CLICK HERE FOR BLOGGER TEMPLATES AND MYSPACE LAYOUTS »

20 Ekim 2008 Pazartesi

pazarımız




babasıyla vakit geçirirken onun kucağında ne kadar keyifli, gözlerinin içi gülüyor


hala babayla keyifte kızım

eylüş hanımın herkes tarafından çok beğenilen sarı ve kıvırcık saçları, o kadar güzel bir hal aldıki kızımın saçları ilk on ayımızda kel olduğumuzu ben bile unuttum.

*eylüşe "artık sana kızıcam" dediğimde parmağını havaya kaldırıp bana kızar gibi yapıyor.
*dün kızım babasıyla uyurken ayak tırnaklarını keserken uyandı ve babamız hala uyuyor olduğundan kızım bana bakıp "annii suss" yaptı parmağını dudaklarına tutarak. allahım ne kadar çabuk büyüyosunuz ve herşeyi ne çabuk öğreniyosunuz

18 Ekim 2008 Cumartesi

herşeyimiz taklit

kızım devamlı beni taklit eder durumda hala;
*sabah panduflarını giydirmek için panduflarını ellerime giydirip " eylüşün pandufları geliyor " u şarkı gibi söylerek getirdim panduflarını ve birini giydirirken bi baktım kızım diğerini eline giydirmiş benim söylediğim gibi nağmelerle ve hareketlerle bişeyler yapıyor
*biraz burun akıntımız ve öksürüğümüzden dolayı çalıştırdığım buhar makinasını uyanınca gören kızım " anni hufff " dedi eliyle göstererek.
*babamız haftaiçi iş çıkışı 23:00 a kadar antrenörlük ve haftasonuda hakem eğitiminde olduğundan kızım onu çok özlemiş olacakki pcde resmini görünce öptü onu defalarca
*benim toka ile saçımı toplamamı taklit ediyor
*sofrayı hazırlarken herşeyi taşımak istiyor ve bende eline taşıyabileceklerini veriyorum. aman nasıl mutlu oluyor.
*hala çişi geldiğinde anni sisss diyor
*ayakkabılarının cırt cırtlarını açabiliyor
*kitabındaki elma resmini yer gibi yapıyor mam diyerek


daha unuttuğum bi sürü şey var...

14 Ekim 2008 Salı

poşet taşımak



bu aralar en büyük keyfimiz annenin elindeki poşetimizi alıp taşımak, eline alıp kaldırıyor ve taşıyor bi güzel, hele bugün annemlerde kesmek için kavunu aldığımda taşımak istedi,bende verdim oda ananesine götürdü tek başına. hele bide sehpaya bırakmaya çalışması vardıki "ıııhh " diyerek çoook tatlı idi herzamanki gibi.işte leto teyzesinden çıkınca yol boyunca elimdeki poşeti alıp taşıyan kızım.

pazarımız



pazar sabahı erken kalkıp dayımlara kış ekmeği yapan ananenin yanına çıkıp misler gibi saç böreği ile kızıma kahvaltı yaptırdım bede hafif atıştırdım ve yola koyulduk letomuza gitmek için, uyuyakalan tuğçeyi biz uyandırdık ama genede ondan sonra gidebildik oraya:) e çocukla anca dimi ama kolaymı yolarda bi başına çocuklu kadın:)) gider gitmez fulsen teyzemiz aldığı tokaları verdi kızıma oda onlarla oynadı bi süre , benim akşam çalışmamdan dolayı kahvaltıya geleceğiz dememize rağmen bi sürü bişeyler hazırlayan leto,tuğçe, ben ve fulsen bol bol masabaşı sohbet ettik, ama kızım yeni yeni emekleyen efeyi sevmekle dövmek arası hareketler yaptığından bol bol kesildi sohbetimiz, biz fulsenle devamlı çocuklarla ilgilenirken tuğçede devamlı bize baktı allahım bu ne hal diye:)) özellikle eylüşün bu kadar büyümesini beklemiyormuş , bunlar nasıl hareketlermiş ve hepsinin ortak kararı küçük ali imiş kızım. bi ara efenin uyuması kızıma iyice gaz verdi ve kızım devamlı efeyi uyandırmak istedi. işe geçkalmamak için kalktığımda sonunda rahat etmişti kızım efeyi uyandırarak. işyerinin önünde kızımı babasına teslim edip işimin başında idim saatimde, kızım minübüste babasının kucağında uyuyakalmış muz yiyerek.



leto teyzesinin evinde sehpanın altında, yastıklarda, odalarda dolaşan kızım.

yeni dişleri gelecek olan bol salyalı ama çooooooooook tatlı efe

fulsenin kucağında efe ve eylüş


tuğçe ve arkada leto ve eylüşün elleri:))

bi kaç kare

neredeyse her akşam kızım çantamı karıştırıp içinden işyeri kimliğimi alıp boynuna geçiriyor ve dolaşıyor bi süre bu şekilde ve sonra resme bakıp beni seviyor cici diye ve kimliğimle oynuyor:))

cumartesi gecesi filiz teyzesiyle coşan kızım .

teyzesi onu salladı bol bol ve eylüşde buna bayıldığından teyzesinin peşinden ayrılmadı,yapmadığı zmanlarda etrafında döndü durdu


yazdan kalma bi foto unutmuşum bunu koymayı, saklıkentte buzz gibi sudan geçmeye çalışırken




ve eylüşümm,uyurken kuzumm. maşallah sana binlerce kez tatlımmmm

11 Ekim 2008 Cumartesi

kısacık

bu sabah ananede kahvaltı yapamadık, ananemiz komşuya kış ekmeğine yardım ettiğinden dolayı ve evimizde ekmek olmadığından hemen karşıdaki bakkaldan ekmek alıp evimize çıkarken kızım ekmek poşetini daha ekmekleri koyar koymaz aldı elimden, iki tane ekmeğin olduğu poşet boyuna yakın olmasına rağmen elimdende tutmayarak evimize kadar getirdi kızım, sadece karşıdan karşıya geçerken ve merdivenleri çıkarken yardım ettim kuzuma. ne kadar çabuk büyüdün ...

ve kızımla öğlen uyukusu için uyku öncesi sevişirken hep benim ona yaptığım bişeyi bana yaptı, gıdı gıdı diyerek gıdıkladı beni kızım sonrada göbeğini gösterdi bana gıdıklamam için :) ben hep onu severken bacaklarını kaldırır kafamı göbeğine uzatır ve çenemle gıdıklarımda göbeğini:)) böylece oynaşıp sonra uyuyakaldı bıdışım.

10 Ekim 2008 Cuma

cumamız


izin günü gecesinde kızım gene kök söktürdü bana ve sabahın dördünden altısına kadar evin içinde dolandık durduk ağlayarak, tek derdimiz emmek-emerek uyumak malesef gene ve buna nedende dişlerimiz. sabah o kadar uykusuz ve yorgundumki kızım uyanınca onu anneme yollayıp biraz dinlendim ve öğleden sonramızıda bu akşam antalyaya gidecek olan selma anne ve merdan dedemizle geçirdik dükkanda, bu sırada istediğim katı meyva sıkacağını ve sultana doğumgünü hediyemizide aldık, aslında bu akşamki planımız sultana doğumgünü için gitmekti ama bayram abimin şehirdışından geç dönmesi nedeniyle gelecek haftaya erteledik bu planımızı. akşam üzeri ise bahar teyzemizde geldi bizi çok özlediğinden ve hasret giderdik . kızım üzerini giyinirken bunu sevmediğinden zıp zıp zıplarken onu sakinleştirmenin tek yolu haydara gidiyoz u biraz nağme ile söylemek bu aralar ve eylüşde bunu poposunu zıplatarak söylüyor dilinin döndüğünce yani hadaa didios:))

kızım dedesinin dükkanında dedesiyle



ve haydarın dükkanın önünde, zaten biz içerde muhabbet ederken o hergün buraya alışık olduğundan dolaşıp duruyor etrafta bi güzel.



selma anne ve merdan dedesiyle



9 Ekim 2008 Perşembe

ananenin kış hazırlıkları


malumunuz bizim kış hazırlıklarımız uzun bi süredir sürüyor hala da bitmiş değil, bu sene ramazanın erken gelmesi sebebiyle ramazanda yapılamayan bazı hazırlıklar bayram sonrasına kaldı, komşularımızın kış ekmeğine yardıma giden ananenin yanına eylüşü ben çıkardım ve annem ekmek yaparken kızımda komşularımızın torunları ile oynadı ben işe gittiğimde, neyseki uyumlu bir kızım varda sorun olmuyor bu tarz bırakmalar hatta kızım kendi yaştaşlarıyla olmaktan fazlasıyla keyifli. salı günü ekmek yapan ananemizin resmisi; aslında eylüşde vardı karede ama ben çekerken hareket ettiğinden çıkmamış resimde. çarşamba günü ise annem beni sabah aradı ve uyandırdı ; eriştelik ve boncuk mantılık hamur yoğurup açmış gel kahvaltı sonrası keselim diye, ama ben o geceye mahsus 01:00a kadar çalıştığımdan eve gelmem 02:00 civarları idi ve bide bunun üzerine eylüşün ayakta beni beklemesi ve uyumaması ile 04:30 civarı yatmamdan tuzsuz delibekir gibi sallanan ben peki dedim anneme eylüş uyanınca gelirim, telefonu kapatmamla yan tarafımda eylüşü gördüm bıdık ben telefonda konuşurken uyanıp yanıma gelmişti bile ve aşağı inip kahvaltı sonrası mantı kestik biraz anane ile. bu arada annemin benim izin günümü cuma yerine çarşamba ile karıştırması nedeniyle mantıyı o gün kestiğimiz ortaya çıktıki buna ikimizde çok güldük,neyse mantının yarısı kesilmiş oldu annem cumada diğer yarısının hamurunu ahzırlayıp beni çağırıcak ve keseceğiz ksımetse.çarşamba işe gittim ama zaten varolan başağrısı ve yorgunluk mahvetti beni neyseki dün gece eylüş uydu ve bi defa uyandı ve ebnde dinlendim biraz. kızım bugün eda ile camda konuştu edaa dedi durdu ve onu öptü bol bol ekrandan ve dudak verdi edaya dudak ver dediğimde, eda çok şaşırdı eylüşü bu kadar büyümüş beklemiyormuş:)) ve sonrasında msn de peri ile konuşurken kızım yanıma geldi ve kucağıa çıkıp perinin görüntü resmindeki öyküyü öptü durdu hatta o kadar hızlı öpüyorduki bu sırada dişini ekrana çarptı :( ve sonra ananeye gidildi ve kızım orada taze kesilmiş mantıdan yedi bol bol , kuzuş orda uyuyacak ve annede hazırlanıp işe gidicek.

6 Ekim 2008 Pazartesi

neler yapıyoruz

babamızın amasyada kalmasıyla kızım babasını çok özlemiş olacakki cumartesi akşamı ben işteyken devamlı baba demiş durmuş ve pazar günü babası geldiğinden onun yanından hiç ayrılmadı ve babasının elinden bi sürü keşkek yedi. bugün sağlık ocağındaki son aşımızı olduk ve kızımla ananemize geldik şimdi ananesiyle ekmek yapanların yanına gitti kızım,orda sac böreği yiyecek:) eylüşde her yeni gün bi sürü gelişme var ama ben yazmayı unutuyorum.işte neler yapıyoruz

*en çok sevdiği yemek yeme şekli batırarak yemekten dürüm şekline döndü:) ananesinin yaptığı yufka ekmeğe ne yemek varsa dürüm yapılıp zevkle yiyor eylüş hanım

*her sabah sıkma meyva suyu yapıyoruz kızıma mevsim meyvasına göre nar,portakal,mandalina tek tek yada karışık yapılabiliyor. katı meyva sıkacağı alma planımı başarırsam kızıma havuç ve elma suyuda vericem

*ters ters yürümeye bayılıyor kızım,evin içinde ha bire ters yürüyoruz

*halay çekmeyide çok seviyoruz ,bi müzik çıksın hemen anni enni geh deyip elimden tutup dönüyoruz ana kız bazanda babamız bize katılıyor

*numaralı kovalarını iç içe yerleştirmeye ve üst üste dizerek onları devirmeye bayılıyor

*elinde ıslak mendille kapı,halı ,koltuk siliyor kızım ,hatta halasının evinde bayram temizliği yapmayan :P halasının temizliğini bile eylüş yaptı

*yemek masamızı kurarken eşyaları taşıyor,özellikle ekmeği poşetle yada kırılmayacak şeyleri eline verdiğimde nasıl mutlu bir yüz ifadesiyle taşıyor ve bana yardım ettiğinin farkında

*beli sıkı olmayan penye pantolon,eşofman altı yada kiloylu çoraplarını kendisi beline çekebiliyor kuzucum

*çok yüksek olmayan merdiven yada yükseltilerden desteksiz çıkabiliyor

*aldığım yazı tahtasına eylüşün kafası, gözleri vs diye müzikli konuşarak anlatarak yaptığım resim sonrası kendisi kalemi eline alıp bişeyler çizerken benim söylediğim gibi müzikli anlatarak bişeyler karalıyor.

*ananesi,babası ve benim kitap okumamızı çok seviyor,sıkıldığında hemen kitaplarından biri getirilip anlatıyor bize bişeyler sonra ıhh ıhh diyerek bizim anlatmamız isteniyor, ama kitaplarını kesinlikle paylaşmıyor, hacıköyle arda ve buğraya vermedi kesinlikle kitabını

*elimden tutup odasına çekiyor beni ve yatağına çıkmak istiyor sonrada topları kafasından döktürüp bana atıyor ben ona kızmış gibi yapıp atıyorum kahkahalarla bu oyunu oynuyoruz uzunca bi süre

3 Ekim 2008 Cuma

bayram gezmesi



bayramda bir günlüğünede olsa gidebildik babamızın memleketi amasya gümüşhacıköy'e; bayramın birinci günü sabah erkenden uyanıp daha herkes bayram namazı için camiye giderken düştüm yollara, uzunca bi süre minibüs bekledikten sonra 07:40 da sisteme giriş yaparak başladım çalışmaya ki erken çıkıp öğleden sonra otobüse binip hacıköye gidebilelim. ilk gün ve daha bayram namazı saatleri olmasına rağmen sık geldi çağrılar buna rağmen bayramın verdiği bi huzur vardı ve rahat bir gün oldu çalışma açısından, işyerine gittiğimde arkadaşlarla bayramlaştık ve saat 09:00 a doğruda genel müdürümüz ve birim yöneticilerimiz gelerek operasyon alanında bayramlaştılar bizimle, iş çıkışı hemen annemlere gelip annemle ve bizde olan kuzenlerimle bayramlaştım ve eve çıkıp son hazırlıkları yapıp annemlere indim, ebuşunda gelmesiyle fazlasıyla keyifli olan kızım ve ebuş oyunlar oynayıp yemekler yediler gitmeden önce ve otobüsümüze binmeden uyudu kızım, yolun bi saatini uyuyarak geçirdi sonra uyanıp yemek, muz ve meyva suyunu içti bi güzel ard arda, yolculuğumuzun sonuna doğru iyice sıkıldı kızım çünkü gene uykusu gelmişti ve son 15 dakika uyudu,halamızın evine uyuyarak girdik ve bi kaç saat uyuduk. biz yemeklerimizi yerken arda ve buğranın çok özlediklerinden dolayı rahat bırakmadıkları eylüş uyandı ve yemeğini yedi,ilerleyen saate rağmen sohbetimizi yaptıktan sonra ali,ergün ve hasan dolaşmaya çıktılar dışarıya ve bizde kızımla uyumaya karar verdik ama eylüşün uyuması o kadarda kolay olmadı. ertesi gün çok kötü bir başağrısıyla başladı günüm ve bu nedenle hamama gitme konusunda kararsız kaldım, hacıköyde her mahallede hamam vardır ve meşhurdur hamamları,tüm komşular birleşip hamama gider orada muhabbetler edilir, başağrımı hiçe sayıp gitmeye karar verdiğimde hasan herkesin hamama geldiğini söylediki bende kalabalıktan dolayı tekrar vazgeçtim gitmekten. kendimi açıkhavada daha rahat olabileceğimi düşünerek dışarı attım ağrı kesicimi aldıktan sonra, başlarda işkence gibi gelsede sonradan ağrıkesicinin ve güzel havanında etkisiyle kendime geldim. alinin ilkokuldan arkadaşı ramazanın pide salonuna uğrayarak ergünüde alarak ergünlere bayramlaşmaya gittik ve kızım yolda uyudu gene, taliye teyze ve ergünle sohbet ettik bol bol, özellikle ergünle ilk tanıştığımız zamanlar yaşadığımız anılara geri dönmek çok keyifli idi, bu sırada bayramlaşmaya gelen akrabalarının çocuklarıyla oynadı eylüş ve yemeğini yedi özellikle taliye teyzenin yaptığı nefis haşhaşlı ekmek ve kiren ekşisinden yedi,içtiği bir kase yayla çorbası sonrası ve tabiki leblebileride unutmayalım. akşam olmuştu ve eve dönmemiz gerektiğinden ergünüde alarak yola koyulduk, kızım hacıköyün taş sokaklarında kendim yürüyeceğim ısrarlarıyla yürürken birinde yetişsem bile bir diğerinde yetişemedim düşmesine ve dudağının üzeri yara oldu malesef, eve geldikten beş dakika sonra misafirlerin gelmesiyle mangal keyfimizi erteledik biraz onlar kalktıktan sonra mangala başladık çünkü yemek yemeyeceklerini söylemişlerdi, alinin elinden ali nazik ve hasanın elinden nefis etler, közlenmiş sarmısak, soğan,biber, benim elimden kaşarlı mantarla oturduk soframıza ama bu sırada çok acıkan ergün dayanamayıp tırtıkladı yemekleri:) mangalı yeni yakmamızla gelen alinin akrabaları semahat abla,haydar abi ve endam abla ile oturduk sofraya ve yedik afiyetle yemeğimizi, kızım bol bol taze fasülye, yoğurt ve et yedi arda ve buğra eşliğinde. yemek sonrası sohbet ederken ramazan bizi almaya geldi ve ramazanlara gittik saat 22:00 gibi ve orada sevdanın hazırladığı yemek olmayan ama binbir çeşit hazırlıklarla içtik 4 demlik çayımızı:)) sabah 03:00 a kadar çok keyifli bol kahkahalı ve özellikle ergüne takılmalı sohbet sonunda sabah erkenden yola çıkacağımdan mecbur geri geldik, o kadar güzel bir akşamdıki elimde olsa kesinlikle o gece sabaha kadar oturur muhabbet ederdim.ve perşembe sabah 07:30 arabası ile(geç gelsede erken :)) ankaraya hareket ettik kızım ve ben , kızım otobüse binmeden uyandı ve bindiğimizde babannesinin nefis haşhaşlı ekmeği,peynir ve meyva suyu ile yaptı kahvaltısını ve hemen göğsüme yatarak uyudu, saat 11:30 a kadarda uyanmadı o nedenle kolay bir yolculuğumuz oldu. uyandıktan 10 dakika sonra molaya girmemiz orda oyalanmamız ve sonrasında yemek yemesi bize zamanın daha kolay geçmesini sağladı. elmadağı geçip ankaraya 15 dakika kala kızım yolculuktan sıkıldı, sıkılmasında en büyük neden ise otobüsteki kimsenin ona pas vermemesi oldu:) arka yada yan koltuktakilere cee yaptı onları korkuttu ama hiçkimse ona karşılık vermeyince aşırı sosyal kızım sıkıldı ve emme olayı ile son dakikalarıda atlattık. ananemiz bizi çok özlediğinden yolda karşıladı:) selma abla ve merdan abiyle bayramlaşıp evimize geldik ve ananeye teslim ettik eylüşü, anne eve çıkıp hazırlanıp işe geldi ve akşam babamızın amasyada kalması nedeniyle ananede kalındı. kısada olsa hacıköye gitmek çok keyifli idi. babannesi eylüşü çok özlediğinden sevdi bol bol, halası ağladı gene gelmek için yola çıktığımızda, hasan eniştesi ilk defa gördü eylüşü ve arda ve buğra ile bol bol kudurdu eylüş, hatta dün annem arda buğra diye seslenmiş şakacıktan eylüş etrafında onları aramış ve adda adda demiş durmuş:))
hacıköyde en sevdiklerim diye bi başlık yaparsak : kuşburbu ezmesi ve kiren ekşisi, haşhaşlı ekmek, sacüstü, keşkek,leblebi,taş sokaklar,tabiki amasya elması ,eski kapılı ,avlulu,fırınlı evler, hamamlar ve aklıma gelmeyen daha bi sürü şey ....






ilk gece buğra ve arda gecelikle yakalandı:))

kızım halasının evinde aynalı telefonlukla oynadı bol bol,devamlı onun altına girip salladı durdu ayaklarını.

ve hacıköyün meydanında babasıyla eylüş.

babamızın arkadaşı ergünün kucağında eylüş ve babamız

ergünlerin bahçede taliye teyze ile

taş sokaklarda yürüken kızım


ramazanlarda sohbet ederken

ramazan ve sevdanın oğulları velicanın kucağında eylüş

arda ve buğra ile eylüşün halleri:))



29 Eylül 2008 Pazartesi

pazar ve bayram telaşı

pazar günü geç kalkan kızım ananesinde süper bi kahvaltı etmiş ve ben gelene kadar oynamışlar ama ben iş çıkışı kalabalığın alışveriş telaşına uydum ve kızıma oyuncaklar aldım . sonra evimize gelip anne kız iftar öncesi bir saat kestirdik ve iftar sonrasıda dolaşmaya indik selma annelerin yanına,bayram telaşı heryerde; haydarın dükkanda şekerler çikolatalar, yenerin(halamın oğlu) dükkanında millet kıyafet alma telaşında. ben annemle selma ablayı eylüşe beğendiğim elbiseyi göstermeye götürdüğümde elbiseyi çok beğenmelerine rağmen aldırmadılar eylüşün çok elbisesi var diye ama ebuşa bi takım aldı annem bayram için ve sonra evimize geldik kızım dükkanda kalmak için ayak direyip arabasına oturmasada. evimize geldiğimizde gene aynı dert başladı eylüş uyuyo ama bırakmıyo emmeyi :(

ve pazartesi sabahı gene geç kalkan eylüş hanım kalkmadan işlerimin çoğunu hallettim , kızıma peynirli+kabak çekirdekli omlet ve sıkma portakal ve nar suyu ile hazırladığım kahvaltı sonrası kızım ananeye bırakılacak ve annenin kuaför işleri halledilecek, işe gidilecek ve iş dönüşü bavul hazırlanıcak. kısmetse iki günlüğünede olsa amasya yolcusu olacağız bayramda. henüz annenin işyerinden izin çıkmadı ama haber bekliyoruz ve çok istiyoruz amasyaya gitmeyi.
*bu aralar kızımın favori meyvalarının arasına incirde eklendi, ananesiyle dayımlara gidip ağacından yeşil incir yiyor kızım 2-3 tane

cumartesi

















cumartesi sabah anne işe gitti ve iş çıkışı bestoşa bişeyler almak için hale ve bestoşla buluşarak çıkrıkçılar yokuşu gezildi. beste ablası devamlı eylüle şu olur ,bu çok güzel eylüle alalım diye kıyafetler getirdi bize ama beste görmeyeli eylüş büyüdüğünden getirdiği kıyafetler minik minikdi eylüş için , besteye eylüş büyüdü artık yürüyor dediğimde aaa ne çabuk dedi bide:)) bestoşa yapılan bayram alışverişinden sonra hale ve bestoşla gelmek istesekte onurun müsait olmamasından dolayı tek başıma selma ablalara gittimki zaten tüm aile oradaydı; ananem , babannem, annem,babam, ali ve eylüşş vede bahar teyzemiz.yenilen aşırı yemeklerden sonra işten gelen dilekle kızım oynadı bol bol. kızım evde yürüme yardımcısı oyuncağını ters çevirip içine oturduğundan sanırım oradada sehpaları ters çevirip içinde oynadı :) dilekle dileğin oyuncaklarına eylüşün pantolonları bluzları giydirildi ve bezlendi.bol bol erik,muz ve selma annesinin bayıldığı acı turşusundan yedi biz ne kadar tutmak istesekte eylüş bu acı turşuya bayılıyor ve mutfakta turşu bidonunun etrafından ayrılmıyor.gece evimize geldik ve bi güzel banyo yapıp uyumak istedik ama kızım buna fırsat vermedi malesef. emme olayımız geceleri çok abartı artık ve uyusa bile bırakmıyor ,çekince uyanıp yatağın içine oturup avazı çıktığınca ağlıyor-hemde ne ağlama... buna bir çözüm bulmaya çalışıyorum çünkü çok uykusuz kaldığımda gündüzleri sallanıyorum resmen . e eylüşün keyfi yerinde o uykusuz kalsa bile ctesi 12:00 pazar ise 13:00 civarları uyanmış.

28 Eylül 2008 Pazar

cuma akşamı






















cuma akşamı bahar teyzemize gittik iftara ve teyzemizin evinde hiç durmadık hiçç, yemek sonrası hemen alışveriş yapmak üzere migrosa gittik ama bi keyifsizlik vardı üzerimizde,hiçbişey alamadık ihtiyacımız olmasına rağmen,özsütten yediğimiz tatlılardan sonrada evimize döndükfiliz teyzemiz ve bahar teyzemizle birazda evimizde keyif yaptık. biz tatlılarımızı yerken kızım devamlı etrafta dolaştı kendi başına ama uzaklaşmadı yanımızdan çok ve eylüş sultan ilk defa macun yedi bahar teyzesinin elinden . kızım hala resimdeki gibi popo havada uyuyor genellikle:))

25 Eylül 2008 Perşembe

banuş

Gözler ağlamaklı sözler acımasız hayat anlamsız ...


Kızım elimden geldiğince yazacağımki ileride bu yazıyı okuduğunda sevdiklerine sarıl ve onların seni ne çok sevdiğini bir kez daha anla ve hep şunu düşün belki bu onları son görüşün...


Her zaman gülerdi banuş, bi sürü para verdikleri internetten buldukları otele gidip hiç güzel bir tatil geçirmedikleri halde bunu öyle kahkahalarla anlattıki, takılmadan edememiştim bende ona anlattıklarından dolayı, zaten o sohbetimizde sanırım son uzun konuşmamızdı, arada selamlaşıp o çağrı alırken omzuna dokunup "ben geldim şeker naparsınız" demelerim dışında. işe yeni başladığım ve eylüşün diş çıkarmasından dolayı yorgun olduğum bir pazartesi adsl tarafında yer bulamayınca ilk defa 11811 tarafına oturmamla tanıştım kızlarla ve ondan sonrada yanlarına oturup keyifli muhabbetler ettik çağrılar arasında, yanlarında yer olmayınca arada gider onlara takılır gelirdim hazır durumunda koştura koştura, özellikle pırlanta konusunda öyle bi muhabbet vardıki aramızda kahkahalarımızdan herkes dönüp bakmıştı bize.


yaklaşık bir ay kadar önce kulaklığımı alıp kızların yanına gittiğimde buraya otur dediler senin yerini göstererek "bende banuş" dedim raporluymuşsun ama ciddi bişeyin yokmuş, dinlenecekmişsin, emine ve kızlarla gene bol kahkahalı hatta tasişten alınan çanak çömlekli gülüşmeler yaptık bol bol, ertesi gün başka yere oturdum ve ertesi gün kızlara selam vermeye gittiğimde banu komada dediler "nasıl yani hani ciddi bişeyi yoktu" sorularıma virüs kaptığın ve krizler geçirdiğin bu sırada beyninin şiştiği ve buna engel olmak içinde uyutulduğun cevabı verildi, hep gülen yüzün geldi aklıma, ama kimseye göstermediklerini aklınızda hep o hali kalsın dedikleri söylendi banada, hergün kızlara gidip durumunu sordum ama yanına gelemedim çünkü ben çok sulugözüm, annenin ,eşinin yanında ağlama krizine girmek istemedim, kızlar başka hastane başka doktor için çabaladılar ve buldularda ama yeni doktorda durumun hakkında net bi çözüm bulamadı... ve bugün 09:46da gelen msg senin o gülen yüzünün artık aramızda olmadığını bildirdi bana.... hep dua ettim,hep allahım kızına nehire bağışla dedim ama senin gülen yüzünün bu dünyadaki süresi bu kadarmış banuşum...


telefon konuşmalarımız


eylüş telefonda konuşurken al kızım babanla yada dedenle konuş dediğimizde telefonu alıp yan odaya gidiyor, e özel konuşacak çocuğumun anlatacakları var tabi, telefonla konuşurken eliyle bişeyler anlatıyor, telefonda konuşurken odanın içinde geziniyor, eline bişeyle alıyor bişeylerin yerini değiştiriyor, uzanıp ayak ayak üstüne atıyor, yani kısaca anne ve ananesinden ne gördüyse onu yapıyor:))

iftarın sultanları

salı günü daha önceden kararlaştırdığımız gibi hazine ablamlarla iftara gittik antares kuklaya, yine kuklayı tercih ettik çünkü daha önceden yemeğe gittiğimizde iki kızımızda kukla gösterisini çok sevmişlerdi. ramazan dolayısıyla çok kalabalık olmasına rağmen kızlar yine yemek sonrası kukla gösterisinden çok keyif aldılar ve sonra aşağıdaki eğlenceye indik sultan,ben ve eylüş, diğerleri masada çay keyfini tercih ettiler, kızlar bi sürü çocukla dans ettii ve şapka yarışmasına katıldı, eylüşün dansedip zıplaması görülmeye değerdi ve sultanımda ha bire o düşmesin, çocuklar onu itmesin diye onun etrafından hiç ayrılmayıp ablalık yaptı gene eylüşe. eğlence bitip bizimkilerin yanına geldiğimizde kızım gene aşağıda yaptıklarını anlattı masada kalanlara, alkış yaparak, zıplayarak, dansederek, öyle tatlı bi anlatımı varki görülmeye değer ve yenilesi bi hal alıyo. yemekten sonra bi kaç parça bişey alıp evimize geldik. aslında hazine ablam yemek sonrası çaya tatlı ve sahura börek yapmıştı ama eylüş arabada uyuduğundan uykusunu bölmek istemedik ve nefis börek ve tatlıyı kaçırdık :(
kukla gösterisi sırasında anca bu kadar resimleyebildik,



eylüş ve sultanım kuklanın çocuk bölümünde



ve iki tatlış çocuklarla yarışma sırasında

23 Eylül 2008 Salı

pazar ve pazartesimiz

ve pazar günü sabah eylüşle babası oynarken anne dinlendi biraz ,bu sırada beyaz gülünü çok özleyen filiz teyzemiz geldi ve kızımla tepiştiler bol bol,ben bu sırada hala odada uyumaya çalışıyorken kızım odamın kapısına gelip "anni dezee gedi" dedi ve bende bu bence çok nazik beni çağırma olayına karşı koyamadım ve hepberaber oynadık ve bol bol filiz teyzemizi korkuttuk. sonra sınav için çıktım evden, ananemiz kırşehire pekmez kaynatmaya ve turşuluk vb ihtiyaçlarımızı almaya gittiğinden babamız baktı eylüş sultana. akşam eylüşünü çok özleyen ananesi gelip koklamış öpmüş bi sürü eylüşü. ve yeni haftamız; ramazanın son haftası olması sebebiyle bu hafta iftarda yapılacaklar başlığım var ama bakalım ne kadar gerçekleştirebileceğim. yeni haftada 10:00-15:30 çalışmak iftara misafir almamı daha kolaylaştırsada, cuma ve cumartesi rahatsızlığımdan dolayı ve pazar sınavdan dolayı işyerimdeki açıklarımı kapatmam gerekli yani biraz daha fazla çalışacağım bikaç gün. bugün dışardaki işlerimi halledip eve gelmem iftar vaktine yakın oldu ve annemlerde iftardaydık, kırşehirden ananemide gelmeye razı etmişler annemler ve bugün iftarda ananemde vardı ve eylüşe maniler düzdü gene büyük ananesi:)) yemekten sonra ben anneme yardım ederken babası kızımı haydarın dükkana gezmeye götürdü ve bzide peşlerinden indik bi süre sonra ama kızımın uykusu geldiğinden onlar arabayla dönünce göremedik,biz dükkana indiğimizde eylüşü babası eve getirip yatağına yatırmıştı bile. ve anne az önce yapılacak işleri yapıp bir fincan kahvesi eşliğinde bloğa yazılacakları yazıp uyuyacak.

21 Eylül 2008 Pazar

cumartesi gezmemiz

doktor sonrası hastanenin karşısında olan bahar teyzemize çıktık kızımla ama kızım o kadar acıkmıştıki teyzesinin evine çıkana kadar yarım poğaçayı yedi ve sonra orada devam etti kahvaltısına, tuğçe ve baharla onların dünden kararlaştırıldığı üzere optimuma gitme fikrine bende eşlik ettim ki çok güzel bir gezme oldu bizim için, bizi optimuma götürecek olan muratın gelmesini bekleyemeyen kızımla kısa bir tur attık teyzemizin evinin civarında tabi önce:)
bahar teyzemizin salonunda eylüş hanım


murat gelince önce acity e uğradık ama içeri giremedik bile çünkü parkyerinde yer yoktu. optimumda herzaman istediğimi fazlasıyla bulan ben bu defa çok bişi beğenemedim ve hiçbişi almadım ve tuğçede baharda aynı şeyi yaşadılar,bu gezme fazlasıyla eylüşe yaradı çünkü bi sürü yemek yedi kızım, salatasından, yoğurduna, iskenderine,tavuğuna kadar maşallah. biz mağazaları turlarken murat ve tuğçe kızıma çok güzel bir üçlü takım almışlar ki çok beğendik tekrar teşekkür ederiz.
tuğçe,murat ve eylüş (kızım o kadar yedi ve ayran içtiki göbek yayılmış durumda:))


kızım alışveriş merkezinde ocukları eğlendirmek için dolaşan animasyon ekibinden korktu ve hatta o sırada yanımızda olmayan teyzesi yanına gelince onun kolunu çekip onları göstererek anlattı bu korkusunuda ama genede teyzesinin kucağına giderek onların yanına gitmek istediğini belirtti ve onlara uzaktan geh geh yaptı,teyzesi yanlarına götürünce gene korktu. ama öyle bi anlatışı vardıki bahara tuğçe ve ben şok olduk bu anlatıma. kızım arabada teyzesi ve tuğçenin aldığı çikolatalardan yedi ve uyudu . gün içinde eylüş devamlı dolaştı alışveriş merkezinde ve muratı,tuğçeyi ve teyzesini korkuttu bol bol.
ve tuğçenin kucağında korkarken:))
eve geldiğimizde uyandı ve biraz sonra kapımız çaldığında sevgi halam ve mükonun geldiğini görünce çook sevindi ve mükoyla oynadılar bol bol ama müko biraz hırçın davrandı kızıma bugün, eylüşte bi süre sonra onunla oyuncaklarını paylaşmak istemedi.

dr kontrolümüz

bugün kızımla gittiğimiz kontrolümüzde sami bey herşeyin yolunda olduğunu söyledi bize ve özellikle aşılar ve ayak yapımız hakkında konuştuk, kızımın ayağını gören bu kız düztaban dediği için sami beye bunu sorduğumda bu aylarda bebeklerin genelinin düztaban olduğunu çünkü altta bir yağ tabakası olduğunu ve yürüyerek bunun normal ayak yapısına döneceğini açıkladı bize, ama yaklaşık üç ay sonra bunu kontrol edeceğini ve düztaban olursa egsersizler verileceğinide söyledi. gelişimimiz normal ve sahiplenme duygusu ve ben duygusunun çok fazla olacağını konuştuk. hepatit a aşısı için 2 yaş sonrasını bekleyeceğimizi ve iki dozda bunu yaptıracağımızı söyledi doktorumuz,sağlık ocağındaki son aşımız ise 6 ekimde zaten. eylüş bugün sami beye çok sıcak davranmadı nedense ve kendini sevdirmedi ona hiç. bugün sami beyle diş gelişimi hakkında konuştuk ve her bebeğin gelişiminin farklı olduğu gibi diş gelişimininde de farklı olduğunu söyledi doktorumuz, aslında geçen hafta salı kızımın üst sağdaki köpek dişini görmeme rağmen yazmayı unutmuştum ki bugün eylüşün ağzında hepsi birden patlayan dişlerini gördüm. kızımın alttan ve üstten 5 dişi birden patlamıştı ve bi süredir hafif sulu kakamızın nedeni ortaya çıkmıştı.

20 Eylül 2008 Cumartesi

mutlu yıllar öykü