CLICK HERE FOR BLOGGER TEMPLATES AND MYSPACE LAYOUTS »

1 Nisan 2009 Çarşamba

önce eskiler




uzun zamandır yazamıyorum yoğunluktan ve sonrasında ise hastalıktan. şimdi hastayım ve evdeyim dünde işe gidemedim , pazartesi günü 3 ilaç veren işyeri hekimimiz bugünde 10 tanecik iğne yazdı :(
yaklaşık 1 ay kadar önce baharlara gittiğimizde emirle kızımın resimleri ve kızımın ogün evdeki onca kalabalığa rağmen hiç durmadan devamlı heryerde olup heryeri karrıştırması:))


















16 Mart 2009 Pazartesi

kızımla bruncha gittik pazar günü, filiz ve bahar teyzemiz,haydar ve cüneyt amcamız eşliğnde. Güzelce kahvaltımız yaparken ,kızım haydarla elinde palyaçodan aldığı balonla meyva suyu alırken,kapının açık olmasından yararlanan markus kızımın elindeki balonu görüp hızla içeri girdi ve balona atladı ve eylüşü düşürdü.(markus resimdeki köpecik) herkes bir panik bir gürültü,eylüş ağladı falan derken ben hemen eylüşü alıp köpek seni öpmeye geldi annecim yanlışlıkla düşürdü diye açıklama yapıp kızımın ağlamasını durdurdum ve sonra markusa baybay yaptırdım yoksa hep bir köğek korkusu olacaktı kızımda.Eylüş hep havhavları çok sevdi, bi süre sonra dışarı çıktık kartoğu oynamaya ve orada markusu gören kızım saatlerce onun yanından ayrılmadı ve kartopu oynadı onunla:) içeride gürültü koparanlar kızımı ve markusu o halde görünce çok şaştılar duruma çünkü benden çok onlar panik yaptı.

Ankara karlı idi pazar günü, hatta cumartesi gündüz bişey yokken sabah ali camdan bakıp bir karış kar var dediğinde ona abartma bile demiştim ama:)) şehirden daha çok kara sahip ahlatlıbel bir ayrı güzeldi ve kızım karlarda yürümeye bayıldı ve bol bolda kartopu oynadık.





babsıyla çarşıda,eski handa eylüş

amcasının kızı irem ve oğlu ege ile eylüş

iremle köyde gezerken



halasının evin önünde minik bir kuzu getirdi halamızın komşusu ve kızım bayıldı mee mee ye:)





amcası ile köyde lelüş

hacıköye akşam geç vakitte gidebildik ve hemen ertesi gün yapılacak mevlüt için pide vs vs organizasyonuna koyulduk. kızım ise halasının oğulları ile oynadı bol bol .






10 Mart 2009 Salı

büyük ananemiz..


alinin ananesini kaybettik bugün sabaha karşı ve az sonra amasyaya yola çıkacağız...
eylülün ananemizle fotosu yok,eski fotolardan babası, amcası ve büyükannesi ile olanlardan.......

8 Mart 2009 Pazar

kadınsan..


Kadınsan

Kadınsan kadın gibi olacak, Adam gibi adamı seveceksin... Yürüyünce güller açacak önünde, Ağlayınca inciler dökülecek. Güneş seninle doğup seninle batacak. Vermeyi de almayı da Bileceksin doyuncak... Sert olacaksın yerinde, Yerinde yumuşacık... Söz dinleyip susmayı da Bileceksin usulcacık... İşveyi, nazı, cilveyi de Gülüp eğlenip raksetmeyi de. Oyun bileceksin kadınsan... Süründürüp yalvartmayı, Tutsak edip bağlamayı, Kaçmayı, kovalamayı, Av olup avlamayı, Gözlerinden niyetini, İstemez görünüp istemeyi Bileceksin kadınsan... Akıllı olacaksın kadınsan. Leb demeden leblebiyi, Nerden gelinip nereye gidildiğini. Rüzgarın nerden estiğini bilecek Çevirip yelkenleri Çekmeyeceksin boşa kürekleri... Anlatınca dinlemeyi, Konuşunca dinletmeyi, Sorulunca söylemeyi Bileceksin kadınsan... Doğurgan olacaksın kadınsan. Çatır çatır sancılı olsa da analık, Adam edip adamı, Birlikte büyüteceksin Onu da kendini de... Gıkın çıkmayacak nankörlüğe Bağrına taş basıp Elin öpüldüğünde Öğüneceksin kadınsan... Sefil etmeyeceksin kocanı, evladını, Aşını, ekmeğini kotaracak Gözünü budaktan sakınmayacak Sözünü kimseden esirgemeyeceksin... Yoku yaratmayı, Tozu kiri paklamayı, Lafı sözü aklamayı, Kusurları saklamayı, Karanlığı dağıtmayı Bileceksin kadınsan... Kırılgan olmayacaksın kadınsan. Ağlatanı ağlatacak, Kapılarını kapatacaksın... Diz çöküp yalvaranı da Affedip okşayacaksın... Basan olursa damarına, Çattın mı hele kaşlarını, Ateşle oynayacak Bir koyup bin almayı Bileceksin kadınsan... Sabırlı olacaksın kadınsan. Ateşin suyun keyfini beklemeyi, İlmek ilmek üretmeyi, Bazen önde olup bazen çekilmeyi Düğümleri çözmeyi bileceksin... Derin tasasız uykuları özleyecek, Açlığa yokluğa katlanacak, Alnının terini biriktirecek, Kan tükürüp kızılcık şerbeti içtim Diyeceksin kadınsan. Ağlamayı öğreneceksin, Çareler tükendiğinde. Yırtınıp dizlerini döverek, Başını taşlara vurarak Burnunu çekip için için de... Elin kolun bağlandığında Tuz bassalar yarana Sessiz çığlıklar atmayı da Bağırmayı, isyanı da Öğreneceksin kadınsan... Yılmayacaksın kadınsan. Zalimse kocan, Nankörse bir de evladın Ardından gideceksin yazgının... Yıkılsa da evin ocağın Kesseler akmayacak kanın. Taş taş üstüne koyup yeniden Sarıp yaralarını Başlayacaksın en baştan... Dayanacaksın kadınsan. Ateşlerde yanmaya Rüzgarlarda savrulmaya, Köpek olup yalvarmaya, Dolmaya boşalmaya... Sözün ağırına, Sevginin arsızına... Kurtlar kemirse de içini, Kudursan da ihtirastan Dayanacaksın ihanete, yalana... Alışacaksın kadınsan. Bahara kışa, Gündüze geceye, Çevrime döngüye, Erimeye çürümeye... Gidip te dönmeyene, Kadir kıymet bilmeyene Alışacaksın... Ateşin sıcak, Suyun soğuk, Taşın sert, Bıçağın keskin olduğuna Alışacaksın... Aşkın yalan, Sevginin gerçek, Sevmenin alışmak olduğuna... Kollarında olanınsa yanında olmadığına Alışacaksın kadınsan... Kadınsan kadın gibi olacak, Adam gibi adamı seveceksin...
Nurdan Ünsal
bu çok güzel şiiri,8 mart dünya kadınlar gününde paylaşmak istedim..

kızım ve kuzeni


*Eylüş ve kuzeni efe çok iyi anlaşıyorlar ve artık eylüş onun adını biliyor ve söylüyor
-Eylüş bebeğin adı ne
-Ebfe :))
*Kızım ikinci kattaki evimizin merdivenlerini artık kucakta değil tamamen kendisi yürüyerek çıkıyor ve dün akşam ise 4. katta olan bahar teyzesinin evinede tamamen kendisi çıktı:)
*Eylüş nasıl korktun dediğimizde ise kafasını iki yana sallayıp bi garip kokrma ifadesi takınıyor.
*kilotlu çorabını,pantolanunu,ayakkabısını çıkarıp giyebiliyor.

25 Şubat 2009 Çarşamba

saç modelimiz

kızım bugün dergide gördüğü bir çizgifilm kahramanının resmini getirip ananesine bişeyler anlatmış,annem bi süre sonra onun saçlarını resimdeki gibi istediğini anlayıp kızımın saçlarını topuz yapınca çözülmüş olay. yani artık saç modelimizi bile istediğimiz gibi yaptırıyoruz..

anneden

canımm,kızım,özüm... her kötü anımda sığındığım bir liman olduğun için yine sendeyim bitanem..
malesef işlerimden dolayı (böyle başlamaktan nefret etsemde)seninle vakit geçiremiyoruz bir süredir,hatta cumartesiden beri saat 08:30-22:30 çalışıyorum,yani evden çıkarken uyuyor bırakıyorum seni ve eve geldiğimdede uyuyorsun. yeni bir kadro nedeniyle eskisi gibi vakit geçiremiyoruz yaklaşık 3 aydır ve aralık sonundan itibarende THY yolları projesinde olmam nedeniyle daha daha çok çalışmam gerekiyor, ama şunu bilki her anım senden çaldığım bu vakitleri sorgulamakla çalışmak arasında... pazartesi gecesi 23:30da eve geldiğimde uyumayıp beni bekledin ve 2 saat beraber oynadık ama sana yetmedi,bana ise hiç yetmiyor, ama uyumalıydın ve hadi yatalım dediğimde "ıı ıhh "omuz salladın. yatağımıza geldiğimizde artık uyuman gerek konuşmasını yaptım gene ama resmen benimle kavga ettin,yani ilk kavgazmızıda ettik seninle, ağlaya ağlaya hatta iç çekerek koynumda uyuyakaldın... dün gece geldiğimde uyuyordun,yani seninle hiç vakit geçremedik ve büyük ihtimalle bunun için sen sabah 06:00 da uyandın. sarıldık,koklaştık,oynadık sonra sen uyuyakaldın gene koynumda ve bende :) işe geç geldim ve bugün sayende 14 değil 12 saat çalışacağım. işyerine gelmeden gerginlikler,sorunlar buldu bugün beni, ama şimdi sana yazdım rahatladım. meleğim ... iyiki varsın hayatımın baharı

23 Şubat 2009 Pazartesi

sevdiklerimize

aslında yazmam gereken şeyler vardı ama iş iş iş iş.... işlerden dolayı yapamadığım bi çok şey olduğundan yazılarıda yazamayabiliyorum. işte bu hafta içinde yazmam gereken bi kaç şey; 28 ocak eğitim grubundan apomuzun doğumgünü idi cuma günü ve biz minik bir pasta !!! ile kutladık apoyu ama burayada yazmak istedim. Veee aslında biz bu haftasonu hatayda olacaktık kızımla, çünkü doğum annemiz leto teyzemizin yanında olmak onun mutluluğunu paylaşmak istiyoruk ama THY tazeleme eğitimleri nedeniyle gidemedik ve hatta ben ctesi günü 09:30-22:30 arası şirkette idim. canımız letomuz, seni çok seviyoruz ,tüm mutluluklar sizi bulsun ve bırakmasın.
Ankara karlı bi kaç gündür, işte biraz kar tuttuğu ve işe geç gittiğim bir gün kızımla azıcıkda olsa kartopu oynadık bu hafta ve ananeyede kartopu atalım diye kızımın eline küçücük bir kartopu koydum ama biz ananeye gidene kadar eridi kar ve kızımın elini tutuşu bana ve akan suya bakışı çook şekerdi:))

eylüşün günü

bugün tam anlamıyla eylüşün günü idi çünküüü anne hiçbişey yapmadan tamamen eylüşündü... sabah uyandık kahvaltı yaptık, oynadık hemde nasıl oynadık, uyuduk hemde sarılarak beraber ve biraz gezdik ve ananeye gittik ama evde yoktu bu nedenle benim babanneme uğradık orda ısıra ısıra elma yedi hemde tamamen, sonra anane geldi ve misafiri geleceği için ona yardım ettik ve gece 23:20 ye kadar orda oynadık, eve gelince biraz daha oynadık ve kızım uyudu bende işle ilgili maillerimi,planlarımı , hazırlıklarımı yapıp, ütü yapacağım ve yatacağım....

22 Şubat 2009 Pazar

mutlu yıllar doruk


dün yazamadım çünkü sabah 09:00da işe başlayıp saat 22:30da işyerinden çıkabildim ancak. mutlu yıllar doruk; sana ailemle,sevdiklerinle geçireceğin,sağlıklı,mutlu,huzurlu,istediğin gibi bir hayat diliyorum.

20 Şubat 2009 Cuma

kızımdan

uzun zamandır çekmecede olan gözlüğümüzü bulan kızım çok sevindi ve hemen gözlüğünü takarak öyle dolaştı:)


ve ankara hala soğuk,hatta kar yağıyor ve dün gece baya yağmış,sabah her yer karlı idi. neyseki tükay teyzemizin ördüğü bi sürü saç bandımız var ve kızım bunları takmaya bayılıyor. şapka takmayıda seviyor eylül ve daha önce söylediğim gibi;eğer bir yere gideceğimizi söylemişsem üzerini giyindikten sonra hemen şapka ve atkısını getirerek giydirmemi istiyor.

18 Şubat 2009 Çarşamba

eylül neler yapıyor

artık sofra bile kuran bir kızın neler yapıyor olması lazım :) ama bazı şeyler varki sonradan unutmamam için yazmam gerekli,

1- aynı annesi gibi seviyor insanları,yani çoook sevdiklerini, elleriyle yanaklarımı sıkıyor,yada sıkıca sarılıyor, kokluyor,öpüyor,azıcık ısırıyor. ama bunları herkese yapmıyor.
2- nereden öğrendiğini bilmiyorum ama büyük ihtimal tv dendir çünkü biz evde böyle birşey yapmayız. kızım kahvaltıda portakal suyu içerken illa bardağını annem yada benimkine tokuşturuyor. şerefe yapıyor yani.
3-filiz teyzesinin eşyaları çok merak konusu onun için ve her fırsatta onları karıştırıyor. kremleri,rujları alıp sürüyormuş gibi yapıyor, kolyeleri, küpeleri, tokaları tanıyor ve takmaya çalışıyor. çok kokoş olacak bu kız napacağız bilmiyorum. çünkü resim yapalım diye aldığım boyaları bile ruj niyetine dudağına sürmeye çalıştı kuzuş.
4-eylül yerine otur dediğimde yerini biliyor ve oraya oturuyor.
5-meyvalı yoğurt verdiğimde,dolaptan çıktığı için peteğin üzerine koyup ısınması için beklediğimi öğrenen kızım, ben söylemeden peteğin üzerine koyup bekliyor:))
6- yemeklerde mutlaka çatal ve kaşığı olacak ve yemeklere göre onları kullanıyor. Örneğin beyaz peyniri çatalla ama labneyi kaşıkla yiyor.

ödülümüz


tuba bizi ödüllendirmiş ama ben o bizi ödüllendirdiğinden beridir, alışkın olduğum sitesine girip ödül aradım durdum:) ama ödülümüz burda imiş . ben bunu dün gece geç saatte farkettim ve yazısıda bugüne kaldı. benimde 7 kişiyi ödüllendirmem gerekli ve işte bu yedi kişi;
















ve bu kişileri haberdar etmem gerekli işte bu nedenle ben dama çıkıp ateş yakıyorum lütfen gözünüz bu tarafta olsun:))

17 Şubat 2009 Salı

pazar gezmemiz

pazar günü ebuşla eylüşü alışveriş merkezine götürdük, aslında cepadaki jokere götürmeyi istiyordum ama acil almam gereken şey forum ankarada olduğundan oraya gittik. ebuş, eylüş ve zeynep çok mutlu oldular bol bol gezip yemek yediler. işte bi kaç poz. özellikle o gün çok güzel olan ebuşumdan:)

kızımın hazırladığı sofra


ben mutfakta kahvaltı hazırlarken,eylüş "anni potaga" diye devamlı beni sıkıştırdı,bi an önce portakal sıkayımda içsin diye,çünkü en çok sevdiği şey neredeyse portakal suyu, ama aç olduğu için vermek istemediğimden sıkma işini ertelemek için kızımın masasına örtü serip eline mutfaktan bişeyler verip içeri yolladım onu, amacım o gidip gelirken hemen kahvaltıyı hazırlamaktı. kızıma verdiklerimle beraber işimde bitince gelip gerçek kahvaltı masasını hazırlamak istediğimde bu manzara ile karşılaştım. eylüş getirdiklerini bu şekilde yerleştirmişti masaya. ben sadece örtüyü serdim onun dışındaki herşeyi kendisi istediği gibi yerleştirmiş benim minik cadım.

15 Şubat 2009 Pazar

mutlu yıllar piiz teze


14 şubatın sevgililer gününden önceki anlamı kızkardeşimin doğumgünü olmuştur hep, bu sene doğumgünü hediyesini erkenden aldk piizin ve sonrada o antalyada iş gezisinde iken kızımla ona bir hediye daha hazırladık:) aslında amacım kızımla parmak boyası yapmaktı ama kızım parmak yerine el boyasını yada el izi çıkarmayı daha çok seviyor. hatta bu gün bu resmi filiz geldiğinde görsün diye yatağının üzerine koyarken eylüşe yakalandım ve kızım hemen başladı gene "anni anni ııh paama ıı" diye yani ellerini gösterip sürüyomuş ve daha sonrada kağıda basıyo:)) herşeyi biliyoruz herşeyi, " bu ne eylüş" " daat(saat),kaçık(kaşık),doaa(toka),badaa(bardak:) diye uzayıp gidiyor liste. işte hazırladığımız bu resmi hayatım boyunca sevgiler gününden önce kızkardeşimin doğum günü olarak kutlayacağım 14 şubat gecesi sitemize eklemeyi unutup( eğitim sunularına dalmam kaynaklı,hep iş hep iş) özür diliyorum. MUTLU YILLAR FİLİ...

13 Şubat 2009 Cuma

gezmede eylüş


kızım önce teyzesinin kucağında bindi trene sonra ise tek başına,ama tek başına bindiğinde resmini çekmek istediğimde devamlı ön vagondaki kızı gösterdi " anni ııh ııh " diye onuda çekeyim diye:))

serra tuğçeeee

bugün akşam iş çıkışı kızılaya indim serra ile buluşmaya, ama gidene kadar gülümsedim ve inanamadım gitme sebebime,oysaki ne zamandır biliyorum bu kızın evleneceğini ... yinede beğendiğimiz gelinliği giydiğinde bi garip oldum,ya arkadaşım büyüdünde gelinmi oluyosun diye bişi tabiki yazmayacağım ama ne bileyim yahu biz böyle iyiydik:PP
tuğçe ile altı yıldır tanışıyorum ve evleneceği insanda çok iyi,çok şeker biri. onun evlenmesini istemediğim anlamıda çıkmasın ama, hani olurya bi garip olursunuz,inanamassınız, işte öyle bişey. bugün serra ilede konuştum zaten bunu,oda bana "hah işte bende eylülde aynen böyle oldum" dedi:)) "nasıl yani" dedim,"ya ne bileyim emel,hani alışmışız, biliyorumda ama eylül gelince şaşırdım ve şimdi büyüdü bide konuşuyo neler yapıyo iyice bi garip geliyo" dedi. kabullenememek değil bu ikimizde biliyoruz bunu, sadece ilişkiye bu şekilde yani çocuklu yada evli başlamadığımızdan farklı bi his bizimkisi. tıpkı baharın ben ünv'ye gidene kadar benimle aynı yatakta yatmasından dolayı onu hala çocukmuş gibi görmem ve herşeyine karışmam gibi,oysa evlendi ,bebeği bile olacak yahu....
canım arkadaşım,sana kocaman mutluluklar....
not: valla o gelinlik süper oldu :)))
dipnot::)) nisanda iki mayısta bir düğün var şimdilik. nisandaki düğünlerden biri doğum annemiz leto teyzemizin ve biz bu haberede çoook sevindirik durumdayız uzun zamandııııır.diğer düğün ise muğladaki teyzemin oğlu selçuğun,ama o sürpriz değil hatta yazın nişanına bile gitmiştik.

babamızdan


aslında geçen cuma yani 6 şubat babamızın doğumgünü idi ama hersene hersene yazmak garip geldi ve yazmadım. ama babamızla ilgili bi kaç gelişme var ve bunları yazmayı unutuyorum. babamız türk telekomdaki işinden ayrıldı çünkü memurdu ve özelleşme vs vs olayından en fazla 5 sene çalışacaktı ve 5 sene dolmadan onu havuza yolladı özel firma çünkü babamız özel firmadan gelen teklifi kabul etmeyip devlet memuru kalmayı tercih etti.havuz boşta kalan memurların geçici olarak bilgisayar ortamında toplandığı bir yer ve oradan ihtiyaç olan yerlere dağıtılıyorlar. babamız kısacık bir süre havuzda kaldıktan sonra bi süre önce başbakanlıkta devlet bakanı özel kaleme başladı. (bu havuz olayını okuyunca ali;" ya öylebi yazmışsınki sanki toplanıp havuza yüzmeye gidiyoruz " dedi,bende açıklıyorum ; arkadaşlar sadece bilgisayar ortamında atama yapılana kadar oluşan bir liste diyebiliriz,yanlış anlaşılmalara mahal vermeyelim)yaklaşık aynı zamanlarda, uzun süredir beklediği ünv affı çıktı ve yarım bıraktığı hacettepe ünv'sine de başladı ve bu hafta ilk derslerine de girdi. çook mutluyuz yani bu aralar çoook:)

11 Şubat 2009 Çarşamba

maç günü

aslında resimlerimizde maçla ilgili kareler yok ama, milli takım maçı ile yaprak dökümü çakışınca babam bizim evin yolunu tuttu yemek sonrası:)) bugün hastaneye gitmem nedeniyle eve erken geldim ve annemle balık alıp balık yedik bol bol, kızım önüne koyduğum bütün balıkları yedi güzelce hatta fazla bile yedi. sonra dedesinide alıp bize geldik ve onlar maç izledi bizde kızımla oyunlar oynadık çay, meyva vs vs servisi aralarında. kızım yine ahşap yerleştirmeli çiftlik oyuncağındaki tüm hayvan,ağaç, traktör hepsini saydı hatta dedesinede göstererek. bunun dışında bi kaç malzeme alıp kızıma aktivite malzemesi hazırlamaya çalıştım eylüşten fırsat buldukça ve eve geldiğimizde kızımla parmak boyalardan şu anda antalyada olan filiz teyzesine doğum günü hediyesi hazırladık.


10 Şubat 2009 Salı

veee ebuşş

babannesine gelen ebuşla,zaten anane kuşu olan eylüş bol bol oynamışlar gene ve bu defa hiç kavgaya dönmemiş oyunla başlayan günleri. sanırım ikiside büyüyor ve artık yeni gelecek olan baharın bebeği ile iyice abla olacak kuzular.




işte kızımdan bi kaç kare

oyuncaklarıyla sevişirken eylüş


ilk defa hamburger yerken yeni masasında kızım
marketten alışveriş yapan annesine yardım eden kuzu
selma annesilgilde dileğin köpeği ile oynarken

neler yapıyoruz

bir önceki yazımdaki herşeyi yapabiliyor kızım, özellikle yemek yeme konusunda neredeyse destek almıyor artık bizden. kahvaltıda masamıza oturup onun tabağına yiyeceklerini koyuyorum ve kendisi çatalla yiyor, çorbayıda kaşıkla kendisi içiyor, içine attığım ekmekleride severek yiyor, tabiki biraz döküyor ama öyle üstü başı etraf batmıyor. her sabah kalktıında ilk lafımız anni süüt sonra ise hadaa oluyor tam bir haydar delisiyiz, her anımız haydara gidelimle geçiyor. onunla söylediğimiz şarkılara eşlik ediyor dili ödndüğünce yada radyoda duyduklarına kafayla yada diliyle ritim tutuyor kızım. herşeyin farkında ve herşey hakkında söyleyeceği bişeyler var muhakkak. bu aralar en çok sevdiğimiz şey kuru kayısı yemek, benim kurtarıcım oldu kuru kayısı, baktım eylüş mızıkçılık yapacak ve benimde işim var tabağına kuru kayısı koyuyorum yiyor güzelce. hala aşırı meyva düşkünlüğümüz var, özellikle elma, kitaplardan elma olan kitabı getirip "anni ema" diyor yada ahşap oyuncaklarından minicik bir ağaç var onuda "anni ema " diye gösteriyor ve elma canı istediğinde mutfağa götürüp elmanın yerinden elma istiyor.özellikle ahşam tamamlamalı oyuncaklarını çok seviyor, çiftlik tarzı olanı yerleştiriyoruz beraberce , kuzular "mee", inekler "möö", ağaçlar "emaa" ,arabalar "ınnn" yada "aaba",tavşan "tasan", kedi "pisi si" olarak söylenerek yerleştiriliyor.
peki yapmadıklarımız; kızım yüzünü yıkamayı sevmiyor malesef, her sabah banyonun kapısından kaçıyor ama banyo yapmaya bayılıyor hatta çıkmıyor ağlıyor.
şimdilik bu kadar aklıma gelince ve vaktim olunca yazarım tekrar.

5 Şubat 2009 Perşembe

neler yapıyoruz

kızım büyüdükçe onunla yaptıklarıma daha çok dikkat etmem gerekiyor ve bu nedenle devamlı arayış içerisindeyim, onunla neler yapabilirim? yeni bir kadronun yanında yeni bir projeye geçmiş olmamdan uzun zamandır yapabildiklerim sınırlı, eve gidince kızımla bi sürü sarılıp yüzyüze yatıyoruz bi kaç dakika sonra oyunlar oynuyoruz. bu oyunlarımızda kızımın gelişmesini sağlamak için ona yararlı oyuncaklar seçmeye çalışsamda kızım kendi tercihlerini bildiriyor uzun zamandır; kıyafet,ayakkabı yada oyuncak hatta yemek seçimi yapıyor eylüş, eğer beğenmiyorsa "anni ııh", ısrar edersek "anii ıı ıı" diye parmak sallıyor. peki neler yapıyoruz? öncelikle kızım 2 yaşına gelmesede,2 yaşındaki bir çocuk neler yapabilirmiş buna bakıp eylüşün yapamadıklarını yada fazladan yaptıklarını çıkarayım istedim...



2 YAŞ GELİŞİM SÜREÇLERİMOTOR GELİŞİMݨ Ayağının tümünü kullanarak sağlam adımlarla güvenlik içinde koşar,kolaylıkla durup yeniden koşmaya başlayabilir,¨ Alçak bir basamaktan aşağı atlayabilir,¨ Dengesini yitirmeden çömelebilir ve ellerini kullanmadan yeniden ayağa kalkabilir,¨ Mobilyaların üzerine çıkıp yeniden aşağıya inebilir,¨ Parmaklığa veya duvara tutunarak merdivenlerden çıkabilir ve aşağı inebilir,¨ Büyük bir topa tekmeyle vurmaya çalıştığında topun üstüne yürür,¨ Üç tekerlekli bisiklete oturur ama pedalları kullanamaz,¨ Çocuk bahçesinde bulunan bazı kolay aletlere tırmanabilir,¨ Büyük oyuncakları kolaylıkla itip çekebilir,ama önüne bir engel çıktığında oyuncağı yönlendirmede güçlük çeker,¨ Aldığı nesneleri yerine koyabilir,¨ Küçük şekerlerin paketlerini büyük bir beceriyle açabilir,¨ Tahta küplerle altılı ve sekizli kuleler yapar,¨ Kalemi başparmağı ve ilk iki parmağını kullanarak ucuna yakın bir yerden tutar,¨ Kendiliğinden hem dairesel hem de ileri geri karamalar yapar,¨ Sayfaları tek tek çevirebilir,
ALGISAL GELİŞİMݨ Resimli kitaplara bakmaktan çok hoşlanır,¨ Fotoğraflarda tanıdığı yetişkinleri ayırt edebilir,¨ 3m uzaklıktaki çok küçük oyuncakları görür ve isimlendirebilir,¨ İki ya da daha çok sözcüğü bir araya getirerek basit cümleler oluşturabilir,¨ Sürekli olarak nesnelerin ve insanların isimlerini sorar,¨ Oyun oynarken kendi kendine konuşur ama konuşmalarının çoğu hala başkalarınca anlaşılmaz,¨ Çocuk şiirlerine ve şarkılarına eşlik eder,¨ İstenildiğinde saçını,elini, burnunu, gözünü, ağzını, ayaklarını doğru olarak gösterir,¨ Basit yönergeleri yerine getirebilir,¨ Her iki gözü ayrı ayrı kapatıldığında iğne,sicim gibi nesneleri eline alabilir,¨ Resimli kitaplardaki çok ince ayrıntılara dikkat edebilir,¨ Artık fotoğrafta kendini tanımaya başlamıştır,¨ İsmini tümüyle bilir,¨ Heyecanlandığında herhangi bir şeye büyük bir istek duyduğunda kekeleme görülebilir,¨ Basit birkaç çocuk şarkısı söyleyebilir,DİL GELİŞİMݨ Bildiği 50 veya daha fazla sözcüğü kullanır ve pek çoğunu anlar,¨ İsim ve nesnelere ait hızla oluşan bir sözcük hazinesi oluşmaktadır,¨ Düşünce süreçleri gelişmektedir, ama hala sistematiklik kazanamamıştır,¨ Durmaksızın konuşurlar,¨ Kurduğu cümlelerin yapısı çocuksu özellikler taşır,¨ Sorduğu sorulara kısa ve basit yanıtlar beklemektedir,¨ 2,5 yaşa doğru kullandığı sözcük sayısı 200 ya da daha fazla olabilir,¨ Ben, beni/bana, ve sen zamirlerini doğru olarak kullanabilir,
SOSYAL GELİŞİMݨ Üstüne dökmeden kaşıkla yemek yiyebilir,¨ Güçlük çekmeden bardağı eline alır, içer ve yeniden yerine koyabilir,¨ Şapkasını ve ayakkabısını giyebilir,¨ Tuvalet gereksinimini uygun zamanda dile getirip haber verebilir,¨ Evin içinde annesinin peşinde dolaşır ve eve ilişkin etkinlikleri oyunları aracılığıyla taklit eder,¨ Aşırı duygulanma, yorgunluk ya da korku durumunda anne /babaya sıkıca sarılır,¨ İsteklerinin anında yerine getirilmesini ister,¨ Sahip olduğu şeyleri korur,¨ 2,5 yaşına doğru çatal kullanmaya başlayabilir,¨ Son derece canlı ve etkindir, yerinde duramaz, sürekli olarak hareket eder,engellendiğinde karşı çıkar,¨ Çevredeki olası tehlikelere karşı duyarlı değildir,¨ Engellendiğinde öfke nöbetleri geçirebilir,¨ Rol ağırlıklı dramatik oyunlar oynar,
BİLİŞSEL GELİŞİMݨ Nesneleri tam olarak sembolize etmeye başlamıştır,¨ Bir sembolle bu sembolün temsil ettiği nesne arasındaki ilişkiyi anlamaya başlamıştır,¨ Bu yaştaki çocuğa göre hareket eden her şey canlıdır(animizim).