CLICK HERE FOR BLOGGER TEMPLATES AND MYSPACE LAYOUTS »

10 Kasım 2008 Pazartesi

"ebuş naaptı?"

cuma akşamı baharlarda kalma planı yapıldığı için bende iş çıkışı oraya gittim ve gittiğimde bahar bana gün içinde ebuşun annemlere geldiğini ve eylüşün saçını çektiğini anlattı. uyuyan kızım uyandı ve beni görüncede iyice açıldı ve türlü oyunlar yaptı bize. bi ara "eylüş,ebuş sana naaptı annecim " diye sorasım geldi :) eylüş "anni sasıı" diyerek saçlarını çekerek ebuşun ne yaptığını anlatmaya başladı, "başka ne yaptı" dediğimde elini ve yanaklarını çimdikledi. "anane ebuşa kızmadımı annecim,ebuuş yapma " demedimi deyince ise eliyle ıh ıhh diye ananesinin ebuşa kızdığını ve sonra gene eller eşliğinde "baba bi bi" dediğini anlattı. şimdi biri "ebuş naaptı" demeye görsün hemen saçlar çekilip bir bir yapılıyor.

7 Kasım 2008 Cuma


bugün sabah kahvaltı için anneme gittiğimde anneme ne pişirdiğini sordum hemen çünkü evdeki koku tahmin ettiğim şeymiydi? annem dene haşladım dedi( şimdi herkes dene ne yahu diyecek:)) dene bizde yarma, fasulye, nohut haşlamasına verilen genel addır ve dene kavrulur yada yoğurtla yenir) ben çok sevdiğim için sevindim tabi ama sonra daha çok sevindiğim bir durum çıktı ortaya annem aşure yapmaya karar vermişti.biz ailece aşureyi çok sevdiğimizden annem yapar sık sık bize. hemen aklıma halişkom geldi çünkü annen aşure yaparsa bana haber ver diye sıkı sıkı tembihlemişti arkadaşım.bi şekilde haberleştik geçte olsa ve onuru razı edip kısacık bi zamanlığına geldi halişkom,hatta o zman o kadar kısa idiki sadece eylüşe bestenin küçüklerini getirip bizden aşure ve yufla alıp gitti arkadaşım,çünkü onurla oturmak yok diye pazarlık yapmışlardı:)) işte hale teyzesinin kucağında eylüş, onurda halede eylüşü büyümüş buldular ve malesef hala beste eylüşü göremedi ,bugünde okulda olduğundan gelemedi kuzuş. yani hala yapılacaklar listemde beste ve eylüşün görüşmesi var.bunun dışında halenin tüm evi yüklenip gelmesiyle eylüşe bi sürü kıyafet çıktı ve özellikle uyku tulumları süper oldu,çünkü almaya karar verip baktığım ama içime sineni bulamadığım uyku tulumlarından sonra halenin getirdikleri tam benim istediğim gibi idi. canım arkadaşım çok saol.kısacık zamandada olsa ben makinamı yanıma almıştım ve tek pozda olsa çektim onları:)

mahalle arkadaşlarımız

kızımın mahallede bi sürü arkadaşı var ve bi çoğuda kendisinden büyük. işte en çok eylüşle vakit geçirenlerden betül ve burak, aslında betülün erkek kardeşi salimlede vakit geçiriyor eylül ama o okula gittiği için resimleyemedik. annemlere giderken annemin kapı komşusunun çocukları olan betül ve burağı görünce hemen koşar adım onlara gitti gene kızım . sabahta uzaktan betülü gören kızım onun yanına kadar gitmiş ve bende mecburen peşinden gitmiştim. betülün yanında olan tuğrul ve diğer çocuklarla bi güzel oynadı eylüş ve bende bu sırada diğer çocuklarla futbol maçı yaptım:) kocaman kadın hiç utanmadım vallahi ama özlemişim mahallemde oynamayı, çocuklara fena çalımlar atarak üç kişiye tek başıma karşı oynadım ,hem kalecimdim hem oyuncum ama genede gol yemeden 2 gol attım kısacık zamanda, hele bi ara çocuklar taç atarken uzanıp kafa atmama şok oldu çocukcağızlar benden beklemiyorlardı böyle bişi tabi:)) çok eğlendiğim anlatmamdanda belli ve neyseki mahallenin hepsi beni tanıdığı için kocaman kadın ne ayıp diyecek biride yoktu ve rahattım. kızım artık oyundan sıkılıp uykusu geldiği için anni diye bana seslendi ve bende bıraktım maçı, eve geldim:))
betül ve eylüş( eylüş buseye bakıyodu böyle ağzı açık, bebeklere bayılıyoda kızım,kendisi çok büyüdüya:))

ve işte buse tatlışı.

dr sonrası bahar teyzeler



dün sabah uzun zamandır peşinde koşturduğumuz ama hem annenin hemde doktorumuzun işlerinden dolayı bir türlü gidemediğimiz doktor olayımızıda çözdük:) şükür bir sorunumuz yok herşey yolunda.özellikle kızımın muza düşkünlüğü konusunda konuştuk sami beyle çünkü günde en az 2 muz yiyor kızım, tek yönlü beslenme olmaması yönünde uyardı sami bey ama zaten eylüş diğer meyvalarıda çok yiyor,elma,artmut,nar,kivi vs vs ama muza daha bi düşkün, ve yemek yemesine engel olmuyor normal yemeğini yedikten sonra meyvalarını yiyor gün içinde.birde meyva suyu konusunda konuştuk doktorumuzla ki meyva suyu yerine meyva vermemizi tavsiye etti çocuğun rahatlığa alışmaması için yoksa sonradan kolayına gelip meyva suyu tercih edecektir diyerek. ama zaten eylüş sabah kahvaltısında ıhlamur yoksa nar-portakal suyu içiyor ve gün içinde meyvalarını yiyor en az bir elma, bir armut ve muz,bazan ise kuru kayısı ve üzüm,nadir kavun olarak ve akşam ben geldiğimde uyumuyorsa gene sıkma nar-portakal içiyoruz ailece:)bunun dışında uzun zamandır tekrarlamayan (şükür)idrar yolları enfeksiyonu kontrolü için idrar tahlili ve bi kaç ay sonrada kan tahlili yaptırmamızı istedi sami bey, en yakın kontrolümüzünde 3 ay sonra olması gerektiğini söyledi.ve biz idrar vermek için torbamızı bağlatıp teyzemize kahvaltıya çıktıkki, kızım sabah filiz teyzesiyle kendi evimizde süper bir kahvaltı yapmıştı ve karnı toktu. hala uyuyan haydarı bekleyelim dedik kahvaltıya ve bu sıradada bahar teyzemizin kan verme işi için hastaneye gidip geldik ve kahvaltımızı yaptık güzelce. sonra ananemize geldik ve alışveriş ve altın işlerimizi halletmek için aşağıya indik beraberce, en son durağımız selma annenin yanı oldu ve zaten kıızımla annemi orada bıraktım çünkü ben işe gelecektim ve onlarda yaptıkları yemekten yemesi için annemi ve eylüşü yollamadılar.




bahar ve haydarın bebeğinin -eylüşün kuzeninin ilk görüntüsü:))

kızım bahar teyzesinin evinde pek bi rahat pek bi mutlu,işte yere yatmış gülücükler saçarken:))

5 Kasım 2008 Çarşamba

mutlu salı

bir haftadır sunum telaşında geçen hayatım dün sunumumu yapmamla eski rahatlığına döndü; sunum konusunu araştırma, oluşturma, okuma, konuya hakim olma ve anlatma aşamalarından sonra sunumumuda yaptım ve kendimi beklediğimden daha iyiydim. aklımda okuduklarımdan bir kelime bile yok diye endişe ile dolanıp durdum çünkü bri hafta boyunca, zaten ezberci bi yapım yoktur, önemli kısımlar aklımdadır gerisini kendim getiririm ama bu defa gerçekten okuduğumdan tek kelime yok gibiydi aklımda:) ama varmış ve sunum ve sunum sonrası soruları başarı ile atlattım. bu kadroya atanırım yada atanmam, kendime göre başarı ile bitirdim buna yeter. dünle ilgili en kötü yan ise normalde 12:00da olacak sunumun saat 13:30 a ertelenmesnden haberim olmamasından dolayı sabah kuaföre erkenden gitmem kuaförün işimi hemenceceik halletmesi ile saat 10:40da işyerinde olmamdı. sunumun saat 13:30 a ertelendiğini duyunca kulaklığımı alıp çalıştım bende bi güzel, boş boş oturmak yada sunumla ilgili notlarımı karıştırmak istemedim. genel müdürümüzün gelmesi ile saat 14:30 gibi sunumumu yaptım ve sonra bahar teyzemizi doktora götürmek için kızılaya indim. bahar,haydar,tuğçe ve ben minik yeğenimi görmek için tülin hanımın yolunu tuttuk. ilk muayenede anlatması gereken herşeyi anlatan ve ultrasona bakan tülin hanım kan testleri yazdı bahara ve oradan ciğerci aydına gittik hepberaber ve uzun zamandır özlediğim nefis yemekler yedik,hele künefe apayrı olmuştu. sonra anne işe gitti ve çalıştı güzel güzel.

3 Kasım 2008 Pazartesi

yazmadığımızda..



yazamadım bi süredir. önce blogger kapalı idi sonrada benim işle ilgili koşturmam vardı ve işle ilgili koşturmam hala var aslında. perşembe yada cuma olacak sunum salıya ertelendi genel müdürümüzün işlerinden dolayı,yani büyük gün salı:) neler yaptık bu sürede?
bizim için en önemli haber bahar teyzemizin bir bebek beklemesi idi. zaten evlenmeden öncede bu konuda hep konuştuğumuz kızkardeşim ve haydar, hemen bebek istiyorlardı ve allah gönüllerine göre verdi, bahar teyzemizin hamilelik haberini 25 ekim cumartesi günü telefonda aldık ve çok çok mutlu olduk,karşılıklı ağladık telefonda. yarına tülin hanımdan randevumuzu aldık,bunun öncesinde aradık gelene kadar neler yapalım diye bilgilendirme istedik saolsun herzamanki nazik ve içten konuşmasıyla güzel güzel anlattı doktorum. salı günü hem teyzemizin bebeğini ilk görüşümüz olabilir hemde annenin sunumu var bu anlamda önemli bir gün.

eylüş devamlı yeni şeyler öğreniyor,dur durak bilmiyor;



eylüş herkesi taklit eder durumda."eylüş anane nasıl yapıyor?" dediğimizde elleriyle ananesinin nasıl yufka ıslattığını tarif ediyor, merdan dedesinin nasıl bunu korkutmaya çalıştığını yada ağzıyla bunu güldürmeye çalıştığını anlatıyor,banyodan sonra sürdüğüm nemlendirici yada krem sürmesini istediğimizde hemen eller ovulup yada nemlendirici alınıp sürülüyor,bir dansetmemiz varki akıllara zarar, prima reklamındaki çocuk gibi dansediyor resmen süper bişi, nım nım nım nım reklamı çıktığında hemen nım nım demeye başlıyor.bizde kalan filiz teyzesinin eşyalarını dağıtma konusunda anlaşamıyoruz kızımla, hele bavulun üzerine yada içine girip nasıl kahkahalar atıyor, annemlerin evdeki tv sehpasının altına girip kapaklarını çekiyor içe doğru, çamaşır sepetine oturup bide yastık alıyor ve neen neen yada kendine ninni söylüyor arada sallanıyor, anahtarla kapımızı açmaya çalışıyor,zaten ananeye gidip gelirken anahtar mutlaka onun elinde ve anahtar deliğine itmeye çalışmasıda çok tatlı:) cuma günü rahatsızlanıp sağlık ocağına gidip iğne olduktan sonra haydar beni bahara götürdü annem ve kızımla, arabadan inip eve doğru giderken geri dönen kızım yola baktı sonra hadaa diye bağırdı , annecim haydar işe gitti, biz teyzeye gidicez gel dediğimde ise sessizce geri dönüp eve ilerledi, herşeyin o kadar farkındaki aslında ama ben hala onu çok küçükmüş gibi görüyorum sanırım ve yaptıklarına şaşıyorum. o ne yemek,ne yapmak istediğini biliyor oysaki. dün muz, elma varken inatla gidip portakal istedi ve soydurup onu yedi,oysaki ben portakal ve nar suyu içti diye elma yada muz yesin diye düşünmüştüm:)


29 Ekim 2008 Çarşamba

mutluyuz-yoğunuz

blogumuza kavuştuk mutluyuz ama eğitim kadrosu için son aşamaya kaldığımdan çok yoğunum. genel müdür,operasyon yöneticileri ve eğitim kadrosuna sunum yapacağım...
75 kişiden 20 ve 20 kişidende 5 kişiye kalmak çok çok mutlu etti beni ama bi yandan da araştırma,sunum,kıyafet vs telaşından kendimi kaybettim.

23 Ekim 2008 Perşembe

bahar teyzemizdeydik






salı günü anneme yardıma gelen bahar teyzemize indirdim kızımı görüşme sonrası,biraz teyzesiyle oynayan ve etrafı toplayan kızım! yemek yedikten sonra babam geldi ve hepberaber tekrar yemek yedik annemin yarı badana boya yapılmış evinde:) akşama fenerbahçemin maçının olmasından dolayı baharı erken almaya gelecekti haydar ve babamda fazlasıyla futbol sever olduğundan bende size geleyim maç izlemeye dedi bahara annemde ben evde tek başıma ne yapacağım bende giderim deyince banada farz oldu gitmek ve haydar gelince hepberaber gittik baharlara ve oradada bir yemek faslı yaşandı ben yemesemde. yeni gelinimziin elinden bişeyler yediler annemi dilek,haydar ve filiz(filiz işten direkt oraya geldi) biz babamla salonda eylüşün poşet taşıma olayları ile ilgilendik:) yemek sonrası çay,çay sonrası kuruyemiş, sonrası meyva diye bizi komaya sokan kardeşim ve eylülden maçı izleyemeyen haydara çoluklu çocuklu birini bi daha davet etmeme kararı aldırsakda:)) herşey için teşekkür ederiz.












nıck nıck

*kızım eskiden bişeye hayır dediğinde, istemediğinde non nonn derdi şimdi kafa iki yana sallanarak nıck nıck yapıyor çok şeker bi şekilde, allahım o kadar tatlı bir dudak ve kafa hareketiki şebek, şirin olduğununda farkında gözler falan nasıl bi hal alıyo:)
*kızım dilini yanağına getirip yanağını dolgunlaştırıyor ve tabiki bu şekildede çok tatlı oluyor ama bu hareketi utandığında yada biz onu güzel bişey yaptığında takdir ettiğimizde yapıyor ellerinide kavuşturarak.
*bahar yada filiz teyzesiyle oynarken bariz bi şekilde teyze diyor artık
*ananesi istemediği bişey yaptığında bana ben bişey yaptığımda anneme şikayet ediliyoruz:) hemde nasıl bir anlatım allahım neler anlatıyo neler ellerle tarifle
*ben evde neredeyse hiç açmadığım tv yi kızımın anni diyerek tv yi göstermesinden yada kumandayı getirmesinden dolayı açıyoru ve yarım saat kadar yumurcak tv izliyoruz üç gündür,hatta dün ilk defa ütü bile yaptım eylül ayak ayak üstüne atmış tv izlerken
*kızım bilgisayarımı açıp kapamayı öğrendi ve hatta şimdi elimi tutuyo yazmayayım diye:)
*bir haftaya yakındır sabahları kahvaltıda yada gün içinde ballı ıhlamur içiyor eylüş, özellikle kahvaltıda bayılarak içiyor biz çay içiyoruzya sanırım oda çay sanıyor:)) iki çay bardağını içiyor maşallah.
*bi yere gideceğimizi anlattığımda,bekliyor sonra elimi tutup "anni didioz" diyor:)
*eğer uyumamışsa yatmadan önce kendisi çıkarıyor çoraplarını,
*uyumadan önceki sersem ve ne yapacağını bilmez hallerinde emerken birden memeyi bırakıp ters ters yataktan inmeye çalışıyor ben eylüş emecekmisin diye çağırdığımda gözler yarı kapalı nasıl geliyor bıdık bıdık:))

22 Ekim 2008 Çarşamba

anne kariyer adımında

bayramdan önce şirket içi pozisyon açığı ile eğitim uzmanlığı ilanını görünce çok heyecanlandım ve düşündüm... böyle bir kadroda daha çok zaman ve iş gereği geziler olacak, eylüşle daha az zaman ve ayrı kalmalar yaşanacak. ama artık bi adım atılmalı ve bu doğru bir zaman olduğundan başvurdum ilana, ankara operasyon alanı kalabalık bir alandır ve bu nedenle 75 kişinin başvurusundan 20 kişiyi seçip mülakata çağırdılar, aralarında bende vardım ve dün bu mülakatı gerçekleştirdik. formasyon almam ve teknik olarak bu konuda hem lise hemde ünv eğitimimin olması sebebiyle eğitim uzmanlığı kadrosuna başvurdum ve yapabileceğime inanıyorum . bu aralar eğitim kitaplarımı çıkarıp yeniden okumak ve eylüş için yararlı neler yapabilirimin üzerine bu ilan ve başvuru gelmişti ama ben hala ne kitaplarımı çıkarabildim nede araştırabildim hayatımızdaki koşturmacadan. günümüz sabahtan bir başlıyorki yakalayabilene aşkolsun. sabah uyanıyoruz "annii annii" diye uyandırılıyorum daha doğrusu:) üzerimizi değişip elimizi yüzümüzü yıkıyoruz . ben üzerimi giyerken eylüş evin içinde dolaşıp ortalığı karıştırıyor:) evim hep dağınık oyuncaklar, kıyafetler,kitaplar.... çünkü herşey oyuncağı kızımın ve hünüz toplamayı öğretemedim. ben üzerimi giyinmiş oluyorum ve ananeye kahvaltıya iniyoruz,güzelce kahvaltımızı yapıp evimize çıkıp kızımla kitap okuyoruz,oyun oynuyoruz ,banyo yapıyoruz-ama hergün değil- meyvamızı yiyoruz ve uykusu gelen kızımı uyutup ev işlerimi hallediyorum,bazan bende onunla uyuyorum :) uyandığında bişeyler yedirmeye vaktim varsa yediriyorum yoksa üzerimizi değişip ananeye gidip ona teslim ediyorum kızımı ve işe geliyorum, akşam iş dönüşü kızımı alıp eve geliyorum. babamızında antrenörlük eğitimi olduğundan bi süredir kızımı alıp evde uyutamıyor babası, ben eve geldiğimde uyuyan kızımı yatağına alıyorum ,uyumamışsa uyutuyorum ve gene başlıyoruz evi toplama yada bulaşık makinası yerleştirme- boşaltma, ütü, çamaşır katlama,yerleştirme işlerine, zaten ev işi bitmiyor ne kadar yaparsan yap bitmiyor. saat gecenin 01 i anni blog yazabiliyor yada bunu gün içinde eylüş uyurken yapabiliyor(şu an olduğu gibi) ve yatılıyor saat 02:00-03:00 arası ertesi güne biraz dinleniliyor... ben yokken eylüş ananesiyle yumurcak tv izliyor,kitap okuyorlar, oyun ve gezmeleri var mutlaka. selma anneye ,haydara iniliyor , alışveriş yapılıyor, annem yemek yaparken eylüş kendi kendine oynuyor yada onu izliyor, annemin işi varsa ve eylüş durmuyorsa dayımın kızı zeynep çağırılıp onunla oynatılıyor, zeynep yoksa yan komşumuzun çocukları burak,salim ve betülle oynuyorlar bahçede(betül hergün gelip mutlaka eylüşle oynuyor 15 dk kadar) arada komşumuzun torunu tuğrul geliyor yada annem onlara gidiyor. anne gündüzcü ise akşam üzeri beraber gezme yada alışveriş yapılabiliyor. izin günlerimde bişey yapamaz oldum yaklaşık iki aydır, ne bir yere gidebiliyorum nede alışverişe çıkabiliyorum malesef. bu haftaki izin günümde mülakata denk geldi ve benden önceki görüşmelerin uzaması sebebiyle daha geç girdiğimden iyice bitti günüm. ama bu pazar -akşam çalışmama rağmen- bir şekilde ayarlayıp kızıma alışveriş için dışarı çıkmam gerekiyor.bizden bu kadar işte bu tam bir anneden ayzısı oldu sanırım:) anneden yapılacak ama yapılamayan listeside yaziim tam olsun
* yazdan beri planlanan hatta hediyesi dahi alındığı halde öykünün annesi periye gidilemedi ve hatta kaç defa gelicem denilip gelinemedi :( ; ivedi olarak gidilecek,
*tülaya kahvaltıya gidilecek;emirhan sevilip, ceren ve emirhana aldığım blogun düzenlemesi gösterilecek tülaya.
*tuğçe ile buluşulacak; kış için istediği pekmez,kiren ekşisi vs hazırlıklar verilecek;kış bitmeden yapılmalı:))
*halişkoya gidilecek, baharın kınasında giydiği elbiseyi unutan arkadaşıma elbisesi verilecek, bestoşla eylüş görüştürülecek çünkü bestoş en son eylüşü mayısta görüğünden hala çok küçük sanıyor:)
*sultanın doğumgünü için alınan hediyes küçük gelemden sultana götürülecek.aslında bu planlanmıştı ama bayram abimin işinin çıkmasından ertelendi ve sonra alinin antrenörlük eğitiminden gece evde olmaması sebebiyle ben gündüzde iken akşam gidilemedi.

teşekkür

işyerinden hayrişcim eyleme doğumgününde melekler almıştı yaklaşık iki ay kadar önce ve ben görünce çok beğenip eylüşün odasındaki minik minik bi sürü bebek ve meleklerden bahsetmiştim, geçenlerde 11818den neboşum minicik bir melekle geldi yanıma ve üzerinede bir nazarlık asmış çok şeker bişi. " sen bahsedince bi sürü var diye bendekinide getireyim dedim " diye verdi arkadaşım saolsun. ve hayrişte melek getirdi kızıma çook şeker hemde ama bu küçük değil büyükçe bir melek. iki meleğimizde kızımın odasındaki diğer meleklerin yanında yerlerini aldılar teşekkür ederiz.

20 Ekim 2008 Pazartesi

ayparçamızın düğünü

evimizin kızlarından ay parçamız mehtabın düğününü yaptık pazar gecesi, hafta başında dalgınlığıma gelip kınaya gidemeyecek bir hata yaptığımdan sadece düğüne katılabildim, ama kızım benim yerime eğlenmiş kınada:) özellikle arkadaşım dileğin kardeşi tülayın kucağında uyumasıda çok hoşmuş annemin anlattığı kadarıyla.
kızımı hazırlayıp giydirince pek bi beğendi eylüş kendini pek bi mutlu oldu kuzucum:)
ve ananesi ve dedesi ve bende süslenince iyice havası yerine geldi kızımın.
düğünde kızkardeşim filiz, mehtapların ailenin 4. kızı olduğundan serap ve sevtapla beraber devamlı koşturdu. mehtap ve filizin beraber çalıştıkları dönemde onların çok sevdikleri müdürleri Rezzan hanımın yanına uğradı bi ara kızkardeşim yoksa bizim masaya geleceğide yoktu koşturmaktan.
masamızda bülent,eşi ve kızıda vardı ve duru eylül ile ilgilendi devamlı. ama eylülün ayakkabısının tekini kaybetmemizden dolaşamaması ve keyifsiz olması nedeniyle kızım ona çok pas vermedi.
işte annem ve mutlu çiftimiz
ve masamız, kızım tüm akşam boyunca bu halde idi. ne indi kucağımdan ne tam anlamıyla bana rahat verdi, anlamadığım bir huysuzluk örneği idi düğün boyunca ve zaten bu nedenle erken kalktık çok kalmak istediğim halde, çocuklu bu kadar olur lafına uygundu o akşamımız!

pazarımız




babasıyla vakit geçirirken onun kucağında ne kadar keyifli, gözlerinin içi gülüyor


hala babayla keyifte kızım

eylüş hanımın herkes tarafından çok beğenilen sarı ve kıvırcık saçları, o kadar güzel bir hal aldıki kızımın saçları ilk on ayımızda kel olduğumuzu ben bile unuttum.

*eylüşe "artık sana kızıcam" dediğimde parmağını havaya kaldırıp bana kızar gibi yapıyor.
*dün kızım babasıyla uyurken ayak tırnaklarını keserken uyandı ve babamız hala uyuyor olduğundan kızım bana bakıp "annii suss" yaptı parmağını dudaklarına tutarak. allahım ne kadar çabuk büyüyosunuz ve herşeyi ne çabuk öğreniyosunuz

18 Ekim 2008 Cumartesi

herşeyimiz taklit

kızım devamlı beni taklit eder durumda hala;
*sabah panduflarını giydirmek için panduflarını ellerime giydirip " eylüşün pandufları geliyor " u şarkı gibi söylerek getirdim panduflarını ve birini giydirirken bi baktım kızım diğerini eline giydirmiş benim söylediğim gibi nağmelerle ve hareketlerle bişeyler yapıyor
*biraz burun akıntımız ve öksürüğümüzden dolayı çalıştırdığım buhar makinasını uyanınca gören kızım " anni hufff " dedi eliyle göstererek.
*babamız haftaiçi iş çıkışı 23:00 a kadar antrenörlük ve haftasonuda hakem eğitiminde olduğundan kızım onu çok özlemiş olacakki pcde resmini görünce öptü onu defalarca
*benim toka ile saçımı toplamamı taklit ediyor
*sofrayı hazırlarken herşeyi taşımak istiyor ve bende eline taşıyabileceklerini veriyorum. aman nasıl mutlu oluyor.
*hala çişi geldiğinde anni sisss diyor
*ayakkabılarının cırt cırtlarını açabiliyor
*kitabındaki elma resmini yer gibi yapıyor mam diyerek


daha unuttuğum bi sürü şey var...

14 Ekim 2008 Salı

poşet taşımak



bu aralar en büyük keyfimiz annenin elindeki poşetimizi alıp taşımak, eline alıp kaldırıyor ve taşıyor bi güzel, hele bugün annemlerde kesmek için kavunu aldığımda taşımak istedi,bende verdim oda ananesine götürdü tek başına. hele bide sehpaya bırakmaya çalışması vardıki "ıııhh " diyerek çoook tatlı idi herzamanki gibi.işte leto teyzesinden çıkınca yol boyunca elimdeki poşeti alıp taşıyan kızım.

pazarımız



pazar sabahı erken kalkıp dayımlara kış ekmeği yapan ananenin yanına çıkıp misler gibi saç böreği ile kızıma kahvaltı yaptırdım bede hafif atıştırdım ve yola koyulduk letomuza gitmek için, uyuyakalan tuğçeyi biz uyandırdık ama genede ondan sonra gidebildik oraya:) e çocukla anca dimi ama kolaymı yolarda bi başına çocuklu kadın:)) gider gitmez fulsen teyzemiz aldığı tokaları verdi kızıma oda onlarla oynadı bi süre , benim akşam çalışmamdan dolayı kahvaltıya geleceğiz dememize rağmen bi sürü bişeyler hazırlayan leto,tuğçe, ben ve fulsen bol bol masabaşı sohbet ettik, ama kızım yeni yeni emekleyen efeyi sevmekle dövmek arası hareketler yaptığından bol bol kesildi sohbetimiz, biz fulsenle devamlı çocuklarla ilgilenirken tuğçede devamlı bize baktı allahım bu ne hal diye:)) özellikle eylüşün bu kadar büyümesini beklemiyormuş , bunlar nasıl hareketlermiş ve hepsinin ortak kararı küçük ali imiş kızım. bi ara efenin uyuması kızıma iyice gaz verdi ve kızım devamlı efeyi uyandırmak istedi. işe geçkalmamak için kalktığımda sonunda rahat etmişti kızım efeyi uyandırarak. işyerinin önünde kızımı babasına teslim edip işimin başında idim saatimde, kızım minübüste babasının kucağında uyuyakalmış muz yiyerek.



leto teyzesinin evinde sehpanın altında, yastıklarda, odalarda dolaşan kızım.

yeni dişleri gelecek olan bol salyalı ama çooooooooook tatlı efe

fulsenin kucağında efe ve eylüş


tuğçe ve arkada leto ve eylüşün elleri:))

bi kaç kare

neredeyse her akşam kızım çantamı karıştırıp içinden işyeri kimliğimi alıp boynuna geçiriyor ve dolaşıyor bi süre bu şekilde ve sonra resme bakıp beni seviyor cici diye ve kimliğimle oynuyor:))

cumartesi gecesi filiz teyzesiyle coşan kızım .

teyzesi onu salladı bol bol ve eylüşde buna bayıldığından teyzesinin peşinden ayrılmadı,yapmadığı zmanlarda etrafında döndü durdu


yazdan kalma bi foto unutmuşum bunu koymayı, saklıkentte buzz gibi sudan geçmeye çalışırken




ve eylüşümm,uyurken kuzumm. maşallah sana binlerce kez tatlımmmm

11 Ekim 2008 Cumartesi

kısacık

bu sabah ananede kahvaltı yapamadık, ananemiz komşuya kış ekmeğine yardım ettiğinden dolayı ve evimizde ekmek olmadığından hemen karşıdaki bakkaldan ekmek alıp evimize çıkarken kızım ekmek poşetini daha ekmekleri koyar koymaz aldı elimden, iki tane ekmeğin olduğu poşet boyuna yakın olmasına rağmen elimdende tutmayarak evimize kadar getirdi kızım, sadece karşıdan karşıya geçerken ve merdivenleri çıkarken yardım ettim kuzuma. ne kadar çabuk büyüdün ...

ve kızımla öğlen uyukusu için uyku öncesi sevişirken hep benim ona yaptığım bişeyi bana yaptı, gıdı gıdı diyerek gıdıkladı beni kızım sonrada göbeğini gösterdi bana gıdıklamam için :) ben hep onu severken bacaklarını kaldırır kafamı göbeğine uzatır ve çenemle gıdıklarımda göbeğini:)) böylece oynaşıp sonra uyuyakaldı bıdışım.

10 Ekim 2008 Cuma

cumamız


izin günü gecesinde kızım gene kök söktürdü bana ve sabahın dördünden altısına kadar evin içinde dolandık durduk ağlayarak, tek derdimiz emmek-emerek uyumak malesef gene ve buna nedende dişlerimiz. sabah o kadar uykusuz ve yorgundumki kızım uyanınca onu anneme yollayıp biraz dinlendim ve öğleden sonramızıda bu akşam antalyaya gidecek olan selma anne ve merdan dedemizle geçirdik dükkanda, bu sırada istediğim katı meyva sıkacağını ve sultana doğumgünü hediyemizide aldık, aslında bu akşamki planımız sultana doğumgünü için gitmekti ama bayram abimin şehirdışından geç dönmesi nedeniyle gelecek haftaya erteledik bu planımızı. akşam üzeri ise bahar teyzemizde geldi bizi çok özlediğinden ve hasret giderdik . kızım üzerini giyinirken bunu sevmediğinden zıp zıp zıplarken onu sakinleştirmenin tek yolu haydara gidiyoz u biraz nağme ile söylemek bu aralar ve eylüşde bunu poposunu zıplatarak söylüyor dilinin döndüğünce yani hadaa didios:))

kızım dedesinin dükkanında dedesiyle



ve haydarın dükkanın önünde, zaten biz içerde muhabbet ederken o hergün buraya alışık olduğundan dolaşıp duruyor etrafta bi güzel.



selma anne ve merdan dedesiyle



9 Ekim 2008 Perşembe

ananenin kış hazırlıkları


malumunuz bizim kış hazırlıklarımız uzun bi süredir sürüyor hala da bitmiş değil, bu sene ramazanın erken gelmesi sebebiyle ramazanda yapılamayan bazı hazırlıklar bayram sonrasına kaldı, komşularımızın kış ekmeğine yardıma giden ananenin yanına eylüşü ben çıkardım ve annem ekmek yaparken kızımda komşularımızın torunları ile oynadı ben işe gittiğimde, neyseki uyumlu bir kızım varda sorun olmuyor bu tarz bırakmalar hatta kızım kendi yaştaşlarıyla olmaktan fazlasıyla keyifli. salı günü ekmek yapan ananemizin resmisi; aslında eylüşde vardı karede ama ben çekerken hareket ettiğinden çıkmamış resimde. çarşamba günü ise annem beni sabah aradı ve uyandırdı ; eriştelik ve boncuk mantılık hamur yoğurup açmış gel kahvaltı sonrası keselim diye, ama ben o geceye mahsus 01:00a kadar çalıştığımdan eve gelmem 02:00 civarları idi ve bide bunun üzerine eylüşün ayakta beni beklemesi ve uyumaması ile 04:30 civarı yatmamdan tuzsuz delibekir gibi sallanan ben peki dedim anneme eylüş uyanınca gelirim, telefonu kapatmamla yan tarafımda eylüşü gördüm bıdık ben telefonda konuşurken uyanıp yanıma gelmişti bile ve aşağı inip kahvaltı sonrası mantı kestik biraz anane ile. bu arada annemin benim izin günümü cuma yerine çarşamba ile karıştırması nedeniyle mantıyı o gün kestiğimiz ortaya çıktıki buna ikimizde çok güldük,neyse mantının yarısı kesilmiş oldu annem cumada diğer yarısının hamurunu ahzırlayıp beni çağırıcak ve keseceğiz ksımetse.çarşamba işe gittim ama zaten varolan başağrısı ve yorgunluk mahvetti beni neyseki dün gece eylüş uydu ve bi defa uyandı ve ebnde dinlendim biraz. kızım bugün eda ile camda konuştu edaa dedi durdu ve onu öptü bol bol ekrandan ve dudak verdi edaya dudak ver dediğimde, eda çok şaşırdı eylüşü bu kadar büyümüş beklemiyormuş:)) ve sonrasında msn de peri ile konuşurken kızım yanıma geldi ve kucağıa çıkıp perinin görüntü resmindeki öyküyü öptü durdu hatta o kadar hızlı öpüyorduki bu sırada dişini ekrana çarptı :( ve sonra ananeye gidildi ve kızım orada taze kesilmiş mantıdan yedi bol bol , kuzuş orda uyuyacak ve annede hazırlanıp işe gidicek.