CLICK HERE FOR BLOGGER TEMPLATES AND MYSPACE LAYOUTS »

17 Şubat 2009 Salı

pazar gezmemiz

pazar günü ebuşla eylüşü alışveriş merkezine götürdük, aslında cepadaki jokere götürmeyi istiyordum ama acil almam gereken şey forum ankarada olduğundan oraya gittik. ebuş, eylüş ve zeynep çok mutlu oldular bol bol gezip yemek yediler. işte bi kaç poz. özellikle o gün çok güzel olan ebuşumdan:)

kızımın hazırladığı sofra


ben mutfakta kahvaltı hazırlarken,eylüş "anni potaga" diye devamlı beni sıkıştırdı,bi an önce portakal sıkayımda içsin diye,çünkü en çok sevdiği şey neredeyse portakal suyu, ama aç olduğu için vermek istemediğimden sıkma işini ertelemek için kızımın masasına örtü serip eline mutfaktan bişeyler verip içeri yolladım onu, amacım o gidip gelirken hemen kahvaltıyı hazırlamaktı. kızıma verdiklerimle beraber işimde bitince gelip gerçek kahvaltı masasını hazırlamak istediğimde bu manzara ile karşılaştım. eylüş getirdiklerini bu şekilde yerleştirmişti masaya. ben sadece örtüyü serdim onun dışındaki herşeyi kendisi istediği gibi yerleştirmiş benim minik cadım.

15 Şubat 2009 Pazar

mutlu yıllar piiz teze


14 şubatın sevgililer gününden önceki anlamı kızkardeşimin doğumgünü olmuştur hep, bu sene doğumgünü hediyesini erkenden aldk piizin ve sonrada o antalyada iş gezisinde iken kızımla ona bir hediye daha hazırladık:) aslında amacım kızımla parmak boyası yapmaktı ama kızım parmak yerine el boyasını yada el izi çıkarmayı daha çok seviyor. hatta bu gün bu resmi filiz geldiğinde görsün diye yatağının üzerine koyarken eylüşe yakalandım ve kızım hemen başladı gene "anni anni ııh paama ıı" diye yani ellerini gösterip sürüyomuş ve daha sonrada kağıda basıyo:)) herşeyi biliyoruz herşeyi, " bu ne eylüş" " daat(saat),kaçık(kaşık),doaa(toka),badaa(bardak:) diye uzayıp gidiyor liste. işte hazırladığımız bu resmi hayatım boyunca sevgiler gününden önce kızkardeşimin doğum günü olarak kutlayacağım 14 şubat gecesi sitemize eklemeyi unutup( eğitim sunularına dalmam kaynaklı,hep iş hep iş) özür diliyorum. MUTLU YILLAR FİLİ...

13 Şubat 2009 Cuma

gezmede eylüş


kızım önce teyzesinin kucağında bindi trene sonra ise tek başına,ama tek başına bindiğinde resmini çekmek istediğimde devamlı ön vagondaki kızı gösterdi " anni ııh ııh " diye onuda çekeyim diye:))

serra tuğçeeee

bugün akşam iş çıkışı kızılaya indim serra ile buluşmaya, ama gidene kadar gülümsedim ve inanamadım gitme sebebime,oysaki ne zamandır biliyorum bu kızın evleneceğini ... yinede beğendiğimiz gelinliği giydiğinde bi garip oldum,ya arkadaşım büyüdünde gelinmi oluyosun diye bişi tabiki yazmayacağım ama ne bileyim yahu biz böyle iyiydik:PP
tuğçe ile altı yıldır tanışıyorum ve evleneceği insanda çok iyi,çok şeker biri. onun evlenmesini istemediğim anlamıda çıkmasın ama, hani olurya bi garip olursunuz,inanamassınız, işte öyle bişey. bugün serra ilede konuştum zaten bunu,oda bana "hah işte bende eylülde aynen böyle oldum" dedi:)) "nasıl yani" dedim,"ya ne bileyim emel,hani alışmışız, biliyorumda ama eylül gelince şaşırdım ve şimdi büyüdü bide konuşuyo neler yapıyo iyice bi garip geliyo" dedi. kabullenememek değil bu ikimizde biliyoruz bunu, sadece ilişkiye bu şekilde yani çocuklu yada evli başlamadığımızdan farklı bi his bizimkisi. tıpkı baharın ben ünv'ye gidene kadar benimle aynı yatakta yatmasından dolayı onu hala çocukmuş gibi görmem ve herşeyine karışmam gibi,oysa evlendi ,bebeği bile olacak yahu....
canım arkadaşım,sana kocaman mutluluklar....
not: valla o gelinlik süper oldu :)))
dipnot::)) nisanda iki mayısta bir düğün var şimdilik. nisandaki düğünlerden biri doğum annemiz leto teyzemizin ve biz bu haberede çoook sevindirik durumdayız uzun zamandııııır.diğer düğün ise muğladaki teyzemin oğlu selçuğun,ama o sürpriz değil hatta yazın nişanına bile gitmiştik.

babamızdan


aslında geçen cuma yani 6 şubat babamızın doğumgünü idi ama hersene hersene yazmak garip geldi ve yazmadım. ama babamızla ilgili bi kaç gelişme var ve bunları yazmayı unutuyorum. babamız türk telekomdaki işinden ayrıldı çünkü memurdu ve özelleşme vs vs olayından en fazla 5 sene çalışacaktı ve 5 sene dolmadan onu havuza yolladı özel firma çünkü babamız özel firmadan gelen teklifi kabul etmeyip devlet memuru kalmayı tercih etti.havuz boşta kalan memurların geçici olarak bilgisayar ortamında toplandığı bir yer ve oradan ihtiyaç olan yerlere dağıtılıyorlar. babamız kısacık bir süre havuzda kaldıktan sonra bi süre önce başbakanlıkta devlet bakanı özel kaleme başladı. (bu havuz olayını okuyunca ali;" ya öylebi yazmışsınki sanki toplanıp havuza yüzmeye gidiyoruz " dedi,bende açıklıyorum ; arkadaşlar sadece bilgisayar ortamında atama yapılana kadar oluşan bir liste diyebiliriz,yanlış anlaşılmalara mahal vermeyelim)yaklaşık aynı zamanlarda, uzun süredir beklediği ünv affı çıktı ve yarım bıraktığı hacettepe ünv'sine de başladı ve bu hafta ilk derslerine de girdi. çook mutluyuz yani bu aralar çoook:)

11 Şubat 2009 Çarşamba

maç günü

aslında resimlerimizde maçla ilgili kareler yok ama, milli takım maçı ile yaprak dökümü çakışınca babam bizim evin yolunu tuttu yemek sonrası:)) bugün hastaneye gitmem nedeniyle eve erken geldim ve annemle balık alıp balık yedik bol bol, kızım önüne koyduğum bütün balıkları yedi güzelce hatta fazla bile yedi. sonra dedesinide alıp bize geldik ve onlar maç izledi bizde kızımla oyunlar oynadık çay, meyva vs vs servisi aralarında. kızım yine ahşap yerleştirmeli çiftlik oyuncağındaki tüm hayvan,ağaç, traktör hepsini saydı hatta dedesinede göstererek. bunun dışında bi kaç malzeme alıp kızıma aktivite malzemesi hazırlamaya çalıştım eylüşten fırsat buldukça ve eve geldiğimizde kızımla parmak boyalardan şu anda antalyada olan filiz teyzesine doğum günü hediyesi hazırladık.


10 Şubat 2009 Salı

veee ebuşş

babannesine gelen ebuşla,zaten anane kuşu olan eylüş bol bol oynamışlar gene ve bu defa hiç kavgaya dönmemiş oyunla başlayan günleri. sanırım ikiside büyüyor ve artık yeni gelecek olan baharın bebeği ile iyice abla olacak kuzular.




işte kızımdan bi kaç kare

oyuncaklarıyla sevişirken eylüş


ilk defa hamburger yerken yeni masasında kızım
marketten alışveriş yapan annesine yardım eden kuzu
selma annesilgilde dileğin köpeği ile oynarken

neler yapıyoruz

bir önceki yazımdaki herşeyi yapabiliyor kızım, özellikle yemek yeme konusunda neredeyse destek almıyor artık bizden. kahvaltıda masamıza oturup onun tabağına yiyeceklerini koyuyorum ve kendisi çatalla yiyor, çorbayıda kaşıkla kendisi içiyor, içine attığım ekmekleride severek yiyor, tabiki biraz döküyor ama öyle üstü başı etraf batmıyor. her sabah kalktıında ilk lafımız anni süüt sonra ise hadaa oluyor tam bir haydar delisiyiz, her anımız haydara gidelimle geçiyor. onunla söylediğimiz şarkılara eşlik ediyor dili ödndüğünce yada radyoda duyduklarına kafayla yada diliyle ritim tutuyor kızım. herşeyin farkında ve herşey hakkında söyleyeceği bişeyler var muhakkak. bu aralar en çok sevdiğimiz şey kuru kayısı yemek, benim kurtarıcım oldu kuru kayısı, baktım eylüş mızıkçılık yapacak ve benimde işim var tabağına kuru kayısı koyuyorum yiyor güzelce. hala aşırı meyva düşkünlüğümüz var, özellikle elma, kitaplardan elma olan kitabı getirip "anni ema" diyor yada ahşap oyuncaklarından minicik bir ağaç var onuda "anni ema " diye gösteriyor ve elma canı istediğinde mutfağa götürüp elmanın yerinden elma istiyor.özellikle ahşam tamamlamalı oyuncaklarını çok seviyor, çiftlik tarzı olanı yerleştiriyoruz beraberce , kuzular "mee", inekler "möö", ağaçlar "emaa" ,arabalar "ınnn" yada "aaba",tavşan "tasan", kedi "pisi si" olarak söylenerek yerleştiriliyor.
peki yapmadıklarımız; kızım yüzünü yıkamayı sevmiyor malesef, her sabah banyonun kapısından kaçıyor ama banyo yapmaya bayılıyor hatta çıkmıyor ağlıyor.
şimdilik bu kadar aklıma gelince ve vaktim olunca yazarım tekrar.

5 Şubat 2009 Perşembe

neler yapıyoruz

kızım büyüdükçe onunla yaptıklarıma daha çok dikkat etmem gerekiyor ve bu nedenle devamlı arayış içerisindeyim, onunla neler yapabilirim? yeni bir kadronun yanında yeni bir projeye geçmiş olmamdan uzun zamandır yapabildiklerim sınırlı, eve gidince kızımla bi sürü sarılıp yüzyüze yatıyoruz bi kaç dakika sonra oyunlar oynuyoruz. bu oyunlarımızda kızımın gelişmesini sağlamak için ona yararlı oyuncaklar seçmeye çalışsamda kızım kendi tercihlerini bildiriyor uzun zamandır; kıyafet,ayakkabı yada oyuncak hatta yemek seçimi yapıyor eylüş, eğer beğenmiyorsa "anni ııh", ısrar edersek "anii ıı ıı" diye parmak sallıyor. peki neler yapıyoruz? öncelikle kızım 2 yaşına gelmesede,2 yaşındaki bir çocuk neler yapabilirmiş buna bakıp eylüşün yapamadıklarını yada fazladan yaptıklarını çıkarayım istedim...



2 YAŞ GELİŞİM SÜREÇLERİMOTOR GELİŞİMݨ Ayağının tümünü kullanarak sağlam adımlarla güvenlik içinde koşar,kolaylıkla durup yeniden koşmaya başlayabilir,¨ Alçak bir basamaktan aşağı atlayabilir,¨ Dengesini yitirmeden çömelebilir ve ellerini kullanmadan yeniden ayağa kalkabilir,¨ Mobilyaların üzerine çıkıp yeniden aşağıya inebilir,¨ Parmaklığa veya duvara tutunarak merdivenlerden çıkabilir ve aşağı inebilir,¨ Büyük bir topa tekmeyle vurmaya çalıştığında topun üstüne yürür,¨ Üç tekerlekli bisiklete oturur ama pedalları kullanamaz,¨ Çocuk bahçesinde bulunan bazı kolay aletlere tırmanabilir,¨ Büyük oyuncakları kolaylıkla itip çekebilir,ama önüne bir engel çıktığında oyuncağı yönlendirmede güçlük çeker,¨ Aldığı nesneleri yerine koyabilir,¨ Küçük şekerlerin paketlerini büyük bir beceriyle açabilir,¨ Tahta küplerle altılı ve sekizli kuleler yapar,¨ Kalemi başparmağı ve ilk iki parmağını kullanarak ucuna yakın bir yerden tutar,¨ Kendiliğinden hem dairesel hem de ileri geri karamalar yapar,¨ Sayfaları tek tek çevirebilir,
ALGISAL GELİŞİMݨ Resimli kitaplara bakmaktan çok hoşlanır,¨ Fotoğraflarda tanıdığı yetişkinleri ayırt edebilir,¨ 3m uzaklıktaki çok küçük oyuncakları görür ve isimlendirebilir,¨ İki ya da daha çok sözcüğü bir araya getirerek basit cümleler oluşturabilir,¨ Sürekli olarak nesnelerin ve insanların isimlerini sorar,¨ Oyun oynarken kendi kendine konuşur ama konuşmalarının çoğu hala başkalarınca anlaşılmaz,¨ Çocuk şiirlerine ve şarkılarına eşlik eder,¨ İstenildiğinde saçını,elini, burnunu, gözünü, ağzını, ayaklarını doğru olarak gösterir,¨ Basit yönergeleri yerine getirebilir,¨ Her iki gözü ayrı ayrı kapatıldığında iğne,sicim gibi nesneleri eline alabilir,¨ Resimli kitaplardaki çok ince ayrıntılara dikkat edebilir,¨ Artık fotoğrafta kendini tanımaya başlamıştır,¨ İsmini tümüyle bilir,¨ Heyecanlandığında herhangi bir şeye büyük bir istek duyduğunda kekeleme görülebilir,¨ Basit birkaç çocuk şarkısı söyleyebilir,DİL GELİŞİMݨ Bildiği 50 veya daha fazla sözcüğü kullanır ve pek çoğunu anlar,¨ İsim ve nesnelere ait hızla oluşan bir sözcük hazinesi oluşmaktadır,¨ Düşünce süreçleri gelişmektedir, ama hala sistematiklik kazanamamıştır,¨ Durmaksızın konuşurlar,¨ Kurduğu cümlelerin yapısı çocuksu özellikler taşır,¨ Sorduğu sorulara kısa ve basit yanıtlar beklemektedir,¨ 2,5 yaşa doğru kullandığı sözcük sayısı 200 ya da daha fazla olabilir,¨ Ben, beni/bana, ve sen zamirlerini doğru olarak kullanabilir,
SOSYAL GELİŞİMݨ Üstüne dökmeden kaşıkla yemek yiyebilir,¨ Güçlük çekmeden bardağı eline alır, içer ve yeniden yerine koyabilir,¨ Şapkasını ve ayakkabısını giyebilir,¨ Tuvalet gereksinimini uygun zamanda dile getirip haber verebilir,¨ Evin içinde annesinin peşinde dolaşır ve eve ilişkin etkinlikleri oyunları aracılığıyla taklit eder,¨ Aşırı duygulanma, yorgunluk ya da korku durumunda anne /babaya sıkıca sarılır,¨ İsteklerinin anında yerine getirilmesini ister,¨ Sahip olduğu şeyleri korur,¨ 2,5 yaşına doğru çatal kullanmaya başlayabilir,¨ Son derece canlı ve etkindir, yerinde duramaz, sürekli olarak hareket eder,engellendiğinde karşı çıkar,¨ Çevredeki olası tehlikelere karşı duyarlı değildir,¨ Engellendiğinde öfke nöbetleri geçirebilir,¨ Rol ağırlıklı dramatik oyunlar oynar,
BİLİŞSEL GELİŞİMݨ Nesneleri tam olarak sembolize etmeye başlamıştır,¨ Bir sembolle bu sembolün temsil ettiği nesne arasındaki ilişkiyi anlamaya başlamıştır,¨ Bu yaştaki çocuğa göre hareket eden her şey canlıdır(animizim).

4 Şubat 2009 Çarşamba

eylüşş



kızıma, oluşan ihtiyaçlarına göre yeni oyuncaklar aldık. aslında bir orgu vardı ama bu timsah biraz daha farklı olduğundan bunuda beğenip aldık sonra. bir masa sandalye aldık ve birde minik evlerden oluşan bir set lego şeklinde,onlarla apartmanlar siteler yapsın kızım diye:) istediğim şeyleri kısıtlı zamanımda bulamadığım için bunlarla yetindik,inş haftasonu yeniden çıkıp alışverişimizi tamamlayacağız.

pazar akşamı ben THY kokteyline gidince annemler gezmeye eylüşüde götürdüler ve hazine ablalar kızıma aldıkları elbiseyi getirip giydirmişler, eylüş sultanın yanından ayrılmamış ve omzuna yatmış "abba" diye devamlı, zaten pc'de yada albümde onun resmini görünce "anni sudan sudan " diyor devamlı

THY Çağrılarımız


ve pazar günü yapılan kokteyl sonrası pazartesi sabahı ilk thy çağrılarını almaya başladık. hepimiz için yorucu idi çünkü yeni bir deneyimdi.hala çok koşturmaca içinde devamlı ordan oraya sorulara cevap veriyoruz. takım liderleri ve eğitim birimi olarak agentlarımızın başında onlara destek için dolaşıyoruz. herşey daha güzel olacak .... İşte ebru ve senem

1 Şubat 2009 Pazar

bebek görme



eğitim uzmanlarımızdan arif beyin bebeği utkuyu görmeye gittik bugün, ben fotoğraf makinamı evde unuttuğumdan dolayı resim çekemedim ama arif hocadan resimleri alıp koyacağım sonra. allahım o kadar tatlış bir oğluşu varki allah nazarlardan saklasın. utku; iki güzel kız esma ve eylülün geleceğini duyunca uyumamış ve hep bizi izledi tam göremesede. kızım işyerinden pelinin kızı esma ablasıyla oynadı bol bol, çok oturmadan kalkıp kızıma oyuncak almak için dolaştık biraz cebecide ama istediğim yer kapalı olduğu için alamadım ve eve geldik.elimde bugüne ait resim yok amaaa kuruluş kokteylinde utku anne karnındayken anne ve babasının fotoğrafı var:)

29 ocak 2008


aslında bu yazıyı 29 ocak günü yazacaktım ama kısmet olmadı yoğun iş temposundan. bu aralar işyerimde işle ilgili maillerimi bile açamaz oldum ve normal çalışma süremden daha uzun çalışıyorum çünkü thy çağrılarımızı almaya yarın başlıyoruz. ama yazının konusu bu değil tabi thy de yaşadıklarımdan çoook uzun bir yazı çıkar :)) geçen sene antalyadan geldiğimin ertesi başvurduğum işyerime 29 ocakta işe başladım. tüm eğitim boyunca ve daha sonra çalıştığım süre boyunca eğitim gurubumuzdaki arkadaşlarımla hiç ayrılmadık ve bu nedenle bu yazı onlara ithafdır. 28 ocak 2008 adsl eğitim grubu, sizi seviyorummmmmmm.

27 Ocak 2009 Salı

tatlı kuzuş



babasıyla oyunlarda eylüş sultan



ve uyumadan önce uyku mahmuru kuzum

tülaylardaydık

uzun zamandır gitmek isteyip işlerimden fırsat bulamadığım arkadaşıma gidebildim sonunda, aslında gene bi sürü iş güç vardı ama bırakıp kaçtım resmen:) filiz teyzemiz gece orada kalmış ve sabahta aşure yapmaya başlamışlar,gittiğimde ev aşure kokuyordu.giderken annem ve ananemide götürdüm ve tülayada annesini çağırmasını söyledim, gittiğimizde uzun zmandır görüşmeyen bi sürü kişi nasıl güzel muhabbet ettik. çocuklar çok güzel oynadılar, kızım cerenin yanından hiç ayrılmadı devamlı "abba abba " diye yapmak istediklerini anlatıp durdu. yemek , çay, meyva, aşure derken biz şiştik ve yola attık kendimizi ve evimize geldik.

kızım babasının kucağında emirle oynadı bol bol, gerçi başta babasını kıskandığından geçti ama ,o kadarda olur .


emir kocaman tombalak olmuş maşallah. gerçi tülayın çocukları iri doğup çabuk gelişirler ve ben ona "iki aya kalmaz emir eylülü geçer" demiştim ki geçecek yakında.

işte ceren ve eylüş

25 Ocak 2009 Pazar

cumartesi

aslında bugün aşure için haydarın ananesi fındık ebeye gidecekti kızım ananesi ve teyzesiyle ama , teyzemizin midesini üşütmesinden dolayı kötü olması nedeniyle ananede kalarak teyzesine baktı. anne işten çıkıncada sultanlara karne hediyesini vermeye gittik, çünkü sultan biz onu aramadan "aşkolsun emel abla unuttun dimi" diye bizi aramıştı ve acilen gitmek gerekirdi yoksa sultanımızın sabrı kaçardı:) cerenimizede hediyemizi aldık ve bugünde ona gideceğiz kısmetse. iki fıstığımızında karnesinin hepsi 5 ve hediyeyi fazlasıyla hakettiler .
sultanımızın prenses tacı ve elindeki sihirli sopasıyla kızım:)

bayram dedesi ve hazine annesiyle eylüş. yaza yapılan artvin planları konuşulurken ben " ben eylüşle zor giderim,biraz sorun olur " dediğimde bayram abim " ben onun sorunlarını biraz ısırırım" diye eylüşe bakarak ısırma hareketi yaptı ve eylüş tüm akşam boyunca onu taklit etti.

bahar ver haydar


perşembe akşamı bahar ve haydar bize geldiler,kızım onları görünce çok mutlu oldu yine ve bi sürü oyunlar,cilveler yaptı onlara. özellikle haydar delisi kızım; haydara öpücüklerle cilveler yaptı. bahar ve haydarımızın bir oğlunun olacağı kesinleşti,şimdi sıra ismin karar verilmesine geldi.

18 Ocak 2009 Pazar

eylüş neler yapıyor

canım kuzucum ben yokken epey mesafe katedmiş ve kocaman olmuş kocaaaman, tabi benim ona olan hasretimde kocaaamandı istanbulda iken... ananesi kızıma çok güzel bakmış ve bi sürü şey öğrenmiş, en çok " anni aç aç anni açs" ı kullanıyor kızım ama o kadar tatlı diyorki. sayı saymayı zaten biliyordu ama o tatlı dilden dökülen bi, ki, üs ü çok özlemişim .peki eylüş neler yapabiliyor (aklıma gelenleri sonra eklerim)

*dişlerini tam olmasada fırçalayabiliyor
*karalama yapmaya bayılıyor
*dansetmeyi çok seven kızım, nasıl dans edildiğinin taklidini bile yapabiliyor
*kaşık ve çatalı tam olarak kullanıyor, kahvaltısını kendisi yapıyor, çorbasını kendisi içiyor ve nadiren döküyor
*bardaktan herşeyi kendisi içiyor ve yine çok nadir döküyor
*kısa cümleler kurabiliyor. anni açs,anni geh dideim, anni baba gedi,
*herşeyi o kadar iyi anlıyorki. babasına ekmek alıp gelirmisin dediğimde hemen " anni şakaa " deyip kafasını ve ağzını gösteriyor. kafası şapkasının giydirilmesi için,ağzı ise atkısı ile ağzını kapattığımız için:) malum ankara çok soğuk ve atkı ile sıkıca kapatıyoruz ağzımızı.
*tümseklerden atlaması o kadar şekerki
*telefonda konuşmayı artık sevmiyor kuzucuk
*anane ,dedeiteyze,baba,anne yada emel denildiğinde gösteriyor.