CLICK HERE FOR BLOGGER TEMPLATES AND MYSPACE LAYOUTS »

1 Ağustos 2008 Cuma

ve perşembemiz




ertunun günlüğüne tubanın yazdığı bir yazıya yorum yapmıştım ve oradada söylemiştim dün kendi çocukluğum geldi aklıma eylülü anneme götürürken mahallemi gördüğümde ve kızımın benim yaşadığım gibi bir çocukluk yaşamasını geçirdim içimden; ve bunun üzerine mahalleden eski komşularımızla meloşta buluştuk yıllardır gitmek istememize rağmen ilk defa kısmet oldu benim meloşa gidişim. orada eski komşularımızla eskiden olduğu gibi çiğköfte yaptık, ama ben çocuk değildim artık kızım çocuktu ve abla ve abileriyle oynadı. daha dün gibiydi hatibenin "perihan yenge yimon vecen,yimon yoksa yimon tuzu vecen" deyişi ama hatibe koca kız olmuş liseyi bitirmişti,döner yengenin oğulları büyümüş ve onların çocukları olmuştu,daha dün gibiydi meloşun uzun zamandan sonra olan kızı özlemin ilk doğumgününü kutlayışımız ve onu kızılayda gezmeye çıkarma hayallerimiz ki özlemde lise sona geçmişti... ben tam bir mahallede büyüdüm,tam bir mahalle nasıl bir anlam benim için söyle anlatayım. bizim mahallede eskiden kadınlarla dombik oynardık ki kendi aramızda oynadığımızda bu kadar keyif almazdık çocuklar nedense bilmem,yakartop oynarken yakaladığımız canlar ne tatlı idi allahımm, akşama kadar zaten sokakta olurduk ve buna rağmen biz eve geldikten sonra kar yağarsa annelerden kaçarak sokağa çıkar kartopu oynar kayardık geceyarısına kadar ve sonra annelerde çıkardı bazan kaymaya allahım ne güzel olurdu ne gülerdik eğlenirdik, bu kaymalardan birinde ayakkabım güzel kaymadığı için kardeşime sümerbanktan alınan ayakkabının arkasını kesip kaymış ve ne dayak yemiştim annemden:)) kayarken altımıza poşet yada abartıp naylon leğen ve hatta bi seferinde filiz bavul bile almıştı:)) ha bide iki elimzie çubuk alıp onları ittirerek kayardık,arka arkaya oturup tren kayardık vs vs mahalleye çok eskiden kalaycılar,macuncular ve hatta çok az da olsa ayı oynatıcılar gelirdi, hepsi giderek azaldı ve sonra hiç kalmadı. kalaycılar nefes almadan izlediğim bi şölendi benim için,macunların rengi ve limon tadını unutamam .bunun dışında üst mahalle ile devamlı bi nasıl denir kavga değil ama bi takılma içindeydik hep, herkese lakap takardık hatta liseyi bitirip işe başladıktan sonra otobüste karşılaştım çocukla ama adını hatırlayamadım ve muhabbet arasında çocuğa kertenkele demiştimde nasıl kahkahalar atmıştık otobüste:) bi sürü oyunumuz vardı aniden yarattığımız.çamurlardan evler yapardık taşları dizerek arasına çamurdan sıva yaparak,yada şeker kaplarından kemer ve çerçeveler yapardık.hatta şeker kabı sıkıntımız olduğunda bayramlarda şeker kabı toplamak için şeker kabı ile girilen tiyatrolar oynardık ki tiyatronun konusu tamamen kendimiz tarafından doğaçlama olurdu.kadınlar işini bitirince sokağa oturmaya çıkardı ve bizde meraklı meraklı yanlarına girerdik ama bizi bi şekilde bi yerlere yollarlardı, komşuların dallarından bişeyler aşırırdık meyva zamanları, şimdi anlıyorumki bize kızmalarının nedeni meyvalarını esirgemek değil bizim ağaçtan düşmememiz bi yerimize bişey olmaması imiş ama o zamanki aklımız ne pis kadın derdik bizi yakalayıp bağırınca ama o meyvalar ne tatlı idi yarabbimm. hergün mutlaka öğle yemekleri beraber yenirdi,herkes neyi varsa getirir, evdeki bi kap olurdu beş-on kap,çoğunlukla çiğköfte yapılırdı(hep orhan anne gidelim derdi ve son anda gelirdi uzun hatice:)) kavurga kavrulurdu,kışın pekmezle kar yenirdi....
nerelere gittim kızımın bloğunda:))

3 yorum:

Adsız dedi ki...

emel abla salça kaynattığımz günleri közde patlıcan patlattığımız günleri unuttun mu ne güzeldi o günler

emel dedi ki...

ne salça kaynatmalarımızı ne patlıcan közlemeyi unuttum, hatta salça kaynatırken közlerin arasında iki tepsi ile çörek pişirmemizide unutmadım ama yazının başında bi sürü şey varken aklımda sonradan hepsi uçuyor.

tuba dedi ki...

eski türk filmlerinden bir kare gibi geldi bana...adile naşitli, münir özkullu...ne güzel...malesef ben apartman çocuğuydum.:(((( ne öyle sokakta oynayabildim, ne öyle komşuluklar tanıdım... sanırım ertu hiç bilmeyecek...eylül yinede şanslı bence..ona böyle güzel zamanlardan bahsedecek bir annesi var....:))
benimse anlatacak ilginç bir çocukluğum bile yok.:(