CLICK HERE FOR BLOGGER TEMPLATES AND MYSPACE LAYOUTS »

28 Kasım 2009 Cumartesi

öğretmenler günü



Direktörümüz Hamza Bey'in götürdüğü öğle yemeği sırasında Ankara Lokasyonumuzun Eğitim Uzmanları (Hakan eksik..)


Aslında saat 12:10 gibi kabanımı giyip kızılaya attım kendimi, aylardır bi türlü gidemediğim Peri ile görüşmek için. Hem PEri ile güzel bir sohbet hemde Öykü'nün doğumgünü için aldığım hediyeyi vermekti amacım. Peri geldi öpüştük ki telefonum çaldı ve direktörümüzün vereceği yemeğe katılmak için çağrıldım. Katılmak mecburi olduğundan sadece bi kahve içip ayrıldık malesef :(

Ve akşam küçük kutlamadan sonra daha rahat hallerimiz:))

diyabbanın doğumgünü

Diloşumuzun , eylüşümün her an yanımızda olan diyabbasının doğum gününü kutladık geçen hafta. o eylüle yemek yedirirken yakalandı pastasını üflemeye :) yani yine eylüşle ilgilenirken. dilek kızıma ingilizce öğretmek, şarkılar öğretmek vs gibi bi çok şey yapıyor şimdi aklıma gelmeyen. canımmm iyiki doğdun....
Emir, efe ve eylüşlü bir doğumgünü nasıldı anlatamam bu arada:)

geçen haftalardan devamı:)










liseden arkadaşlarımla görüşebilmek için gün yapma kararlarına uydum ve geçen pazar arzulara gittim. dileğin ortanca kızı eylüşle ilgilendi çok sevdiğinden ve anlaştıklarından bende arkadaşlarımla sohbet ettim güzelce. o kadar çok özlemişimki onları. akşam babamızın işi uzayıp bizi daha geç alması gündeme gelince migrosa uğradık kızımla ve onun istediği gibi bir gün oldu. anna kız top havuzu, tırmanma,kayma vs olan oyun sahasına girdik:)) benim kilom gereği çok yükseklere çıkamasakta inanılmaz eğlendik ama kızım orası ile sınırlı kalması ve alışveriş merkesinin içindeki diğer bütün oyuncaklara , arabalara vs bindi .







geçen haftalardan


bi sürü şey yaptık kızımla ama bi türlü yazamadım.
Akşam iş çıkışı gittiğim Trafik ve Çevre Eğitmenliği kursum bitti ve artık farklı bir alanda daha eğitmenlik sertifikam var.
işyerimde çok yoğunum zaten, sene sonu miller yanacak telaşının, bayram öncesi yoğunluğunun üzerine birde istanbuldaki sis nedeniyle uçakların kalkıp-inememesi yada ankara yada izmire divert edilmesi nedeniyle çağrıların katlanması çıkınca operasyona destek olmaya çalıştım elimden geldiğince....
Bunların öncesinde yeni eğitim müdiremiz geldi ve ona kendi özgeçmişimizi sunduk ki hep iş hep iş nereye kadar :) bu herzamankinden farklı konu bizi rahatlattı, o akşam birde koca koca eğitimciler lunaparkta kurtlarımızı döktük:))en güzeli tabiki çarpışan arabalardı,iki eğitimci zaiyatı versekte.. sonra öğretmenler gününü kutladık, öğlen direktörümüz bizi yemeğe götürdü.akşamüzeri ise bizim odamızda operasyon yönetimi ve çalışanlardan güzel bir organizasyonla keyiflendik.
Geçen hafta sultan ve hazine abla ile dışarıya çıktık sultanın kutlayamadığımız doğumgünü için.Büyük kızıma yemek ve gezme sonrası istediğ hediyesini de aldım.
iki kuzu kızılaydaki heykellerin önünde resim çektirdiler:)
eylüşün başındaki tülay teyzesinin ördüğü beyaz başlığı sultan beğenip taktı ve onun siyah atkısınıda biz aldık:))

İyi bayramlar!

Bayram sabahları, demli bir çay, su böreği, bayram şekerleri, şeker isteyen çocuklar, bir telaş bir koşturmaca. Bayram programları, kolonya ikramları, bayram harçlıkları, ev gezmeleri, kısa hal hatır sormalar, el öpenlerin çok olsunlar ve daha bir dolu küçük ayrıntı.Her ilkbaharda gelinciklerin en güzel başlangıçları müjdelemesi gibi, bu bayramın da size ve ailenize mutluluk ve neşe getirmesini diliyorum...

12 Kasım 2009 Perşembe

eylül'den diyaloglar

1-Eylül banyodadır tek başına, anne pc başında rapor hazırlarken babada vadi izlemektedir ve anahtarı olduğu halde hep kapıyı çaldıktan sonra açan filiz teyze kapıyı çalar ve açarken eylül'den şöyle bir ses gelir
** bayoo bapoorum:)))

2-Banyo sonrası filiz teyze ile onun odasında oyun ve sohbet faslı sırasında filiz teyze " eylül beni ne kadar seviyosun 10 mu?" der.(Eylül en fazla 10'a kadar sayabildiğinden genelde beni ne kadar seviyosun sorusuna 10 demektedir)) ama artık o büyümüştür
**Ayıy obir:))

3-Eylül annenin aldığı puzzle ile oynarken parçaları koltuğun altına koymaktadır. Anne " Eylüş o parçaları koltuğun altına neden koyuyorsun?" diye sorduğunda alınan cevap çok şekerdir çokk "annii mangaa yakıorumm:))"

Artık kızımın hızına yetişemiyorum ama yazabildiğim hepsini yazacağım

Bu aralar elimizden Bahar teyzemizin aldığı hikaye kitabımız hiç düşmüyor. Devamlı içindeki hayvanların,güneşin yani ne varsa isimelrini söylüyoruz,önce anne sonra kuzu. Anne iş nedeniyle "babanla kitabı okurmusun" dediğinde eylüş" anniii fikkim gedii" demesi ile herşeyi bıraktım yine bir kenara:)

9 Kasım 2009 Pazartesi

geçen haftalarda






29 Ekim tatili ve sonrasında alınan bir gün izinle kızımla beraberdik 4 gün boyunca. 29 Ekimde Harikalar Diyarına gittik. Cuma günü ise annemle berabaer Kırşehire ananemin yanına gittik,çok özlemişim hemde çoook ,yaza daha çok kalma planları yaparak geri geldim cebimde bi sürü hatıra ile....




6 Kasım 2009 Cuma

kış geldi

Geçen hafta kot ceketimle dolaşırken, gündüzleri onuda almazken üzerime cuma günü birdenbire kış geldi Ankaraya. Cuma sabah kırşehire gittim ve çoook soğuktu ama bunu bekliyordum çünkü köy herzaman daha soğuk olur... Uzun uzun yazacaktım ama yoğunluktan kafam karıştı gene... Herkese iyi kışlar diyeyim bari:))

27 Ekim 2009 Salı


26 Ekim 2009 Pazartesi

haftasonumuz

Benim yatağımda böyle uyuyor dana kızım, üzerini o açıyor ben kapıyorum ama özellikle ayakları açık olucak ...


Baba kız muhabbet ederken:) ama anneye de poz vermeyi ihmal etmezken....




cumartesi izin verdim kendime çünkü yorulmuştum hemde çok, zaten mecbüri dinlenmek zorunda kaldım çünkü rahatsızlandım ve acile gittim cumartesi akşamı ama şimdi iyiyim ve işyerimdeyim.

Hasta olduğum için kızımla cumartesi günü benimle beraber sultan ablası ve akşamda ananesi pazar sabah filiz teyzesi ve asuman ilgilendi . pazar günü öğleden sonra ise evde mümkün olduğunca aktiviteler yaptık. Efe geldiği için onlarla vakit geçirdik,kocaman olmuş benim tatlış yeğenim allahım neler diyor ağzının içinde, hele eylül yanına yaklaşınca ağzı açık onu dinliyor ona laf vermesini istiyor eylül abbasının, tabi bizimkide devamlı onunla ilgileniyor,ellerini öpüyor, ninniler söylüyor. Bu arada kızım efeyi görür görmez "annii senin adııın ebisee " demesi çok tatlıydı ve altı üstü bir defa gördü:))



Bu senenin başında aldığım ve sık sık faydalandığım(selda gibi yaratıcı değilim bu nedenle yaratıcı olanların fikirlerini çalıyorum) 365 etkinlik kitabına bakarak kızıma küçük bir ev hayvanat bahçesi yaptım ...

22 Ekim 2009 Perşembe

alakasız bi sürü şey

geçenlerde ebru sayesinde tanıyıp devamlı takip ettiğim edanın sitesinde bu ayakkabıyı gördüm ve hemen istiyorum diye yazdım ve bi kaç gün sonra geldi. ayakkabıyı ilk gördüğümde zaten çok beğenmiştim ama eda ile geceyarıları mailleşmelerimiz tadına tad kattı:) İlk fırsatta sarı bir sueter giydim beyaz gömlek üzerine ve adıbılarımı giydim(mina'dan alıntıdır) 1500 kişinin çalıştığı ve bunların çoğunluğunu bayanları oluşturduğu işyerimde her gören çok sevdi adıbımı:)) eda'cım ilgin alakan, sıcacık,içten maillerin için teşekkürler. Kendimi tamamen yayınlayamıyorum çünkü kareye sığamıyor bu dolma parmak ablan kikiikki:)




Bu aralar çok yoğunum,çok bunaldım, kısa da olsa bir tatil istiyorum... İşyerinde nefes alamıyorum, saate bi bakıyorum 17:15'lerde ve saat 18:00'da kursum var, son detayları toplayayım vs vs derken apar topar çıkıyorum, kurs sonrası eve gelip kızımla oynuyorum,uyutuyorum ama onunla uyuyamıyorum. pc başına geçip raporlarımı, eğitimlerimi hazırlıyorum,bloglara bakıyorum... Haftasonu okul diye tutturan kızımı anne çocuk eğitimi projesi kapsamında 2 saatliğine halk eğitim merkezine götüreceğim ve bize de bir kişilk yer açarlarsa(açmazlarsa yüksek yerdeki tanıdıklarıma başvuracağım:PPP) her cumartesi iki saatliğine kızım ve ben bu proje kapsamında olacağız yoksa önüne geçemiyoruz bu cadını okua gidicem diye alıp çantayı çıkıyor sokağa ve el tutturmuyormuş annme ben büyüdüm tek basıma yüyüyebiirim diye:)) ha bide şey var
*eylül büyüyünce ne olacaksın
*dokto soaa babakan :)

Kızım hala hayvanat bahçesi anlatıyor ve ona söz verdiğim kaplumbağa alma işini daha çok küçük diye erteleyerek cansızını aldım:) ismi ne diye sormayın tabiki hadaa(haydar) sonra balıkların adı geliyor (efe,ben,ebus, anane,dede,memet...) altı üstü 3 balık var ama sayıyoda sayıyo:)


ııım sonra geçen haftasonu bi ara cumartesi mesaiye gidip eğitim sonrası kızımla alışverişe çıktık ve bi kaç parça bişey aldık. Bahar teyzemiz , efe ve anannemizle idik. Bahar teyzemizden efeyi alıp onu arkadaşlarıyla dolaşmaya yolladık ve efe uyurkende kızımı oyun salonunda oynaması için bıraksakta o oynamamayı tercih etti, bizde onu dışarıdan izledik.

15 Ekim 2009 Perşembe

haftasonu


Cumartesi günü sonunda söz verdiğimiz bu seneki ikinci hayvanat bahçesi gezimizi yapabildik. Kızım maymun sevdalısı çünkü ilk gittiğimizde bayılmıştı maymanun hareketlerine . Bu gittiğimizde ilk gittiğimiz yer maymunların yanı oldu haliyle. Gene eylüşü kendilerine hayran bıraktılar. Yanıma aldığım muzu attım, o kadar itinayla soydu ve yediki kızım ağzı açık izledi. Sonra yine su attım. Bi kere bişey atmak için çıkardığınızda bile elini uzatışı yakalayışı süper. Suyu yakaladı, kapağını açtı ve içti . işte eylüşün en çok sevdiği şey bu "anni mamun suyu adı, açtı, içti" diye saatlerce ve günlerce anlatıyo ve hatta bugün kayu'da hayvanat bahçesi sözü geçince " bizde gittik"" demiş kayu'suna:)) Geçen defa midllilere binmekten korkan kızım bu defa iki tur attı onlarla, yine çocuk hayvanat bahçesi kısmında tavşanlarla oynadık baya uzun süre.
Bunun dışında en ilgi çekici olan zürafa ile muhabbeti ile idi. Zürafa bi türlü bize dönmeden otladı ,eşim ilgisini çekmek için baya uğraştı ama olmadı ve o anda kızım devreye girdi " züafa gel bak baba sana su vericek:)) e tabi maymun gibi sucu sandı kızım zürafayı. Gerçi eylüş öyle dedikten sonra döndü bize oda ayrı konu ama:) Sonra hayvanat bahçesinin içindeki parkta oynadık sallandık, bişeyler atıştırdık ve turumuza devam ettik, gezimiz en son tekrar maymunlara veda ile bitti.

AOÇ' de bi sürü değerli hayvan var ama hala çok bakımsız, daha çok bakıma, temizliğe ihtiyacı var.

çok mutluyum

çok mutluyum çünkü kariyerimde çok güzel,onur verici bir teklif aldım....
kabul etmeyeceğim ama teklif edilmesi bile nefesimin kesilmesine, sokağa çıktığımda uçarcasına yürümeme hatta onca insana rağmen çoooooooooook mutluyum diye bağıracak kadar mutlu eden bir teklifti bana sunulan.... hatırlamak için yazmam gerekti..

çok yoğunum bu aralar, eğitimlerim çok yoğun sabah 9 da eğitime başlıyorum saat 17:30 da çıkmam gerekirken çıkamayıp 17:55 de çıkıp taksi ile kursuma gidiyorum. yarın ilk haftası tamamı 13 kasımda bitecek Trafik ve Çevre Eğitmenliği kursuna gidiyorum. Trafik ve çevreden bi sürü şeyi konuşuyoruz. Sohbet tadında bir eğitim, bilgi paylaşımı bizimkisi ama ... Amaları var tabiki , bedenim yoruluyor, kızımdan ayrı kalıyorum vs vs

29 Ekim için kısacık da olsa tatil planları yapıyorum imkansızı başarmak adına çünkü izin almam imkansız biliyorum:)

şarkımız

Kızım dün ananesinde şarşı söylemiş kendi söz ve müziğini yazarak:))
Anne işe gitti, baba işe gitti,
Bana anane bakıyo ...,

Annem bu kadarını hatırlıyor. Ama kızım efeye ninni söylerken o kadar yaratıcı ki kimbilir neler söylemiştir o şarkıda da. Çünkü efeyi alıp haydara indiriyoruz, zeynep ablaya götürüp dut yediriyoruz, parka götürüyoruz, sonra büyüyüp ikisi okula gidiyor, kitap okuyorlar vs vs :)

11 Ekim 2009 Pazar

son zamanlarda

eylüşün söylediklerinin her birini bir yere not edip yazmak lazım ama iş,güç, ev vs vs derken yapamıyorum bunu, aslında hep not defterim yanımdadır da ama...

**Elindeki çarşaf yada benzer şeyleri bana verip "anne anane ol" diyor. çarşafı başıma örtünce " aa ananee" diyor ve çekince de " annnee " diyor:)

** Yemek yediğimiz restoranda eşime "hesabı istesene " dediğimde " anne ben ödicemm" demesinmi. Kaldım önce biraz sonra " paran varmı neyle ödeyeceksin" dediğimde cüzdanımdaki maaş kartımı çıkarım " bunna ödicem " dedi cadı.

** Sevgi halam annemlerde yufka yaparken yardıma gelen gelinleri ve torunlarından oyuncaklarını kıskanan kızım akla gelmeyecek bişi yapmış. Ananesine evi kilitletip anahtarıda cebine koydurmuş. Ananesinin evindeki odasını o kadar sahipleniyorki biri oraya girdiğinde "anni benim odamm" diyor hemen:))

**Annem kışlık yufka yaparken ebuşla unu kafalarından aşağıya döküp hertarafları un olmuş, özellikle gözlerini açıp kaparken çok komiklermiş ama ben işte olduğum için göremedim.

bunlar şimdilik hatırladıklarım sonra ekleyceğim hatırladıkça, en azından bunlarıda unutmamış olurum...

2 Ekim 2009 Cuma

teşekkürler

iki gündür umutluydum ve biliyordum. Mehmet Abi yoğun bakımdan öğlen çıktı odasına, Tülayla konuştum az önce gördüm dedi gülüyordu hemde kahkaha atar gibiydi ... Mutluyum...

Ve sıra teşekkürde. Ameliyat sırasında kan gerektiğinde dışarda idim ve hemen işyerimi arayıp bütün assisttanlarımıza mesaj geçilmesini istedim .Çağrı merkezinde çalışmanın avantajlı yanı 24 saat çalışan ve Ankara operasyonumuzda 1500 kişinin çalıştığı bir işyerine sahibim. Çok kalabalık ve vardiyalı diye insanların birbirini tanımadığı, önem vermediği bir yer değil burası. Aktif gruplarımızın olduğu, devamlı sosyal faailiyetlerin yapıldığı, şirket tarafından desteklendiği, gezilere gidilen, iftarlar yapılan bir işyerimiz var ve ben çook seviyorum işimi ve işyerimdekileri. Mesaj geçildikten kısa bir süre sonra telefon geldi ardı ardına vardiyada olan uzman asistan yada takım liderlerinden. Akşam olmasına, ay sonu olmasına ve çağrıların yoğun olmasına rağmen hemen kan vermek için hemen organizasyonu yaptılar çünkü acil bir durum bir insanın hayatı idi sözkonusu. Kan vermek için hastaneye giden iki arkadaşıma da binlerce teşekkür ediyorum ki kan verdikten sonra gelip gece vardiyasında saat 2 ye kadar da çalıştılar. Ertesi gün ve bugün yanıma gelip hastamın durumunu sordular. Teşekkür ederim , kelimelerin yetersiz kaldığı kadar bi sürü bi sürü bi sürüüüüüüü teşekkür ederim Nurşen ve Kübra ve arayan, organizasyonu yapan herkese...

1 Ekim 2009 Perşembe

Kalp krizi geçiren çocukluk arkadaşımın babası,babamın en yakın arkadaşı Mehmet Abi dün ameliyat oldu. 8.5 saat süren kalp ameliyat sonrası birde iç kanama geçirdiği için acil kana ihtiyaç olmuş. Bütün bu süreçte arkadaşımın yanında olamadığım için yazdım dünkü yazımı. Gidemedim çünkü, çünkülerim vardı ve çünkülerim çoktu. . .
Sabah minibüste gelirken Merhmet Abi iyi diye bi his doğdu içime, evet yoğun bakımda ama iyi bişey oldu diye düşündüm, Tülay' ı aradım hemen evet gerçekten göslerini açmıştı kısa sürelide olsa. Uzun süren bir kalp ameliyatı sonrası bu çok sevindirici bir gelişme idi. Şimdi ziyaretine gidiyorum...

Bir gün Tülay'la bizde otururken telefon geldi Mehmet abi hepberaber eve gelmemizi istedi. Tülay'lara gittiğimizde çok güzel hazırlanmış bir masa ile bizi bekliyordu, size hazırladım kızım dedi ve gitti:) hayatımda yediğim en güzel salata ve tavuk kanat idi o gün yediğim.Çocukluğumuzda bütün aileler akşamları haftada bi kaç kez sırasıyla toplanır çiğköfte vs yapardık, çocukluğumuz hepberaber yapılan pikniklerle, akşam toplanmalarıyla, köye gitmelerle geçti. Paylaşmayı çok seven mutlaka okumamız gereken kitapları bizimle paylaşan, hayatla ilgili küçük öğütler veren çok tatlı biridir Mehmet Amca ve yüce rabbimin onu bize bağışlamasını diliyorum . . .

bi çok şey yazmak istiyorum ama tıkanıyorum , yazacak çok şey var ama ... canım arkadaşım seni çok seviyorum, hep yanında olmaya çalışıyorum ve olacağım inşallah. bugün yanında olamadığım için üzgünüm ve özür dilerim. yatmadan önce dua edeceğim ve biliyorumki iyi olacak...

29 Eylül 2009 Salı

bikaç günümüz

haftasonu kızımla beraberdik mutlu mesut. Cumartesi günü onu hayvanat bahçesine götürme niyetim vardı fakat uykusundan uyanması gecikince hazırlanıp evden çıkmamız vs derken Atatürk Orman Çiftliği kapanış saati geldi çattı. Bizde önce kızılayda alışveriş ve yemek sonra ise Ankamall gezmesine gittik. Ankamall'de kızımı Mehtabın yanına bıraktım. Kozmetik delisi kızım kocaman mağazada kendisiyle ilgilenen bi sürü güzellik uzmanları arasında bizi hiç aramadı ve bizde teyzesi ve babasıyla bi kaç mağaza dolaşıp teyzemize bişeyler aldık,babamıza beğendiremedik. Pazar günü ise ev alma niyeti ile ev baktık,uzun zamandır istediğimiz bir ev idi baktığımız. Maddi planlamalar sonrası karar verilecek...

Pazartesi ise burada olan Selma ablanın bugün gitmesinden dolayı çiğköfte partisi verdik. Annemin ve eylüşün elinden çıkan nefis köfteden o kadar yediki kızım bi ara gece işimiz var desek de engel olamadık. Minik elleriyle o kadar güzel yediki allahım allahım. Yeyip yeyip anni acıı deyip su içti ve sonra hemen yemeye koştu gene:)

doktor!!!

Dün kızımı doktora götürdüm genel kontrol için. Sami beye değil başka bir özel hastanenin çok tanınmış prof doktoruna gittik.kızım sevmedi bu doktoru hemde hiçmi hiç, kıyameti kopardı resmen . Efe'de bu hastaneye gelmişti iyiki ve onu yanına getirince biraz sakinleşti ama doktorun kendisini muayene etmesine o kadar ayak dirediki anlatamam. Sami Beye asla böyle yapmıyor ve kesinlikle Sami Bey vazgeçilmezimiz. Odadan çıktığında "Efe Abbam ben kogtum" diyerek sarıldı defalarca Efe'ye, bana, ananesine, Dileğe .... kızımı hiç bu kadar sinirli,hırçın, inatçı görmemiştim.Kontrol sonrası kızıma grip aşısı ve su çiçeği aşılarımızı yaptırdık ve aşı yapılırken ağlamamış bile. Ben yoktum yanında çünkü o sırada bende doktorda idim genel kontrol için. gelecek ay hepatit a yaptıracağız.