CLICK HERE FOR BLOGGER TEMPLATES AND MYSPACE LAYOUTS »

27 Ocak 2008 Pazar

efe demirbilek


ne zamandır minik efenin resmini koyacağım ama bugüne kısmetmiş. interaktiften arkadaşım fulsenin oğlu efenin fotoğrafını tuğçe geçen pazar gittiklerinde çekmiş ve ısrarla istedim siteye koymak için,ben gidemedim çünkü ebuşu görmeye hastaneye gitmiştim ama elimden geldiğince kısa sürede gidip göreceğim. tuğçenin yazdığını aynen yazıyorum yorumsuz:))

ya cok iyi çıkmamış ama ufaklık iste ancak bu kadar duruyo ama eminim ki büyüdüğünde cok yakışıklı olucak ve cok canlar yakıcak:))

26 Ocak 2008 Cumartesi

teyze keyfi


yasemin ve ömerden hediyelerimiz



antalyadan geldikten beri yazacaklarımdan biride yasemin ve ömerin bize aldıkları konusunda idi ama işte fırsat bulamadım bi türlü. ömer italyadan eylüşe bi mont ve bana bir parfüm almış ve yasemin teyzeside kızıma geyik tacı(adı neyse ben öle diyorum ve eylüş çok tatlı oluyo takınca) almış ve bize yeni yılda aldığı mumlar var .hepsi için çok çok teşekkürler. birde yasemin elmalı tereyağı,kaşarı ve bişi daha vardı ama adını bilmiyorum ondan almış bize ben kaşarı yiyorum ha bire:) antalyada bizi bol bol gezdirdikleri ve bitimsiz sevgilerini ve ilgilerini hiç eksik etmedikleri için kendilerine çok teşekkürler.
not:bitimsiz kelimesi itinayla yaseminden araklanmıştır:))

son zamalarda eylüş

eylüş hanımı dizginlemek artık imkansız oldu,herşeyi kendi başına yapmak için deliriyor yapamassa bizi kullanmak için cıyaklıyor. koltuktan tutup ayağa kalkıyor,eğer yatıyorsa kendi başına doğrulup oturuyor,elimi uzatıp çak dediğimde çak yapıp sırıtıyo,hadar,alii,alala en çok söyledikleri bunun dışında arada baba ve dede diyor,bi kere kendi adını söyledi,bişeyi istiyorsa ver diye elini açıp kapatıyo:) daha aklıma gelmeyen bi sürü şey yapıyo ama emeklemiyo:) sami bey emeklemenin çocuklar için bi basamak olmadığını söylediği ve özelliklede babasıda bende emeklemeden yüüdüğümüz için endişe etmiyorum,koltuktan tuttup ayakta kalmak istediğinde "eylüş bak tutmuyorum seni düşersin" dediğimde anlar anlar bakıp dengesini koruyo :)ve düşecekse ses çıkarıyo,ellerinden tutup heryeri turluyoruz ama ben yoruluyorum o yorulmuyo,hala zıp zıp zürafalarımız en sevdiğimiz oyuncağımız,almakla ne iyi etmişim diye hergün kendime bi defa daha aferim diyorum. cee oyununa bayılıyo ve yüzünü açtıktan sonra "kapat kızım kapat "dediğimde kendisi kapatıyo örtüyü ve çok şirin oluyo şebele maymunu. babasıyla telefonda konuşması süper ,neler anlatıyo ona şimdilik anlamıyoum ama allahım ne nağmeler ne konuşmalar. ananesi ve selma annesiyle konuşurkende seslerini tanıdığı bakışlarından ve gülümsemesinden ve yine konuşmasından anlaşılıyor. haydarla olan muhabbetlerine hiç girmiyorum deliriyoruz resmen haydar için. beni öpmeyi çok seviyo kızım,yerde oynayıp delirdikten sonra ben kendimi kaybedip bunu delice öperken bi bakıyorum yanaklarımı ıslak ıslak öpüyo hemde nasıl öpmek.mama sanalyesinde oturmayı çok sevmiyo,ben mutfakta bi kaç iş yapıyoum belki kahvaltımı ediyorum o kadara izin veriyo sonra hadii salonumuzdaki yerine gelip başlıyo delirmeye.portakal,mandalina arada greyfurtla bunların karışımı en çok sevdiği içecekler.kahvaltısını iyi yapıyor bugünlerde bazen karışım bazen ise ayrı ayrı ekmeğe bandırarak veriyorum. açıkcası eylülle işlere yetişmek zor olduğundan işime hangisi geliyosa onu yapıyorum bu aralar:) dişimiz çıktıktan sonra iştahızmız arttı yoksa eskiden kuş kadar yiyodu kuzucuk. şimdi uyuyor ve bende bu kadar uzun bi yazı yazabiliyorum:)

gene ebuştaydık


geçen hafta cuma günü ebuş küçük bi ev kazası geçirdi ve bu nedenle antalyadan acil döndük. daha önce bloğumuza yazmadım çünkü kızkardeşim bahar karamanda ünvde okuyo ve finalleri var. ona haber vermedik çünkü ne desek inanmaz ve sınavlarını bırakıp gelirdi. ebuşumuzun üzerine çaydanlık devrildiğinden bi hafta kadar hacettepe yanık bölümünde yattı. perşembe gününden beri evde ve durumu gayet iyi . zaten ağır bir yanığı olmamasına rağmen dr evde mikop kapabilir diye hastaneye almıştı. baharın sınavları bittiği için dün geldi ve biz onu aştiden alıp ebuşun yanına gittik hepberaber. ebuş hareketlerine emeklemesine devam ediyo hatta iice tomtom olmuş acaip kilo almış bence.

24 Ocak 2008 Perşembe

ebuşlu bir akşam




mülakattan çıktım ve anneme geldim öğlen olmuştu. annemle kızım ebuşlra gittiler ben başka bi mülakat için hazırlandım ve çıktım. beklediğim gibi geçmedi yani ben firmayı biraz gözümde büyütmüşüm sanırım. bende kardeşimlere gittim ve ebuşla eylüşle vakit geçirdik hepberaber.

23 Ocak 2008 Çarşamba

umutlu bir gün:)


bugün sabah bi iş görüşmesi yapıp geldikten sonra annemde olan kızımla beraber kahvaltı yaptık bi güzel.gerçi kızım daha önce kahvaltısını yapıp uyumuş ama benlede bir kahvaltı daha yaptı. sonra telefonda ayşe yenge bize yani annemlere geleceğini söyleyince eve gelip bi kaç iş yaptım eylüş gene annemde iken.ayşe yenge ve umutla oturduk, eğlendik, oynadık.hülya ile anılda bize katılınca güzel bi yemek yedik ve evimize geldik akşam.



kızımla oynarken babası bu halimizi fotoğaflamak istedi ve işte kızımın akşam keyfi:) ha bu arada akşam bugünki görüştüğüm yerden arayıp yarın sabah bir görüşmeye daha çağırdılar yani bi kaç sabahtır erken kalkılıyor iş görüşmeleri için ve yakındada işe gitmek için erken kalkılacak gibi:))

haydarla buluşma


antalyada iken kızımı delice özleyen haydar bizi otogardan almaya gelmiş ve eylüşü sevmişti bol bol ama hala doyamadı kızıma haydar ve her bulduğu fısatta öpüp kokluyo eylüşü bu fotoğafı pazar günü çekmiştim ama antalya yazılarından koyamamıştım. ve yine pazar günü hazine halamlara gitmiştik kışehirden feride halam geldiği için ama onlarla foto çekmemişim niyeyse. bu resimdede kızım yengesi nazife ve halamın torunu gökhanla.

22 Ocak 2008 Salı

günümüz

kızım artık diş sancısını atlattığı için erken uyuyup erken uyanıyo. güne erken başlayınca ha bire peşinden koşturmak,ona bi sürü yemek hazırlamak,evi toplamak derken ben dağılıyorum.sabah kalkıp kızıma kahvaltısını yaptırdıktan ve oynaştıktan sonra annem arayıp kahvaltıya çağırınca işime geldi açıkcası hemen hazırlanıp indik anneme ve bi güzel kahvaltı yaptık. eylüşü anneme bırakıp evi topladım,çamaşır attım hazırlandım çünkü bankalarda işim vardı bi sürü. ulusa gidince toptancılardan bi sürü şey almışım farkında olmadan.ama en çok en ucuz olana seviniyoum hala. idilin alaranın diş buğdayındaki saçını toplama şekline bayılmıştım ve ne zamandır o minik lastik tokalardan alıp eylüşünde saçlarını idilden kopya çekerek öyle toplama heveslisi idim :)) bankalarda işimi hallettikten sonra artık çalışmaya karar verdiğimden bi süredir iş başvurularına başlamıştım,bugünde bi başvuru yapmam gerekliydi ve başvurumu yapıp eve geldim. annem kızımla çok güzel vakit geçirmiş ve bi ara kızım ve adaşı dayımın kızı zeynep ve yengemle diğer dayımın torunu 20 günlük yağmuru görmeye gitmişler. iki adaş ve arkadaş zeynepler orda çok güzel oynamışlar. makina bende olduğundan resimleyemesekte akşam çektim resimleri ama bu defada çantamı annemlerde unuttuğumdan makinadan resimleri pc ye atamadım. annemlere geldikten bi süre sonra telefonum çaldı ve daha bi saat önce başvurduğum işyerinden beni görüşmeye çağırdılar yani sabahtan olmayacağız kızımla gene. kızım ananede ben görüşmede.

alaranın diş buğdayı


çok uzun bir yazı yazıp taslak olarak kaydetmiştim ama bi sorun oldu gene ve kayboldu, bu blogcuların bana bi kastı var bence. neyse kendimi toparlayınca yazacağım gene ama yeni yazı yazdığım için antalyadaki ilk günümüz en sona gelmiş oldu ve sıra hatası oluştu diye açıklama gereği duydum.

21 Ocak 2008 Pazartesi

ikinci dişimiz

kızımın ikinci dişini az önce babası gördü:)bakalım ne alacak kızıma babası kikikiki ben bile bile bakmıyorum ağzına :PP. saat 20:20

yolculuk


antalyaya gideken çok huysuzlanmayan kızım dönüş yolunun son zamanlarında ağlayarak huysuzluk yaptı,bisküvilerle oyalamaya çalıştık kendisini ama çokda fayda etmedi.

gelmeden önce



gelmeden önce son güneş keyfini yaptık gene kahvaltıda ve resim çektirdik bi sürü.

limon bahçesi


artık cuma olmuştu ve dönüş zamanı gelip çattığı için gidilmesi gereken yerlere kısa bi ziyaret yaptık. dayılara gittik ve evlerinin önündeki limon bahçesine bayılarak bi sürü resim çektirdik. dayılardan önce ise annemin amcasının karısı ve kızına uğayarak gönüllerini aldık kısada olsa.

bloga yazarken



yas bloga yazarken bi yandanda bana "ay sen ne gamsızsın yazsana sende" derken:)) ama içimden yazmak gelmeyince yazamıyorum ben. kızım alaranın top havuzuna bayıldı oraya bıraktığımda uzun süre kendi kendine oynayıp oyalandı.sonra cuma sabah istanbul üzerinden italyaya fuara giden yaseminin eşi ömer geldi,kızların ikiside uyuyordu ama ömer alarayı çok özlediği için uyandırdı ve sevdi bol bol. sıra eylüşe gelmişti ısrarla sordu ne zaman uyanır diye ama uyanmazdıki eylüş artık. ertesi gün seversin dedim ve ne zaman kalkar sorusuna büyük konuşarak 9,30-10:00 gibi dedim. kızım beni yalancı çıkarırcasına 07:00de uyandı ve ses yaptı bol bol. yaseminde alıp onu ömer sevsin diye götürdü ömerin yanına. hepberaber güzel bi kahvaltıdan sonra ömeri işe uğurlayıp evde vakit geçirdik biraz ve sonra ne yapsak telaşına düştük gene:) migrosa gidip aldığımız kırmızı bluzu değiştirme kararı aldık ama tam evden çıkarken ebru pizza söyledim deyince karar değiştirip ebruya gidip pizza keyfi yanında ebrunun yaptığı kabak tatlısından yedik. kızlar yaşıtlarıyla olmaktan çok memnun bi halde oynadılar daha az huysuzluk yaparak. ebruda tahmin ettiğimizden daha uzun kaldığımızdan ve akşam ömerin mangal istemesinden canetten etleri alıp eve geldik migrosa uğramadan. ömer gelip mangalı yaktı ben eylüşü uyuttum biraz zorda olsa ve o sırada denizlerde mangala geldiler eşi uğur ve kızları ırmak ile. güzel bir akşam geçirdik.ben antalya akadaşlarımın hepsini çok sevdim çokkk .

mangal keyfi



eve geldikten biraz sonra yasemin ve nesrin beni almaya geldi ama mangal hazırdı ve hepberaber mangalımızı yaptık yani merdan abi mangal başında biz ise etleri yemekle yaptık mangalı:) inanılmaz lezzetli bir mangaldı ellerine sağlık herkesin. sonra yola çıktık nesrini eve bırakıp migrostan kızıma sonunda o kırmızı bluzu aldım, kahve içip eve geldik.esimlerde eylüş ve alara yemek yerken ve yerde oynarlarken.

balkonda kahvaltı



selma ablanın eylüş üşür diye çok çok ısrarlarına rağmen 4 e bir kaldı selma abla ve balkona hazırladık kahvaltıyı. hava o kadar güzeldiki eylüşün üşümesi mümkün değildi bence ve gerçektende üşümek şöyle dursun gözleri kamaştı kızımın güneşten. kahvaltımızı yaptık bu arada masadaki böreklere dikkat ben yaptım:)kızım kahvaltıda bol bol taze tatlı biber ve salatalık dişledi ve koparttıklarını yedi,e artık dişi var dimi ama kuzunun:)) annem elişi yapmadan duramadığı için antalyada da hızını kesmedi ve geldiğinin ertesi alınan iplerden ördüğü iki kazağı bitirdiğinden ona ip almaya çıkıldı oradan selma ablaların bir akabasına geçmiş olsuna gidildi,eylüşe bez alındı gelindi.

deepo günü



pazartesi sabah kalkıp kahvaltımızı yaptık ve sonra napalım napalım demeye başladık:) ankaradan antalyaya sık gelen tuğçe mutlaka deepoya git dediği için ve bende bunu yas a söylediğim için onun içinde dert oldu biliyorum ve deepo planı yapıldı. ebru ve denizle konuşuldu. denizi almaya gittiğimizde çok güzel ikramlarla karnımız doyuruldu,ırmak abla olduğu için alara,idil ve eylüşe oyuncaklar döküldü, çilekli labneler yedirildi:)) sonra deepoya gittik ve orda hepberaber bir mısır yenildiki sormayın çok eğlenceliydi. kızıma oradan en sevdiğim renk olan fuşya bir bluz aldım,inatla kırmızı arasamda fuşyanın güzelliği beni cezbetti gene. sonra yas bizi eve bıraktı çünkü bizimkiler ha bire eylüşü özlediklerine dair duygu sömürüsü yapıyorlardı,eve getirdim kızımı ve yediler eylüşü nasıl özlemişle sanki aylardır ayrı kaldık.

pazar gezmemiz



pazar günü kızım dilekle bol bol seviştikten sona yesemin gelip bizi aldı ve migrostan kızıma yeni kaşıklar ve emzik aldık (bi umut emziği tutarsa diye ama gene tutmuyo ve benim kızım emziksiz büyüyecek:)) sonra yaseminin daha önceden planladığı gibi ortaokul akadaşlarıyla buluştuk samanyolu pastanesinde ama kızlarla çok rahat edemeyince eve geldik hepberaber iki kızla misafir ağırlamak zor olsada genede iyi idare ettik:)) yasemin beni paspal halde çeker ve o resmide siteye koyarsa bende onu yer silerken çeker ve o resmi siteye koyarım dimi ama:)) diğer resimde samanyolu pastanesinde kızlara yemek yedirmeye çalışırken.yaseminin ortaokul arkadaşlarıyla çok güzel sohbet ettik özellikle muratın bitmek bilmeyen topçam anıları:)) kendimi hiç yabancı hissetmedim açıkcası ve bol bol murata takıldım ama anlaştık biz onla anlaştık :))

13 Ocak 2008 Pazar

ilk dişimiz

antalyadayız ...
ve ilk dişimizi burda gördük. merdan abi ile şakalaşa şakalaşa ilk dişimizi o gördü gene:) devamlı takılıyoduk birbirimize bugün öğlen "kaşık verinde şu kızın dişini arayalım bi" demiş ve annemle aramışlar ve şıkırdamış sonunda dişimiz. bu gece yasemindeyim daha doğrusu öğleden sonradan beri onlayız güzel bir gündü ama detayları sonra yazarım resimler eşliğinde.ama şunu yazmadan geçemeyeceğim bugün migrosta dolaşırken 5 yaşlarında bir erkek çocuğu alara ve eylüle kesik attı buda kızıma atılan ilk çapkın bakış olarak tarihe aman bloga geçti:))

10 Ocak 2008 Perşembe

bi sürü resim


kızım artık bi süredir koltuklardan tutunup uzun süre ayakta durup bi kaç adım ilerleyebiliyor.

annem baya kötüydü bugün,ona gidip bişeyler yedirdim ilaçlar verdim biraz düzelince onuda alıp eve geldim mecburen çünkü uzun süredir bize gelmek isteyip kısmet olmayan çocukluk arkadaşım ama benden büyük olduğu için abla dediğim(mahalleden öyle alışkanlık:)) emine ablam ve meloş yani meliha abla ve çocukları geldiler.

dün dr a gittik bi süredir huzursuz olan kızımı kontrole erken götürdüm allaha şükür bi sorun yok,idrar tahlili temiz kültürü yarın alacağız.sami beyle gene güzel sohbetler ettik.mantar verip veremeyeceğimi sordum.geçen gün mantar çorbası yaptığımda yedirip yedirmeme tereddütü yaşayıp hastaneyi arayıp kendisine ulaşamamıştım ama hemşiremiz verebileceğimizi söylediği için zaten içirmiştim çorbadan kızıma ve oda bayılarak içmişti. sami beyde sorun olmayacağını söyledi zaten.kontrolden sonra bizi almaya gelecek olan babamızı ve haydarı beklerken kızım hastanenin çocuk oyun odasında file binerken ama arkasında destek olan annesi kendini sakladı :)

salı gecesi bizde kalan filiz teyzesiyle kızım uyku öncesi tepişerek seviştiler bol bol.bi ara ısırdı burnunu filiz teyzesinin ama teyzesi onu o kadar özlüyoki herşeyine göz yumuyo:))

8 Ocak 2008 Salı

ananemden inciler:)

kalabalık bir gündü . sabah 11:30 gibi haber verdiler bize geleceklerini misafirlerimiz ve kapı zilimiz ve gelenimiz hiç durmadı bugün (gelenimiz hiç eksik olmasın inşallah). sevgi halam torunu mükoyla,hazine halam,gelini selma ve oğlu gökhan,sevgi halamın gelini fatma ve oğlu yunus,gene sevgi halamın gelini eda karnındaki bebeğiyle,dayımın karısı meral yengem, annem , annanem, kardeşimin karısı nazife ve ebuşumuz,babannem,ben ve eylüşle 17 kişiymişiz:) bi sürü çocuk olunca ve yemek telaşına düşünce resim falan çekemedim açıkcası. kızım bi sürü oynadı yaşına yakın arkadaşlarıyla. herkes gittikten sonra uykusu gelen kızıma yemek yedireyim dedim ama o uykuyu tercih etti tabi ananemde ona

karnım acıktı katığı nidiyim
uykum geldi yastığı nidiyim

diye mani söyledi gene. zaten onun her konuşması bi mani ile. kızımı severken söylediklerinden biride şu

kız gibi kız
milyarlar az

--

hoppala yavrum yaz geldi
çarşıya kiraz geldi
aldım on-onbeş kilo
oda eylüle az geldi

7 Ocak 2008 Pazartesi

4 kuşak


ananem yani zaydoşum bende kalıyo 2 gecedir.küçükken ben baya bi köyde ananemle kalmışım,hala ona söylediklerimi eylüşe söyleyip sende diyecekmisin bana büyüyünce diyo."zaydam anne zaydam anne arıcına yat" dermişim ben küçükken. kırşehirli olmayanlar biraz zor anlayabilirler ama :) yani tarlada beni kenara bırakıp bende sıkılınca ona kızarmışım.bide heybenin bi gözüne seni koyardım bi gözünede mısır yada artık tarladan
ne gelecekse diye anlatır:)bu sabah mutfakta ben yemek yaparken ve eylüşle ananem oynarken kızım hapşurdu ve zaydoşum kızıma

çok yaşa,mutlu yaşa
çorun dağlardan aşa
kocalar ölsün sen yaşa
sen büyü abanın eteğine işe

diye bi mani söyledi. tam aklımda kalmadı birazını uydurdum ama zaydoş gelince doğrusunu yazıcam buraya:) e napim yemek yanardı gelip bi yere kaydetsem. ha bide çor hastalık,aba anne demek. resimde ben yokum çünkü kızıma yetişmek için öyle fena dağıldımki resimlere çıkacak halde diilim. ha bide arkadaşın biri bana takıldı "eylüşün sitesi ama hep senin resmin var" diye o nedenle kendimi göstermicem artık. yazıya sonradan eklemeler yapıyorum aklıma geldikçe. ananem eylüşe ninni söylerken aslında bildiğim bi ninniye başladı ama sonunu değiştirdi bende ben biliyorum onu sen söyle kızmam ben deyince onu söylüyo artık eylüşe diğerleriyle beraber.işte o ninni. yumaz yıkamaz demek . kendimi tdk gibi hissettim ama:)

haynini kızıma haynini
sıçan yemiş burnunu
bir kötüce anası yumaz başını
sallar saçını

elektirik kesilince


cumartesi akşamı elektrik kesilince kızım iyice huysuzlandı ve ben eskiden annemin yada halalarımın bize yaptığı gibi gölgelerden hayvanlar yaptım kızıma elimle. tek elimle kızımı tutup tek elimle figürü yapmak zor oldu baya ama kızım çok sevdi gölgeleri,özellikle kendi gölgesini kovaladı durdu:) resimde zafer işareti yapıyor gibi dursamda aslında gölgeden köpek çıkıyo baya baya .

5 Ocak 2008 Cumartesi

yağmur

portakal güzeli

3 Ocak 2008 Perşembe

msn kızı



teyzem ve derya ile msn de konuşurken yani eylüş müsade ettiği kadar konuşurken, devamlı saçımı çeken,klavyeyi asla vermeyen,su şişemi yere atan kızım:)

ilk kar



gece uyumamanın acısını çıkaran eylüşcan 12:40 a kadar uyudu ve kahvaltı yapmak istemedi(mamayı sevmeyen inatla reddeden kızıma uykunun en tatlı yerinde verdiğim 30 cc onu tuttu sanırım:)) bende çok zorlamadım 2 kaşıktan sonra ve giyinip aşıya gittik.pnömokok aşımızın ilk dozunu yaptırdık ama dün öğleden sonra yağmaya başlayan senenin ve eylüşün ilk karı yerleri incede olsa kaplamıştı ve biz gidip gelirkende yağıyordu.fotoğraf makinasını almadığımdan cep telimle çektim eve gelincede camın önünde bi tane daha çektim hemde lapa lapa yağıyordu resimde çok belli olmasada. kızım karı mama sandalyesinde kahvaltı ederken izledi gülücükler atarak ve sanırım ikimizin gelecek sene yapacağı kardan adamları hayal ederek:)

2 Ocak 2008 Çarşamba

balonlara bayılıyoruz

biraz daha yazmasam sadece resimlerin olduğu bi site haline gelecek kızımın sitesi ama elimde değil eylüşe yetişmek artık o kadar zorki. dün sabahtan bugun öğleden sonraya kadar devam eden bir ağlamamız vardı gaz nedeniyle,dün akşam bi ara metsil verdim sona ateşi 37,5 olunca calpol verdim ama genede kızım tüm gece uyumadı ve uyutmadı ve dün gündüzde bu haldeydik.bugün sabah biraz çok uyudu şükür ve kalkınca daha iyiydi.bu arada dişleride çok çok sertleşti ve sanırım artık çok geç olmadan gelecekler bu nedenle salyamızda çok akıyo ve devamlı ıslanan kıyafetlerini değiştiriyorum. haydarın dükkandan gelen balonlara bayılıyor ve 2 gündür oyuncaklarımız yerine onlarla oynuyoruz.

yeni yıl




yılbaşı akşamı haydarlardaydık ama onların işi gereği geç gittik,biz evde hazırlıkları yaparken yani çoğunu selma abla ve dilek yaparken haydar ve ali ise dükkanda idiler hala,sofrayı kurup onları bekledik e onların gelmesi 1 e doğu oldu anca,bu sırada kızım bol bol şahende,dilek ve fatma ile vakit geçirdi sevinerek. nazife yengesinin aldığı şapka ve evdeki yılbaşı süsleri ile bi yılbaşı ağacına benzedi kuzu ama olsun:) 23:40 gibi uyuyan kızım sanki anladı uyursa tüm yılı uyuyarak geçireceğini ve 23:50 de kalktı ve saat 03:00 e dek uyumadı nasıl olduysa. ali ve haydar gelince sofraya oturduk muhabbetler edildi sonra merdan abinin yaşgünü pastası geldi,yani çok eğlendik ve sonra evimize geldik.

31 Aralık 2007 Pazartesi

satı halalardayız



istanbula ait o kadar resim varki aslında ama seçme yaparak koydum. bu resimlerimiz satı halamıza gittiğimizde çekilenlerden. babannemizin yedisi bittikten sonra zaten rabia halalara çok yakın oturan satı halamızda kaldık iki gecede. kazım enişte,satı hala ve sertanla bol bol vakit geçirdik,hatta bi gün sertanı okula bırakmaya gittik ve ordanda merzifonlu hemşerilerimizden alışveriş yaptık,onların evinde hazırlanan ıspanaklı börek içinden yedi kızım :)sertan eylüşle oynadı bol bol,satı halası ve eylüş yatakta gülücükle attılar.

bayramda


bayramın birinci günü sabah en büyük olması sebebiyle satı halalardaydık. satı halanın kızı şule ve eşi serdar oğulları sertanla,rabia hala eşi aslan enişte ve kızları eda,şadıman hala (oğlu celal akşama doğru gelebildi) hepberaber güzel bi kahvaltı yaptık,rabia hala ve aslan enişte kurbanlık için gittiler biz ise evde gelenleri kaşıladık. o gün kurban telaşı ile geçti tabiki .

bayramda


bayamın birinci günü sabah eda ile kızım süslenip indi satı halalara e en küçük onlar ailede haliyle onlar süslendi. birinci gün akşamı küçük hala esra ve eşi yasin geldiler. kızımın barış ve dürdoşlada resmi var ve rabia halaların alt kiracısı gülsümlede.yasinin kucaında iki kızı gören ve karnında efeyi taşıyan esra "napalım oğlanı bulana kadar yaptık" diye bi espride patlattı:)

küçük hala esra



satı halalarda kaldıktan sonra küçük hala esralara gittik cumartesi,yasin gecede olduğundan evde uyuyordu o nedenle ses yapmamak için yemeği dışarda yemeye karar verdik ve ayazmaya gittik. çok güzel bi yer çok beğendim ama kızım üşümesin diye içeriyi tercih ettik burada ayazmadan resimler yok çünkü edanın cep telinde kaldı ben makinayı evde unuttuğum için.arefe gününe kadar esralarda kaldık ve pazartesi günü tek başıma pendik çarşısına inip kızıma,ebuşa ve alaraya bişeyler aldım. salı günü ise esra,ben ve eylüş indik pendiğe ve esraya bayram için ve doğum sonası için alışveriş yaptık. arefe günü yasin bizi rabia halalara götürdü sonrada babamızı almaya gittik ordanda tatlı ve su böreği için siniye uğradık,eve gelip bayram için yapılacakları yaptık.bu defa kızımı arefe suyuyla yıkayamadım çok istesemde kısmet değilmiş.



ilk gittiğimiz zamanlar çektiğim fotoğraflarda kızım aslan eniştesi ile elinde kumanda ile ama bu kumanda çocuk kumandasıymış yani eski kullanılmayan bi kumanda, eve gelen çocuklar oynasın diye saklıyorlar ve gayette iyi yapıyorlar çünkü kumanda ve cep telefonuna bayılmayan çocuk yok sanırım.ve kızım esralarda kalırken yağız efenin odasında yattı hatta o kadar keyif aldıki ayak ayak üstüne atarak poz verdi.

30 Aralık 2007 Pazar

istanbulda alınan hediyelerimiz:)


istanbula gezmeye değil zoraki gitsekte kızımı ilk defa görenler ona bişeyler aldılar pardon bişeyler deyince haklarını yemiş oluyorum bi çok şey demeliydim sanırım:)) yeşil montu küçük halamızın kayınvalidesi fatma abla aldı ve onun eşi muzaffer amcamızda kızıma bayramda harçlığını verdi. sarı takımı küçük halamız esra, yanyana olan fıstık yeşili ve pembe takımın pembesini dürdoşum,yeşilini ise alışveriş yaptığımız yerden hemşerilerimiz,fil şeklinde kırmızı kirli yada oyuncak sepetini ve şemsiyeyi nazar boncuğu edamız,atkı bere eldiven takımı ,kadife pantolon ve şapkaları rabia halamız ve en alttaki hırka,bluz ve işlemeli penyemizi satı halamız aldı.hepsini tek tek yazıyorum çünkü kızıma hatıra kalsın istedim ilk istanbula gidişinden. herkese teşekküler

cumartesimiz




dün annem geldi ve beni dışarı çıkardı açılırsın diye,hastalıktan evden dışarı çıkmadığımdan herkes beni zorla dışarı çıkarıyo ama benim halim yokki yürümeye. hazine abla ve sultana gittik sonrada ebuşun dişi çıkmıştı ve ona uğradık. sultan delirdi eylüşle kızımda devamlı sultanı aradı bize bakmadı bile. sandalyede o kadar güzel oturduki fotoğaflamadan yapamadım.ve nazife yengesi eylüşe ebuşa yılbaşı şapkası almış:))

28 Aralık 2007 Cuma

bloğa ilk yazı:)

20:00 gibi uyuyan kızım uyandı 22:20 civarı ve uyutamadım ne yaptımsa ve inanılmaz hareketli idi oynamadığım oyun kalmadı ama sıkıldı hepsinden pc başına gelince ben bloğa yazı yazdığımdan yeni yazıyıda eylüş yazsın istedim işte eylüşün kaleminden, neler demek istedi kimbilir:))

20
tvc vç fcşçp
206,0303450
;
,,,,,,,,,

054
41045215445788
7

051,00/0//1

+0/
0nb y*-ççöu*öç*m öu

alışveriş kızı

hala hastayım işin ilginç tarafı iyileşme yok daha kötüye gidiyorum. dr a gitmedim emziriyoum nasılsa ilaç verecek ve kullanamayacağım diye ama keşke gitseydim. dün haydar dışarı çıkarken gel açılırsın dedi bende ona uydum ve çıktım real ve migrosu dolaştık. mehtaba uğradık migrosa gitmişken inanamadı tabi eylüşü böyle görünce. eylüş onun kucağında hiç sesini çıkarmadan oturunca daha bi hoşuna gitti tabi mehtabın . sonra reale gidip alacaklaımızı aldık ve eve geldik. gece haydar bizde kaldı çünkü onların ev daha yüksek olduğu için daha çok sallanıyo depremde ve annesi ve dilek dedesigilde kalınca oda bizde kaldı tek kalmak yerine, baya muhabbet ettik ve 2 yi geçiyodu yattığımızda. işte kızımın mehtapla ve alışveriş arabasında fotoları.

27 Aralık 2007 Perşembe

istanbula gidiş

istanbula gitmek için gece 00,30 da bindik otobüse kızım ve ben,ali ise 00,00da amasyaya gitmek üzere bindi otobüse çünkü cenaze amasyada kalkacaktı. istanbulda sadece küçük halamız esra vardı herkes cenazeyi amasyaya götürüyordu. gece yolculuğunu tercih ettim kızım gece çok uyanmıyo diye ama saolsun uyandığında bastığı yaygara sayesinde bi daha gece yolculuğumu asla dedim. otobüs hareket ettikten 5 dk sonra uyudu kızım oh ne güzel dedim içimden 2 saat uyur ama yok bi saat sonra cıyak cıyak uyandı ama nasıl bağırıyo susturmak imkansız her yolu denedimsede yatağını aradığını açıkca belli etti kızım ve sonra nasıl oldu anlamadım uyudu kendi kendine ama yarım saat sonra gene aynı ve 1 saat sona gene çığlık çığlığa uyandı bi süre sonra otobüsün tüm ışıkları yandı eyvah rezil oldum dedim sonra farkettimki molaya gelmişiz:) molaya inerken tüm otobüsün bana dik dik bakmasınıda asla unutmayacağım. molada uyudu minişim ve istanbula gelene kadar çok bi sorun olmadı 05,30 da istanbuldaydık ve bizi 06,00 da bekleyen küçük halamızın eşi yasini uyandırıp bekledik bekleme salonu diyemeyeceğim minicik yerde diğer insanlarla.otobüste toplanırken ve indiğimde eşyalarımı taşıyan yanımda oturan bayanada teşekkür etmeden geçemeyeceğim ama adını bile bilmiyoum eylüşün telaşından.ve sonra yasin ve esra gelip bizi aldı eve gidip 1 saat kadar uyuduk.yedi gün boyunca ikindi ile akşam namazı arasında kuran okundu ve buda kızımın kapalı hali:)

26 Aralık 2007 Çarşamba

çirkin kızım

bu aralar eylüşün hızına yetişmek zor ve bende unutkanım ama aklıma geldikçe yazacağım. kızımın dünden beri yaptığı bişi çirkin ol dediğimizde dudaklarını büzerek burnuna doğru çekmesi ve çirkin olması ve çok komik oluyo bunu yaparken bayılıyouz gülmekten . odadan çıkacağımızı anladığında ağlamaya başlaması,özellikle işte kuzu kuzu geldim diye şarkı söylediğimde dansetmesi bu aralar yaptıklarından önekler.ha bu arada istanbulda küçük hala esrada kalırken ve esra öksürdüğünde eylüşünde öksürmesi ama ankaraya geldiğinde unutmasıda var. artık eskisi kadar sık yazamıyorumda çünkü beni pcye oturtmuyo hatta mümkünse kendisi oturucak :)

aslında bu resim istanbuldan dönüşte otobüste çekildi ama kızım çirkin ol dediğimizde yaklaşık böyle yapıyo ama daha şekerini:))

dr kontrolümüz

pazartesi sabahtan gittik sami beye ama ben hasta olduğumdan elimi kaldıracak kuvvet bulamadım yazmak için ve kendimi biraz toplayıp yazdığımda eylüş kucağıma gelmek istedi ve klavyeye saldırınca yazdıklarım gitti ne yaptıysa kıpırcan.aslında uzunda bi yazı idi ama olsun bakalım, hadi sil baştan başlıyoruz.
sami beyin yanına gider gitmez bizi kapıda görünce aldı içeri sevgili doktorumuz. hemen yanağındaki kızarıklık çekti dikkatini, ne yaptıksa tekarlamasına engel olamadığımız sanki ısırılmış gibi bi kızarıklık var yanağında,sami beyin atopik dermatit dediği.bununla ilgili biraz konuşup rutin kontrolünü yaptı ve idrar yolları enf. hakkında konuştuk vs. kızım kilo konusunda ne sevindirdi beni nede üzdü 500 gr almış bu ay ve 7,500gr olmuş,ama boy konusunda resmen dumur oldum normalde ayda 2cm uzayan kızım bu ay 6cm uzayarak 70 cm olmuş. sami beye kızı zeynebi sorduğumda ii naapsın işte ben bayramda nöbetçiydim 24 saat çalışıp 24 saat bayıldım bi ara kızın elinde salatalık vardı bak nasıl kemiriyo dedim eşime oda tabi kemirir dişi çıktı dedi nasıl yani ne zaman dediğimde 3 gün oluyo dedi yani siz düşünün :)) sonra idrar vermek için beklerken ben haydar ve ali kahvaltı yapalım dedik kendimize poaça ve grefurt suyu aldık ama eylüş bardağa öyle atıldıki bi kaç atılmasından sona dayanamadım verdim ve şapur şupur içti bir sürü,oysaki baya ekşiydi bana bile ama sevdi sanırım o ekşiliğini. akşamüzeri idrar sonucumuz temiz çıktı ve bugünde idrar kültürü sonucumuz temiz çıkmış,çok sevindim enfeksiyonun tekrarlamadığına. eylüşe hastalığım bulaşmasın diye annemde eylüş, bi ara durmayınca inip emme olayımızı yaptık ve uyudu,kızıma bulaştırmadan atlatmak için çabalıyorum. istanbul resimlerimizide yükleyeceğim iyileştiğimde ama önemlisi kızım sağlığının iyi olması .

24 Aralık 2007 Pazartesi

ankaradayız

cumartesi akşam ankaradaydık ama bişeyler yazmaya fısat bulamadım bi türlü bayramlaşma ve gezme telaşından ve fotoğafları pc ye aktarmak için kullandıım aparatta kayıp olduu için resimleri atamayınca çokda bişiler yazmak gelmiyo içimden açıkcası. hemen yeni bi tane alıp yazılarıma hız vermem lazım yoksa o kadar resimden sonra yenileride eklenince hepsine yazı yetiştiremem:)

14 Aralık 2007 Cuma

kısacık bir merhaba

herkese merhaba
hala istanbuldayız ama iyiyiz demek için kısacık bir yazı yazmak istedim merak edenlere.istanbulda olduğumuz süre içinde genellikle evdeydik iki defa dışarı çıktık birisi küçük halamıza gitmek için diğeri ise kızımın ihtiyaçları için. küçük halamıza gidiş gelişimiz çok eğlenceliydi daha doğrusu gelişimiz daha eğlenceliydi sabahın 06,30unda:) neyse sonra uzun uzun detayları ve resimleri görürsünüz. biz iyiyiz eylüş hanım büyüyor bu yazıda mektup gibi oldu ama kabulünüze.
sevgiler

6 Aralık 2007 Perşembe

Başınız Sağolsun


Canım arkadaşımın bloğunu şimdi okuma fırsatım oldu.
Acısına daha erken saatlerde ortak olmak isterdim.
Başınız sağolsun canım arkadaşım.Allah sevenlerine sağlık,ömür versin.
Üzüntünüzü paylaşıyoruz Gilan ailesi olarak.