok fazla kalmadı denizde ve bizde onunla biraz kumlarda yürük ve eve gelip yemeğimizi yedik.
Gönderen emel zaman: 30.6.09 0 yorum
konu gezmelerdeyiz
amcamızın yemin töreni
yemin töreninin bir öncesi günü yani perşembe yola çıktık iskenderuna gitmeye. otobüsle gittik sırf ki arkadaşlarıma zorluk olmasın , zaten işleri yoğun birde beni almaya iskenderundan antakya yada adanaya 1.5 saat yol katetmesinler istedim . perşemde saat 22.30 da iskenderunda olduk. Mustafa ve Aynur aldılar bizi ve Arsuza yazlığa gittik ve ertesi gün sabahtan yemin töreni için İskenderuna geldik. Amcamızı yemin töreni sırasında göremedik tam olarak çünkü çok kalabalıktı ama sonra tören bitince hemen eşyalarını alıp izinli çıktı. Yemin töreni çok kalabalık ve sıcak olduğundan ve eylüşten dolayı tam izleyemesemde duygusal anlar yaşattı bana ve itiraf edeyim birazcıkda ağladım.Amca ve halamızla tören bitince iskenderunda yemek yedik ve biraz dolaştık sonra memlekete gitti hala ve amcamız biz ise iskenderunda kaldık bir kaç gün daha....
24 Haziran 2009 Çarşamba
anne kız iskenderun yolcusu
istanbul'dan gelip iki gün çalışarak anne kız amcamızın yemin töreni için iskenderun'a gidiyoruz,sıcak gözümüzü korkutsa da.belki bloga yazamayabilirm. bizi merak etmeyiniz...
Gönderen emel zaman: 24.6.09 0 yorum
konu gezmelerdeyiz
anne istanbulda- idi
Gönderen emel zaman: 24.6.09 0 yorum
konu gezmelerdeyiz
19 Haziran 2009 Cuma
can sıkıntısı sonrası
ve dün can sıkıntısı sonrası( yazılan yorumlara ayrıca teşekkür ederim ve şimdi iyiyim) kızılaya gittim akşam vakti. saat 21:00 gibi kızılayda idim. imge kitapevi müdavimiyimdir ve oradan kızıma perinin hediye ettiği cemile kitaplarının geri kalanlarnı aldım çünkü kızım çok sevdi ve devamlı okutuyo bana, benim işim varsa oturup resimlerine bakıyor akıllı uslu bebeğim.. İmgeden sonra ali ile Mülkiyelilere gittik ki uzun zamandır beraber gitmiyorduk. Bişeyler yedik can sıkıntımı paylaştık , biraz yürüdük rahatladım...
haftasonumuz
bugün haftasonuna giriyoruz ama geçen haftasonu yazısını yeni yazıyorum ben işlerden.
murat,ali,hakan ve burcu masada yemek sonrası:) aslında arif'de vardı ama o an yakalayamamışız...
ve kızım tabiki bebeğinide gtürdü pikniğe ve ona ilgi alaka sonsuzdu. burada altını değiştirirken. ben kesinlikle dokunmuyorum alıyo, altına bişeyler seriyo altını açıp değiştiriyo ve sonra kucağına alıp çarşafa sarıp ninnilerle uyutuyo bebeğini.
ve anne kız salıncakta...
Gönderen emel zaman: 19.6.09 0 yorum
konu gezmelerdeyiz
18 Haziran 2009 Perşembe
canım sıkkın
canım sıkkın...
insanların bazı şeyleri neden yaptıklarını anlamakta zorlanıyorum en çok canım buna sıkkın...
bunun dışında yaptığım bütün planların tepetaklak olması ve iskenderuna gidemememden dolayı çok gerginim...
gelecek haftanın ilk günü en sevdiğim şehirlerin başta geleninde,istanbulda, olacağım bu beni azıcık mutlu etse de ...yetmiyor. .
12 Haziran 2009 Cuma
bi sürü hediye
10 Haziran 2009 Çarşamba
lelüşe doğumgünü hediyelerimiz

sonunda beklediğim kitaplar geldi . . .
Aslında kızıma doğumgünü hediyesi olarak istemiştim bu kitapları ama kargonun azizliğine uğrayarak gecikmeli olarak gelmesine rağmen ilk görüşümde heyecanlandığım kadar güzeller. görür görmez doğumgünü hediyesi olarak karar kılıp siparişimi verdim ve onaylar onaylamaz, kahraman ve arkadaş ismini aynı yazdığımdan Karga Medya yetkilileri tarafından arandım ve hatanın kendileri tarafından düzeltileceğini ismin ne olmasını istediğimi sordular. kargoda ne kadar sorun yaşasamda gerektiği zamanlarda beni aramalarından ve bir sorun anında orada olup çözeceklerini bilmemden içim hep rahattı. bu arada kargo sorunu kesinlikle ve kesinlikle Karga Medya ile ilgili değildi ve daha sonraki gönderilerinde hemen ertesi gün elime ulaştı kitaplarım. Böyle yaratıcı ve güzel bir fikrin kitapta buluşması beni daha çok mutlu etti.