CLICK HERE FOR BLOGGER TEMPLATES AND MYSPACE LAYOUTS »

15 Eylül 2009 Salı

kadir geceniz mübarek olsun


Eğer bir gün dünyaya ait çok büyük bir derdin olursa;
Rabbine dönüp: 'Benim çok büyük bir derdim var' deme!
Derdine dönüp: 'Benim çok büyük bir Rabbim var' de!


Bugün kızımla beraber dua edecektim ama katılmam gereken bir iftar yemeği nedeniyle eve geç geldim ve kızım uyuyordu. ikimizin yerine ilerleyen saatlere kadar dua edeceğim. Dua edecek herkesten bizim için, sağlıklı,huzurlu, hayırlı bir ömür dilekleri içeren dualar etmelerini rica ediyorum. Kadir geceniz hayırlara vesile olsun...

anni ben evde kalıcam

bugün sabah işe gelmek için hazırlanırken kızım uyanıp seslendi bana "annii" diye, yanına gidip günaydın öpücüğümü verdim. yataktan kalkmak için hamle yapan kızıma "annecim üzerimi giyineyim, seni alıp ananeye bırakayım bende işe gideyim tamam mı?" dediğimde kocaman olmuş kızımdan şu yanıt geldi. "anni ben evde kalıcam" evet bende evde kalmak, seninle yatmak, oynamak, kahvaltını hazırlamak, yemeni izlemek ve daha bi sürü şey yapmak isterdim. . .

cumartesi günü kahvaltı hazırlarken ise "biliyomusun eylüşüm ben bugün işe gitmeyeceğim" dedim "ebet biiyorum " dedi bana. "ne yapalım söyle o zaman" dediğimde ise, " oyun oynayalım, sarılalım, canımmm, bebeimmm yapalım" dedi:)) ve hemen arkasından da ekledi, " pakaa gidelim":))) park sevdalısı kızım. seni çok seviyorum tatlışkom hemde çokkk, sen benim hayatımın baharı eylül'sün....

14 Eylül 2009 Pazartesi

çarşambamız



çarşamba günü annenin işyerinden sonra kızıma Atatürk Heykeli gösterdim Ulus meydanında, heykeli etrafını dolaşarak ilgiyle turladı kızım. sonrada babamıza alışveriş yapmak için kızılaya gittik dileklere gitmeden. babamızın ihtiyacı olanları iftar öncesi hemen almaya çalışsakta iftarımızı baya bi geç yaptık. iftarımızı kızılay sümer sokaktaki aşiyan da yaptık. Çok güzel karadeniz yemekleri yapan sıcacık bir yer ve canlı müzik de çok güzeldi hemde çoook. ama vaktimizin kısa olması nedeniyle daha uzun bir zamanda bu mekanı değerlendirme kararı verdik ve dikellere gittik. işte babakız alışveriş pozları...

10 Eylül 2009 Perşembe

hediye

geçen haftadan çok sevindiğim bi hediye almıştım ama bir türlü resimleyemediğim için yazısını yazmamıştım. eğitimini verdiğim arkadaşlardan biri maaşını aldığında bizi düşünüp çok güzel bir hediye almış asuman ve bana. çok güzel,şık bir salata yada çerezlik tabak seti ve gerçekten o kadar mutlu ettiki ayşe beni, düşünmen yeter deriz ya hep işte aynen öyle çok mutlu oldum çokk.

dün ise liseden arkadaşlarımla dileğin evinde buluşmak için sözleşmiş ve onlara hediye almak için dışarı çıktığımda asuman da benimle geldi ve eylüşe hediye aldı , bende mağazada çok hoşuma giden atlı karınca şeklindeki müzik kutusunu hediye aldım kızıma. annem eylülü işyerime getirince asumanla eylül kısa sürede olsa güzelce hediyelerini açıp vakit geçirdiler. eylül bayıldı inek şeklindeki kumbarasına. tüm akşam boyunca "anne hediye, aç" deyip altını açtırıp paraları attı defalarca içine.

gece geç saatte eve geldiğimizde ise kızıma kendi hediyemi verdim, açarken bile o kadar mutlu idi. atlı karınca şeklindeki müzik kutumuzu kurup kurup çalıştırdık defalarca....

8 Eylül 2009 Salı

piiz teyze


bizimle yaşayan filiz teyzemiz eylüşün herşeyiyle ilgileniyor saolsun. kızım gelgitler yaşayarak bi seviyor bi pas vermiyor teyzesine. bazan uyumak için bile "anni bu gesin bu gesin teze gesin "diye ısrar ederken , bazan yemek yerken bile onun yemek yemesini istemiyor garip bi şekilde.bu bikaç gün çok iyilerdi ama bu sabah saay 6 da uyanan kızım ona kahvaltı hazırlayan teyzesine pas vermedi gene :( işte mutlu mesut zmanlarında ondan bana gelemzken.

7 Eylül 2009 Pazartesi

neler yapıyoruz


bol bol meyva yiyoruz ama bu yeni bir alışkanlık değil eylüş için, zaten meyvayı çok seven kızım mevsim meyvalarının tadını çıkarıyor. favorisi ne derseniz dedesinin aldığı mürdüm ve adını bilediğim şeftali kadar kocaman yeşil erik:) karpuz mevsimi geçmeye başladığı için daha çok kavun yiyor kızım. ama hala karpuz çok sevdiğimiz bir yiyecek. e annesinin kızı, bir kaşıkla kocaman karpuzu yiyen annesinin kızı:)
peynir daha doğrusu labne ise hala bayılarak yediğimiz bir yiyecek. kahvaltıda elimizde kaşık labneyle başlıyoruz, ama diğer yiyeceklerden de yiyoruz şükür yani tek yönlü bir beslenme değil bizimkisi. zaten buna annanemizde izin vermez. hala köyden gelen domates, biber,patlıcan,fasulyelerle kışlık kurutmalık ve buzluğa ürün yerleştirme telaşındayız. bir kısım salçamızı yaptıktan sonra biraz erişte ve mantı kestik, sırada közlenmiş kırmızı biber ve turşu kurulması ve pekmez kaynatılması yada kaynatacak vakit bulunamazsa halamdan alınması var. reçel stoğumuz tam olmasada yeteri kadar var ve buna Amasya'dan babannemizden gelecek kiren(kızılcık) marmelatı ve ekşisi, kuşburnu ezmesi ve ceviz eklenince kışlık hazırlıklarımız hatırladığım kadarıyla tamamlanmış olacak.
bu arada kızım devamlı dut yemek istiyor ama mevsimi olmadığı için bulamıyorum :( zaten kızım hep dutu dalından yediği için aynı zevkle yermi aldığımı onu da bilmiyorum. aslında kurutup buzluğa da atmıştık annemle lelüşe bişiler yaparız diye ama ....annemle benim buzluk zaten ne ararsan var durumunda:)

anni be yapabiirim

uzunca bi süredir bu durumlardayız, herşeye "anni be yapabiirim"....
emel:eylül çantan ağır taşıyayımmı?
eylül: ben tasıyabiirim
emel:kızım saçını toplayayımmı?
eylül:ben yapabiirim.
masada yemek yerken saçlarımdan bunalmış eşime tokamı getirirmisin dediğimde bile
" anni ben getiebiirim" :))) güzel bişey aslında ama alışkın olmadığım bişey . hala onu küçücük bişey görüyorum ve bu hiç bitmeyecek sanırım ama kızım büyüyo.

iki yaşına girmeden bi kaç ay önce çişini söylemeya başlayan kızım, bundan kısa bir süre sonra ise uyurken uyanıp çişini söylemeye başladı. bunları yapan birinin " anni ben yapabiirim" demesi ve tek başına bişeyler yapması gayet normal aslında ama annelik içgüdüsü bu sanırım.

30 Ağustos 2009 Pazar

eylüş annenin işyerinde



cuma günü iftar yemeğine eylüşü de götürmek istediğimden annem yine beni kırmadı ve mesai bitimine yakın eylüşü işyerime getirdi. kızım operasyon alanına giremese de, eğitimcilerin odasında asumanla resim çizip, bisküvi yedi ve sandalyede döndürüldü:) çok eğlendi gene asumanla çünkü asuman onu çoook seviyo ve oynuyo...



ve sonra yemek öncesi kzıımı parka götürdüm kısacıkda olsa. sallandık ve birazda kaydık ve hemen yemeğin olduğu yere geri döndük, kısada olsa eylüş parkı çok sevdiğinden çok mutlu oldu.

28 ocak eğitim grubu 2. geleneksel iftar yemeği


cuma akşamı eğitim işyerine ilk başladığımız ve 3 hafta eğitim aldığımız grubumuzla iftara gittik, geçen sene de bu organizasyonu yaptığımız için geleneksel oldu:) 12 kişinin katılımı ile Ciğerci Aydın'a gittik.Pazartesi Eylemin doğumgünü olduğu için bir pasta ile onuda kutladık ve yakın zamanda doğumgünü olup hediye alamadığımız arkadaşlarımıza toplu hediyelerimiz verdik. güzel bir akşamdı ve annem sayesinde eylüş de aramızda idi. annem eylüşüişyerime getirdi mesai bitimine yakın ve eve geri döndü ve şimdi kırşahirde yarın gelecek.
pastaya mum almayı unuttuğumuzdan üzerine kürdan koyduk:)))

kızım benle oynarken


ve herkes hediyesi ile

eylüş sokakta

ve ilk defa eylüşü tek başına ama yanında abbaları olarak sokağa bıraktım. bizim apartmanın önü geniş ve şu an abbalarıyla bisiklet sürüyor kızım. rahatım ama değilim de, camdan seslenip görüyorum arada kızımı:) müsait olduğumda ben yanında duruyordum abbalarıyla oynarken ama bugün teyzesi ile dılardan gelirken teyzesi bırakmış sonra acıkıp eve geldiler , yemek,oyun ve meyva keyfi yaptırdım onlara ve sonra tekrar inmek istediler, hayır diyemedim, dememeliyim de çünkü ben sokakta büyüdüm ve kızımın da eve kapanmasını istemiyorum. etraf hep tanıdık, eş, dost akraba ve abbaları ona bakıyor biliyorum.. işte rabişle evde yemek ve meyva yerken...



anni be açabiirim, abba odum

evet sabah sabah kahvaltıda aynen bu sözle başladı günümüz:) kızım ayran delisi ve mutlaka her markete girdiğimzide aldığımız şey ayran. sabah baba kız market alışverişinden gene elde ayranla geldiler ve kahvaltıya oturttum eylüşü, bişeyler yedirmeye çalışırken açayımmı dedim(ki zaten kendi açar aslında ayranını ama bendeki de laf ) "anni be acabiirim, abba odum" demezmi! allahım ali ile birbirimize bakakaldık. evet efe oldu olalı büyüdüğünün ve özellikle abba olduğunun çok farkındasın, efeyi "efe ben gedim abab gedi bapoosun" diye sevmeye gidiyosun evlerine girer girmez ama , ama işte..... ah ya ne çabuk büyüdün de ben abba odum acabilirim dedin. ben neleri kaçırıyorum işteyken. . . diye uzar gider bu yazı.
kahvaltı yaparken mutfağa ekmek kırıntıları döktün ve çıkarken ayağına geldi bi tanesi ve sen sonra mutfaktan bişey almaya gittiğinde parmaklarının ucunda yürüdün. çok titizsin çok, gelecek sene bana pasaklı der evden kovarsın kesin:)

30 Ağustos Zafer Bayramı

Aslında bugün planımız Atatürk Kültür Merkezine gidip törenleri yerinde izlemekti ama annenin migren krizi yüzünden bunu yapamadık. Kızımı kırmızı beyaz giydirip bi sonraki seneye inşallah...

28 Ağustos 2009 Cuma

AssisTT İftar yemeğinde


Şirketimizin Salı günü Hacıbaba'da verdiği iftar yemeğine katıldık eğitim birimi olarak. Ulaştırma Bakanı, Telekom Genel Müdürümüz, THY Genel Müdürü, TTNet Genel Müdürü gibi çağrı merkezi işini yaptığımız ana firmaların genel müdürlerinin çoğuna ev sahipliğini bizim genel müdürümüz Adil Bey yaptı, her ev sahibi gibi heyecanlı ve koşturmaca içinde idi. Çok güzel bir yemek oldu, çok güzel müjdeler aldık, Erzincan'dan sonra Erzurum'da da yer açıyoruz Sağlık Bakanlığı projesini de aldığımız için.Giittikçe büyüyoruz ve Eğitim Birimi olarak işimiz de artıyor ama mutluyum yine de, çünkü işimi seviyorum...

belik:)

saç örgüsüne belik derler bizim köyde, gene köy özlemim depreşti...
geçen gün eylüşle gezmeye giderken kızımın saçlarını ördüm ilk defa. ilk defa çünkü annesi gibi saçlarıyla oynanmasından hoşlanmıyor:) ben bayılırım ,saçlarımı yapsınlar, çeksinler , tarasınlar. hatta rahatlar uyurum :)



ve sonra eylüşle babası dışarı çıktı bende evi temizledim:)

24 Ağustos 2009 Pazartesi

unutmadan

ben çok gülüyorum ve ileride hatırlayıp gülmek için yazmak istedim. ve unutuyorum aslında iki haftadır yazmayı...

kızım filiz teyzesinin sahibi olduğu kursa onunla beraber gittiğinde, kurs girişinde ayakkabısını çıkarıp girmiş içeriye:) e haklı garibim ilk defa bir apartmanda ama ev olmayan bir yere giriyor ve ev diye ayakkabısını çıkarmış kuzucum...

20 Ağustos 2009 Perşembe

abant



pazar günü uzun zmandır planladığımız ama işlerimizin yoğunluğundan ayarlayamadığımız abant gezimizi yaptık eğitim grubu olarak. Ankara ve istanbul eğitimcileri olarak ortada Abantta buluştuk sabah 10:00 civarı, e saat onda Abantta olmak için saat 06:00 da alındık evden Murat tarafından :)) bir önceki gün tğm piknik alışverişini biz yaptık ve sonrada kahvaltı için börek yaptık, malzemeleri hazırladım vs derken saat ikide yattım ve 5 de kalktım. güzel bir yolculuktan sonra İstanbuldaki eğitimci arkadaşlarımızla buluşup, yerimizi seçip oturduk ve kahvaltımızı hazırladık. Hemen semavere çay koyup, çayı beklemden meyva suyu ve böreklerle kahvaltımızı yaptık ve arkasına semaverde çay keyfi ve abant gölünün etrafı dolaşıldı.. mangal için hazırlık yapıldı hatta abzı arkadaşlar gölde yüzüp ayaklarını kesti dikiş atılmaya gidildi :(( fetih hocama tekrar geçmiş olsun diyorum. sonra nefis mangal keyfi yaşadık. elif hocam patlıcan salatamızı, asuman hoca köftelerimizi yoğurma işini halletti, bende tavukları sosladım. ali ve kerem hoca mangal başında kusursuz pişirdi herşeyi sıcacık ve tam kıvamında yedik. semaverde çayımızıda kerem hoca halletti. asumanın elinden brownie keyfi yaptık çayla. sonra meyva faslımız derken kendimizi kaybettik resmen. sonra ise eve dönüş başladı. turnikelere kadar herşey güzeldi ama turnikelerde nasıl sıra huff:((


19 Ağustos 2009 Çarşamba

ebruli günler



ebuş sultan anne ve babasıyla tatile gidince kızım onu çok özledi haliyle ve geldiklerinde hasret giderdiler bol bol. ikiside çok özlemişelr birbirlerini...

ve geleneksel salça yapımı:)

hersene yaptığımız gibi bu senede kendi salçamızı kendimiz yaptık, daha doğrusu bir kısmını yaptık vaktimiz olduğunca devam edeceğiz. pazartesi günü annem öğleüzeri arayıp domates aldığını söyledi ve akşam iş çıkışı gittiğim dişçiden hemen eve gittim ve başladık iş yapmaya. domatesleri doğradık ve kaynattık ve sonra biraz soğutup sıktık yada çıkardık, kızımda bize yardım etti illaki. ve gece 23:30 civarı işimiz bitti ve eve gidip duş vs den sonra yattık. ertesi gün kızıma bahar teyzesi baktı çünkü hala salçanın iişi bitmedi. sabah erkenden tekrar kaynamaya kondu ve saat 15:00 civarı indirildi nefis salçamız. 80 kilo domates alıp ondan 20 kiloya yakın salça elde ettik.biz alışkın olduğumuz için ev salçasının tadına hazır salçaları yiyemiyoruz, özellikle mantı ve makarnada çok daha belli oluyor bizim için. yani amaç para değil tat ...
işte kızımın salça çıkarırken resimleri...


kızımın bu eteğini çok severim ama normal günlerde giydirmem ama o gün filiz teyzesiyle çıktılar evden ve dolabı açıp illa bunu giyicem diye tutturmuş ve teyzeside kıyamamış giydirmiş, akşama kadar teyzesinin sürücü kursunda vakit geçirmişler bu kıyafetle:) kokoş eylüş olmuş yani...
kursdaki ablalar kızımla ilgilenmiş,yemek yedirmiş, oyun oynatmışlar saolsunlar ve akşamda devamlı ablaları anlatı kızım salça çıkarırken.

canımm


dileğin çektiği ve uzun zamandır beklediğim fotoğraflarımız :))
kızımın favori oyuncağı iskenderundan mustafanın aldığı bi dünya oyuncaktan biri "arı bız bız bız" arı şeklinde müzikli ve danseden bi oyuncak. kızım karşısına geçir şarkısını söyleyerek onun gibi dansediyor, bi ara videosunuda yükleyeceğim inşallah.



ve en tatlımız efemiz:))

eylüşşş

aşağıdaki yazı aslında planlanmadan öylece akıverdi ve şimdi asıl yazacaklarıma geldi sıra. eylüş dilekle çok iyi anlaşıyor ve daha önce söylediğim gibi dilek ona az az ingilizce öğretiyor. kızım iki yada üç kelimelik cümleler konuşabiliyor ingilizce ve türkçe olara ona kadar sayabiliyor ama geçen gün arabada beni şaşırtarak onbes ,onatıı diyede sayabildiğini gösterdi. en çok sevdiğim sorusu "anne babıyosun" " saçımı topluyorum annem , sen napıyosun" " ii anne , babıyosun" diye başa sarıyoruz:)) ama o kadar tatlı bir "babıyosun" ki bu anlatamam, o dudakların kıvrımı, o ses tonu ,o şirinlik,tam bir cimcime. akşamları eve gelince oynaşıp, cemile okuyup çizgifilm izliyoruz. kızım sayesinde bi kaç çizgifilmin müptelası olduk ailece:) favorimiz kesinlikle kayu:)) o kel bıdığa aşık benim kızım, "anne kayu,kayu" diye dolanıyo evde canı sıkılınca ve tvyi açınca kayu çıkmazsa işimiz var .internetten cdye çekeyim diyorum ama bi türlü fırsat bulamadım:( bunun dışında bende kayudan sonra jangum hastasıyım:)) kızım kucağıma yatmış tam uyku saatlerinde oluyor ve biz beraber yanak yanağa jangum izliyoruz... sabah işe gitmek için kızımı anneme bırakmalarımız bazan biraz olaylı bazan kolay, teyzemiz evde olduğunda sorunsuz çünkü uykuda:)) işten geldiğimde karşılanmam hep sevgi dolu, kocaman gülücükler ve sarılmalarla "annimm, canımm, bebeiimm, askıım" demelerle,yani çok mutluluk verici, anlatılmaz.uyurken bana sarılması, elimi tutması, popişkosunu yana döndürmesi halatarifsiz güzellikte.