bahar teyzesinin kucağında kızları bekliyor hala baharım:))
20 Haziran 2008 Cuma
kep törenine hazırlanırken
bahar teyzesinin kucağında kızları bekliyor hala baharım:))
Gönderen emel zaman: 20.6.08 0 yorum
konu şehir dışı
karamana giderken
bu iki çok şeker ablanın ilgisinden baya hoşnut kalan kızım filiz teyzesini görünce çok sevindi tabi çünkü üç gündür özlemişti onu çook. e filiz teyzeside onu özlemiş , kızım bu resimde kule city tekin acar mağaza müdürü tuncar beyin kucağında. eski tekin acar yöneticisi olan teyzemizin müdürlerinden idi tuncay bey ve yaklaşık iki senedir konya tekin acarda. ve mini bir alışverişten sonra karamana yola koyulduk, bahar teyzemiz devamlı arayarak nerde kaldığımızı sordu durdu:)
Gönderen emel zaman: 20.6.08 1 yorum
konu şehir dışı
pazar akşamüzeri
ve bestoşun doğumgününden geldikten sonra yorgunluktan bayılan ben içeride dinlenirken annem zeynep ve arkadaşlarını çağırmış sultan sıkılmasın diye, sultan kızlarla oynarken eylüş dururmu oda uyandı ve onlarla oynadı bayıla bayıla. ve ben sonra işe gittim,sultanı annesi gelip almış o zmana kadar oynamışlar.
bestoşun doğumgünü
pazar sabah kalkıp hazırlandık ve bestoşumun doğumgünü için gelen sultanla beraber halişkolara gittik,bayram abi iki kızla beni oraya bıraktıktan sonra halenin hazırladığı nefis ötesi pasta, börek, poaça, salata çeşitleri ve aklıma gelmeyen yirmi çeşit yemekle (abartmıyorum) kahvaltımızı yaptık.kızım devamlı abi ve ablalarından ilgi bekledi onlar bi yere oynamaya gideren arkalarından "ee ehh " diye bağırdı ama bizim yaramaza bakan olmadı:) kızım hale teyzesi ve bestoşla, kızıma hale teyzesinin doğumgünü hediyesi olan takımı giydirdim o gün.
bestoşum pastasını üflerken
kızım hale teyzesinin elinden vişne suyunu almaya çalışırken onu zapt edemeyen burcu ve buseye rağmen meyva suyunu yere boca etti,hale teyzemizin o güzelim beyaz adıbılarını batırdık malesef :(
Gönderen emel zaman: 20.6.08 1 yorum
konu doğum günü
17 Haziran 2008 Salı
yolculuk
aslında amacım bestenin doğumgünü partisinin resimlerini düzenlemek ve yazısını yazmak idi ama o kadar yorgunum ve hala o kadar işim varki, yarın sabah erkenden bahar teyzemizin kep giyme töreni için karamana gitmek için yola çıkıyoruz ve çarşamba sabah oradan tekrar yola çıkarak ben işe gideceğim direkt olarak.konya ve karamandan isteği olanlar haber versinler:)
15 Haziran 2008 Pazar
babalar günü
14 Haziran 2008 Cumartesi
hihihi çok şirinimm
perşembe-devamı

perşembe günü ben yazılarımı yazarken kızım uyandı ve yatakta bi güzel oynaştık ikimiz,sonrada yemeğimizi yedik. başta çorbasını ben içirdim güzelce ama sonra kaşığı eline alarak kendi içmeye çalıştı bende çatalı verip patatesten yemesini sağladım,aslında kendi çatalı var ama eylüş bizimki ile yemek istiyo bende yanında iken bizimkini kullanmasına izin veriyorum.
sonra üzerimizi giyinip dükkana indik çünkü ananeyle ani bir kararla alışverişe çıkmaya karar vermiştik. dükkanda kızım biz yemek yerken cee yaptı bize bol bol e kendi karnı toktu tabi:)) o sadece karpuz yedi bizimle.
annem,ben ve eylüş bi güzel gezdik talan ettik çarşıyı,aslında amacımız bahar teyzemizin kep giyme törenine ananeye bişiler almaktı ama bulamadık istediğimiz gibi bişi,babama ve kardeşim mehmete babalar günü hediyesi aldık,eylüşün babasına hediyesi önceden hazır olduundan kendi babasına bişi almadık. geç çıktığımızdan geç saate kalınca filiz teyzemizin işten çıkmasıyla hepberaber özsüt de muhallebi yedik ve evimize geldik,kızım yolda uyudu teyzesinin kucağında.
12 Haziran 2008 Perşembe
perşembee
bu kız bi başka uyuyo bi başka gülüyo. evet her anne kendi bebeği için bunları diyordur bende diyorum çünkü kızımın hiçbi haline doyamıyorum (istediğini yapmayınca hırçınlık halleri hariç ama oda başka bi güzel:)) artık sütümüzü içemediğimizden dolayı sabah erken saatte emme olayımızı gerçekleştirip tekrar uykuya dalıyoruz -ha bu arada artık kızım gece uyanmadan sabah erkenden uyanıp emip tekrar uyuyo- ve sonra kalktıp kahvaltımızı yapıyoruz. dalgın anne evde ekmek olmadığını unutup dünden ekmek almadığından ekmek almaya aşağı inecektik,o sırada anene aradı ve kahvaltıya çağırdı e biz utanmaz,yüzsüz, arsız olarak hemen oturup bi güzel kahvaltımızı yaptık hatta kızım kahvaltıda patlamış köy biberi bile yedi. oynadık,muhabbet ettik ,kızım sükkana bayılıyor çünkü bi sürü farklı şey var,gelen giden özellikle çocuklar eksik olmyor her gelene gülücük her giden çocuğun arkasından sinirle "nereye" der gibi bir hışımla bağırma sonrasında ekmeğimizide alıp eve çıktık .kızım kısa bir süre mıy mıyladıktan sonra uykuya geçti ve hala uyuyor. anne o sırada ev işlerinin bir kısmını, çamaşırı halletti ve kızına yemek hazırladı. öğlen yemeğimizde tavuk suyuna şehriye çorbası ve patates var yanındada yoğurt. akşama köfte, pilav düşünüyoruz ama anenemiz bizi caydırıp kendi yaptığından yedirebilir-artık ne yaptıysa:) kızımın uyumasından ve ankarada baya baya gök gürleyerek yağmur yağmasından dolayı gezme planlarımız iptal oldu. e napalım bizde oturalım diyeceğim ama bakalım son anda gene duramam gibi geliyo bana.
mutlu yıllar
Gönderen emel zaman: 12.6.08 2 yorum
konu doğum günü
sintigrafi
bugün gülfem hanımın yanında ayrıldıktan sonra annemi ve kızımı eve yollayıp ben koşar adım kızılaya geldim çünkü sintigrafi sonucu çıkmıştı,agm ye gidene kadar kafamda bir sürü düşünce ama kendimi rahatlatmaya çalışarak sonucu aldım,tesadüf sintigrafi çekilirken yanımızda olan hemşire vardı ve ona sordum hemen şükürki normal idi herşey ve nasıl rahatladım anlatam. sonra bi kaç işimi halledip işe gittim. eğer sevgili müdürüm!! izin verse idi şimdi antalya yolunda olacaktık kızımla bende ama sadece babamız gidiyor. neyse bi kaç gün değişiklik olur en azından.yarın bir sorun olmassa sonucumuz sami beyle paylaşıp aydan hanımla geçen randevumuzu aktaracağım. izinli olduğumdan kızımla parka ve sultana uğramayı düşünüyorum belki tülüye bile gidebilirim zaman kalırsa:)
sintigrafi hakkında aslında uzun bir yazı planlamıştım kafamda ama toplayamıyorum şu anda. sintigrafinin tek zor yanı eylüşü hareketsiz yatmaya zorlamaktı çünkü biz zorladıkça eylüş inat etti ve ağlamasını uzattı,iyice sinirlendi,şimdi düşünüyorumda uyutup yaptırması daha kolay olabilirdi.
çarşambamız
sabah kahvaltımızı yapmak için aneneyle beraber selma ablaya gittik ve dükkanda yaptık kahvaltıyı, sonra ebuşlar geldiler iki kuzen nasıl özlemişler sarıldılar öpüştüler şok olduk yaptıklarına,ellerinde ne varsa paylaştılar,ebuş eylüşe salatalık verdi eylüş ebuşa oyuncak ve sonra beraber seboşun getirdiği dutları yediler ve biz doktora gitmek için hazırlandık.sami beyle konuşup,gülfem hanımdan isim alarak ankara üniversitesi tıp fakültesi cebeci hastanesinin çocuk alerji bölüm başkanı prof dr aydan ikincioğullarından randevumuzu almıştık ve iyikide ona gitmişiz.güfem hanım alinin 10 seneyi aşkın doktoru ali ona muayene olurken araştırma görevlisi idi şimdi prof ve onunda bir kızı var,aydan hanımla çok güzel paylaşımlarda bulunup , kızımın yüzünde olan atopik dermatitinden ve sütten sonra vücudunda oluşan kızarıklardan dolayı testlere karar verildi ve kullandığımız ilaçlar değiştirildi. aydan hanıma kızımın hikayesini anlattım uzun uzun ve özellikle tekrarlayan idrar yolları enfeksiyonunu söyleyip yapılanları anlatınca hemen doktorumuzun çok iyi bir yol izlediğini söylemesi bir kez daha sami beye olan güvenimi katlandırdı, kızıma inek sütü,unlu gıdalar, meyvalar,sebzeler,ev akarları ve daha unuttuğum bi sürü şeye karşı alerji testi için kan verdik. aydan hanımın özellikle vurguladığı şey eylülün alerjik bir çocuk olduğu ve dikkat edilmesi gerektiği idi. kanımızı biraz yaygara yaparak verdikten sonra kanları büyük alerji bölümüne götürmemiz gerekli idi işte oraya gitmişkende babamızın doktoru gülfem hanımı görmek istedik ve oda bizi gene bütün içtenliğiyle karşıladı.
eylüşten kareler
perşembenin gelişi
pazar sabah annemlerde kalan tülü,ceren(resimde görünmüyo), filiz, annem, ben, ali ve eylüş güzelce bir kahvaltı yaptık,muhabbetimizi ettik ve sonra evimize çıkıp kızımla oynadık ,öğlen uykumuzu uyuduk.
ilaç verildikten sonra iki saat sonra film çekileceğinden zeynel de kahvaltımızı yaptık kızımla, kızım peynirli omlet ve kocaaman bir portakal suyu içti zaten bayılıyo taze sıkılmış portakal suyuna.biraz kızılayda dolaşıp bir marketin önündeki inekle resim çektirdik:) iki saati doldurup film için geldik ama kızıma film sırasında hiçbişi yapılmadığı halde resmen yaygarayı kopardı eylüşüm.film bittiğinde bizde bitmiştik.
10 Haziran 2008 Salı
mutlu yıllar bestoş
Gönderen emel zaman: 10.6.08 4 yorum
konu doğum günü
8 Haziran 2008 Pazar
resimli yazı:)
Gönderen emel zaman: 8.6.08 0 yorum
konu eylüşün pozları
gene iye
salı günü kızımı doktorumuza götürüp kontrolümüzü yaptırmıştım ve ogün gene idrar verdik devamlı tekrarlayan idrar yolları enfeksiyonu(daha önce yazdığım iye yazısı ve tubanın kaybolan yorumu:)) nedeniyle her ay veriyoruz zaten ve malesef idrar kültüründe üreme sonucunda yine antibiyotik şurup kullanıp sonra tekrar idrar vereceğiz ve daha önce sami beyle konuşup bir yaşından sonra çektirmemizi önerdiği sintigrafimizide çektirmek için gün kararlaştırdık ve pazartesi sabah 08:30'a karar verdik.sintigrafimizi gittiğimiz özel ada hastanesinin anlaşmalı görüntüleme merkezi agm'de çektireceğiz. sondalı filmdekinden daha çok endişe ve korku ile bakıyorum sintigrafiye neden bilmem, bir yandanda uzun zamandır pazar izin kullanmadığımdan yarın kızımla bi sürü plan yaptım. eylüşümün boyu 74 cm ve kilosu 8.700 kg kilo olarak düşük olmasının sebebini sami bey geçirdiğimiz ve tekrarlayan idrar yolları enfeksiyonuna bağlıyor ve bu kilonun sorun yapılacak bir kilo olmadığını söylüyor. dün kızımın sırtında olan kızarıklıkların bugün göğsüne ve göbeğinede yayılması nedeniyle sami beye kızımıda götürdüm yoksa ben sonuç göstermeye kızımı yormam:) ve malesef yaklaşık bir haftadır süt içiyor diye sevinmem kursağımda kaldı çünkü daha öncede alerji yapan süt kızıma alerji yaptı gene ve sütü bırakıyoruz ki kızımın yüzünde artan kızarıklıklar için salı günü başladığımız tavegyl şurup bile etki etmedi ve bide vücudunda kızarıklıklar oldu.alerjimiz için çocuk alerji doktoruna gidilmeside konuşuldu ve sami beyle ankara tıp konusunda karar kılındı ama doktor konusunda pazartesi alinin doktoru gülfem hanımdan yardım alınmaya karar verildi.kızım gelecek hafta idrar vereceğimiz zaman birde göz doktoruna gidecek. sonuç olarak haftanın son günü keyifli geçirmek isterken yeni hafta aldığımız hastalık haberi ve yaptıracağımız tetkikler nedeniyle daha endişeli geçecek gibi.
sintigrafi hakkında araştırma yaparken edindiğim kısa ama gayet açık bir bilgi.
Böbrek Sintigrafisi Dinamik Böbrek Sintigrafisi: DTPA, MAG3 ya da EC kullanılarak yapılır. Bu tetkik ile böbreklerin kanlanması, süzme fonksiyonu ve birbirine oranla çalışma yüzdeleri (rölatif-split böbrek fonksiyonları) saptanır. Büyük çocuklar ve erişkinler tetkike gelmeden 2 saat önce başlayarak 1-1.5 litre su içmelidir. Aç olmaya gerek yoktur. Yeni doğan ve küçük çocuklarda tetkik öncesi ağızdan içebildiği kadar süt, mama ya da su verilmelidir. Ayrıca tetkik öncesi çocuğun kilosu ile orantılı olarak serum verilecektir. Mesanenin tam olarak boş olmasını sağlamak için sonda takılmalıdır. Tetkik bu ön hazırlıkların tamamlanmasından sonra başlayacak ve ortalama 40 dakika sürecektir. Statik Böbrek Sintigrafisi: Sık idrar yolu enfeksiyonu, pyelonefrit, reflü (mesaneden böbreklere idrar kaçması) ya da böbrek yerleşim anormalliği olan hastalarda uygulanan bir yöntemdir. Bu tetkik ile böbreklerin işlev gören dokusunda kayıp olup olmadığı, böbreklerin birbirine oranla çalışma yüzdeleri (rölatif-split böbrek fonksiyonu) saptanır. Tetkik için ön hazırlığa gerek yoktur. Beslenme durumu tetkiki etkilemez. Damar yolundan ilacın verilmesinden yaklaşık 1-3 saat sonra görüntü alınır. Bekleme süresi içerisinde hasta içebildiği kadar su içmelidir ve mesane boşaltılmalıdır.
6 Haziran 2008 Cuma
dut ve karpuz keyfi
resimsiz yazı yazmaya başladım bi süredir farkındayım ama artık yaşlandım makinamı yanıma almayı unutuyorum:) kızım geçen seneden karpuz yemişti ama dut yememişti yada belki annem benden habersiz yedirmiştir bilemem ama kahvaltıya başladığımızda hersabah kahvaltısına pekmez katıyordum kızımın ve ben şanslıyımki kendimiz yapıyoruz pekmezi (halam,ananem) ,iki çeşit pekmez vardı bende birisi kırşehirden gelen üzüm pekmezi diğeri ise yeter annemin getirdiği dut pekmezi(onu yapanda alinin teyzesinin kızı) ben ikisinide kullandım,yani kızım dutada alışkın bir şekilde ama birebir dut yemeye başladı artık hemde komşumuzun annemlere bitişik ağacından yiyor keyifle.bugün kahvaltı sonrası indik anneme gene ve selma ablayıda dolaştık salıncak keyfinden sonra,anneme kızımı bırakmak için geldiğimde seboş(babannem) avucundaki dutları bana verdi bende yedirdim kızıma ve cadı bana bırakmadı iki elin dolusu dutu yedi afiyetle,az öncede evden inerken komşumdan biri aşağıda karpuz yerken ondanda karpuz yemişti,dut yerkende bir yandanda buzluğa koymak için hazırlayacağımız bezelyeleri biraz kurusun diye sermişti annem masanın üzerine onları dağıttı artık dur durak bilmiyo zaten eylüş hanım.bu buzluk mevzuunu yasemin duyunca bana gene buzluk kuşu diyecek ama :) ben buzluksuz yaşayamam şekerim. geçen seneden aklımda olduğu halde yapamadığımı bu sene yapıp bi şekilde dutları kışa taşıyacağım önerisi olanlar varsa lütfen fikir verin bana benim düşüncem reçel yapmak,kurutmak ve daha önce hiç denemediğim buzluğa koyup kışın çıkardığımda suyunu eylüşe içirmek ama bunu denemediğimden tam emin değilim. ve pekmez konusunda ekleyeceğim şey kışında karla pekmez yenir bizde bu kış yaptığımda kızımla beraber yemek dileğiyle:))
İŞTE DUT'UN BİTMEYEN FAYDALARI
Kalsiyum, demir, B1, B2 ve C vitamini yönünden zengin olan dutun birçok hastalığa iyi geldiği biliniyor. Beyaz dut ateş düşürücü ve idrar söktürücü etkiye sahip. Karaduttan elde edilen şurubun ise ağız ve boğaz hastalıklarında olumlu etkiye sahip olduğu biliniyor. İşte dutun diğer faydaları: "- Beyaz dut yaprakları idrar söktürür, vücutta biriken suyu boşaltır. - Aç karnına yenen beyaz dut barsak solucanlarını döker. - Dutun taze yaprakları ile derideki yaralara ve burundaki kanamalara tampon yapılırsa kanamalar durur.
- Ne şekilde tüketilirse tüketilsin iyi bir kan yapıcıdır. - Sabah aç karnına yenir ve üzerine su içilirse bağırsakların çalışması temin edilir. - Beyaz dutun 15-20 gram yaprağı 3 su bardağı ile kaynatılırsa iyi bir idrar söktürücü olduğu görülür. Bu terkip aynı zamanda ateş de düşürür. - İştah artırır, enerji verir.
- Kalsiyum , demir, B1, B2 ve C vitamini yönünden zengin. - Kara dut şurubu ya da kara dutun yaprak ve kabuklarının kaynatılması ile elde edilen sıvı ağız ve boğaz antisepsisinde, diş eti iltihaplarında kullanılır."
gene sobelendik
aslında ben haleyi sobelemiştim ama o bunu görmeden başkası tarafından sobelenmiş ve bu yazının sonundada beni sobelemiş,onların sobeleme şeklinde sobelenen her harfle ilgili başlayan kısa yazılarla kendini anlatıyor ve bunu sevdiğim için bende sobe yazımı yazıyorum ama haleninki kadar uzun olmayacak:)
A nne olduktan sonra anladım hayatın anlamını ve annemin neler yaşadığını, B u sitede böyle başladı zaten,çocukları kendi bebeğim olmadanda çok sevmeme rağmen asıl çocuk sevgisini anladım C anım kızım olduktan sonra ve bu nedenle asıl mutluluğu, hayatı,gülmeyi,bana öğrettiği için eylüşüme Ç oook teşekkür ediyorum. etrafımdakiler hep yaşımdan genç olduğumu, herkesle çabucak kaynaştığımı söylerler bu huyumuda çok severim zaten bir de kendimce yaşadığım her andan, bulunduğum her ortamdan mümkün olduğunca memnun yaşamaya çalışırım, çünkü kötü yada sıkıcı bir durumda olsam dahi bunu kendime iyice dert etmek beni daha kötü yapıyor,bunu her zaman başardığım söylenemez tabiki ama elimden geldiğince böyle yapmayı tercih eden biriyim.
ilk ve ortaokulu mahallemde liseyi çinçin koleji diyede geçen meslek lisemde,40 küsur erkek 5 kız olarak okudum ve sonra D okuz eylül üniversitesi haberleşme bölümünü kazanarak çook çok güzel şehir izmirle tanıştım ve çok mutlu iki yıl geçirdim hemde dolu dolu ve oradada iki kız idik sınıfta yani en iyi arkadaşlarım çoğunlukla erkekti belirli bir yaşa kadar, sonra ankarama geri dönüp bir ankara bir kırşehire gidip gelerek pedagojik formasyon aldımki buda benim hayatımda iyiki almışım dediğim bir eğitimdir,bu eğitimi alırken teyzoşumun yanında kaldım,neler paylaştım onla ve deryamla.ve her güzel şeyin eyin bir sonu olduğu gibi eğitim bitti ve iş hayatına atıldım,ilk işyerim telpa bana çok şey kattı özellikle hayatımdaki dayanaklardan her sıkışmamda aradığım dilekimi kazandırdı ve sonra kısa bir tekodak çalışmam oldu ve eşimle beraber bir şirkette aynı ofiste çalışmanın zorluklarını öğrenmiş oldum :) ve tansaş tutkum başladı, tansaş izmirden beri hep çok sevdiğim bir yerdi ve iç anadoluya açılırken onlarla çalışma keyfide yaşadım ve yine çok değerli dostlarımı kazandım buradaki,bunların başında hale ve özoşum gelir. bir sene iş dünyasına bir ara verdim güzel başlayan ama kötü biten bir ara ve sene idi benim için, ilk bebeğimin haberini aldım senenin ortasında ama onsuz bir son oldu o sene benim için. iş dünyasının en keyifli yanı her şirketin bana çok güzel arkadaşlıklar katmasıdır işte interaktifde çok önemlidir benim için; ayrıldığım son şirket ama çağrı merkezi deneyimini yaşadığım ilk şirkettir, talihsiz bir kapanışla buradanda ayrıldım ama oradan ayrılırken eylüşümün haberini aldığımdan buruk da olsa hamileliğimi evde geçirmek çok güzel bir doğum yapmama neden oldu.
E ylülümün ismine çok takıldı herkes neden mayısda doğduğu halde eylül diye sormayan yok gibiydi, ben eylülde tatil yapmayı severim ve hep eylülde evlenmek istemişimdir,eylül sonbaharın başlangıcıdır ve eylülüm hayatımın haharıdır, işte bu nedenle kızımın adı E ylül.
ben hep çok çocuk istemişimdir sanırım kalabalık bir ailede büyümem buna neden, 6 halam ve birde babamla sayarsak bayramlarda bizim evin halini düşünün artık kuzenlerle, gelenle, gidenle. bizde dört kardeşiz ve benim küçüğüm F ilim her zaman yanımdadır ve hep benden büyük bir edası vardır, ben daha çocuk yanlarımla öne çıkarım onun yanında. sonra tek erkeğimiz mehmetimiz, kızımdan önce hala olmamı sağlayan kardeşim,ebuşumun babası. ve evin küçüğü miniciğimiz baharımız,minicik dedikse bize göre minik yoksa ağustosda düğünü var ve 22 yaşında,ama ben izmire okumaya gidene kadar aynı yatakta koyun koyuna yattığımdan hala büyüdüğüne ve tek başına bişeyler yapabileceğine çok tereddütlü bakarım.bahar sayesinde ailemize katılan haydar,selma abla,merdan abi ve dilek herzaman yanımda olan ve dünür olarak bakmadığımız canlarımızdır.
G elin olarak nasıl biri olduğumu tabiki ben anlatamam bunu eşimin annesi ve kardeşleri anlatmalı, alide benim gibi dört kardeş ama onlar tersine üç erkek bir kız yani onların değerlileri alev - kızımın tek halası, alinin küçüğü süleyman ve en küçükleri cücümüz yani cüneyt de kocaman oldu ve işe başladı artık bartında, biz evleneli 8 sene bitecek temmuzda bunları düşününce alev ve cücü elimizde büyüdü diyebiliriz şimdi kocaman olsalarda. eşimin annesi yeter anne kaynana diyemeyeceğim,eşini erken yaşta kaybettiği halde çocuklarını tüm zorluklara karşı büyütüp yetiştirmiş bir annedir.H ayatın insana ne getireceği belli olmuyor bu nedenle H ergüne yeni bir gün ama her ana son anımız gibi yaklaşmalıyız bence. eşim sayesinde H ala derken kendi H alalarımdan ayırt etmediğim rabia halam ve aslan eniştemle kızları küçük halamız esra ve bıcırığımız (ama oda kocaman bakmayın bıcırık dediğime) edamız istanbulda olsalar bile her zaman yanımızdadırlar.
ve H aintosbaa kocama geldi sıra aslında onla ilgili ne yazsam diye düşünmek gerek uzun uzun en iyisi ben yazmayayım kızımı yönlendirmiş olurum.H em
H aintosbaa benim netde nicklerimdir de biline.
işle ilgili kısımda son işyerimden bahsetmedim ama bunu bilerek i harfine sakladığımdan değil inanın unutmuşum ama iyide olmuş unutmam bakın yoksa I harfi gibi İ 'yide boş geçecektik. şimdiki işyerimde interaktifdeki gibi internet üzerine çağrı merkezi, orada kablo tv abonelerine internet konusunda destek verirken burada da adsl abonelerine telefonda teknik destek sağlıyorum. burada arkadaşlarım 28 ocak eğitim grubundan çoğunlukla ama daha önce bahsettiğim çabuk kaynaşma huyumdan dolayıdırki aynı yerde çalıştığımız 118 11 bilinmeyen numaralar ve 444 1 444 telekom müşteri hizmetlerindende arkadaşlarım varki özellikle 118 11 kızlarıma sonradan bir yazıda uzunca yer vereceğim inşallah. İ nternet benim hayatımda önemli bir yer tutar, benim
İ nternet aracılığıyla edindiğim çok değerli arkadaşlarım vardır çünkü.
ve halemin bişi bulamadığı harfe sıra geldi yani hangi harf ? ben bu yazıyı yazarken ilk aklıma gelen harf ve konu idi çünkü ben asla saçlarımı J ölelemedn dışarı çıkamam saçlarım çok uç uç olup elektiriklendiğinden hehehe :)) birde
J alenin benim çok sevdiğim bir şarkısı vardır .
Çare aramadım zannetme
Çıkmaz yolları zorladım
Gittim olmadı
Kaldım olmadı
Bitti diyorsan laf değil
işte bu hayatımdaki bu iki detay beni K urtardı.
L üzumsuz konu uzatmalara girmemeye çalışsamda her zamanki gibi konudan konuya atlayıp, çenemin düşmesinden yazı uzuyor ve burası kızımın sitesi ama bende onun annesiyim kendimi anlatayım uzunda olsa. M ümkün M ertebe konuyu toplamaya çalışarak bunun ne kadar M ümkün olacağını yazının sonunda göreceğiz O lmassa sil baştan yeni bir yazı yazarız, bunu yazarken yorulmuşuz ne Ö nemi var.
annemin adı P erihan ve P eri deriz biz ona çünkü hayatımızın her anına dokunuşları ile sihirli bir kadındır annem.annem kızımın en yakın arkadaşı şimdi onunla türlü türlü oyunlar oynayıp vakit geçiriyo R, (R ye yer bulamadım çaktırmayın).S ıcakkanlılığımı,çabuk anlamamı annemden almışım ben ve annemede çok benzerim zaten. babamın adı ise Ş aban ve ben babama çok benzemem, babam olan filidir, babam herzaman kendi ayaklarımız üzerinde durmamız için çabalamış ve hep destek olmuştur bize, babam T ek erkek olduğundan amca demenin tadını bilmeyiz biz ama bolca halaya sahibiz.
kitap okumayı, gezmeyi çok severim,hayatımın her bölümünde gezilecek listem vardır ve gezilecek listemden bir yerlere gittiğimde değmeyin keyfime , hamile kalmadan önce gezilecek listemde olan yerlere kısada olsa bir tur yaptık dayım,yengem ben ve ali ve böylelikle U rfayı ve hatayı listemin başından aldım,ama hataya ziyaretimizin kısa olmasından dolayı hatay hala ilk başlarda, gezilecekler listemin başında kazdağları - çetmihan otel, ishak paşa sarayı -doğu bayazıt, ayvalık ve sinop yada karadeniz turu var .
eskiden br okunacaklar listem ve birde başucu kitaplarım vardı ve gecenin bir yarısı da olsa aklıma bir şiir yada bir paragraf gelse onu bulur okur rahat ederdim ama kızım olduktan sonra eskisi kadar okuduğumu söyleyemem yinede konu ben olunca nietzscheden sevdiğim sözü yazmadan bu yazıyı tamamlamam mümkün değil. Umut kötülüklerin en kötüsüdür,işkenceyi uzatır.
benim adımı babam koymuş emel sayını çok sevmesinden dolayı sanırım ve evlenmeden önceki soyadımda Ü nlü,evlendikten sonra ise Ü nlü köse oldum ben bazılara buna inatla takılsada, V e Y azımın sonuna geldim ama burada en sevdiğim şarkı sözlerinden birini yazmadan edemeyeceğim suaviden Y alı çapkını ,
suspus oldu sazendeler bu gece
hazırlan fırtına kopmak üzere
kalbime tünemiş kuşlar uçuştu
cam kırığı gibi doldun içime
eski bir madende göçük gibiyim
toprağın altında kalabilirim
kim vurduya gitmesin aşkıma ses ver
uçarı değilim kadir bilirim
herkese Z evdileriyle aman sevdikleriyle mutlu günler dileğiyle. ben bu yazıda kimseyi sobelemiyorum üzerine alınanlar yazsınlar :)
5 Haziran 2008 Perşembe
aşımızıda olduk
bugün sabah kızım uyanmak bilmedi şaka gibi ama 11:15de uyandı,bi ara biberonla sütünü verdiğimden uzattı sanırım bu kadar uykuyu,o uyurken ben işelrimi hallettim uyanınca ikimiz süper bi kahvaltı yaptık,evet bu kız tam annesinin zevklerine sahip çünkü ona verdiğim domates yerine kendime hazırladığım kekikli,zeytinyağlı domatesten yedi bol bol-neyseki bende tuzsuz yediğimden tereddütsüz verdim kızıma kendi domates,salatalığımdan ama biberlerden yemedi:) ve sonra kızımı hazırlayıp ananesine indirdimki müko ve sevgi halamda ordaydı, aşağı inerken ne zmandır yapmak isteyip unuttuğum salıncağıda aldım yanıma ve annemlerin evin girişine kurdum önce kısacık kızım sonra uzun uzun müko bindi salıncağa (bu salıncağımızı yalovadaki arkadaşım özlem kızım doğduğunda kargo ile yollamıştı çook teşekkür ederiz tekrar kendisine ve 24 hazirandan önce gelemeyeceğimizi belirtiriz :)kkiiikik) sonra hepberaber sağlık ocağına gidilip kızımın aşısı yapıldı,ben işe onlar eve geldi,bu arada kızım dün ve bugün bol bol balık yemiş dün balık yediği her halinden belliydi hatta balık kokusundan banyo yaptırdım:)) kızım resimde eliyle fotoğraf makinasını almaya çalışıyo ve diğer elindekide gözlemeden yapılmış bir dürüm:)kendi başına ısıra ısıra yemeya bayılıyoda hatunumuz.ve diğer resimdede yakışıklı mükomuz
anneden kızına
kızım bi süredir emerken tuhaf bi şekilde memeyide bırakmadan kucağımdan aşağı iniyor ve ben koltukta oda ayakta emme olayını gerçekleştiriyoruz,bunu nerden icat etti ne anlıyo bilmiyorum tabiki ama "peki nasıl istersen öyle em" deyip itiraz etmiyorum ama çok komik oluyo bunuda yazmadan edemedim, uzun süredir yaptığı löllölölö diliyle dilini ağzının önüne getirip bişiler geveleme oyununuda yazmayı unutmuşum ve bide pöhh diye arka arkaya yapıyo durup dururken ve bu sırada yanakları dolu dolu oluyo ve sonra ağzından pöhleyince su çıkıyo:),of öyle güzel hallerki bunlar ama işte anlatılmıyo,anlatamıyorum bu güzellikleri, hele uyurken yatağın içinde popişkosunu bi o yana bi bu yana atıyo yok rahat edemiyo havaya dikiyo ya allahım ölesim geliyo gülmeyeyim diyorum ama dayanamıyorum patlatıyorum kahkahayı hadii bi daha sar başa uyutma çabalarına çünkü ben gülünce bizimkide basıyo kahkahayı,neyse sonunda uyutuyoruz ama ben doyamıyorumya kuzuya,yanağına yada göbeğine yatıp"aşkımm canım kuzum ben seni ne kadar çok seviyorum biliyomusun" diyorum bizimki uykunun arasında hafif sırıtmaya başlıyo,ben dayanamıyorum ve göbeğine purp yapıyorum bizimki hafif sesli gülüyo ama gözler kapalı hala uykuda :) uff eylüşüm uuf kuzum benim nasıl anlatayım ben sana bu hallerini be canım,sende bi gün büyü ve anne ol o zman anla beni tamam bebeğim...
4 Haziran 2008 Çarşamba
kızım babasıyla sabah keyfi yaparken, e hep benimi ısırıp tırmıklayacak:))
ve işte kendi başına yemek yerken, menümüzde tavuk makarna var,bi parça tavuk ağızda makarna elde:))
Gönderen emel zaman: 4.6.08 2 yorum
konu eylüşün pozları
3 Haziran 2008 Salı
sağım solum sobee
annemin kırşehire gitmesinden dolayı yoğun günler geçiren ben anca sobelenme yazısını yazabiliyorum. bizi öykünün annesi perihan sobelemişti bizde yazımıza başlayalım ve kimi sobeleyeceğimizide düşünelim bu sırada.
eylüş söylenen herşeyi anlıyor ve yapıyor uzun süredir ama ben bilgisayar başına geldiğimde onun yaptıklarını hep unutuyorum, aklımda olanları yazayım arada aklıma geldikçe eklerim.
*eline balonu alıp üfürüyor şişirilecek yerine ve bana uzatıp şişirmemi istiyor, şişirirken bayılıyor gülmekten ve şişirip eline verincede balonla oynuyor uzun süre,sıkılınca oyuncak sepetinden yeni balon alıp gene aynı döngüye başlıyoruz.
*anane,selma abla,haydar ve teyzelerinin yanından ayrılırken hadi kızım öpde gidelim dediğimde eğilip yanaklarından öpüyor ve gitmemek için ağlama tutturmuyor.
*annesi gibi domates delisi bir kızım var hemde bütün yiyor domatesi,eline verdiğim boş ekmeği, kayısıyı,eriği,çileği kendi kendine yiyor güzelce ama en çok sevdiği muz ve yeni dünya yemek ama muzu benim elimden yiyor genelde.
*kızımın derdi ben yiyebilirim demek bunun farkındayım ve tabağına yemeğini koyup çatal yada kaşıkla yemesine izin veriyorum -bu bana eylüşü ve etrafı uzun süreler temizlemeye mal oluyor:)
*biberondan sadece su içen kızım süt içmeye başladı ve artık buna iyice alıştı.
*hergün mutlaka meyva suyumuzu içiyoruz,portakal sıkıyorum yada dayımların bahçeden geçen sene topladığım buzluktaki vişnelerden yada ananemin bahçesinden toplayıp kuruttuğu kayısılardan koyu kıvamda komposto yapıp suyunu veriyorum kızıma ama bardakta.
*kızım yürümenin anlamının farkında ama kesinlikle yürüme taraftarı değil hala, elini bıraktığımızda hemen otoruyor yada elini bırakmamaıza izin vermemek için sallanıyor kıvırıyor bi garip hareketler yapıyor,illa yürüsün diye bi kaygım yok üzerine gitmiyorum isteyince yürüsün.
*hergün gezmemiz gerekli mutlaka gezmeye inmediğimiz zamanlarda sıkılıyor ve aşağı inmek için türlü numaralar yapıyoruz.
*televizyon izlemek konusunda bi çabamız yok çünkü annesi evde televizyon açmıyor, ananesine gittiğinde yada akşam babası evde olduğunda televizyonu açık gören kızım bi kaç reklam sesi dışında dönüp bakmıyor, sevdiği reklamların sesini duyunca ise hemen televizyona dönüp izliyor reklam değişince kızımın yönüde değişiyor,bunların başında türkcelin tavuklu reklamı,molfixin kuklalı reklamı,bebekli reklamlardan bikaçı var.
ve yazımızı bitirirken önüm arkam sağım solum sobe saklanmayan ebeee diyerek yağız efemizi ve bestenin annesi haleyi sobeliyoruz.
Gönderen emel zaman: 3.6.08 0 yorum
konu neler yapıyoruz
mutlu yıllar

annemin olmaması beni perişan edince 1 haziran doğumgünleri olan yasemin ve ebrunun mutlu yıllar yazısını anca yazabiliyorum ama gönlü geniş olan iki arkadaşımda buna kızmayacaklardır eminim. yasemini aradığımda cevap verse idi ebrunun numarasını alıp mesaj atacaktım ama olamdı kusura bakmayın. mutlu yıllar sevdiklerinizle huzurlu,mutlu yıllar
Gönderen emel zaman: 3.6.08 1 yorum
konu doğum günü
1 Haziran 2008 Pazar
çağrı merkezi geyikleri
aslında kızımla ilgisi yok yazının ama ama ama işte çok komikti anlatmadan geçemeyeceğim. aslında benim yaşadığım olayların bi sürüsü yazmaya çok değer ama bugün ne olduysa ilginç bir gündü işyerinde,apoya gelen ve şifresini öğrenmek isteyen abone ve özellikle esranın abone ile görüşürken ben resmini çekerken gülmesi sonucu abonenin siz bana gülmekten hizmet veremeyeceksiniz repliği çok komikti, sistemde çalışma olduğundan son saati muhabbetle geçirmemiz nedeniyle bol kahkahalı dakikalar geçirdik abonelerimiz sayesinde,çook teşekkür ederiz allahda sizi güldürsün çok sevgili abonelerimiz.işte esra tam aboneye gülerken ve sonra sağdan say şeklinde esra,fatih,oğuz,apo ve resmi çeken ispiyoncu:))
iki günde neler yaptık
dün kızımla dışarı çıkarken dileğin aldığı kot tulumu giydirdim ve gezdik kızımla bi güzel ve sonra işe gittim ama dikşlerimi almadı doktor, el üzerindeki dikişler 9. günde alınır diye,pazartesi aldırıcam.
ve bugün dışarı çıkmak için annemi almaya gittiğimde yengem ve zeyneple karşılaştık işte zeynep ablasıyla kızım.
ve sonra selma ablaya uğrayıp eylüşü sevdirdik işte burda kızım dükkanın önünde,içerde eylüşü tutamadık gezmeye gidileceğini anlayınca içeri girermi artık ne mümkün.kızıma nazife yengesi ve dayısının doğumgününde aldığı takımı giydirdik .
sonra kızımla beraber, babamızın sınavlarının olmasından sebep onunla bi yere gidemediğimizden bari başına ekşiyip sınava çalışmasına engel olmayalım diye ve tabiki sultanıda çok özlediğimizden, anneminde belediyede vergi işini halletmesinden dolayı o tarafa gideceğinden hep beraber önce belediyede vergi işini hallettik, kızım sayesinde hem bize öncelik verdiler hemde kızıma ikramda bulundular ve kucakta vergi servisini dolaştırdılar:)) hazine abla gene bi sürü şey hazırlamıştı ellerine sağlık ama ben kızımın hem yemek hemde uyku telaşından resim çekmemişim:( ve sonra ben işe gittim,tam o sırada ebuşla nazife geldiler ama ben ebuşu 2 dk anca sevebildim,özlemişim kuzuyu kırşehirde olduğundan görmemiştim bir haftadır .
30 Mayıs 2008 Cuma
heyoo çütt
bugün sabah kızım uyanınca gene mem mem olayına girdi ve eliyle alttan üstten açmaya çalıştı, ben izin vermeyincede bizimki bastı gene yaygarayı ama ben kararlıydım ve bi süre yaygaradan sonra -ki ne yaygara anlatamam- biraz sakinleşince mutfağa gittik ve sütümüzü ısıtıp biberona koyarken daha gözü dönmüştü kızımın hemen biberona atladı ve gene içti 150ml sütü gıkı çıkmadan. geceleride bu rutine dönebilirsek çok rahatlayacağız sanırım. kahvaltıdan sonra yanımızdan uzaklaşıp kokulu paket hazırladı kızım gene bana:) kokulu paket hazırlayacağı zaman uzaklaşmayı mümkünse köşelerde olmayı tercih ediyor, kızımı arıttıktan sonra hazırlanıp karamana gidecek teyzemizi yolcu etmeye aşağı indik,kızım teyzesini ve haydarı görünce beni unuttu ve onlarla sevişti bol bol,teyzesini yolcu edip selma abla,ben,annem ve eylüş sultan ananenin elinden çıkan nefis gözlemeler eşliğinde kahvaltımızı yaptık ki eylüş baya güzel yedi gözlemeden. şimdi kızım uyuyor bende ev işlerimi yaptım,kızım uyanınca yemekimizi yeyip onu ananeye bırakacağız ve anne işe gitmeden önce dikişlerini aldıracak ve sonra iş sonra kuzusuna kavuşacak,günlük yaşam akışımız bu şekilde...
plugoo
bloğumuzda bize hemen ulaşılması gereken durumlar için sağ kenara resimlerin altına bir yenilik yaptık, oradan isminizi yazdıktan sonra mesajınızı yazabilir ve bize ulaşabilirsiniz.aslında bilenler biliyordur ama ben yeni keşfettim ve bu nedenlede açıklamasınıda yazdım.
enginar
sevgili tubanın yorumundan sonra bi süredir düşündüğüm bişeyi uygulamak için vakit yaratmaya karar verdim ama şimdi yapamayacağım bunu daha sonra inşallah.bugünlük sadece enginar tarifimizi verelim idare edin artık:) ben enginarı geç keşfettim ama çook sevdim ve özellikle tam bu mevsimde elimden geldiğince çok tüketmeye çalışacağım. enginarları hemen pişirmeyeceksek limonlu suda bekletiyoruz , bunu bilmeyen yoktur sanırım ama genede yazayım,ben bu tarifi kayınvalidemin yaptığına göre yazıyorum çünkü ben kendi yaptığımı çok sevmemiştim açıkcası,enginarları ayrı olarak haşladı üzerlerini geçceek suda ve havuç,patates ve bezelyeyide ayrı olarak kavurdu azıcık zeytinyağında tuz ve şeker ekledi kavururken ve enginarlar yumuşayınca tencereye enginarları içlerinede karışımı dolma şeklinde yerleştirdi ve üzerine azıcık zeytinyağı ve sulu karışım ekledi,birazda bu şekilde pişirdikten sonra altını kapatıp üzerine bol ince kıyılmış dereotu ekledi ve nefis olarak bize sundu:)
eylüşün sudaki yansıması
Apply Lake Effect to your Picture WaveMyPic.com
Apply Lake Effect to your Picture WaveMyPic.com
canım arkadaşım halenin ablasının sitesini dolaşırken bu resimleri gördüm ve hemen yaptığı siteye girip bende eylüşün resimlerinden denedim buda hoşuma gitti. teşekkürler şule ablacım.
Gönderen emel zaman: 30.5.08 0 yorum
konu eylüşün pozları
günümüz
kızımın süt içtiğini yazmıştım işte bu sabah süt içerken kuzuşum ,huff bu akşam işyerinde iken bi başka özledim ben bu kızı yaa.
sonra annemi bahar aradı ve istediği elbisenin kargo ile geleceğini ve eve geçmesini söyledi bizde yedik vallahi bunu ama annem kahvaltı yapıp geçecektiki kapı çaldı ben kapıyı açtım filiz ve arkasındanda bahar ana oda ne bizi kandırmış annemlerden aramış, annemde şaşırdı çünkü sınavları olduğundan baharın en erken temmuzda gelmesini bekliyordukki zaten ağustosun onundada düğünü olacağından koşturmaca ile geçecekti bu vaktimizde,bahar bugün geldi ama yarın öğlen gidecek bizi görmek istemiş ve çoook sevindik,eylüş uyurken bile yanında yatan teyzesine dönüp dönüp koklamış onu:) biz kahvaltıyı bahar,ben ve ali yaptık,annem ise selma ablanın yanına benim yaptığım papatesli yumurtadan alarak indi ve iki dünür kahvaltı yaptılar.ben kızımla oynadım ve uyuttum evimi topladım derken bizim minik uyanınca yemeğini yedi ve gözünü yola dikti, çok alıştı bu kız gezmeye gezme olmadığı zaman evde durdurmuyo beni, eylüşü ve kendimi hazırlayıp aşağı indik ama kızım bebek arabasından kendini almak isteyen selma ablaya öyle bi cıyaklama yaptıki alma beni biz gezmeye gidicez diye durmak ne mümkün,haydarın yeni dükkana babama vs dolaştık bizde ve bu sırada emine ablam ve beratla karşılaştık,
sonra gene selma ablanın durduğu haydarın eski dükkana uğrayıp kısır yapmaya karar verdik ama ben işten kaytardım elimden dolayı bahara kaldı bu iş:)) eve çıkıp işlerimi halledip hazırlandım ve nefiss kısırı afiyetle yedikten sonra işe gittim, istanbul çağrı merkezimizdeki sorundan tüm çağrıların ankaraya gelmesinden dolayı nefes dahi almadan çalıştık ve bu arada dünden beridir devam eden başağrımda beni zorladı ve gene ağrıkesici aldım ve biraz rahatladım, gün bitti uyuyan kızımı annemden alıp yatağına koydum ve yazımı yazıyorum. kızım selma annesinin dükkanında sakızları ve altın şeklindeki çikolataları dağıtırken ve sakız çiğnerken:) o balonu eylüş şişirmedi tabiki ama sakız çiğnememizin taklidini yapıyo cadı hemde nasıl nasıl. kızımın üzerindeki elbisesini ananesi doğumgünü hediyesi olarak almıştı bunuda belirtmeden geçmeyelim.